Gönderen: Rojaciwan Tarih: 25.02.2005, 10:46:14 (4866 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
23.02.2005 Tarihli
GÖRÜŞME NOTLARI Hoş geldiniz, nasılsınız, başka gelen yok mu, Mehmet mi geldi? (Geleceğimiz kesin değildi o yüzden aileyi çağıramadık.) Umarım bundan sonra böyle devam etmez. Bilemiyorum tabii ama sadece fırtına filan değil, devlet birşeyler hissettirmek istiyor. Bizde bir şeyler hissettirmek istiyoruz. Devletin dolaylı bir şeyi var. Sizde çok iyi biliyorsunuz. Hiç açık bir şey yok, duvarlar arkasından konuşmaya benziyor. Devletin bazı beklentileri var. Devlet Kürt sorununda bir açmazla karşı karşıya, ilkel milliyetçilik moda oldu. Milliyetçilik modern bir hal alıyor. Benim geliştirdiğim Demokratik Konfederalizmin nasıl bir şey olduğunu da bilmiyor, neyi esas alacağını da bilmiyor. İletişimsizlik büyük problem. Türkiye burjuvazisi son 50 yıldır böyle hazırlandı, ABD’nin el atmasıyla. Daha önce söylemiştim Kürtler AB’ ye bakıyor. Oysa İngilizleri örnek vermiştim ben, ne yaptıkları ortada. Lozan da ki ‘’bugün size veriyoruz sonra alacağız’’ sözü meşhurdur. Bugün bir Mustafa Kemal’de yok. Mustafa Kemal başta bir şeyler yapmak istedi. Fakat Musul-Kerkük meselesinden sonra bozuldu. O zaman Kürtleri kullanıp bıraktılar. Şimdi bırakmayacaklar. Devletçik yapıp bırakacaklar. Beni de koz olarak kullanmak istediler. Benim üzerimdeki komployu ne halk ne PKK ne de devlet anlamış değil. Ama ABD iyi planlamış, planı iyi işliyor, Kürtlere bir şey vermeyecekler. İlkel milliyetçiler emir eri gibi çalıştığından devletçik yapabilirler. Milliyetçi Kürtler bir süre ABD ile yürüyebilir ama Ortadoğu’da ABD ile yürümek neye yol açar. Ermeniler 50 yıl İngilizlerle Fransızlarla, İyonlar 100 yıl İngilizlerle yürüdüler ama bu coğrafyadan silindiler. Ninova’da Asuriler-Süryaniler vardı, onlar da ardarda ortadan kaldırıldı. Kürtler bir devletçik olacaklar ama buna ne kadar güvenmek mümkün? İkinci bir İsrail gibi mi olacak? Kürtleri savaşa mı sürer belli değil. Kürtleri Türklere kırdırma İngilizler zamanında başladı, şimdi ise Kürtler biraz güçlendi. Ben bunları anladım benim bu mesajlarımı, devlet ne kadar anlıyor, anlasa da iş işten geçmiş. Komplo hakkında yeni bir şey yazan var mı? Bu Türk aydınları komployu niye yazmıyorlar? Benim için değil, kendi halkları için yazsınlar. Başta da söyledim idamdan ölümden korktuğum için değil, bizim bu komployu çözmemiz lazım dedim. Benim burada idamım, ölümüm, çürümem Türkiye’nin de çürümesidir. Aydını da solcusu da İslamcısı da anlamıyorlar. Ne İslamcılıktan ne yurtseverlikten ne kardeşlikten anlıyorlar. ABD bunları sarhoş etmiş. 200 yıldır görüyoruz Lübnan’da Suriye’de ulus- devleti kim geliştirdi?. Ulus-devleti biliyorsunuz Fransa yarattı. ABD ulus -devlet yapılanmasını aştı. AB ile Avrupa aşıyor. Ortadoğu’da gerici despotizmi beslediler, şimdi kurtulmak istiyorlar. Rejimler buna hazır değil. Biz de burada odun yığının üstüne dökülen bir kova benzin gibiyiz. Irak’taki korkunç durum, yarın Suriye’de, İran’da, Türkiye’de başlayacak. Devlet adına bunu karşılayacak bir yapı da yok. Sol yok. Müthiş gericileşmiş. Bu milliyetçiler, kızıl elmacılar hepsi sahtekar, bir şey anladıkları yok. Türk solcusu şovenist. TÜSİAD en ilerici şu anda. Öbürleri korkunç gerici, nasıl oynatıldıklarını bilmiyorlar.
