Görüşme Notları: Öcalan: Tasfiye edilemeyeceğim anlaşıldı
Gönderen: Demgul Tarih: 20.06.2008, 11:17:27 (5737 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
İSTANBUL: 19 gündür hücre cezasında tutulan Öcalan, "Son kara harekâtından sonra Apo'nun tasfiye edilemeyeceği anlaşılmıştır. Kürt sorununda yeni durumlar gelişebilir. Kara harekâtından çıkan sonuçlar olabilir. Uluslar arası güçler daha fazla rol almak isteyebilir, soruna el atabilir" dedi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, avukatlarıyla bir araya geldi. Edinilen bilgilere göre, Öcalan, görüşmede hücre cezasının yarın 20. güne gireceğini belirterek, "Bir gün ara verdikten sonra 10 günlük diğer hücre cezasını uygulamaya başlayacaklar. İnfaz Hâkimliğine bir sayfalık itiraz dilekçesi verdim. Sanırım on güne kadar biter. Esasen verilen ikinci 20 günlük hücre cezası diğerinin tekrarıdır.


Yani aynı görüşmedeki konuşmadan dolayı iki kez ceza vermiş oluyorlar" dedi. Savunma yazdığını, savunmanın 200 sayfaya ulaştığını kaydeden Öcalan, "Savunmamı da yazıyorum. 200 sayfa oldu, bu nedenle bazen geceleri az bile uyuyorum. Üzerinde epey yoğunlaşıyorum" diye konuştu.

MARX’IN HATALARINI DÜZELTİYORUM

AİHM'e gönderdiği son savunmasına değinen Öcalan, savunma ile ilgili şu hususların altını çizdi: "Bu son savunmalarım önemli tartışmalara yol açar diye düşünüyorum. İmralı sürecinin en önemli kazanımı bu kitaptır. Düşünce dünyasında önemli bir kazanımdır. Sanırım düşünce çevrelerinde de çok tartışılır. Marx'ın eksiklerini tamamlıyorum, hatalarını düzeltiyorum."

AKP KAPATMA İLE BİRLİKTE BÖLÜNEBİLİR

Türkiye'deki siyasal gelişmeleri irdeleyen Öcalan, şöyle devam etti: "AKP kontrol altına alınmış görünüyor. AKP'nin temelleri 30 yıl önce İngiltere'de atılmıştır. Bu biliniyor. Almanlar da daha önce İslami kesimle, Erbakan'la ilişkilendi. Onlarla politika yürütmeye çalıştı. Milli Görüş Almanya'da halen de çok güçlüdür. Amerika, İngiltere politikaları AKP'nin ortaya çıkmasına ve palazlanmasına neden oldu. Bunu iyi anlamak lazım. AKP ile Kürtleri kontrol altında tutmak istediler. Baykal ile de güçlü bir sol demokrat muhalefetin ortaya çıkmasını engellediler. Kürtler üzerinde zaten ittifak var. AKP ile diğer politikalarını da uygulamaya koydular. Ancak bu son gelişmelerle AKP'ye ihtiyaçları azaldı. AKP misyonunu tamamlamış gibi. Oy oranında bir düşüş var. daha da düşecektir. DTP'nin de oyları yükselmiştir herhalde. Daha demokratik, daha iyi bir siyaset geliştirseler, oyları çok daha fazla artar. AKP kapatmayla birlikte bölünebilir. Kapatılması halinde AKP orta burjuva partisi olarak kalabilir ama iktidar şansı olmaz. Tüccarların bulunduğu bir parti haline dönüşebilir."

BENİM TASFİYE EDİLMEYECEĞİM ANLAŞILDI

Öcalan, değerlendirmelerini Kürt sorunu bağlamında şu şekilde sürdürdü: "Bu son kara harekâtından sonra Apo'nun tasfiye edilemeyeceği de anlaşılmıştır sanırım. Kürt sorununda yeni gelişmeler olabilir, yeni durumlar gelişebilir. Kara harekâtından çıkan sonuçlar olabilir. Uluslar arası güçler, Rusya, Çin, ABD, İngiltere, Fransa, Avrupa Birliği, daha fazla rol almak isteyebilir, el atabilir. Türkiye halen İran ve Suriye ile yapacağı ittifaklardan bir şeyler umuyor. Türkiye'de son yaşananlar darbe niteliğindedir. Olanlar bir darbedir. Ergenekon, derin devlet onlar öyle zannedildiği gibi ABD karşıtı da değillerdir.

