Türkiye: Türkiye-Ermenistan arasında gizli görüşmeler
Gönderen: seteney Tarih: 16.07.2008, 10:49:01 (765 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Türkiye-Ermenistan arasında gizli görüşmeler
RAHMİ YAĞMUR -ANF

MOSKOVA - Türkiye ve Ermenistan arasında bir süredir yürütülen ‘gizli görüşmelerde’ önemli aşamaların kaydedildiği öğrenildi. ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Matt Bryza gözetiminde görüşmeler hakkında Ermeni gazeteciler ANF’ye bilgi verdi.



Türkiye ve Ermenistan arasında bir süredir gözlerden uzak yürütülen görüşmelerde önemli aşamalar kaydediyor. Görüşmeler boyunca karşıt görüşlerden uzak durma ve ilişkilerin resmiyet kazanması için önemli çalışmalar yürütüldü. Ermenistan, Türk devleti ile olan ilişkileri hazım etmesini sağlamak için yöntem arıyor.

 Her iki ülkenin devlet başkanlarının Astana’daki karşılaşmalarındaki şaşırtıcı tutum ve Ermenistan’ın futbol karşılaşmalarını gerekçe yaparak Abdullah Gülü Ermenistan’a davet etmesi bu ilişkilerin meşrulaştırılmasına ilişkin çabaları kapsıyor.

Daha önce Karabağ sorununda Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki müzakereleri yürüten Minsk grubu son birkaç aydır Türkiye ile Ermenistan arasındaki tarihi sorunları çözmek devreye girmiş durumda. Görüşmelerin daha çok Ermeni halkının haklı hassasiyetlerinden dolayı gizli tutulduğu yolundaki iddialar giderek gerçeklik kazanıyor. Görüşmelerin Türkiye’ye yakınlığı ile bilinen, ABD’nin bölge temsilcilerinden Matt Bryza gözetiminde yürütüldüğü sanılıyor.

Konu hakkında ANF ye değerlendirmelerde bulanan Rusya’daki Ermeni diasporasından önde gelen bazı gazeteciler görüşmelerin sadece Ermenistan ile Türkiye ilişkilerini değil, Kafkasya’daki dengeleri ve Rusya’nın bölgedeki çıkarlarını da etkileyecek düzeyde olduğunun altını çiziyor.

AMAÇ ENERJİ GÜVENLİĞİ

Konu hakkında ANF’ye bir değerlendirme yapan Rasiskaya gazetesi köşe yazarlarından Aleksey Çiçkin, görüşmelerin bu yıl içinde başladığını tahmin ettiklerini ve bu yüzdende Ermeni diasporasının Türkiye karşıtı açıklamalardan kaçındığını belirtiyor.

Çiçkin; “Daha önce Karabağ sorunu için Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri sürdüren Minsk Grubu şimdide Türkiye ile Ermenistan arasındaki tarihi sorunların çözümü ve her iki ülke arasındaki gümrük ve ticaret ilişkilerinin geliştirilmesi konularında çalışmalar yapıyor. Bunun temel sebeplerinden biri Batının Orta Asya ve Hazardaki enerji kaynaklarına ulaşma çabasıdır. ABD ve Avrupa’nın Asya’daki enerji kaynaklarına ulaşmak için başlattığı Nabucoo gibi projeleri hayata geçirmek için Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan’ın işbirliğine ihtiyacı var. Bunun için de son dönemlerde Kafkaslarda önemli diplomatik çalışmaları yürütüyor. Tabi bütün bunlar için de Türkiye’nin de işin içinde olması gerekiyor. Bu yüzden de bir süredir ABD’nin dayatmalarıyla bazı görüşmelerin sürdürüldüğü açık. Bunların hangi sonuçlara yol açacağını kestirmek için henüz erken” dedi.

ANF’ye konuşan Ermeni diasporasının Rusya Federasyonundaki sözcüsü durumundaki Noyev Kavçek (Nuh’un Gemisi) gazetesi redaktörü Gırigoriy Anisonyan ise görüşmeleri reddetmeyerek bazı anlaşmaların varlığını bile ima ediyor. Her iki ülke de yakınlaşma konusunda adım attığını söyleyen Anisonyan, ‘’Çünkü aralarındaki sorunlar her iki ülkeye de zarar veriyor. Türkiye’de Ermeni jenosidini kabul etme konusunda bir esneklik var. Bu sorunun çözülebileceğini düşünüyorlar. Yine her ne kadar Ermenistan küçük bir ülke de olsa Türkiye’nin Orta Asya yolu üzerinde. Yani Türkiye Ermenistan ile ilişkilerini iyileştirmeden Azerbaycan’a ve hazara ulaşması güç. Bu yakınlaşma henüz kâğıt üzerinde ve reel olarak pratik adımlar atılmış değil” dedi.