O dönemi iyi inceledim; 1921’de Mustafa Kemal, ‘’bizim şansımız altı ay, bir yıldır, ya bir şey yapabiliriz, yoksa başaramayacağız’’ demişti. Biz son süreci durdurmalıyız, ABD’ nin ipiyle iktidar olmak isteyenler var. Bu milliyetçilerin neye hizmet ettiği belli değil. Irak’ta ki duruma benziyor, birbirlerini boğazlayacaklar. İşte Lübnan örneği ortada. Türk aydınları da süper gerici, bunu anlayacak kapasite yok. Devlet tedirgin biz de tedirginiz. Başbakana yazdığım mektup vardı ama hiçbir sinyal yok. PKK’de de gelişmeler var herhalde, can havliyle de olsa bu adamlar kendilerini savunurlar. AB yolunda atılacak adımları beraber atalım, demokratikleşmeyi beraber yaratalım dedik. Erdoğan yolsuzluklar konusunda ‘’kafaları kopartırım’’ diyor. Ama senin sistemin gerici, senin sistemin yolsuzluğa dayalı. Önce bunu görmen lazım. Senin ortaya çıkarttığın deve de tüy devede kıl. Tutturmuş halen ‘’Kürtler yok’’ diyor. Tutarlı demokrat olup gelip halka karışacaksın. Kürtler öznedir ama sen ‘’yoklar’’ diyorsun. Buna kimi inandırabilirsin? ABD, İngiltere senin inkar ettiğin Kürtleri savaş unsuru olarak yarın karşına çıkaracak. Kürtlerin de bunu ne kadar kavradığını bilmiyorum. Bu ortalıkta yürütülene demokrasi mücadelesi demiyorum. Ya doğru düzgün demokrasi mücadelesi yürütürsünüz yada Kürtler hayvanlar gibi yaşarlar. İşte sürekli yazılıyor. Kapkaç çetelerinin Diyarbakır’dan ne kadar çocuk kaçırıp İstanbul’a getiriyor diye. Yarın hepsi çete mete olur çıkar, o çocuklar yarın faşist çeteler olacak. Sinagogları bombalayan Bingöllü gençler değiller miydi? Hizbullah da da böyle oldu, kullanılıp bomba atacaklar. Bunları önlemenin yolu birbirine açık olmaktır. Anlamlı bir diyalog birçok şeyi kurtarır. Gerçekten demokrasiye inanıyorsak bazı tedbirleri almalıyız. Maalesef şimdiye kadar hiçbir cevap alamadım. Ciddi anlamlı diyalog gerekiyor, gün geçtikçe bunun ortamı ortadan kalkıyor. Bunlara tenezzül edilmezse Kürtlerde dağda kendi savunmalarını alırlar. Bu İran için de geçerlidir.Sizden bazı bilgiler alayım. (Sizin belirttiğiniz perspektifleri aldıklarını, meşru savunma konusunda hazırlıklı olduklarını, buna güçleri olduğunu belirtiyorlar.) Bahar geliyor, elbette kendilerini savunacaklar. ( Sozdar ark. bırakıldı. Remzi Kartal Almanya da tutuklandı.) Remzi hala içerde mi ? ( Halen tutuklu. Genel anlamda Avrupa’da çalışan kadrolara karşı bir baskının olduğunu belirtiyorlar.) Dışarıda başka ne var? ( Irakta secimler oldu. İki partiyle katıldıklarını ancak ciddi bir sonuç elde edemediklerini belirtiyorlar.) Milletvekili çıkaramamışlar mı? ( Hayır. Başarısızlığın nedenini biraz özelikle Güney’deki baskıcı ortama bağlıyorlar.) Zaten KDP eskiden beri izin vermezdi. İttifakla mı girdiler? ( Oranın secim sistemini fazla bilmiyoruz sanırız ittifaklar var.) Fazla hazırlıkları yoktur. Suriye de olsa halk çoğunlukla destek verirdi. Başka dışarıda ne gelişmeler var? (Son dönemde halk üzerinde baskılar gelişiyor. Takip edebildiniz mi? Gazete okuyabildiniz mi?) Hayır, bir aydır falan gazete okuyamıyorum. Ne tür baskılar var? ( Bölgede özelikle yargısız infazlar var. Şırnak’ta katılım amaçlı giden 