ABD IRAK’I ÜS OLARAK KULLANIYOR

Eskiden beri tüm Kürtleri Irak Kürtlerine bağlamak gibi bir plan var. Bu plan üzerinden Kürtleri kontrol ediyorlar. Benim tasfiye edilme gerekçem de budur. Bunun temeli ta 1920'lerde Kahire Konferansı'nda atılmıştır. Bu konferansta çok usta bir şekilde Kürt sorununun Ortadoğu'da sürekli çözümsüz bırakılması konusunda anlaşmaya varılmıştır. Kerkük ve Musul'un Irak'a bağlanması, Kahire Konferansı'nda kararlaştırılmıştı. M. Kemal'in tüm politik çabalarına rağmen, Kürtler üzerinden Kerkük ve Musul Türkiye'den koparıldı. Bu plan halen de devam ediyor. ABD, İngiltere ve İsrail tüm bölge ülkelerini Kürtlerle hizaya getirmeye ve kontrol altına almaya çalışıyorlar. Irak'ta Saddam'ı Kürtler eliyle devirdiler. Şimdi de İran'a karşı Kürtleri kullanma hazırlığındalar. ABD, bir nevi K. Irak'ı üs olarak kullanmaktadır."

TÜRKİYEYİ YAHUDİ SERMAYESİ YÖNETİYOR

"ABD, İsrail tüm Kürtleri Irak üzerinden kontrol etmeye çalışıyorlar" diyen Öcalan, şunları dile getirdi: "Bunda İsrail sermayesinin rolü çok büyüktür. AKP de onlarla işbirliği yaparak iktidar oldu. Benim iddiam şu; Yahudi sermayesinin izni olmadan bir dükkân bile açamazlar. Aslında Türkiye sermayesi ta 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi ile Yahudi sermayesinin etkisi altına girmiştir. Bu etkiyle Yahudi sermayesinin desteği ve izni olmadan bir dükkân bile açamıyorlardı. Koç Holding'in büyümesi ve palazlanması Yahudi sermayesi sayesindedir. Yahudi sermayesi onları hep kontrol etmiştir. 70'lerde de gözlemlemiştim, araştırmıştım, halen takip ediyorum; 1970'lerde bölgede sadece Doğuş grubunun sermayesi vardı. Bir dünya markası olan Vestel de, araştırdım, Citibank ile ilişkileri var. Citibank da Yahudi sermayesiyle kurulmuştur. Vestel de bu şekilde kontrol altında tutuluyor, Yahudi sermayesinin ürünüdür. Urfa topraklarının büyük bir kısmını Yahudiler satın almıştır. Direkt kendi adlarıyla olmazsa bile çeşitli şirket isimleriyle satın almışlardır. Ne zamandan beri bu çalışmalar, planlamalar yapılıyor? Bunun 800 yıllık bir geçmişi var. Tarsus kökenli Saint Paul'un yine bu konuda yürüttüğü faaliyetler biliniyor. 1492'den önce ta 1393'ten beri Anadolu'da Yahudi sermayesinin etkinliği var. 1492'de İspanya'dan da Yahudiler geldiler. II. Bayezit onları kabul etti. Hafsa Sultan da Yahudi kökenlidir, yönetimde etkilidir. Mezarı da Manisa'dadır. Vestel'in de merkezi Manisa'dadır. Hafsa Sultan adına Manisa'da mesir macunları etkinliği yapılıyor. Manisa dediğim, İzmir-Manisa hattı boyunca bu etkinlik vardır. Bu hat Yahudilerin en eski ana yurtlarından biridir. . II. Selim'i yani Sarı Selim'i tahta geçirmek için yönetime aday Şehzade Mustafa'yı Babasına boğdurttular. Y. Küçük'ün de bu konularda ciddi araştırmaları var. Varlık Vergisi getirilerek, Anadolu'da Hıristiyanların etkinliği kırılıp, Yahudi etkinliği geliştirilmiştir. M. Kemal biraz direnmiş ancak onlarla baş edememiş. Mustafa Kemal bu konuda sanıldığından daha çok yalnızdır. Mustafa Kemal sadece Cumhuriyeti kurmuştur. Bunu onu küçümsemek amacıyla söylemiyorum. Buna direnmek o kadar kolay bir şey değildir. Eskiden mason olmayan yönetime gelemez diyorlardı. Ben bunu şu şekilde uyarlıyorum; kapital tekel olmadan, bir dükkân bile açılamaz."

