Gönderen: seteney Tarih: 23.07.2008, 16:06:39 (1639 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
ABD'nin
Irak'a müdahalesinden sonra komşu ülkelerin Irak'ın içişlerine Kürtler
aleyhine müdahale etme çabalarına Kürt partiler birlik mesajıyla yanıt
vermeye çalıştı. Fakat Kürt partilerinin kendi içlerindeki mücadeleleri
durmadı. Sadece yöntemleri değişti
YNK'de hesaplar Talabani sonrasına
Irak'ın
en istikrarlı alanı olan Kürdistan Federal Bölgesi'nde Kürt partileri
arasında yaşanan çelişkiler ve çatışmalar, dışa karşı yaratılan birlik
intibasının bozulmaması için pek tartışılmıyor. Çelişki ve çatışmalar
her geçen gün içinden çıkılmaz bir hal alsa da kulislerin vazgeçilmez
gündemi durumunda. Kamuoyuna çok fazla yansımayan fakat kulislerde
çokça tartışılan Kürt partilerinin kendi içlerindeki mücadelelerini ve
birbirleriyle çelişkili ve çatışmalı durumların daha da derinleşeceğe
benziyor.
Saddam rejimiyle onlarca yıl süren savaşın ardından
1990'da Güney Kürdistan'da otorite oldular. Fakat bu dönemden sonra da
Irak Kürdistan Demokrat Partisi (I-KDP), Kürdistan Yurtseverler Birliği
(YNK), İslami partiler (Bızutnewey İslami, Yekgırtuya İslami ve Komeley
İslami) ve Kürdistan İşçi Partisi (PKK)
arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. ABD'nin Irak'a müdahalesinden
sonra Irak'ın etnik gruplar arasında paylaşımı gündeme gelince,
geçmişte KDP ve YNK başta olmak üzere Irak'taki Kürt partilerini,
kendilerine karşı mücadele veren Kürt örgütlerine karşı kullanmak için
sıkı ilişkiler kuran Türkiye, İran ve Suriye, Kürtleri bölgede bir
hükümet olmaması için ilişkilerini sınırlandırdılar. Bu dönemden sonra
Kürt partileri hem bu paylaşımdan Kürtler adına belli bir kazanım elde
etmek için hem de komşu ülkelerin Irak'ın içişlerine Kürtler aleyhine
müdahale etme çabalarına karşılık birlik mesajı vermeye başladılar.
Fakat bu dönemde Kürt partilerinin kendi içlerindeki mücadeleleri ve
birbirlerine müdahaleleri durmadı. Sadece yöntemleri değişti.
YNK çalkalanıyor
YNK
içindeki çelişki ve çatışmaların esasen YNK Lideri Celal Talabani'nin
tekçi iktidar anlayışının diğer politbüro üyeleri arasında hoş
karşılanmamasından kaynaklandığı belirtiliyor. Uzun süredir devam eden
bu hoşnutsuzluk 2000 yılında Talabani'nin PKK ile girdiği savaşta yenilmesiyle doruk noktasına ulaştı.
Talabani PKK'ye
karşı 2000 yılında giriştiği savaştan yenilgi ile çıkınca, örgüt içinde
Kosret Resul, Newşirwan Mustafa, Cabbar Ferman gibi muhalifleri
karşısında da güç kaybetti. YNK'nin 1992'deki birinci kongresinden bu
yana gelen dengeleri değiştirme, parti içerisinde yeni bir düzen
oturtma ve tehlikeli düzeyde pratik güç ve siyasi sermaye elde etmiş
kişileri etkisizleştirme amacı ile yeni bir kongreye gidildi. Kongrede
Kosret Resul ve Cabbar Ferman, Mektep Siyasi (Politbüro) üyesi
seçildilerse de pratikte alanda güçlerini sınırlamakla bir anlamda
tasfiye edildiler. Celal Talabani hakimiyeti ele geçirdi. Kongreden
sonra hükümet yenilendi ve yeni askeri sisteme geçildi.