5 genç silahsız olmalarına rağmen infaz edildiler. Ondan sonra Siirt’te çok büyük gerginlikler çıktı.) Silahsız mıydılar, bu olay Cudi de olmamış mıydı? (Hayır. Şırnak yakınlarında, sivildiler. Katılım amacıyla gidiyorlardı. Görgü tanıklarının anlatımına göre de önce göz altına alınıp sonra infaz edilmişler.) İkisi bayan mıydı, nerelilerdi? ( Dört bayan bir erkek. Diyarbakır ve Nusaybinliler vardı. Şemdinli’de de bir çoban, Van’da bir memur infaz edildi. Daha öncede Kızıltepe olayı vardı. En son 15 Şubat eylemleri sırasında Mersin’de bir genç infaz edildi. Bu tür olaylar fazlalaştı.) Başka ne var? (15 Şubat çok yoğun eylemliliklerle geçti. Bu yıl her tarafta güçlü eylemlilikler yapıldı. 11 Şubat’tan itibaren bölgede “Savaşa Geçit Vermeyeceğiz!” şiarıyla çok yoğun eylemlilikler yaşandı.) Yoğun muydu, radyoya tek tük yansıdı. ( Oldukça yoğun, Serhıldanlar biçiminde geçti. PKK inşa çalışmaları sonuca doğru gidiyor. Tüzük program hazırlanmış tartışılıyor. PKK ile PAJK arasındaki ilişkiyi nasıl tüzüğe yansıtacakları konusunda görüş ayrılıkları var. Bir görüş diyor ki, PKK ideolojik bir merkezdir. PAJK onun kadın örgütlemesi olur, iki ideolojik merkez karışıklıklara yol açar diye düşünüyorlar. Diğer görüş PAJK ideolojik bir yapıdır. PKK ile eşgüdüm halinde çalışır. PKK nin bir kolu olamaz diyorlar.) Buna ilişkin değerlendirme yapacağım, başka ne var? (Daha önce belirttiğiniz Dem-Genç üzerine gençliğin tartışması var. Biraz açılmasını istiyorlar, bu alanda siyasi parti gençliği, bağımsız gençlik hareketi, gençlik kültür merkezleri var. Bunlar arasındaki ilişkinin nasıl olacağına dair Mart ayında konferans yapacaklar.) O eski Dev-Genç modelini bilen kimse yok mu, Demokratik Konfederalizm var. Benim bu Demokratik Konfederalizm şeyini zamanım olsa biraz daha açardım. Bu tartışılıyor mu, radyoda, tv de gazetede yeterince tartışılıyor mu? ( Şimdiye kadar çok yeterli tartışma olmadı, tartışmalar yeni yeni başladı.) Gazetelerde, televizyonda neden işlenmiyor? Demokratik siyaset, demokratik devlet, demokratik toplum için tartışın dedim. Neden yüklenilmedi, engelleyen mi var? Kendisine lider diyenler var. Bunlar demokrasiyi niye öğrenemiyorlar, çok sıkı demokratik mücadelemiz var. Çok sert uyarılar da yaptım, tutarlı demokratizm gerekiyor. Başka türlü bu işlerin altından kalkılamaz. Ya vazgeçsinler ya gereklerini yapsınlar. Bunu yapmıyorlarsa niye liderlik, temsilcilik yapıyorlar? Ben inanıyorum çok yetenekli gençler var. Bıraksalar yapacaklar, asgari çözümlemelerimi okusalar yapabilirler. Bazıları da Talabaninin yanına gittiler adi adi yaşamaya. Bazıları da burada devlet koltuk versin derdine düşmüşler, olmaz. Türkiye devleti de reformdan geçecek. Eski tarz parti eski tarz siyaset olmaz. ABD 200 yıllık ulus-devlet olayından elini çekti bunu anlayacaksınız. Halka dayalı demokrasiden bahsediyorum. ABD, AB işbirlikçisi olalım demiyorum. Ben halk örgütlülüğü halk demokrasisini kuralım diyorum. Rezil Türk aydınları, Kürt milliyetçileri neredeler demokrasiyi niye geliştirmiyorlar? Bizim beycikler de buna dahil. ABD küçük bir taviz veriyor, bütün halkları arkasına topluyor. Öyle