ABD’DEKİ ERMENİ DİASPORASININ ETKİSİ

Ermenistan Türkiye ilişkilerinin ABD ve Batı ile olan ilişkileriyle de yakından ilgili olduğu açıktır. ABD, Sovyetlerin yıkılışından sonra Ermenistan’ın Rusya ile olan stratejik ilişkilerini sürdürmesinden rahatsızdı. Bugüne kadar her ne kadar Ermeni Diasporasından dolayı Ermenistan’a karşıt bir politika izlemese de jenosidi resmen tanımamakla bu rahatsızlığını da gizlemedi. ABD’deki Ermeni diasporası ise Rusya’nın Kafkasya’daki ağırlığından dolayı Ermenistan’ın yalnız kalacağını ve zor duruma düşeceğini düşünerek devletin dış politikasının değiştirilmesi için baskı uygulamadı. Ancak Azerbaycan ve Gürcistan’ın Rusya’ya karşı tutumlarını netleşmesi ile birlikte, Ermenistan’da şimdi Avrupa ve Batıya biraz daha yakınlaşmaya başlıyor. ABD’de bu durum değişikliğini değerlendirerek Ermenistan’ı Rusya’nın denetiminden çıkarmak için Türkiye ile arasındaki ilişkileri iyileştirmeye çalışıyor.

ERMENİSTAN’IN ULUSAL TANIMLAMASINI ETKİLEYECEK GELİŞMELER

Ermenistan ile Türkiye arasında tarihsel ve güncel birçok sorun var. Her şeyden önce Ermeniler, Türklerin kendilerini katliamdan geçirerek bir soykırıma uğrattığını, bunun sıradan bir katliam değil kendilerini topraklarından ve köklerinden kopararak etnik ve kültürel bir soykırıma uğrattığını düşünüyor. Bu düşünce sadece duygusal değil Ermeni ulusunun kendini tanımlayan terminolojinin önemli yapı taşlarından birini oluşturuyor. Ermenistan’da Ermeni olmanın en önemli esaslarından biri Türklere karşı olmaktı. Ayrıca Ermenistan, Türkiye’nin işgali altındaki Kürdistan topraklarının bir kısmının geçmişte kendilerine ait olduğunu var sayıyorlardı. Bu yüzdende Ermeniler sadece Türkiye’nin jenosidi kabul etmesini değil aynı zamanda kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri bu topraklar da hak talebinde bulunuyorlardı.

Sorun yalnızca bunla da sınırlı değil, 1990’lardan beri Azerilerle Ermeniler arasında ağır bir sorun olan Karabağ sorunu hala çözümlenmiş değil. Ama batı iki sorun içinde formül arayışında. Jenosit için Türkiye’nin jenosidi kabul etmesi ve Ermenistan’dan özür dilemesini, Ermenistan’ın ise bu toprak talebinden vazgeçmesini istiyor. Karabağ sorunu konusunda da birleşmiş milletler yasalarının uygulanması isteniyor.

Konuyla ilgili gazeteci Gırigoriy Anisonyan ilginç değerlendirmelerde bulunarak, “Birleşmiş Milletler de konu hakkında iki madde var. Biri, varolan sınırların korunması, ikincisi ise her halkın kendi kaderini belirleme ve bağımsız yaşama hakkı. Yine her halkın istediği devlette yaşamayı seçme hakkı var. Her ne kadar çoğu ülke ikinci maddeyi desteklese de büyük temel güçler bu maddeyi işlevsel kılmak istemiyor. Diğer devletlerinde konjonktüre etkisi zayıf. Karabağ bu gün defakto, ne Ermenistan’a ne de Azerbaycan’a bağlı; kendi başına bağımsız bir devlet. Bence bu cumhuriyette kendi bağımsızlığını kabul ettirecektir. Yani neden Kosova kabul edilsin neden Karabağ olmasın bunu büyük güçler cevaplamalı” diyor.

Ancak Birleşmiş Milletler Karabağ’ın Azerbaycan toprakları olduğunu kabul ediyor ve 14 Mart 2008 tarihinde aldığı kararda Ermenistan’ın bu topraklarda çekilmesini istiyor. BM bu tarihte aldığı bir kararda, Azerbaycan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ve destek verildiği belirtilerek, Ermeni güçlerinin "tamamen, derhal ve koşulsuz bir şekilde" Azerbaycan topraklarından geri çekilmesi çağrısında bulunuyor. Bu karar belki başlangıç açısından biraz sertti ama bununla artık bölgedeki bazı sorunların tıkanmasına yol açan Karabağ sorunun bir biçimde çözülmesi gerektiğine işaret ediyor .

