ANKARA-Türkiye Dışişleri Bakanı Ali Babacan
Almanya’nın son aylarda PKK’ye karşı yaptıklarını takdir ettiklerini
söyledi. Babacan PKK’ye karşı Alman makamları ile yakın işbirliği
içinde olduklarını kaydetti.
Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliğine
adaylığını destek sağlamak için New York’a giden Dışişleri Bakanı Ali
Babacan Türkiye ile Almanya arasında PKK karşıtı işbirliğine ilişkin
önemli açıklamalarda bulundu.
BABACAN’IN İTİRAFI
Almanya’nın son aylarda Kürtlere karşı yaptıklarına dikkat çeken
Babacan Almanya’nın çabalarını takdir ettiklerini söyledi. Babacan, bu
süreç içerisinde Alman makamlarıyla çok yakın bir istişare süreci
içerisinde bulunduklarını ifade etti. Böylece, son aylarda Almanya’da
Kürtlere karşı gerçekleşen ev ve dernek baskınları, gözaltı ve
yasaklamaların iki ülke arasında işbirliği sonucu olduğu itiraf edilmiş
oldu.
HPG tarafından rehin alındıktan sonra dün serbest bırakılan 3 Alman
turiste ilişkin Almanya Dışişleri Bakanı ile 4 kez görüştüğünü de
söyleyen Babacan, turistlerin serbest bırakılmasının Almanya ve
Türkiye’nin ‘ortak’ tutumu ile bu şekilde sonuçlandığını ileri sürdü.
ALMANYA’NIN KÜRT SİCİLİ
1993 yılındaki PKK yasağı ile Kürtler üzerinde yoğun bir baskı
politikası uygulayan Almanya’nın özellikle Türk devletinin 2007 yılı
sonlarına doğru Güney Kürdistan’a yönelik başlattığı kara ve hava
harekatı ile birlikte Almanya’daki Kürt dernek, kurum ve faaliyetlere
karşı tutumunu sertleştirmesi dikkat çekiyor.
Alman polisleri geçtiğimiz yıldan bu yana Kürt dernek, kurum ve
evlerine en az 10 koordineli baskınlar gerçekleştirildi. En az 150 ayrı
adrese yapılan baskınlarda onlarca kişi gözaltına alındı, çok sayıda
kitap, dergi vb eşyalara el konuldu. Gözaltına alınan çok sayıda kişi
hakkında ise Türkiye’de çokça rastlanan ‘PKK propagandası yapmak,
PKK’ye yardım etme ve PKK adına faaliyet yürütme’ suçlamaları ile
davalar açıldı.
9 Şubat günü Hannover kentindeki Mala Gel’e (Halk Evi) baskın
düzenleyen polisler bir çok eşyaya el koyarken 14 kişiyi de çeşitli
suçlamalarla gözaltına aldı. 27 Şubat günü ise Kassel Kürt Kültür
Merkezi ile 2 Kürde ait eve baskın düzenlendi. Baskınlara gerekçe ise
‘PKK’ye yardım için para toplama’ gösterildi.
7 Mayıs günü ise Wuppertal kentinde Roj TV için program üreten Viko
studiyolarına baskın düzenlendi. “PKK ve takipçisi örgütlere” destek
verdiğini iddia eden ve RojTV’ye program yapılmasını gerekçe gösteren
Alman polisi, stüdyodaki belge ve bilgisayarlara el koydu. Polis, Viko
ile ilişkili ve Viko çalışanı 15 kişinin de evlerini bastı. Ev
baskılarında da çok sayıda doküman ve bilgisayarlara el konuldu.
10 mayıs sabah saatlerinde Bremen Birati Derneğine baskın düzenleyen
polisler 2 kişiyi gözaltına alırken, derneğin tüm bilgisayarlarına el
koyarak 9 kişinin de ifadesini aldı. 14 Mayıs günü ise Halle-Saale
kentindeki Mezopotamya Kültür Evi’ne düzenlenen baskında çok sayıda
kişinin ifadesi alındı.
Son olarak ise Almanya İçişleri Bakanlığı Roj TV ile bağlı olduğu
Mezopotamya şirketinin tüm faaliyetlerini yasaklayarak, Roj tv’ye
program üreten Viko şirketini kapattı. Yasak ve kapatmaya gerekçe
olarak ise ‘halklar arasındaki uyum düşüncesine aykırı davranma’
gösterilmesi dikkat çekti. Almanya’nın Roj TV yasağı Avrupa ve
Kürdistan’da Kürtlerin yoğun tepkisine neden oldu. Yasağa karşı
protesto kampanyalarının başını çeken Almanya Kürt Dernekleri
Federasyonu YEKKOM, yaptıkları açıklamalarda baskınların Almanya
Türkiye işbirliğinde geliştiğine dikkat çektiler. Almanya’daki Kürt
kurumları Almanya’nın ‘Kürtleri kriminalize etme politikası’
uyguladığını belirterek, PKK yasağı ile Kürtlere yönelik baskılara son
vermesini istedi.
ANF NEWS AGENCY
|