Gençlik: Poliste ifade verir gibi...
Gönderen: seteney Tarih: 27.06.2008, 09:01:34 (3625 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Dengir Mir Mehmet Fırat, 'Atatürk devrimlerinin toplumda travma yarattığı'na ilişkin sözlerinin anlamını Milliyet yazarı Fikret Bila'ya açıklamış...
Poliste ifade verir gibi...


 
Ama ne açıklama... Sanırsınız ki, AKP'nin Kürtlerinden Dengir Mir Mehmet Fırat polis karakolunda... Yatırılmış falakaya... Tabanlarına sopa indikçe, 'Ben hiç öyle der miyim?' diye inlemekte, elektrik şokunu yedikçe, 'Atatürk benim canım ciğerim, hiç ona dil uzatır mıyım?' diye debelenmekte, Filistin askısında üzerine soğuk su sıkıldıkça 'Ya Muhammed Mustafa' diyeceğini şaşırıp, 'Ya Muhammed Mustafa Kemal' diye çırpınmakta...

Okuyan görür. Durum aynen böyledir. O gök gürlemesine benzer boğuk sesli, kabadayı edalı, babayiğit endamlı adam gitmiş, yerine karakul bekçisinin ayağına kapanan bir sahte sokak bıçkını gelmiş... İnsan, Kürt davasına sırtını dönmüş bu tırşık Kürde yine de içi sızlayarak bakıyor... İşte Dengir Mir Mehmet Fırat'ın 'yeminli ifadesi'nden bir paragraf...

'Ben Atatürk devrimlerine nasıl iyi demem? Laikliği, harf devrimini nasıl savunmam? Ben Türk cumhuriyetlerine gittiğimde hala üzülürüm, Kiril alfabesini kullandıklarını görünce üzülürüm, benim harf devrimini savunmamam düşünülebilir mi? Ben cumhuriyet çocuğuyum. Ben saltanatı savunabilir miyim? Bugün ulaştığımız her şeyi biz cumhuriyete borçluyuz.'

Vah, vah...

Askeri vesayet rejiminin hikmeti işte budur. İnsanı çocuk yerine koyuyorlar, korkutuyorlar, sonra tahtanın önüne çekip, yemin billah ettiriyorlar... Üstelik bunu, onlara hizmette kusur etmemiş, kendi kardeşlerine karşı çözümsüzlük rejiminin kanlı uygulamalarına 'politik korucu' olarak katılmış olan bir Kürde yapıyorlar...

Biz ise Dengir Mir Mehmet Fırat'ın dile getirdiği düşüncelere, ister katılalım, ister katılmayalım, saygı duyuyoruz. Onunla mücedelede 'burun sürtme' yöntemini değil, karşılıklı diyalog ve ikna yöntemini tercih ediyoruz.

O ise bizimle konuşmuyor da, gidip Fikret Bila'nın önünde ifade veriyor...

'Lider' başka, Önder başkadır...

Star Gazetesi'nde Nasuhi Güngör AKP'nin kapatılması ile ilgili kaleme aldığı yazıda, AKP'nin kapatılmasına karşı olan bir kesimin, bir başka tasfiye peşinde olduğunu yazmış. Ona gore, 'tasfiye planında bir nolu hedef Erdoğan'...

Bu doğru mu?

Bizce doğru...

Tasfiyeci devlete bağlı güçler, AKP'nin en güçlü yanının Erdoğan ve en güçsüz yanının da yine Erdoğan olduğunu biliyorlar.

Yapay yöntemlerle yaratılmış bir lider olarak Erdoğan'ı basit bir yargı darbesiyle tasfiye etmek zor değil... Çünkü Erdoğan bir halk hareketinin yarattığı lider değil. Rastlantılar sonucu öne çıkan, sonra da 'İşte olursa bu lider olur' diyen iç ve dış mihrakların ipine sarılıp zirveye tırmanan bir 'politik sporcu'... Tıpkı bir pop yıldızı ya da futbol oyuncusu, dizi artisti gibi, geniş kitlelerin hayranlığını kazanmış...

Bu yaratılmış figürün, tek bir yargı darbesiyle tasfiyesine kimse şaşırmamalı...

Onu tasfiye etmek isteyenler, Erdoğan var oldukça AKP'yle kısa erimde başa çıkamayacaklarını biliyorlar ve Erdoğan'ı tasfiyenin de çok ucuz maliyetli bir iş olduğunu geçmiş deneylerinden hareketle biliyorlar.

Geçtiğimiz gün
Abdullah Öcalan 'Benim tasfiyemin mümkün olmadığını anladılar' derken, basit bir gerçeği ifade etmedi. Hesapların bozulmasındaki sosyolojik ve sosyo-kültürel ve sosyo pskilojik büyük bir gerçekten söz etti.

Direnen, ayağa kalkan bir halkın bağdından çıkan önder ve önderler, elleri kolları bağlı tutulsalar da, hatta vurulup öldürülseler de, halkın mücadeleci bilincinde yaşıyorlar ve o nedenle halk hareketlerinin liderlerini tasfiye etmek için, o halk hareketini tasfiye etmek gerekiyor. Bu olmayınca, adadaki tasfiye planları da iflas ediyor.