olacağına demokrasiyi sen geliştir. Niye bunlar despot, yeteneksiz? Ya devlete ya aşirete ya ticarete diyenler tutucudur. Çünkü demokrat değiller. Eskiden ağa, aşiret, şeyh şimdi de eski particiliği savunuyorlar. Bunlar halkı temsil edemez, sağlam bir felsefeleri olamaz. Avrupa’ da demokratik çalışmanın Allahı yapılabilir. Baskı falan hikaye, nasıl yaşıyorlar bilmiyorum. Fikir yok, demokratik öngörü yok. El yordamı ile demokratçılık yapılamaz, mektuplarla bunu Avrupa birimlerine taşırırsınız. ABD,AB kredi versin diye bekliyorlar. Olmaz, onların yardımıyla demokrasiyi kuramazsınız. Bunu bu beylere anlatmak zorundasınız. Avrupa’dakine Ankara’dakine dağdakine de. Öbür türlü el yordamıyla gerdeğe girmek oluyor. Bunu anlamazsan politika yapamazsın. Türkiye ordudan bekliyor, ordu gelip darbe mi yapacak. Ordu da buna gelmez, gelse o da mahvolur. Türkiye’de bunu sağlayacak yapı, parti yok . Baykal çıktı rezil oldu. ABD Mustafa Sarıgülle görüştü. O piyasaya çıktı. Şimdi de Erkan Mumcu çıkıyor, Erdoğan onun için “deveyi pire, pireyi deve yaptılar” diyor. Peki seni deve yapan kimdir? Ben kimseye saygısızlık etmiyorum. Türk Halkına hiçbir antipatim yok. Sadece gerçekleri görelim diyorum. Gelin tarihimizi birlikte kuralım diyorum. Türk Halkına tamamen kardeşçe çözüm yolu diyorum. Sen-ben meselesi değil. Biz bir hata yaptıysak senin bin hatan oldu, biz bir vurduysak sen yüz yaptın. Çıkın televizyonlarda konuşun bu sahte milliyetçilikler, dincilikler, tarikatçılıklar bizi mahveder. Numara yapıyorlar PKK’yi bitirdik Apo’yu bitirdik, diyorlar. Bir kez daha tekrarlıyorum, yeter ki demokratik yaşama katılın desinler, maddi çıkar beklemeden ben demokrasiye, ülkeye hizmet ederim. Dağdakini de Avrupa’dakini de çağırırım. Dilimize kültürümüze saygılı olsunlar yeter. Fazla taviz istemiyoruz. Dilimizi kültürümüzü biz kendimiz geliştiririz, halkları birleştiririz. Farklı halklar da var. Azınlıklara söyleyin onların yeri de Kürt ve Türk halkının yanıdır. Bu lanetli tarihten kopalım, yapmazsak kaos derinleşiyor Ortadoğu’da. Sen bunları kabul etmiyorsan bugün on, on beş yerde olay oldu, yarın daha fazla olur. Gençler dağa çıkar, onlar da intikam alırlar. Niye ölsünler bu kadar genç? Sen Kürtleri kabul etmezsen , bütün Kürtleri Türkiye karşısında birleştirecekler. Eğer biz gelmezsek bizi inkar et. Ne kabul ediyor ne yol gösteriyor. Sadece silahım var, vururum. Sonuç, mutlaka çatışmanın derinleşmesidir. Yenilenmiş bir Mustafa Kemal gerekli Türkiye’ye. Türkiye’nin çıkmazı derinleşecek. Mustafa kemal 1920 lerde bu oyunları iyi gördü. “Sen bunları istiyorsun ama, var olanı da kaybettirirler sana” dedi. Dışarıya fazla bel bağlama. Ben bunun gereklerini yapalım diyorum. Mustafa Kemal’in güncelleşmesi lazım. Hatalı olsaydım bu kadar açık konuşmazdım. Son derece ciddi ve bilimsel konuşuyorum. CHP’nin durumu ortada, AKP nin durumu belli, bunları siz benim adıma konuşacaksınız, makale yazıp konuşma yapacaksınız. Ben Kürt ilkel milliyetçiliğine karşı çıktım, ben çizgi sahibiyim, Ortadoğu halklarının Demokratik Konfederalizmi tek çıkış yoludur. Irak’ta Türkiye’de çıkış yolu budur. Kürtler için de