TÜRKÇÜLÜĞÜ YAHUDİLER GELİŞTİRDİ

Yahudilerin Kürt işbirlikçileri ile de işbirliği yaptığını kaydeden Öcalan, "Kürt işbirlikçilerinin de bu sermayeyle ilişkileri var. Bunlar neden hep böyleler? Bunların kendi çıkarları için yapamayacakları şey yoktur, eskiden beri böyledirler. Ben bunları iyi tanıyorum. Hep güçlüden ve kendi çıkarlarına uygun olanlarla birliktedirler. Diyarbakır'da ticaret ve meslek odaları, iş çevreleri, bu konuda inisiyatif alıp sorunların çözümüne katkı sunabilirler. Hükümet üzerinde etkili olabilirler, aktif rol alabilirler. Yahudilerin sermaye konusunda 800 yıllık çalışmaları var. Bütün sermaye ve yönetimleri onlar kontrol ediyorlar. Daha önce onlar Hitler'e milliyetçilik düşüncesini aşılayarak Hitler'i hazırlamışlardı. Yine daha önce İspanya Portekiz arasında çekişmenin sebebi de buydu. Ortadoğu'da da milliyetçiliği yaydılar. Ben bunları söylerken benim için anti-semitik diyorlar. Bunlar gerçeği yansıtmıyor. Ben Yahudi halkının ve kültürünün de Ortadoğu'da yerinin olması gerektiğini her zaman dile getiriyorum. Onların politikalarını eleştiriyorum. Türkiye'de de milliyetçiliğin gelişmesini sağladılar. AKP'yi de onlar hazırladılar. Hatta Hürriyet gazetesindeki "Türkiye Türklerindir" ve "Bir Türk dünyaya bedeldir" sözlerinin Türklere ait olmadığı ve Yahudi kaynaklı olduğu kanaatindeyim. Bütün bunlarla Türkiye'yi bir noktaya getirecekler ve Türkiye bir şey yapsa, Türkiye'yi soykırımı kabule mahkûm edecekler. Ve böylece her şeyi Türkiye'ye mal edecekler. Böyle bir tehlike var. Saddam'ı da hazırlamışlardı ve ona soykırım yaptırdılar, Halepçe gibi katliamlar ortada. Sonra da Saddam'ı Kürtler eliyle devirdiler." ifadelerine yer verdi.

YAHUDİLER HALKLARI KULLANDI

Öcalan sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben bunları söylerken K. Irak'ın kazanımlarına karşı değilim ama böyle bir durum var. Aynı şeyi Türkiye'ye de yapacaklar. Türkiye sermayenin izni dışında bir şeyler yapmaya kalkarsa Soykırım iddialarıyla karşı karşıya kalacaktır. Daha önce 1915 Ermeni soykırımının ABD Senatosuna getirilmesi gibi. Bu durumda kabul edilip Türkiye'yi sıkıştırabilirler. İşi ta 1915'lere götürecekler. Ermenilerin de politikası bu yönlüdür. Daha önce de 1800'lerde İngilizler ve Yahudiler, Rumları kullandılar ve bu politikalarıyla 3000 yıllık Rum kültürünün sonunu getirdiler. Ermenileri bu topraklardan sürdüler. Süryaniler üzerine de Bedirxanileri gönderdiler. Bedirxan Beye Süryanileri kırdırttılar. 4000 yıllık Asurî kültürünü yok ettiler. Sonra Osmanlılara da Bedirxan Beyi ezdirttiler. Bunlar Türk halkına mal edilemez, Türk halkının bunlardan haberi bile yok. Esas sorumluları İttihatçı zihniyettir. Bu zihniyet halen de var."