RUSYA’NIN DOĞUDAKİ SON KALESİNİN DÜŞÜŞÜ

Ermenistan Rusya’nın önemli askeri üslerinin bulunduğu doğudaki uç kalesi konumunda. Ermenistan Rusya’nın Ortadoğu’ya yönelik etkinliği içinde önemli bir üs. Bu yüzdende her ne kadar Rusya Minsk grubunun eş başkanları arasında yer alsa da Türk-Ermeni ilişkilerinin düzelmesini ve Ermenistan’ın batıya kaymasını kendisi için tehlikeli buluyor. Bu durumun Gürcistan örneğindeki gibi Ermenistan’ın da NATO ile uzlaşmasına, hatta NATO’ya girmesi ile bile sonuçlanabileceğini biliyor.

Bu nedenle Rusya, Ermenistan’a ilk gözdağını gecikmeden verdi. Geçtiğimiz gün Baku zirvesine katılan Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev, Dağlık Karabağ sorununun "Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünün korunarak çözülmesi" ifadesinin altına imza atarak Karabağ’ın Azerbaycan’a verilerek bu sorunun çözüleceğini belirtmesi bu gözdağının ilk işaretiydi. Çünkü Karabağ’ı Azerbaycan’dan alıp Ermenistan veren Rusya’nın kendisiydi. Yine Karabağ’ı Azerbaycan’dan koruyan yegâne güç Rusya’nın bölgedeki askeri varlığıydı. Rusya’nın Azerbaycan’daki bu yaklaşımı temelde Ermenistan’ın Türkiye (ve dolayısı ile Batıyla ) ile yürüttüğü bu görüşmeleri ve yol açabileceği gelişmeleri önlemeye yönelik bir çıkıştı.

GİZLİLİĞİN SEBEBİ KARARSIZLIK

Ermenistan ise kararsız. Karasızlığının iki sebebi var: Birincisi, Ermeni halkının daha üzerinden bir nesil geçmemiş bir katliamın acısını unutmamış olması... İkincisi ise çarşıdaki pirince giderken evdeki bulgurdan olma korkusu. ABD ve Batıyla ilişkilerini iyileştirmeye çalışırken Rusya’nın destek ve güvencesinden de yoksun kalma ihtimali var. Bu iki nokta Ermeni yönetiminin kararsız kalmasına ve Türkiye ile ilişkilerin bir boyutunu gizli tutmasına sebep oluyor.

Bu kaygıları taşıyan Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan geçtiğimiz günlerde Rusya’ya yaptığı ziyaret sırasında; NATO'ya üye olmayı istemediklerini ve ülkesinin çıkarlarına Rusya'nın öncülüğünü yaptığı Kolektif Güvenlik Anlaşması Teşkilatı'na (ODKB) üye olmanın uygun olduğunu bildirdi.

Bu yaklaşım Rusya’nın son dönemlerde Ermenistan ile Türkiye arasındaki görüşmelerden çıkabilecek sonuçlara ilişkin kaygıları giderme çabasıydı.

YASAL UYARI: Fırat Haber Ajansı (ANF) servis ettiği haber ve fotoğrafları aboneleri dışında, ajansın izni olmadan kopyalamak veya yeniden yayınlamak yasaktır ..

ANF NEWS AGENCY

YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· 45 gerilla adayı mezun oldu
· Sttutgarta Gençler iki ülkü ocağı bastı
·  25 AĞUSTOS 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Mardin'de sağ yakalanan iki gerilla kurşuna dizildi-FLASH-
· 27 AĞUSTOS 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Bitlis'te çatışma: 3 korucu öldü
· Bir buçuk saatte gerilla kıyafeti!
· Zap bozgununu unutamayacak
· 28 AĞUSTOS 2008 HPG-BİM AÇIKLAMASI
· Kürt Kültür Festivali engellenmeye çalışılıyor

Türkiye
· Büyükanıt: AB yasaları nedeniyle askerler ölüyor
· Lice katliamının ‘Başbuğ’u
· Yüzbinler Haykıracak
· Adana'da 'Öcalan' için yürüyüş düzenlendi
· Başbuğ’dan ‘kirli savaşa’ devam mesajı
· Abdullah Gül Kürt sorununda ‘üç maymun’u oynadı
· Öcalan avukatları ile yine görüştürülmedi!
· Zap bozgununu unutamayacak
· İzmir bombasında medyanın yalan rüzgarı
· Büyük buluşmaya doğru

© Rojaciwan.com