Gönderen: seteney Tarih: 04.07.2008, 12:02:32 (661 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alınan emekli askerlerin icraatları, karanlık örgütlenmelerin Kürt sorununun çözümsüzlüğünden nasıl beslendiğini gözler önüne seriyor
Ergenekon operasyonunda İmralı Cezaevi'ni inşaa eden Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur, 1. Ordu Komutanı Hurşit Tolon ve Öcalan'ı sorgulayan ekipte yer alan emekli albay H. Atilla Uğur gözaltına alındı. İmralı Cezaevi'ne komutanlık yapan Levent Ersöz ise aranıyor. İmralı üzerinde etkili olan bu isimlerin Ergenekon kapsamında gündeme gelmeleri, gözleri İmralı Cezaevi üzerinde ciddi ağırlığı bulunan Bursa Jandarma Bölge Komutanlığı'na çevirdi.
Komutanlığa son 9 yılda atanan komutanların sicilleri oldukça bozuk. İşte komutanlar ve icraatları: Silopi kayıpları, Susurluk ve Yeşilova çetelerinde ismi geçen emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, 3 kişiyi kalaşnikofla tarayarak öldürttüğü için tutuklanan Aydın Yeşil, Hrant Dink cinayetine adı karışan Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz, Gaffar Okan suikastında Diyarbakır Alay Komutanı olan Osman Baykurt.
İmralı kontr-gerilla kıskacında
Bozuk sicilli ve kontr-gerilla kökenli askeri görevlilerin İmralı Tek Kişilik Kapalı Cezaevi'ne komutan olarak atandıkları ortaya çıktı. Komutanlar arasında Silopi kayıpları, Susurluk ve Yeşilova çetelerinde ismi geçen emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, 3 kişiyi kalaşnikofla tarayarak öldürttüğü için tutuklanan Aydın Yeşil, Hrant Dink cinayetine adı karışan Ali Öz, Gaffar Okan suikastında Diyarbakır Alay Komutanı olan Osman Baykurt bulunuyor.
1 Temmuz'da düzenlenen Ergenekon operasyonunda İmralı Cezaevi'ni inşaa eden Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur, 1. Ordu Komutanı Hurşit Tolon ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ı İmralı'da sorgulayan ekipte yer alan emekli Albay H. Atilla Uğur gözaltına alındı. İmralı Cezaevi'ne komutanlık yapan Levent Ersöz hakkında da arama kararı çıkartıldı. İmralı sistemi üzerinde büyük etkisi bulunan bu isimlerin Ergenekon kapsamında gündeme gelmeleri, gözleri İmralı Cezaevi üzerinde ciddi ağırlığı bulunan Bursa Jandarma Bölge Komutanlığı'na çevirdi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 1999 tarihinde İmralı Adası'na konulduktan sonra, Başbakanlık Kriz Merkezi'nin uygulama mercii olarak bilinen İmralı Cezaevi'nden sorumlu Bursa Jandarma Bölge Komutanlığı'na 5 kez atama gerçekleştirildi. Ancak atanan isimlerin Ergenekon ve kontr-gerilla kapsamında karanlık ilişki ağlarına sahip olmaları dikkatleri çeken hususlar oldu. Atamalardan sonra Öcalan zehirlenme sürecine maruz kaldı, ağır tecrit ve psikolojik baskı yöntemleri İmralı'da hayata geçirildi. Bursa Jandarma Bölge Komutanlığı'na atanan bazı komutanlar ve sicilleri ile komutanların görev süreleri içinde hayata geçirdikleri uygulamalar şöyle:
DÖNÜM NOKTASI OLDU
LEVENT ERSÖZ: Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur ve Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman'ın sağ kolu olarak tanındı. 2001 yılında cereyan eden Silopi kayıpları olayında itham edilen Jandarma İl Komutanı'ydı. 'Sarı Levent' lakabıyla tanındı. Susurluk ve Yüksekova çetelerinde de ismi geçti. Ancak ne ifade verdi, ne de soruşturmaya uğradı. Tersine, taltif edilerek generalliğe terfi ettirildi. 2001-2003 yılları arasında Bursa Jandarma Alay Komutanı yapılarak İmralı Kapalı Cezaevi'nden sorumlu komutan yapıldı. 1 Temmuz'da düzenlenen Ergenekon operasyonu kapsamında hakkında gözaltına alınması kararı çıkartıldı.
