KANDİL-İran ordusunun Güney Kürdistan’daki sivil
yerleşim alanlarına yönelik saldırıları devam ederken, KCK
Dışişlişkiler sorumlularından Ferman Garzan, bu saldırıların Türkiye
devleti tarafından finanse edildiğini kaydetti. Saldırıların hedefi
olan köylüler ise top atışlarından dolayı hayvanlarının zarar gördüğünü
belirtti.İran rejimi 17 ve 20 Temmuz tarihleri arasında gerillanın
denetimindeki Medya Savunma Alanları ile sınır hattındaki Kürt
köylerini hedef aldı. Gerilla kaynakları, saldırıda herhangi bir
kayıpları olmadığını belirtti. Ekonomik olarak ağır zorluklar yaşayan
halk ise hayvanlarını otlattığı, geçimini sağladığı dağlık alanlarda
saldırıların temel hedefi oluyor. Kürt hükümeti ve Irak merkezi
hükümeti ise saldırılar karşısındaki sessizliğini sürdürüyor.
2005 yılından bu yana İran devletinin PJAK’ı, Türk devletinin ise
PKK’yi bahane ederek 17 Aralık 2007 de Güney Kürdistan’a başlattığı
saldırılar sivillere zarar vermeye devam ediyor. Bu güne kadar Güney
Kürdistan alanlarında bulunan birçok köylü bu saldırılar sonucunda
yaşamını yitirdi, çok sayıda köylü ise yerini terk edip göç etmek
zorunda kaldı. Köylülere ait yüzlerce hayvan da telef oldu. Ama halkın
büyük bir bölümü topraklarını terk etmeyerek Medya Savunma Alanlarında
yaşamlarını sürdürmeye devam ediyor.
Saldırılar sonucu öldürülen siviller, yıkılan evler, tahrip edilen
köprüler görüntü ve fotoğraflarla belgelenmesine rağmen bu devletler
her seferinde sivillerin vurulduğunu yalanladılar. Ortaya çıkan
manzaralar 90’lı yılların Kuzey Kürdistan’ını anımsatırken uluslar
arası alanda hiçbir refleks oluşmadı.
Saldırılardan dolayı Güney Kürdistan’ının Kandil, Behdinan ve Xınere
alanlarında bulunan bir çok köy ya boşaldı ya da köylüler için yaşam
her an gelebilecek bir ölümün kabusuna dönüşmüş durumda. Savaş yüzünden
şehirlere göç etmek zorunda bırakılan halkın bir bölümü de dahil olmak
üzere bu yıl da Güney Kürdistanlılar her yıl olduğu gibi temel geçim
kaynağı olan bağ- bahçecilik ve hayvancılık yapabilmek için Medya
Savunma alanlarındaki yaylalara geldi. Ancak İran ve Türk devletinin
alana yönelik gerçekleştirdiği saldırılar köylülerin canını tehlikeye
koyduğu gibi geçim imkanlarını da ellerinden alıyor.
Geçen yıllara oranla bu yıl çok az insan gerilla alanlarındaki geçim
kaynaklarından faydalanabiliyor, bu imkanlarını kullanmak isteyenler
ise endişeli.
İRAN SALDIRILARI TÜRKİYE’YE MESAJ
Saldırılara ilişkin ANF’ye konuşan KCK Dış İlişkiler sorumlularından
Ferman Garzan İran-Türkiye ve Suriye’nin bir anti Kürt bloku
oluşturduklarını belirtirken, İran’ın kendini ABD’ye karşı koruyabilmek
için Türkiye’yi PKK’ye karşı savaşa ve sıcak çatışmalara daha fazla
çekmek istediğini ifade etti. Garzan şöyle dedi: “Esasta siyasi nedeni
burada aramak gerekiyor. Yoksa bizim KCK olarak İran’a açmış olduğumuz
bir savaş söz konusu değildir. Mevcut Kürt halkının demokratik
taleplerinin siyasi çözümünden yanayız. Bu siyaseti esas alıyoruz. Ama
son süreçle birlikte hem Türkiye’nin hem de İran’ın ve Suriye’nin
Kürtlere karşı imha siyasetini devam ettirmek istedikleri açıkça
görülüyor. Pratik olarak da Medya Savunma alanlarını ve Güney sınırı
şeridini ihlale varan çok yoğun bir bombardıman söz konusudur. Bizim şu
ana kadar öyle ciddi bir zararımız söz konusu değildir. Ama mevcut
Güney halkının yaylalara çıkma durumu söz konusu halk büyük tedirginlik
içerisindedir. Maddi Manevi zararları oluyor. Yer yer köylülerin
yaralanması ve köylerinin bombardımandan dolayı tahrip olması durumu
söz konusu. Ve bu anlamda son üç günlük süreç içerisinde de özelde de
ABD ve İsrail’in yoğun diplomatik savaşından dolayı İran’ da Türkiye’ye
yamanmak için havanlarla yoğun olarak Medya Savunma alanlarını
bombalıyor. Sonuç olarak bizim herhangi bir kaybımız söz konusu değil.