Kürdistan Demokratik Konfederalizmidir. Ben birkaç ağa-bey için yapmam. Halklar için ben çizgi sahibiyim. Halkların özgürlük-eşitlik ütopyasına inanıyorum. Ben halkların binlerce yıllık ütopyasını hayata geçiriyorum. Sizlerden daha güçlüyüm dışarıdakilerden daha özgürüm çünkü doğrular bende. Bu çizgi dalga dalga gelişecek. (Koma Jina Bilind iki ay içinde kurultaya gidecek, kadın yapısının çatı örgütü olarak tüzük ve program hazırlığı var.) Bir yürütme konseyi biçiminde olur. (Çatı örgütü olarak kendini tanımlıyor.) Çatı örgütü olur. Bir ideolojik organ, kadının kurtuluşunda bir ideolojik organ olmalıdır. PAJK bu şekilde kalabilir, kadın kurtuluş ideolojisinde derinleştirsinler. Ama kendisine güvenenler bu ideolojik yapı içerisinde kalmalılar. Büyük kadın davasına ben inanıyorum. Bu yüzden özgürlüğüne onuruna düşkün olanlar kendine güvenenler yer alır. İçinde dışında gibi problemleri kendilerine mesele yapmamaları gerekir. Esas olan özdür ,öz önemlidir ama biçimde önemli. Koma Jina Bilind içine hepsi girer Kongra-Gel içinde Kongra-Gel olur. PAJK ideolojik örgütlenme olur. 300-400 kişidir ama kendileri bilir. Ben öneriyorum sadece. Kadın davası önemli, tutarlı kadın yoldaşlar vardır herhalde. 8 Mart dolayısıyla bazı şeyleri belirteyim. Ben kadının yiğitliğini biliyorum. Şemdin de bir kitap yazmış herhalde. (Kadın konusunu öne çıkarmış, basında da zaman zaman bu yönlü haberler yer alıyor. Bayan arkadaşlar buna benzer yaklaşımlara cevap olacaklarını belirtiyorlar.) Bu aslında benim lehime, bütün kadınlar benimdir ve ben bütün kadınlarınım. Ona cevap veriyorum, ben kadınları erkeğin malı olarak görmüyorum. Kadınların karılaştırılmalarına karşıyım. Bunlar savunmamda var, hatırlatıyorum. PKK’de bu konuda korkunç bir savaşta yürütüldü. Savunmalarımdaki görüşlerimi düzenler verirsiniz. Ben kadınların özgürlüğüne, onuruna inanıyorum, bunun yılmaz savunucusuyum. Oliver Kontry’i bir makale yazmıştı. Kadın nerede kaybetti konusunda benim görüşlerime yer vermişti. Halen onunla ilişkiler var mı? (Bu bir tercümandı sizi takip ediyordu. Savunmalarınızı İngilizceye çeviriyordu. Son dönemlerde çok ilişkide değil.) Kadın ideolojik olarak ne zaman tutsak alındı, tanrıça kültürü bu topraklarda başlamıştı. Enki diye bir tanrı vardı, Enki-İştar olayında, orada çok büyük mitolojik bir çekişme vardır. Demokratik Konfederalizme getireceğim . 5-6 bin yıllık bir kadın kültürü var. Erkek büyük bir savaş açıyor. Ana-toplum kültürü, hiyerarşi karşısında köklü bir yenilgiye uğruyor. Bu günümüze kadar geliyor. Orada kadının yarattığı bir kültür var. O kültüre karşı bir savaş açıyor erkek. O savaşta ana toplum kültürü, hiyerarşinin ortaya çıkmasıyla orada korkunç bir yenilgiye uğruyor. ‘Tarih Sümer de Başlar’ kitabında anlatılmıştır. M.