Askeri
güçler Fermande'ler (komutanlık) biçiminde örgütlenerek Fermandeyi
Gişti'ye (Genel Kurmaylık) bağlandı. Celal Talabani ise tüm peşmerge
güçlerinin genel komutanı görevini üstlendi. Böylesi bir sisteme
geçilmesi ile yerel gruplaşma tehlikelerinin önü alınmış oldu. Yeni
hükümet düzenlemesi ile Kosret Resul başbakanlıktan alındıktan sonra
ona bağlı birçok kadro da idari ve askeri görevlerden uzaklaştırıldı.
Böylece Kosret Resul'un tasfiyesi sonuçlandırılmış oldu. Komutanlık
yönetimlerinin mahalli temelde düzenlenmesine son verilmeye çalışıldı.
Hewlerlilerin YNK içerisindeki büyüğü olarak bilinen Kosret Resul'un
tasfiyesini amaçlayan bu durum Hewlêr halkı içinde Talabani'ye karşı
içten içe bir tepkinin doğmasına neden oldu. Talabani son süreçte
Hewlêrli kadrolara yönetimde yer vermeye özen gösterse de, bu tepkiler
h�l� sürüyor.
2004 sonlarından bu yana YNK yine için için
kaynamaktadır. Başını, yine etkisini artıran Kosret Resul ile Noşirvan
Mustafa'nın çektiği muhalefet grupları Talabani'ye başkaldırdılar.
Talabani ve çevresini, parti imkanlarını dar çıkarları için kullanmakla
suçlayan bu kesim daha açıktan mücadele etmeye başladı. Bu başkaldırı
karşısında geri adım atmak zorunda kalan Talabani, bu dönemde YNK'nin
en önemli isimleriyle teke tek görüşmek zorunda kaldı. Bu görüşme
trafiğinden sonra ortama yeniden bir suskunluk hakim oldu. YNK içinden
bazı kesimler, örgüt içindeki huzursuzluğun bu dönemde kısmen
giderildiğini, fakat oluşan çatlak ciddi olduğu için oluşturulan
uzlaşmanın kesin bir çözüm getirmeyeceği ve çelişkilerin devam ettiği
kanaatinde.
Bir iktidar mücadelesiyle YNK'nin çalkalandığı
dönemde, Talabani'nin 'Tamam, alın siz yapın' demesine rağmen
gerginliğin uzlaşma ile sonuçlanmasının nedenini YNK'e yakın bazı
kaynaklar, 'YNK içinde Talabani'ye muhalif olan Newşirwan ve Kosret
gibileri Talabani'yi aşma ve YNK'nin genelini yürütme gücünde değiller.
Ayrıca Talabani'nin karizmatik kişiliği rakiplerini geri çekilmeye
zorluyor' şeklinde yorumluyor.
Muhalifler Talabani'den çekiniyor
Kosret
Resul Hewlêr'de, Newşirwan Mustafa Süleymaniye'de kısmi bir etkiye ve
güce sahip. Fakat bağımsız kaynaklar bunların kitle tabanı ve örgüt
geneli üzerinde Talabani kadar etkili olmadıklarını iddia ediliyor. Bu
kaynaklar Talabani'yi örgüt içi muhalifleri karşısında güç haline
getiren farklı etkenlerin de bulunduğuna dikkat çekiyorlar. Bunların
başında da Talabani'nin Irak Cumhurbaşkanı olması, uluslararası alanda
tanınması ve uluslararası alanda önemli bir ilişki ağının bulunmasının
geldiğine vurgu yapıyorlar. Bundan dolayı da Kürdistan Federal
Bölgesi'nde halk arasında 'Talabani İngiliz ajanıdır' türünden
söylemler dolaştı veya dolaştırıldı. ABD ile olan ilişkileri ise zaten
Talabani'nin Kürdistan Federal Bölgesi'ni kast ederek 'Burası sizin
vatanınız' sözlerinden anlaşılıyordu.