UYGULAMALARI: Ersöz'ün İmralı Cezaevi'nden sorumlu komutan kılınması bir dönüm noktası oldu. Ersöz'ün 11 Eylül 2001 sonrası cezaevine komutan yapılması dikkati çekerken, Ersöz'le birlikte Öcalan'a tecrit uygulanmaya başlandı, Adalet Bakanlığı'ndan izin alınmasına rağmen Cezaevi İzleme Kurulu'nun İmralı Adası'na gitmesine izin verilmedi. Haftada iki kez avukatlarıyla görüşme hakkı bulunan Öcalan, 2001 yılında 104 görüşme hakkının ancak 40'ını kullanabildi. 2002 yılında ise sadece 35 kez avukatlarıyla biraraya gelebildi. Aralık ayında ise avukatlarıyla hiçbir şekilde biraraya gelemedi. Öcalan, 2003 yılında ise sadece 21 kez avukatlarını görebildi. Öcalan, 2003 yılında ocak, şubat ve ekim ayında avukatlarıyla hiç görüşemedi.
HÜCRE CEZALARI ONUNLA BAŞLADI
AYDIN YEŞİL: Eski Vali Salih Şarman'ın yüzlerce silah kaybolduğu için yargılanıp cezaevinde yattığı Batman'dan, 2004 yılında İmralı Kapalı Cezaevi'nden sorumlu Bursa Jandarma Alay Komutanlığı'na atandı. İsmi jandarmada görevli Uzman Çavuş Taşkın Akyün ile birlikte jandarma bölgesinde 3 kişinin kalaşnikofla öldürülmesi olayına karıştı. Ardından polisin gerçekleştirdiği bir soruşturma kapsamında Mart 2006 tarihinde, 'Suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiği için' tutuklandı. Bursa'da mafyayla ilişki kurmaktan tutuklanan Taşkın Akyün, Bursa'ya Silopi'den gelmiş bir isimdi. AİHM dosyasına göre, Silopi Jandarma Karakolu'nda kaybolan Serdar Tanış'a telefon ederek karakola çağıran kişiydi.
UYGULAMALARI: Katı tecrit politikasını sürdürdü. 2004 yılında sadece 25 kez avukatlarıyla görüşen Öcalan, 2005'te en ağır tecrit koşullarına maruz kaldı. 2005 yılında 14 kez avukat yüzü görebilen Öcalan, şubat, nisan, ağustos, eylül, ekim ve aralık aylarında avukatlarıyla hiç görüşme yapamadı. Yeşil döneminde hayata geçirilen diğer uygulamalar ise şöyle: 2005 yılında havalandırma süresi azaltıldı, aynı yılda Öcalan'ın Kürtçe konuşması yasaklandı, avukatlara emir eri muamelesi yapıldı, 9 ay boyunca hiç mektup verilmedi, 2006 Ocak ayında tehdit içeren mektuplar verildi. Kapı pencere sistemi değiştirilerek Öcalan'da sağlık problemleri yaratıldı. İlk kez hücre cezası verildi. Bu uygulamalardan sonra Öcalan, 'İntihara zorlanıyorum' açıklaması yaptı.
HER TAŞIN ALTINDA O ÇIKTI
ALİ ÖZ: 21 Ekim 1999 yılında evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucu yaşamını yitiren M. Ali Kışlalı cinayetinde, olay yerinde ilk incelemeleri yapan askeri yetkililer içinde yer aldı. Aynı yıl içerisinde Ankara Ulucanlar Cezaevi'nde siyasi tutuklulara yönelik gerçekleştirilen ve 10 kişinin vahşice öldürüldüğü operasyona komuta etti. İsmi, JİTEM adının geçtiği Trabzon'daki bir cinayet davasında da geçti. Trabzon İl Jandarma Komutanı görevindeyken Agos Gazetesi Genel Yayın Müdürü Hrant Dink'in öldürüleceği ihbarında bir işlem yapmamakla suçlandı. Sonra Bilecik İl Jandarma Komutanı yapıldı, ardından 2008 yılı başından itibaren Bursa Jandarma Bölge Komutanlığı'na atandı.