Ö. 4000-5000 yıllarında oluyor bu olaylar. İdeolojik çekişme var. Mitolojik olarak anlatılıyor. Bu Zeus-Heraya, Mısır’a kadar gider. Ondan sonra tek tanrılı dinler kadının köleliğini korkunç düzeyde geliştiriyor. Bir tanrıçalar çağı vardı. Ama günümüzün tanrısının bütün özelikleri erkeksidir. Ben kadının köleleştirilmesine karşı çıkıyorum. O kitabı getirmediniz. Fatmagül Berktay’ın “Tek tanrılı dinler karşısında kadın” isimli kitabı, o kadın iyi incelemeler yapıyor. Felsefenin doğuşunda ise Yunanlılar Zagrosla ilişki kurmuştur. Bu söylediklerimi 8 Mart vesilesiyle bir mesaj haline getirirsiniz. Hangi aydınlar var, kim bize dostluk gösteriyor. Demir Küçükaydın var sanırım. (Tersinden Kemalizm kitabını getirmiştik.) Okudum ama biraz somutlaştırması gerekiyor. Önemli ipuçlarını yakalamış, selamlarımı söyleyin. (Mahir Sayın, Metin Ayçiçek, Fehmi Erbaşlar var Avrupada, basına falan katılıyorlar.) Sabri çıktı mı? (Üç gün süre verdiler askere aldılar.) Hemen mi aldılar ne kadar kalacak? (Askerlik 15 ay sürüyor.) Bir şey söyleyemiyorum hassas bir mesele. DTH’nin çalışmaları nasıl gidiyor? ( 5 ilde toplantı yaptılar.) Çok ağır niye bu kadar ağır gidiyor? Çalışmak isteyenler yok mu? (Tabanda çok çalışmak isteyen var. Tepede biraz kilitlenme yaşanıyor. Ağır gidişten dolayı halkta da kaygılar var.) Tepede kilitlenme doğru değil. Bunlar aşılmalı, bu sürecin hızla geliştirilmesini istiyorum. Bu süreçte hızla olmalı, gerekirse siz benim adıma gider sorarsınız. Yine Demokratik Gençlik Konfederalizmi önemli, bütün gençler tek çatı altında birleşebilirler. Değişik gruplar içinde yer alabilir. Kültürel, esnek bir örgütlenme olabilir. Bunlar bir çatı altında toplanmalı, işsiz gençlikte katılmalı. Değişik kültürlerden gençlerde katılabilir. Selam ve başarı dileklerimi iletiyorum. Kadın ve gençliğe ilişkin mesajlarım anlaşıldı sanırım. (PAJK-PKK ilişkisinin tüzükte nasıl yer alacağı tartışması vardı.) Buna ilişkin yukarıda açıkladım. Kendi varlıklarını korurlar. PAJK’ın ideolojik güç olarak kalmasında yarar var. Erkeklere karşı alacakları çok yol var. Dürüstlerse bunlar gelişebilir. Kadın kurtuluş ideolojisinde yoğunlaşma olabilir, benimki sadece öneridir kendilerine bırakıyorum. (Önerdiğiniz kitap çalışmaları için bir komisyon kurulmuş.) O kitabı geliştirecekler. Bunu anlamlı görüyorum, erkeğe fazla güvenmemeli. Kadın kendi bağımsızlığını kendi koruyacak. Kendi güvenliklerini alsınlar. Kadının özgürlüğünden korkmamak gerekir. Kadın kendi öz namusunu kendi savunmalı, kadın kendi kendini savunan insan olacaktır. Ben kadınla böyle yoldaşım. O salak yazmış, Öcalan şöyle olmuş böyle olmuş diye. Kaba cins şeyi hikaye. Ben kadınlara çok görkemli yoldaşlık yaptım, kadınla çok güçlü bir arkadaşlığım var. Bu bir güç inanç meselesi. Böyle erkekler varsa onlarda yardımcı olabilir. Kadın yoldaşlarımın bana ilişkin emeklerine böyle karşılık veriyorum. Ben anama saygıyı böyle ödüyorum. Benim için kendini yakan çok kadın yoldaşım oldu. Onların anısına böyle karşılık veriyorum. Ajanvari duran kadınlar oldu. Beni kullanmaya çalışanlara karşı da savaşımı veririm. Nasıl Fuatlar için önerdim konuşuyorlarsa kadınlar için de öneriyorum. Her hafta biri çıkıp konuşur. Çeşitli dillerde Arapça, Kürtçe, Farsça, haftalık kadın konuşmaları başlasın. Bana dayanıp kendi yorumlarını da katsınlar. Makale de yazsınlar. Her hafta çıkıp konuşacaklar. Kespir’e selamlarımı söyleyin, orada kalsınlar, bir yere gitmesinler. Kadınlarda öne çıkan kim var? ( 9 kişilik kadın koordinasyonu