Aktörlerin güçleri
Talabani'yi
örgüt içi muhalifleri karşısında güç haline getiren ve kendisinden
korkmalarına neden olan bir diğer etken ise; Talabani'nin KDP ile
anlaştığı yönündeki söylentilerden kaynaklanıyor. Böylesi bir iddiada
bulunan çevreler, KDP'nin çok başlı bir YNK'den ziyade tek başlı bir
YNK'yi tercih ettiğini, bu yüzden YNK'yi tek başlı bir şekilde ayakta
tutabilecek kişinin ancak Talabani olduğuna inandığını iddia ediyorlar.
KDP'nin böylesi bir tercihte bulunmasında Talabani'nin karizmatik
kişiliği etkili olsa da, belirleyici neden olarak burjuva-liberal
çizgiyi benimseyen Talabani'nin örgüt içindeki rakiplerine nazaran daha
politik ve yöntem olarak da daha esnek bir yaklaşımın sahibi olması
gösteriliyor.
Talabani'nin dışında etkili olabilecek en önemli
isimlerden biri de YNK çatısı altında toplanan dört partiden biri olan
Komeleyi Rencderani Kurdistan'ın (KRK) Genel Sekreteri Newşirwan
Mustafa'dır. Klasik solcu bir kişilik olan Mustafa yöntem olarak katı
solcu bir yaklaşımı benimsediği için KDP'nin anlaşabileceği bir isim
olarak görülmüyor. Üstelik katı dogmatik yapısıyla YNK'nin
küçük-burjuva liberal tabanına hakim olabileceği de düşünülmüyor.
Kosret Resul'un ise YNK içinde kitle tabanı en güçlü olan politbüro
üyesi olmasına ve KDP'ye sempati ile bakmasına rağmen, feodal-köylü bir
kişiliğe sahip olmasının küçük-burjuva bir çizgiye göre şekillendirilen
YNK tabanı ve örgütüne hakimiyet sağlayamayacağı söyleniyor.
Talabani'ye yakınlığı ile tanınan Behrem Salih'in ise, ABD başta olmak
üzere, dış ilişki ağına dayanarak güç olmaya çalışsa da örgütün
genelini yürütecek kadar güce ve etkiye sahip olmadığı belirtiliyor.
YNK içinde etkili olabilecek olan kişiler arasında ismi geçen bir diğer
kişi de Mele Bahtiyar'dır. Melle Bahtiyar geçmişte YNK'den ayrılıp
tekrar geri döndüğü için YNK'nin kitle tabanı ve örgütü içinde
yıpranmış bir isim olarak gösteriliyor. Bundan dolayı da Melle
Bahtiyar'ın bir iktidar savaşı vermekten ziyade güç toplama siyaseti
izlediği ifade ediliyor.
Muhaliflerden hazırlık
Dönem
dönem su yüzüne çıkan iktidar savaşı, ABD'nin Irak müdahalesinden sonra
çok belirgin bir hal aldı. Bu dönemde Kosret Resul ve Newşirwan Mustafa
ile Celal Talabani arasında çok büyük bir gerginlik yaşanmıştı.
Kamuoyunda bu gerginlik Resul ve Mustafa'nın anlaşarak iktidarı
Talabani'den almaya çalıştıkları şeklinde yorumlanmıştı. Benzer bir
gerginlik ise 2001 yılında Kosret Resul ile Talabani arasında
yaşanmıştı ki, halk arasında Resul'un istifa etme düzeyine geldiği
bilgileri kamuoyuna sızmıştı. Her iki dönemde de Talabani
muhalifleriyle uzlaşmayı başarmıştı.
YNK içinde açığa çıkan
muhalif tutumlar Talabani'ye karşı bir rahatsızlığın olduğunu gösterdi.
