BEHDİNAN - KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Öcalan'a yönelik artan artan baskıları sert bir açıklamayla kınadı. Açıklamada, "Önderliğimizin şahsında, halkımıza, hareketimize ve geleceğimize büyük bir saldırıyı ifade eden bu hakareti hafife almamız, görmezden gelmemiz veya sessiz kalmamız mümkün değildir" denildi.
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Kürt halk Önderi Abdullah Öcalan'ın geçtiğimiz günlerde saçlarının zorla kazıtıldığı hatırlatılarak, "Öcalan'a yaklaşım, Kürt halkına ve özgürlük hareketine yaklaşımdır. Önder Apo üzerinde uygulanan İmralı işkence sistemi, artık tahammül sınırlarını aşan, bir insana yapılabilecek en büyük kötülük sınırlarına gelmiş dayanmıştır." denildi.
Onuncu yılına giren İmralı işkence sistemiyle bugüne kadar zehirlenme de dahil geliştirilen bütün saldırıların sonuçsuz kaldığı ifade edilen açıklamada, "Şimdi ise Önderliğin zorla saçını kesme, hücre içinde hücre cezası uygulama, daha yoğun bir biçimde psikolojik baskıya yönelme, uyutmama gibi bir uygulama geliştirilmektedir. Düşman taraflar bile birbirlerine saygılı davranmayı bir insanlık ölçüsü olarak ele alırlar. Özellikle tarihte yaşanan esaret koşullarında bunun birçok örneğine rastlanmıştır." ifadelerine yer verildi.
HAFİFE ALMAMIZ MÜMKÜN DEĞİLDİR
Açıklamada, şu görüşlere yer verildi: "Türk devlet ve hükümeti kendi koydukları yönetmelikleri de aşarak, Önderliğimizin şahsında, halkımıza, hareketimize ve geleceğimize büyük bir saldırıyı ifade eden bu hakareti hafife almamız, görmezden gelmemiz veya sessiz kalmamız mümkün değildir. Halkımız ve hareketimiz sadece sözlü-yazılı olarak protesto ve kınamayla yetinecek bir durumu aşmıştır. Önder Apo herhangi bir tutuklu ve hükümlü değildir. Kürt halkının ölümüne bağlı olduğu bir Önderdir. Dolayısıyla ona dönük politika ve uygulamalar Türk devleti ile yürütülen mücadelenin seyrini belirlemektedir. Kürt özgürlük hareketi olarak, özgürlük mücadelesini her zaman kontrollü-denetimli bir biçimde yürüttük, buna özel bir önem de verdiğimiz tüm kamuoyunun da yakından bildiği bir gerçekliktir. Hiçbir biçimde kabul edemeyeceğimiz, sindiremeyeceğimiz ve sessiz kalmayacağımız bu ve benzer uygulamaların durdurulmaması halinde yaşanacak gelişmelerden halk ve hareket olarak sorumlu olmayacağımızı burada bir kez daha önemle belirtmek istiyoruz."
AHLAK VE İNSANLIK DIŞI UYGULAMALAR BİTSİN

Özellikle iktidar klikleri arasında süren hegemonik savaşın iyice tırmandığı bu günlerde, Öcalan üzerinde geliştirilen saldırıların dikkat çekici olduğu vurgulanan açıklamada, "Her iki gücün çatışmasını yoğunlaştırdığı böylesi bir süreçte, adeta kurban arama gibi bir yönelim biçimi Türkiyeyi felakete sürükleyecek tehlikeli bir politikadır. Bu saldırıyla Önderliğimizin etkisizleştirilmesi, hareketimizin tasfiyesi ve halkımızın mücadele içinde kazandığı özgürlük iradesinin kırılması hedeflenmektedir." denildi. "Ne Önderliğimiz, ne halkımız ne de hareketimizi kimse kendi aralarındaki hegemonya çatışmasına kurban edemez." ifadelerine yer verilen açıklamada, şunlara yer verildi: "Böyle hesap yapanların ateşle oynadıkları, Türkiye'yi Iraklaşmaya, Lübnanlaşmaya çektikleri açıktır. Biz Kürt özgürlük hareketi olarak İmralı sisteminden sorumlu olan tüm güçleri bir an önce Önderliğimiz üzerinde uygulanan bu her türlü ahlak, hukuk ve insanlık dışı uygulamayı durdurmaya, İmralı işkencesine son vererek, Önderliğimiz üzerindeki izalasyonun kaldırılmasına ve acil olarak tedavisinin başlatılmasına çağırıyoruz. Halkımızı Türk devletinin bu vahşi, ahlak ve insanlık dışı, Kürt halk iradesini hiçe sayan bu hakaret karşısında Edi Bese hamlesini daha örgütlü ve etkili eylemlerle yükseltmeye, Önderlik şahsında halkımıza karşı onur kırıcı uygulamalara karşı kenetlenmeye ve Önderliğe sahip çıkmaya çağırıyoruz." Açıklamada, "Ben de sayın Öcalan diyorum" kampanyasının daha güçlü kılınması, Türk devletinin imralıda uyguladığı zulme karşı sesin yükseltilmesi istendi.
GÜÇLÜ DİRENİŞ VE KAHRAMANLIKLAR YAŞANIYOR
Türk devletinin Kürdistan'da özgürlük gerillasına karşı sürdürdüğü savaşta, güçlü direniş ve eylemselliklerle birlikte büyük kahramanlıklar ve şehadetler yaşandığı kaydedilen açıklamada, şöye devam edildi: "En son Tendürek'te yaşanan büyük direnişte Serhat Eyalet komutanı Sidar yoldaş ile YJA Star meclis üyesi Dicle ve Slav yoldaşlar şehit düşmüşlerdir. Sidar yoldaş Serhat diyarında gerçekleştirilen kahramanlık direnişlerinin yetiştirdiği büyük emek ve tecrübeyle yoğunlaşan değerli bir arkadaşımızdı. Genç yaşta mücadeleye katılarak önderlik çizgisinin yılmaz bir savaşçısı olarak halka ve şehitlerimize bağlı kalmasını bilmiş, kahramanca direnerek yoldaşlarıyla birlikte şehadete ulaşmıştır. Sidar yoldaş şahsında bir kez daha tüm devrim şehitlerimizi anıyor, halkımıza ve ailelerine başsağlığı diliyor, anılarına mücadeleyi bir kez yükseltme sözünü yineliyoruz."
ÇATI PARTİSİ ZAMANIDIR
Sivas katliamına da yer verilen açıklamada, "Sivas Katliamının 15. yıldönümü vesilesiyle özellikle Sivas'ta demokratik güçlerin ortaya koyduğu elli bini aşkın kitlenin göstermiş olduğu tutum ırkçı, milliyetçi, mezhepçi politikalara karşı halkların, mezheplerin eşit-özgür ve kardeşçe yaşaması yönünde güçlü bir adım olduğu ortadadır. İstanbul ve Van'dan sonra, Sivas'ta da ortaya konulan halkların kardeşliğinden yana açığa çıkan demokratik irade'nin kendisini Çatı Partisi biçiminde herkesin kendi kimliğiyle katıldığı bir örgütlülüğe dönüştürmenin zamanıdır. Böyle bir görev ile ancak halklarımızın eşit-özgür geleceği garanti altına alınarak, Iraklaşmanın önüne geçilebilir. Bunun için de tüm sol, sosyalist, demokratik güçler zemini oluşmuş böyle bir örgütlülüğün geliştirilmesi için daha sorumluca davranma göreviyle karşı karşıya bulunmaktadırlar." ifadelerine yer verildi.
ANF NEWS AGENCY |