Fakat halk tedirgin, perişanlık çekiyor. Küçük çocuklar yaralanmıştır
son saldırılarda. Hayvanlar telef olmuştur. Birçok alan hala
yanmaktadır. Bu Türkiye’ye bir mesajdır. İşte Türkiye’nin ABD
görüşmeleri var. İran’la görüşmeleri devam etmektedir. İmha etmek için
sana her türlü desteği sunarım.’ Mesajını vermek için pratik olarak bu
bombardımanı gerçekleştiriyor.”
MASRAFLARI TÜRKİYE KARŞILIYOR
İran’ın sınır boylarındaki yeni kurulan karakollarının ve sınır
muhafızlarının tüm maaşlarının da Türkiye tarafından verildiğine dair
bilgi aldıklarını ifade eden Garzan yapılan her bombardımanın ve her
atılan havanın parasını Türkiye’nin karşıladığını söyledi. Garzan,
Türkiye ve İran’ın böylece birbirini bu siyasette desteklediğinin
pratik olarak da ortaya çıktığını vurgulayarak şöyle konuştu: “Bir
yandan ABD’yi kandırmaya çalışıyorlar hem de bir yandan bölge ve
Kürtler üzerinde siyasetlerini derinleştirmeye çalışıyorlar. Yani böyle
bir siyasetle karşı karşıyayız. Sonuç olarak İran Kürt meselesinin
siyasi demokratik çözümünden yana değil de inkar ve imhaya yamanmış bir
siyaseti esas almaktadır. Bu noktada Türkiye’ye mesaj veriyor ve destek
sunuyor. Tabi bundan vazgeçmesini istiyoruz. Bu siyaset şimdiye kadar
başarıya ulaşmadı bundan sonrada başarıya ulaşması mümkün değildir. Bu
işin çözüm yolu Kürt halkının demokratik siyasi taleplerinin kabulünden
geçer. Kürt halkın bu bombardımanlarla ne geri adım atar ne de bu
sorunun böyle kalmasını bekleyecektir. Tabi bizlerde medya savunma
alanlarına karşı gelişen her türlü saldırıya karşı bir cevap olacağız,
alanı ve halkımızı koruyacağız.”
HALK KÜRT HÜKÜMETİNE TEPKİLİ
Geliştirilen bu saldırılardan zarar görmesine rağmen Medya Savunma
Alanlarında yaşayan Güney Kürdistan halkının direnmeye devam ettiğini
belirten Ferman Garzan halkın direndiği kadar bu saldırılara ve
saldırılara karşı sessiz kalınmasına da tepkili olduğunu ifade etti.
Garzan sözlerini şöyle sürdürdü: “ İran top atışlarıyla Güney Kürdistan
topraklarını ihlal ediyor ancak şu ana kadar Güney Kürdistan
Hükümetinden herhangi bir tepki yok. Halk bu saldırılardan ekonomik,
fiziksel ve psikolojik olarak zarar görüyor ama bütün bunlara rağmen
direniyor. Saldırıları kabullenmiyor. Ancak şu ana kadar ne merkezi
hükümetten ne de Güney Kürdistan Hükümetinden herhangi bir tepki
olmaması halkı hem düşündürüyor hem de tepkilendiriyor. Ve bunu da
ifadelendiriyor. Aslında Halkın çoluğu, çocuğu ve hayvanlarıyla şu ana
kadar da medya Savunma alanlarında yaşaması hem uluslar arası kamuoyuna
hem konsepti geliştiren güçlere hem de Güney Hükümetine saldırıları
durdurun çağrısıdır. Bunu böyle anlamak gerekiyor.”
‘HÜKÜMET TEDBİR ALSIN’
Sideka’ya yakın yaylalarda yaşayan halk arasında, İran devlet
güçlerinin ayın 17’sinden itibaren başlattıkları havan atışlarından
dolayı gece korku ve panik hakim. İran ordusunun attığı havanların
parçalarının çadırlarını kurarak yaşadıkları alana kadar geldiğini
söyleyen köylüler çocuklarının geceleri uyuyamadığını anlattılar.
Yaşadıkları alanın hedef alınmasından dolayı hayvanlarının da zarar
gördüğünü ifade eden Köylülerden Emine Ali Ve Xıdır Hüseyin
tepkilerini dile getirerek bu durumun bir an önce son bulmasını ve Kürt
hükümetinin devreyi girmesini istediler. Yine 17 Temmuz gecesi İran
Ordusunun attığı havanlardan dolayı Merge Mire yaylalarında 8
yaşlarından bir kız çocuğunun yaralandığı ve daha sonra yaşamını
yitirdiğini belirten yayla sakinleri, “Havan topları bizim yaylarımıza
atılıyor, bizim hiçbir can güvenliğimiz yok, hükümetimiz tedbir alsın”
dedi.
AMF NEWS AGENCY
|