oluşmuş, 15 kişilik PAJK koordinasyonu var.) Gülizar ve Jiyan oradalar mı? (PAJK içinde çalışıyorlar.) Rusya’da yeğenim Memet vardı. O ne oldu? (Bilgimiz yok.) (Halkta ciddi bir merak var sağlığınız konusunda.) (Bir plastik bardakta getirdiği sıvıyı diğer plastik bardağa boşaltarak bize gösterdi) Bu sıvı yakıcı, boğazımı, dilimi yakıyor. Her gece saat üçte uyanıyorum. Yakıcı, üst solunum yollarımı dolduruyor, uykumu zorluyor. Uzman bazı doktorlarla görüşebilirsiniz, buradakiler “normal tükürük” diyor. Ama niye bu kadar çok. Diğer yönlerden kendimi koruyorum. Odanın havalandırmasından kaynaklanıyor. (Pencere açılıyor mu?) Açabiliyorum ama, o da çok fayda etmiyor. Açılınca da çok soğuk oluyor. Kapatınca da havasız kalıyorum. Sanırım baharla birlikte bu biraz daha düzelebilir. Başka aktaracaklarınız? (AİHM kararı büyük ihtimalle Mart ayında açıklanacak.) Somut bir bilgi var mı? (Kulislerde yargılamanın Türkiye’ye kayacağı, yeniden yargılanma tartışılıyor. Yeniden yargılamanın önünde yasal engeller var.) O aşılır, konsey zaten zorlayacak ,yasalarla aşılır. Kadın mesajını verdim. Kadının 8 Mart’ta görkemli bir çıkış yapacağına inanıyorum. Belki gelemezsiniz. Newroz’a ilişkin de bir şeyler söylemek istiyordum. Konfederalizmin ilkelerini açıklayacaktım. Newroz’da ilan edecektim ama zaman kalmadı. Bazı önemli ilkeler. Devlet olmayan bir Konfederalizmin ilanına hazırlanıyordum. Üç yasal duruş var, AB’nin yasaları, Üniter-devlet yasaları, Demokratik Konfederalizmin yasaları. Talabani’nin Irak Cumhurbaşkanlığı için adı geçiyor. Kuveyt tarzı bir devletçik yapacaklar. İşbirlikçi Kürtlük iflas ederken buna karşı Demokratik Konfederalizmin tanımını, ilkelerini daha önce açıkladığım 6 madde çerçevesinde verirsiniz. Benim için de bir tanımlama, bir sıfat kullanılacaksa Demokratik Konfederalizm Önderliği’ni öneriyorum. Başkan demek beni despotizme götürüyor. Bir ağa da siyasete girerse serok olabilir. Benim söylediğim tanım 20 Mart’ta ilan edilir. Bu ilanı kabul ediyorum ve layıkıyla yapacağım. Milliyetçiliğin devleti yükseltilirken bende halkımızın Demokratik Konfederalizmini geliştiriyorum. Ben bunun kurucusu olmakla şeref duyuyorum. Bayrağı aslında söyleyecektim. Yeşil zemin, sarı güneş içinde kırmızı yıldız olur. Demokratik Konfederalizmin ilkeleri budur. Gelirseniz detaylı anlatırım gelmezseniz bir bildiri yazarsınız. Konfederalizmin ilkesi, bayrağı budur. Devlet olmayan konfederal birliğe çağırıyorum. Eğer bu arada demokratik bir diyalog gelişmezse her türlü hazırlıklarını derinleştirsinler. Gençler dağlara çıkacaktır, gençleri iyi korusunlar. Herkesin dikkatli olması gerekiyor, kendi örgütlenmelerini geliştirsinler, kendi özgüçlerine dayansınlar. Eğer diyalog gelişmezse kendi öz güçleriyle davranırlar. Doğru komutanlık yapsınlar, geçmişteki sahte önderliklere benzemesin. Göç edilen köyler yavaş yavaş geri dönerler. Özgür savunma birlikleri bunların güvenliğini sağlasınlar. (Size daha önce getirdiğimiz mont ve ayakkabıyı aldınız mı?) Evet aldım. Ne getirdiniz? (Gazete, dergi, dört kitap, pil.) Başka ihtiyacım yok herkese selamlar, haftaya Mehmet gelebilir.
|
|
|
|
|