Dizi Yazılar: Asıl projeleri netleşiyor
Gönderen: Rojaciwan Tarih: 23.05.2008, 10:37:57 (2784 okuma)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Sınırötesi operasyonlar sürerken, diplomatlarla başlayan Dışişleri bakanları düzeyinde süren görüşmeler sonrasında Başbakan Tayyip Erdoğan'ın da, PKK, Kürt yönetiminin durumu ve Kerkük konularını görüşmek üzere Irak'a gideceği açıklandı. Sınırötesi operasyonlar, ardından Irak ve Kürt Federe yönetimiyle başlayan diplomatik görüşmeler ve karşılıklı 'ılımlı' açıklamalar ve son olarak haziranda yapılmak üzere ertelenen Kerkük referandumunun tekrar ertelenmesinin gündeme alınması, 5 Kasım'daki Bush-Erdoğan görüşmesinde üzerinde uzlaşılan 'Kontrol edilebilir Kürdistan' projesinin adım adım örüldüğünü gösteriyor. KDP ve YNK'nin projeye razı olduğu belirtilirken, uzmanlar, 'Türkiye'nin tek hedefinin PKK olmadığını, bununla birlikte bütün Kürtleri Ortadoğu'da sınırlandırmayı amaçladığını' kaydediyor. Zap operasyonunun sonucu ve Kürt siyasetinin etkinliği ise, bu tasarının şansını azaltıyor.

Bağdat esas alınıyor Bush-Erdoğan görüşmesinin önemli gündem maddelerinden birini '
PKK'ye karşılık Güney Kürdistan yönetiminin tanınması' oluşturmuştu. Operasyonlara izin verilmesinin ardından, Ankara ile Irak merkezi hükümet yetkilileri arasında görüşmeler başladı. 'Irak merkezi yönetimine bağlılığı esas alan' bir Kürt yönetimiyle görüşmeler olabileceği belirtildi. Kürt yönetiminden 'bu duruma razı olduklarına' ilişkin açıkalamalar gelince, Türkiye ve Güneyli güçler arasında görüşmeler başlatıldı ve bu 24 Nisan'daki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında bu devlet politikası olarak benimsendi. Mevcut görüşmeler bu yönde sürerken, Türkiye'nin 'muhatap Bağdat'tır ve Bağdat'ın hakimiyetini kabul eden Kürt yönetimi esas alınır' politikası hayata geçmiş oldu. Bu durum diplomatik çevrelerce 'Kürt siyasetinin Irak'ta sınırlandırılması' olarak değerlendiriliyor.

Kerkük verilmeyecek Bush-Erdoğan görüşmesinin bir diğer önemli gündem konusu ise Kerkük'tü. Türkiye, 5 Kasım görüşmelerinde, tanıyacağı Federe Kürt hükümetini, 'Kerkük'ün bağlanmayacağı bir hükümet' olarak ABD'ye dayatmış ve ABD de bu şartı kabul etmişti. 16 Aralık'ta sınırötesi operasyonlara start verilirken, hemen 2 gün sonrasında ABD Dışişleri Bakanı Rice'ın Kerkük'te bulunduğu sırada, Kerkük referandumunun hazirana ertelendiği duyuruldu. Bunun üzerine Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, ilk kez 'Kerkük'süz modern bir federasyona razı olduklarını' açıkladı. Böylece 'erteleme' kararıyla ilk adım atılmış olurken, asıl adımın Kerkük konusunun Birleşmiş Milletler'e devredilmesiyle birlikte, bugünlerde atıldığı kaydediliyor. Diplomatik kaynaklardan alınan bilgilere göre, referandum yapılmayacak. Kürtlerin bu duruma, 'Kerkük ve Musul civarındaki bazı il ve ilçelerin Kürt bölgesine dahil edilmesi' karşılığında razı olduğu belirtiliyor. Bu yerler ise; Musul'un batısındaki Sincar bölgesi, Sincar-Musul arasındaki Tel Afer, Maxmur, Musul'un doğusundaki Bardareş, Erbil'in güneyindeki Altınköprü... Kürt, Türkmen, Arap ve Asurilerin yaşadığı, İran, Suriye ve Türkiye'nin sürekli olarak provokatif girişimlerinin sürdüğü Kerkük ve Musul'un Kürt bölgesine bağlanmaması kararının ABD tarafından alındığı ifade ediliyor. ABD'nin, hem bu yerlerdeki kaosun daha da derinleşmesini göze alamadığı, hem de zengin petrol yataklarının tek başına Kürt yönetimine geçmesini istemediği için böyle bir kararı aldığı kaydediliyor. Türkiye'nin de bu karardan memnun olduğu belirtiliyor. BM ise, bu gelişmeler sonrasında referandumsuz Kerkük'ün statüsünü belirleyecek.