UYGULAMALARI: Ali Öz'ün komutanlık bünyesinde görevlendirilmesinden sonra Öcalan'a peş peşe hücre cezaları hayata geçirildi. Öcalan'a kısa sürede 3 kez 50 günlük hücre cezaları verildi. Öcalan, cezalarla Kürt sorunu konusunda açıklama yapmaması istendiğini, Kürt, PKK, gerilla dışında konuşmalar yapmasının kendisinden istendiğini açıkladı, görüşe çıkıp çıkmamayı tartıştı.
STRONSİYUMLA ZEHİRLEDİ
OSMAN BAYKURT: 2003 tarihine kadar Diyarbakır İl Jandarma Alay Komutanlığı yaptı. 24 Ocak 2001 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okan'a suikast düzenlendiğinde alay komutanıydı. Aydın Yeşil'in tutuklanmasından sonra yerine geldi. Çatışmalarda yaşamını yitiren Asteğmen Zeki Burak Okay'ın annesi Neriman Okay'ın tepki göstermesiyle gündeme geldi. Asteğmen için Ulucami'de 3 Eylül 2006 yılında düzenlenen cenaze törenine Tuğgeneral Osman Baykurt da katılmış, Zeki Burak'ın annesi Neriman Okay, Baykurt'a 'Oğlumu neden askere aldınız, oğlumu askere almayın dedim. Sizin de oğlunuz sehit düşerse benim acımı ancak anlarsınız' diyerek tepki göstermişti. Anne Neriman Okay'ın bu tepkisinden sonra İmralı'da tecrit ve psikolojik baskı yöntemlerinin görülmesi dikkatleri çekmişti. Baykurt, hâlâ aynı görevde bulunuyor.
UYGULAMALARI: Katı tecrit sistemini sürdürdü. Öcalan 2006 yılında 22 görüşme yapabildi, mart ve nisan aylarında avukatlarıyla hiç görüşemedi. 2007 yılında 29 görüşme yapabildi. Öcalan'a 2006 yılı içinde psikolojik baskı yöntemleri uygulandı. Öcalan'a az miktarda simsiyah çay servisi yapıldı, karpuz ve kavunlar bir kibrit çöpü büyüklüğünde yemekle birlikte gönderildi, Öcalan sık sık rahatsız edilip uyutulmadı, Eylül 2007'de zorla saçları sıfıra vuruldu. 8 kez hücre cezasına çarptırıldı. Baykurt'un döneminde dikkat çeken en önemli olay Öcalan'ın 1 Mart 2007 tarihinde zehirlendiğinin belgeleriyle kamuoyuna açıklanması oldu.
O ŞİMDİ TOKAT'TA
MUSTAFA ÖNSEL: Bursa Jandarma Bölge Komutanlığı'ndan sonra Tokat Jandarma Komutanlığı'na atandı. Ancak ilginç bir şekilde, askerlikten kurtulmak için sahte çürük raporu aldığı iddiası ortaya atılan DTP eski Eşbaşkanı Nurettin Demirtaş, acemi eğitimini tamamladıktan sonra Önsel'in komutanlığını yaptığı Tokat Jandarma Komutanlığı'na verildi.
Tolon, Eruygur ve Albay Uğur
1 Temmuz'da düzenlenen Ergenekon operasyonunda İmralı Cezaevi'ni inşa eden Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur, 1. Ordu Komutanı Hurşit Tolon, İmralı Cezaevi'ni kuran kişiler olarak tanınıyor. Öcalan'a yönelik geliştirilecek stratejide dönemin Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu ile birlikte hareket ettiler. Gözaltına alınan emekli Albay H. Atilla Uğur ise, Kıvrıkoğlu adına Öcalan'la görüşen ve Öcalan'ın 10 günlük sorgu sürecine komutanlık yapan kişiydi. Öcalan, Albay Uğur'un Kıvrıkoğlu adına kendisiyle görüştüğünü açıklamıştı.
ALTERNATİF
|
|
|
|
|
 |
Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
| |
|