Basel Kanton Parlamentosu seçimlerine katılan Kürdistan ve Türkiyeli milletvekillerin Özgür Politika gazetesinde haber konusu olmasının İsviçre İstihbarat Örgütü (DAP) tarafından fişlenmesi ile ilgili tartışmalar sürüyor.
Fişlemenin ortaya çıkması ile birlikte İsviçre’de yaşayan Kürdistanlılar, PKK faaliyetleri ve fişlenme sistemi de masaya yatırıldı. Çeşitli gazete ve Tv programlarına katılan uzmanlar, Kürtlerin ABD ve Almanya’nın baskılarıyla İsviçre’de kriminalize edilmek istendiğine dikkat çektiler. İsviçre Devlet Televizyonu SF-1’nin ‘Club’ programına katılan birçok politikacı, uzman ve eski istihbaratçılar konuya ilişkin görüşlerini açıkladı. Zürich Üniversitesi Uluslararası Strateji Uzmanı Albert A.Stahel, ABD ve Almanya’nın sıkıştırmasıyla Kürtlerin takibe alındığını ve kriminalize edilmek istendiğini belirtti. Albert A.Stahel, “PKK İsviçre’de yasak değil onu takip etmek bizim sorunumuz değil, o Türkiye’nin bir iç sorunudur” dedi.
Yeşiller Partisi Zürich Milletveki Daniel Vischer ise İsviçre milli güvenlik birimlerinin neden siyasi partiye veya organizasyona ilgi duyanları takip etme, fişleme gereği duyduğunu sorarak, “Bosna’nın bağımsızlığını hep birlikte kutladık. UCK’ye destek veren veya sempati duyanları fişlemek mi gerekirdi” dedi. Daniel Vischer, Kürtlerin ve UCK’nin politik, siyasi tercihleri arasında benzerlik olduğunu savundu. Programa katılan ve fişlenen vekiller arasında bulunan Basel Kanton Parlamento Üyesi Sibel Aslan da, istihbaratın özellikle yabancıları fişlediğini belirterek, şu noktalara dikkat çekti: “İstihbarat sorumsuzca hareket ediyor. Benim Kürt olmam, siyasi bir organizasyona sempati duymam kişisel bir tercihtir. Bunun için fişlenmek ben ve yabancılar açısından tehlikeli bir gelişmedir.”
İstihbaratçı cevap veremedi
İsviçre Temel Haklar Örgütü Başkanı Caterina Weber ise, eski istihbaratçı Hugo Fasel’e dönerek “Seçim haberleri birçok gazetede çıkıyor ve aynı haberleri Özgür Politika gazetesi de işliyor ama Özgür Politika gazetesinin haberleri baz alınarak milletvekilleri nasıl oluyor da fişleniyor? Sorun sadece Kürt olmak mıdır” diye sorarak, istihbaratçıdan cevap bekledi. Fasel’in soru karşısında sessiz kalması dikkat çekti.
‘ABD’nin listesi kopya ediliyor’
Programın genel katılımcıları İsviçre’nin kendi iç işleri ile ilgilenmesi gerektiğini vurgulayarak, İsviçre’nin ABD ve Almanya’nın ‘terör örgütleri listesi’ni kopyalayarak, bunu İsviçre’de uyguladığını ifade etti. Katılımcılar, “Sadece başka ülkeler istiyor diye İsviçre’nin kendi koşullarına göre davranmamaması anlaşılır gibi değil” diyerek İsviçre İstihbarat Örgütü’nden (DAP) fişlerin açıklanmasını ve söz konusu uygulamadan hemen vazgeçilmesini talep etti. Önceki gün ise yine SF-1 Tv’nin ‘Rundschau’ programında konuya ilişkin hazırlanan dosyada fişlendiklerinden dolayı vatandaşlık hakları verilmeyen birçok Kürdistanlı ekrana çıkarak fişlemelerin gereksiz, asılsız bilgilere dayandırıldığını ve kendilerine PKK militanıymış gibi yaklaşıldığını vurguladı. Aynı programda söz alan Mustafa Atıcı ve Sibel Aslan ise yabancılara karşı ayrımcılığın yapıldığını ve bir hukuk devletinde bu ayrımcılığın fişlenmelerle sonuçlanmasını yadırgadıklarını belirterek, “Uyum politikalarına katkı sunmaya çalışıyoruz. Karşılığı bu olmamalıdır” dediler.
‘PKK barışcıl davranıyor’
DAP yetkilileri ise tartışmalara ilişkin yaptıkları açıklamada, PKK’nin son yıllarda barışcıl eylemlerde bulunduğu ve herhangi bir sorun yaşamadıkları belirtilerek, “PKK 2000’li yıllardaki gibi davranmıyor. Barışcıl bir politika izlediklerini belirtebiliriz” denildi. Yetkililerin, fişlemelerin siyasetçilerin talepleri üzerine yapıldığını belirtmesi dikkat çekti.
ALİ ONGAN/ BASEL
|