YAHUDİLER KÜRTLERLE TÜRKLERİ ÇATIŞTIRACAK

Öcalan, Yahudi politikalarının Kürtlerle ilişkisini ise şu şekilde analiz etti: "Günümüzde Kürtler de böyle bir tehlikeyle yüzyüzedirler. Çok dikkatli ve birlik olunmalıdır. Çok dikkatli ve birlik olunmazsa Kürtler kaybedebilir. K. Irak'ta da böyle bir tehlike var. ABD çekilirse bir Kürt katliamı gelişir; 24 saat içerisinde Araplar, Kürtleri silerler, ezerler. İran'da da böyle bir tehlike var. Türkiye'de de milliyetçilik tehlikesi var. Ben ABD ve İsrail'in Ortadoğu'daki politikalarına karşı durdum ve durmaya devam edeceğim. Türkiye'de de iki milliyetçilik çarpıştırılmak isteniyor. Çatı partisini önermemin nedeni budur. Demokratik güçler birleşseler, çok çalışsalar, her türlü katliamın önüne geçerler. Milliyetçiliğin önüne geçebilmek için yeni kurulacak çatı partisine önemli görevler düşüyor. Her kesimden kadroları içine katarak bu milliyetçiliği engelleyebilirler. Kürtlere ayrılık dayatılsa bile Kürtler bir arada yaşayacaktır. Kürt birlikteliğine ihtiyaç var. Kürtler bir araya gelip birlikte hareket ettiklerini bu dönemde göstermelidirler."

TEHLİKELERE KARŞI SOL ÇATI KURALIM

Öcalan, tehlikelere karşı sol ittifak geliştirilmesi gerektiğini bir kez daha yineleyerek şöyle konuştu: "Ben diyorum ki gelin bunun koşullarını tartışalım, şartlarını yeniden belirleyelim. Ben kendimi Mustafa Kemal ile kıyaslamak amacıyla söylemiyorum ama Mustafa Kemal'in 1900'lerde Cumhuriyette ısrarlı olduğu kadar ben de 2000'lerde Demokraside ısrarlıyım. Bu konuda iddialıyım. Bu çatı partisi her şehirde ortak propaganda, ortak çalışma, ortak toplantı yapabilir. Kent Meclisleri oluşturabilirler. Çatı partisi için diğer Kürt çevrelerle görüşmek gerekir. Geçen 8 yıllık süre iyi değerlendirilseydi, şimdi çok daha iyi bir konuma gelinmiş olurdu. Akademileri de bu amaçla önermiştim. Kadınlar için Demokratik Siyaset ve Kültür Akademisi önermiştim. Gençlik için, diğerleri için de önermiştim. Bütün bunların bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor. Akademilerde sürekli bir araya gelip tartışmalar yürütülmeli, hiçbir şey olmazsa bile zihinleri açılır. Siyasetçiler buralardan çıkar. Akademi eğitimi normal devlet okullarındaki eğitime benzemez. Açık Toplum denilen olay da budur. DTP'nin akademileri olabilmeli, diğer partilerin de var. DTP de sanırım bundan sonra oylarını artırır, daha iyi çalışır. Siyaset ciddi bir iştir. Bu işi yapabileceklerine inananlar yapsınlar. İnanmayan yapmasın, bu işe girmesin. Bu iş o kadar kolay değil. Çıkıp ben siyasetçiyim diyorlar, bazen anlamakta güçlük çekiyorum. Süreçler çok iyi kavranamıyor, Ortadoğu'da bu sorunlara karşı iyi açılımlar yapılamıyor, bu durum zihin köleliğinden kaynaklanıyor. Kökeni Sümer rahip devletine dayanır."

Öcalan, sözlerini şöyle tamamladı: "Son dönemde İran ölüm-kalım savaşındadır, onun için çok tehlikelidir. Göç etmek zorunda kalanlar güvenli bölgelere yerleştirilebilir. BM müdahale edip güvenli bölgelerde yerleştirmeleri sağlanabilir. İran'da idamı bekleyen arkadaşımıza desteklerimi sunuyorum, selamlarımı iletiyorum. Cezaevlerindeki arkadaşlara, halkımıza selamlarımı iletiyorum."