AKP ile ilgili tasfiye planlarıyla,
PKK ile ilgili tasfiye planları arasındaki fark böyle...

Gazeteci olmayan, ama oldurulanlardan mısınız?

Şunun hallerine de bir bakın... Güya gazeteci... Genelkurmay'ın Eylem Planı'na gıkı çıkmıyor. Nasıl böyle bir plan hazırlarsınız, bu sizin işiniz değil, üstelik yaptığınız suç filan demiyor...

Ne yapıyor?

Bir gazeteciyi diline doluyor. Sabrina Tavernise adındaki gazeteci New York Times'ın Türkiye muhabiriymiş.

AKP yanlısı haberler geçiyormuş gazetesine...

Türkiye'deki Atatürkçülüğün uygulamalarını da eleştiriyormuş...

Türenç bunlara karşı çıkıyor. Hakkıdır. Karşı çıkar, eleştirir. Ama Türenç efendi meslektaşını eleştirmekle kalmıyor... Onun bu tür haberleri yazma hakkına saldırıyor...

Yani gazeteci, gazetecinin düşünce özgürlüğünden rahatsız...

Sonuç: Türenç gibiler gazeteci değil... Genelkurmay Eylem Planları'nın yakın temas suretiyle yaratılmış ürünleri...

Her krizli dönem, maskeleri düşürüyor... İşte böyle böyle, yani arına arına demokrasi bahçesinde her türlü görüşe sahip, ama gerçek yazarların, gazetecilerin, sanatçıların varolduğu günlere doğru ilerleyeceğiz...

7 yaşındaki çocuk, 70 yaşındaki kadın

Eğer yazılanlar doğruysa, Türkiye'nin zındanlarından birinde 70 yaşında bir kadın yatıyor. Haberi okuyalım: 'Tutuklu sanıklar arasında 70 yaşındaki H.A adlı bir kadın da bulunuyor. İddianamede H.A'nın Irak'ın Kuzeyi Kanirash bölgesindeki
PKK'lı 'Beritan' kod adlı Cihan Asi ile bağlantılı olduğu, örgütün dağ kadrosuna eleman kazandırma faaliyetlerinde bulunduğu öne sürüldü.'

70 yaşında bir kadının 'dağ kadrosuna eleman kazandırdığı' iddiası ya dünya tarihinin en alçakça yalanıdır... Ya da eğer haber doğruysa, biliniz ki, bu 'dağ kadrosuyla' başa çıkmanın mümkünatı da yoktur.

Eğer bir millet 7'den 70'e 'dağ kadrosuna eleman kazandırmak' için kolları sıvamışsa, bu gidişi 7 yaşındaki Welat'ı sınır dışı ederek ve 70 yaşındaki H.A'yı zındana tıkarak durdurmaktan vazgeçmelisiniz...

Hazırlayanlar: Muhittin Cemil-Ender Karadeniz

YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


Yorumlar
Yazan: dogan_botan     Tarih : 2008-06-27 23:06:56     Puan :
böyle adilerin simini Kürt lükle özedestirmemek lazim, bu gibi kisiler ki kendi ailesine ve gecmisine ihanett etmistir dedesini seyh said i satmistir onun kaniyla siyaset yapmaktadir.....

Yazan: arjin2000     Tarih : 2008-06-29 14:26:04     Puan :
En güzel şeyin bile artıklarının atıldığı bir yer vardır.Ve her dava gibi bizim davamızında hainleri olmuştur olacaktır.İnsan bile denilmeyecek bu basiretsiz kürt vekiller Maddi değerler için onurlarını gururlarını peşkeş çekerken yıllar sonra torunlarına naıl hesap verecekler........allahtan onursuzluk genetik bir hastalık değil.......

En çok okunan haberler
· Diyarbakır'da polis ölu sayisi 5 yükseldi
· PKK'den Türk ordusuna en sert uyarı
· HPG: Diyarbakır’da 5 asker öldürüldü
· YJA Star: Komplonun intikamını mutlaka alacağız
· Ortadoğu'yu değiştiren gün, 9 Ekim
· Diyarbakır'daki saldırı sonrası ev baskınları
· Almanya’dan ROJ TV itirafı!
· Eğitim komisyonunda yer alan HPG gerillası yaşamını yitirdi
· Diyarbakır'da ölü sayısı 6'ya yükseldi
· BEZELÊ EYLEMİ VATAN SAVUNMASIDIR

Gençlik
· İsviçre ve Avusturya’da 9 Ekim komplosu kınandı
· HAMBURG APOCU GENCLiK 9 EKiMi KINADI
· Polis aracı ve AKP irtibat bürosuna molotof atıldı
· italya'da Kürt Gençlerin uzun yürüyüşü başladı
· Parmadan Modenaya Gençlik Yürüyüşü
· RojaCiwandan TZP-Kurdî'nın Başlatmış olduğu Edi Bese kampanyasına destek
· Kürt Gençlik Festivali başladı
· Kürt gençleri yüzünü dağlara çevirdi
· RojaCiwan’da kadın sorunları tartışılacak
· Gözaltına alınan 6 genç mahkemeye sevk edildi

© Rojaciwan.com