Fakat bu karşı çıkışlar şimdiye kadar hep uzlaşma ile sonuçlandı. Bunun
nedenini YNK'ye yakınlığıyla bilinen bazı kesimler şöyle izah ettiler:
'Bu muhalifler Talabani'ye rağmen YNK'nin geneline tek başlarına güç
getiremeyeceklerini anladıkları için şimdilik Talabani'nin
başkanlığının sürmesini, ama iktidarı kendileri ile paylaşmasını
istiyorlar. Kosret ve Newşirwan da dahil olmak üzere Talabani muhalifi
görünen hemen hemen herkesin liderlik kavgasındaki hesapları
Talabani'den sonrasına hazırlık temelinde gelişiyor.'
Böylesi
bir hesabın gelişmesine temel neden olarak, YNK'nin küçük-burjuva
nitelikli örgütlenmesinden ötürü başkanlığın kongre ile el
değiştireceği gösteriliyor. Ayrıca en önemli nedenlerden biri olarak da
Talabani'nin kendi yerine geçebilecek niteliklere sahip bir oğlunun
olmaması olarak belirtiliyor. Kamuoyundaki genel kanı, Talabani'nin en
büyük oğlu Kubat ABD büyükelçiliği yapmasıyla, küçük oğlu Pavel ise
İsrail istihbaratı ile yakın ilişkileriyle aktif siyasetin içinde
olsalar da, her ikisinin de YNK gibi birçok denge üzerinde kurulmuş bir
örgütü yönetebilecek karizmatik kişiliğe ve güce sahip olmadıkları
yönündedir. Bu durum Talabani sonrası farklı bir ismin YNK liderliğine
getirileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Newşirwan Mustafa çekildi
YNK
içindeki parçalı duruşu ve kendi karşısındaki muhalefeti dengelemek
için Talabani'nin örgüt içinde, muhaliflerden birini tek bırakmak için
diğeriyle uzlaşma taktiğini izlediği ileri sürülüyor. Talabani'nin bu
yaklaşımının sonucunda örgüt içinde yalnızlaşan Newşirwan Mustafa,
geçen yıllarda YNK'den ve aktif siyasetten çekildiğini açıkladı. Tam da
bu dönemde Talabani, Newşirwan Mustafa'ya 12 milyon dolar para
yardımında bulundu. Bu kamuoyunda sus payı olarak olarak
değerlendirildi.
Newşirwan Mustafa'nın aktif siyasetten
çekilmesi kamuoyunda; ABD'nin Irak müdahalesi sonrası Newşirwan Mustafa
ile Kosret Resul'ün Talabani'ye karşı oluşturdukları ortak muhalif
cephenin, Talabani'nin Resul'ü yanına çekip Mustafa'yı yalnız
bırakmasıyla, Mustafa'nın YNK içinde kalmasının çok fazla bir anlamının
kalmadığı ve aktif siyasetten çekilme kararı aldığı şeklinde
yorumlandı.
Mustafa tam da bu dönemde Federal Kürdistan
Bölgesi'nde El-Cezire tarzı çok büyük bir basın kumpanyası kuracağını
açıkladı. Hatta bunun ilk girişimlerinde de bulundu ve Gelê Kürdistan
isminde bir TV kanalı kurdu. Fakat YNK'ye yakın çevrelerden edinilen
bilgilere göre 'Talabani para yardımını kestiği için Mustafa'nın basın
kumpanyası çalışmasının çok ağır ilerlediği' öğrenildi. Mustafa aktif
siyasetten çekildiğini açıklamış olsa da Talabani ile yakın ilişkileri
sürüyor.
CELAL TALABANİ
Celal
Talabani, 1934 yılında Süleymaniye'de doğdu. Hukuk fakültesinden mezun
oldu. 1950'li yıllarda Irak Komünist Partisi'nin içinde yer aldı. 1958
yılında askeri darbe sonrası Molla Mustafa Barzani'nin Irak'a dönmesi
üzerine KDP içinde bulundu. Dönemin KDP Genel Sekreteri İbrahim
Ahmet'le Barzani'ye karşı sol muhalefet yaptı. 1966 yılında Irak
yönetiminin yanında yer aldı ve uzun yıllar Irak yönetimi ile işbirliği
yaptı. 1970 yılına kadar, KDP'nin Ortadoğu temsilcisi olarak Beyrut'ta
yaşadı. 70'lı yıllarda bu sefer Çin ve Mao hayranı kesildi. 1975'te
Latin Amerika gerillacılığını savundu. 80'lerde ise Avrupa türü Sosyal
Demokrasi yanlısı olarak göründü. 1990'larda ise Amerikan Yeni Dünya
Düzeni'nin propagandasını üstlenmiş durumdadır.