ANF NEWS AGENCY

YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


Yorumlar
Yazan: dirbanli     Tarih : 2008-06-20 14:20:28     Puan :
sevgili baskanim

basta sizin özgürlügünüze,sagliginiza ve yasaminiza kast eden bu vahsi yaklasimi sidetle kiniyorum ve bu yaklasim karsininda sesiz ve suskun kalan bütün kesimleri lanetliyorum.

her zaman oldugu gibi bu günde cok önemli ve belirleyici aciklamalar yapmissiniz, yaptiginiz bu degerli ve hayati aciklamalarinizi, sizinde belirtiginiz gibi fazla anlayip hayata gecirecek kisi,kurum ve kurulus yok denecek kadar azdir. bu sorunla bire bir muhatap olanlar bile söz konusu siz olunca ve degerli düsünceleriniz olunca demokratik halk kitlelerini faliyete gecireceklerine aksine susup bekliyorlar, tabi neyi beklediklerini anlamis degilim.

sayin baskanim

yazilarinizi ve önerilerinizi sürekli takip ediyorum ve görüyorumki sizin söylemek istediginiz cok ama cok önemli sözlerinizi bile dikkatsizce talan ediyorlar ve anlamsiz kilip baska anlamlar yüklemeye calisiyorlar, sizin ve okuyucularin afina siginarak bir detayi belirtmek istiyorum. Bu görüsme notunuzda kara harekatiyle Apo nun tesfiye edilemeyecegini anlamis olmalarina deginiyorsunuz, bu cok önemli bir gercektir ama ne yazikki görüsme notlarinizi basina veren yetkili, sorumlu kisi ve kurumlar adeta bu önemli tesbitinize baska bir anlam yükleyerek. öcalan tasfiye edilmeyecegim anlasildi diye veriliyor. ben bunun bilincli yada bilicsiz de olsa yapilmamasi gereken bir hata olarak görüyorum. cünkü " tasfiye edilmeyecegim anlasildi" demek ! sanki sömürgeciler öcaian nin canini bagisliyorlar ve ona acidilar tasfiye etmiyecekler, hayir söylenmek istenen böyle degil.

Baskanin söylemek istedigi kara operasyonuyla PKK nin tasfiye edilemeyecegi görüldü PKK yi ve özgürlük hareketini tasfiye edemeyen bü güclerin önderliklerini tasfiye etmeye güclerinin yetmedigi netlik kazanmistir ve bu anlasilmistir diyor.

Ben okuyucu olarak atilan bu basligin düzeltilmesini arzu ediyorum

TASFiYE EDiLMEYECEGiM ANLASILDI ( yanlis

TASFiYE EDiLEMiYECEGiM ANLASILDI ( Baskanin söyledigi budur )

Yine bir okuyucu olarak gözlemledgim bir diger sey

Baskanin yazilarini okuyan bütün okuyucular sanki hic bir sey yokmus gibi okuyup geciyorlar bence baskan bu yazilarinda bizlere cok seyler anlatiyor ve bizim okuyucular olarak düsüncelerimizi ve yorumlarimizi burada belirtip sohbet,tartisma,öneri ve elestirilerimizi seviyeli ve saygili bir temelde yapmamiz gerekiyor diye düsünüyorum.

Basta önder Apo ya ve onun kahraman özgürlük savascilarina ve mücadeleci halkimiza sevgi ve saygilar diyorum.

Bé Serok jiyan nabe
her biji kurd u kurdistan
her biji HPG





En çok okunan haberler
· HPG: "KAHRAMAN"LAR İNTİKAM ALIYOR
· Karakol baskınında yaşamını yitiren 4 gerillanın kimlikleri
· HPG BOTAN SAHA KOMUTANLIĞI
· 4 EYLÜL 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Bitlis'te görüşmeye giden gerillalara komplo
· Öcalan: Ergenekoncular fazla içerde kalmaz
· Askerlerin öldürdüğü çoban PKK'li olarak gösterildi -FLASH -
· Kürt Kültür Festivalleri 16 yılı geride bıraktı
· Uzun yürüşçuler Hagen’de coşkulu anlar yaşadı
· Uzun yürüyüşe polis engeli -SON DAKİKA -

Görüşme Notları
· Öcalan’dan açıklamalar
· Öcalan: Savcı Öz benimle görüşebilir
· Öcalan: Ergenekon doğrudan ABD operasyonudur
· Öcalan: Tasfiye edilemeyeceğim anlaşıldı
· Öcalan: Sol ciddi alternatif olabilir
· Öcalan: İmralı Diyarbakır Cezaevi'ne dönüştü
· Öcalan: GAP Paketi ile işbirlikçi Kürt yaratacaklar
· Öcalan Erdoğan'a yine çözüm çağrısı yaptı
· Öcalan: PKK'yi sınır dışına çıkarabilirim
· 13.05.1999 Tarihli Görüşme Notu

© Rojaciwan.com