Saldırılar çok amaçlı Bütün bu gelişmelere bağlı olarak Türkiye askeri operasyonlarını sürdürecek. Hatta KDP ve YNK'nin
PKK'ye karşı savaşmasını dayatmaya devam edeceği de bildiriliyor. Saldırılar birkaç hususta anlamlı oluyor: 1 - PKK'nin etkisizleştirilmesi; PKK tamamen bitirilmese bile, indirilecek darbeyle Kürtlerin ciddi bir şekilde sindirilmesinin sağlanması. 2 - Sınırötesi operasyonlarla egemenlik hakkının 'sistematik bir şekilde' ihlal edilmesi, bununla Federe Kürt yönetiminin otoritesinin zayıflatılması. 3 - Sınır hattında bulunan Siirt, Hakkari ve Şırnak illerinde ilan edilen 'güvenlik bölgeleriyle' oluşturulan tampon bölgeye paralel olarak sınırın öbür yakasında da tampon bölgenin oluşturulması. 4 - Bunlara bağlı olarak Kürtlerin bölgesel bir güç olmasının önüne geçilmesi.

Kuzey'de imha, Güney'de daraltma Kürt siyasetinin Bağdat'a tabi tutulması,
PKK'nin etkisizleştirilmesi, Kerkük'ün Kürt bölgesinin dışında tutulması ve böylece bütün Kürtlerin kazanımlarının kontrol edilebilir bir noktaya çekilmesinin amaçlanması, uzmanlar tarafından, 'Kürtlere karşı Kuzey'de inkar ve imha siyasetinin sürmesi, Güney'de ise Erbil-Süleymaniye ile sınırlandırılmış bir Kürt fedarasyonuna izin verilmesi' şeklinde yorumlanıyor.

İran hesabı Bush-Erdoğan görüşmesinde kararlaştırılan ve her geçen gün biraz daha hayata geçirilmek istenen bu tasarı, aynı zamanda ABD'nin bölge planlarıyla yakında ilgili olduğu da kaydediliyor. Uzmanlar, ABD'nin öngördüğü bir biçimde Kürtlerin daraltılmasının, güneyde İran'ın etkisini dengelemek üzere Türkiye'yi de devreye sokmak istemesinden kaynaklandığını ifade ediyor.

Başarı şansı 21 Şubat'ta Zap'a düzenlenen kara operasyonuyla daha hızlı hayata geçirilmek istenen söz konusu tasarı, operasyonun başarısızlıkla sonuçlanması üzerine farklı biçimlerde sürdürülmeye çalışılıyor. KDP ve YNK'nin razı olduğu tasarının başarı şansı, özellikle Türkiye Kürtlerinin kitlesel tepkisi, birlik ve direniş siyasetinde ısrar etmeleri ve
PKK'nin askeri durumu dolayısıyla oldukça zor görünüyor.

Barzani ABD ile PKK'yi konuştu

Türk heyetinin geçen günlerde Bağdat'ta görüştüğü Güney Kürdistan Hükümeti Başkanı Neçirvan Barzani, Washington'da yaptığı açıklamada, Türkiye ile ilişkilerinin süreceğini belirtti. ABD Kongresi'nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Barzani, Türkiye ile ilişkilerin kendileri için büyük önem taşıdığını ve Bağdat'ta üst düzeyde bir Türk heyetiyle
1 Mayıs'ta yaptıkları görüşmenin ardından temasların devam edeceğini söyledi. Barzani, Washington görüşmelerinde PKK'ye ilişkin şunların konuşulduğunu dile getirdi: 'Birincisi, yönetimimiz topraklarının Türkiye'ye veya başka komşulara karşı kullanılmasına izin vermeme konusunda ciddi. İkincisi, yönetimimiz tarafından PKK'nin Irak'ın kuzeyindeki faaliyetlerinin sınırlandırılması ve önlenmesi yönünde alınan tedbirler uygulanmaya devam edecek.' Neçirvan Barzani, Kerkük sorununa ilişkin de, anayasada dile getirilen referandum maddesi uyarınca çözümlenmesini istediklerini ve bu soruna ilişkin BM temsilcisinin yeni önerilerini beklediklerini söyledi.

YILMAZ AKGÜN
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· Öcalan: Devlet kendi Kürdünü yaratıyor
· Rojaciwan "Özgürlük Daglarinda" Bölüm 1
· Kemal Pir’in yayınlanmayan fotoğrafları -Özel
· HPG ANAKARAGAH KOMUTANLIĞI AÇIKLAMASI
· Kandil, Gazze benzetmesi AB başsözcüsünü zorda bıraktı
· Meclis'te Kürtçe'ye hakaret! 'Bilinmeyen dil'di bu kez üç nokta oldu
· DTP'nin aday adayları kendilerini tanıttı
· Türk savaş uçakları Kandil'i bombalıyor
· Kürtlerin televizyonu zaten var, mesele Kürt sorununu çözüp çözmeme iradessidir
· AKP Diyarbakır aday adaylarını tanıttı

Dizi Yazılar
· Azize Ceo ile sürgündeki Kürt entelektüelizmi… -Söyleşi-
· Yaklaşan tehlike ve önlemler
· 14 Temmuz 1982 Güneş Doğmadan Önce..
· ‘Arnon Kalesi aslanları’
· Ebedi yok edilişe direnen şehir Licê
· Otoriteye Son! İnsanlara Mutlak Özgürlük!
· Üç yüz yıl sonra Ehmedê Xanî
· „Artık yeter!“ barış yürüyüşü ve yapılması gerekenler
· Ne demeli Simdi
· Beyazıt katliamına zamanaşımı oyunu

© Rojaciwan.com