YNK (Yekiti Niştimani Kurdistan)
YNK,
dört grubun Celal Talabani'nin liderliğinde biraraya gelmesinden ortaya
çıkan bir örgüttür. Komeleyi Rencderani Kurdistan (Kürdistan Emekçiler
Birliği), Hareketi Sosyalista Kurdistan (Kürdistan Sosyalist Hareketi)
isimli ilk iki grup Marksist-Leninist söylemli oluşumlardı. Lider
kadroları ağırlıkta aydın, ezilenlerin öncülük rolünü üstlenmek isteyen
insanlardı. Aralarında yıllar boyu KDP içerisinde peşmergelik yaparak
askeri ve siyasi tecrübe kazanmış kişilikler de vardı. Bu kadrolar 1975
fiyaskosundan sonra halk arasında örgütleme çalışmalarını geliştirmekte
ve yeniden savaşı başlatmakta belli bir rol oynamışlardır. Diğer iki
grup KDP'den kopanlardan oluşan Fuat Mahsum liderliğindeki Yekiti
Şoreşgerani Kurdistan (Kürdistan Devrimciler Birliği) ve Celal Talabani
öncülüğündeki 'Celaliler' diye tanınan gruplardı. Her iki grubun üst
düzey kadroları feodal ve şeyhlik kökenli aydınlardan oluşuyordu.
Birçoğu yüksek okul bitirmekle birlikte siyasi gelişmeleri takip eden
belli siyasi tecrübeye sahip kişiliklerdi. Bu kanatlar dönemsel
şartların zorlaması ile 1976'da ciddi ideolojik temellere dayanmayan
bir birlikteliğe gitme kararlılığına ulaştılar. 1980'lere kadar Ali
Asker gibi birinci kanat liderlerinin tasfiye olması ile ikinci kanat
duruma daha da hakim duruma geldi. Böylesi gevşek olan birlik YNK'nin
1992 Kongresi'ne kadar süregeldi. O zamana dek kendilerini KRK ve
YŞK'liler olarak tanımlayan kadrolar bu isimlerden vazgeçmeye zorlandı.
Sözkonusu kongrede KRK Genel Sekreteri Newşirwan Mustafa, KRK isminde
bir oluşumun kalmadığını duyurdu. Benzeri bir açıklamayı da YŞK
Sekreteri Fuat Mahsum yaptı. Kongrede her iki eski örgüt lideri YNK
Genel Sekreteri Celal Talabani'nin yardımcıları görevine getirildiler.
YNK bu kongrede yeni program ve tüzük kabul edip bir birlik olarak
kendini yenileyerek toparlandı. 1994 yılında KDP ile şiddetli bir
savaşa giren YNK, pratik anlamda kendi düzenini tümüyle savaşa göre
oluşturdu. Askeri açıdan YNK iki cepheye bölündü. Hewlêr sınırından
Ranya'ya kadarki alanda peşmerge birlikleri Kosret Resul komutasında,
Germiyan'dan Süleymaniye'ye kadarki birlikler ise Cabbar Ferman
komutasında toparlanmıştı. KDP ile savaşı pratik olarak omuzlayan her
iki komutan geniş inisiyatif ve olanaklara sahiplerdi. Bu da her iki
askeri komutanın halk ve peşmerge üzerindeki etkisini arttırdı. Kosret
Resul önce ortak hükümetin, 1996'dan sonra da YNK hükümetinin başbakanı
olduğu dönemlerde halk içerisinde siyasi etkisini artırarak Talabani'yi
korkutmaya başladı.
Hazırlayan: Nihat KAYA
|
|
|
|
|
 |
Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
| |
|