Toplum Yaşam: Su için savaşlar yaşanabilir
Gönderen: seteney Tarih: 29.07.2008, 09:10:54 (178 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
 
Su için savaşlar yaşanabilir
Ekolojik tahribat ve çevre kirliği dünyanın su kaynaklarının giderek tükenmesine neden oluyor. Bu nedenye su yönetiminin planlanması ve uygulanması noktasında, bütün dünyada önemli toplantılar yapılıyor. Gelecek yıl 'Dünya Su Forumu' düzenlenecek. Su kaynaklarının giderek azaldığı ve kirlendiği günümüz dünyasında ise önümüzdeki yıllarda büyük su savaşları yaşanması riski giderek artıyor. Türkiye ise su kaynakları konusunda büyük bir risk altında bulunuyor. Türkiye Dicle ve Fırak nehirleri üzerine inşa ettiği 22 baraj nedeniyle de Irak ve Suriye ile zaman zaman su paylaşımı sorunu yaşıyor.

Eskiden 'kana susamış ordular' derlerdi. Uzmanların gelecek tahminlerinde ise susamış ordular oluşacak. Ama kana değil, suya. Dünyanın üçte ikisini oluşturan suyun yüzde 97.5'i tuzlu olduğu için kullanılamıyor. Tuzlu suyu içilebilir suya çevirmek son derece maliyetli. Kullanılabilir su bu kadar az olunca, su kaynaklarının bulunduğu noktalar daha da kritik hale geliyor. Su tüketimi son 30 yılda üç katına çıktı. Bir ABD'li günde ortalama 500, bir İngiliz ise 200 litre su kullanırken, bazı Afrika ülkelerinde kişi başına düşen günlük su miktarı 10 litreyi bile bulmuyor. Su tüketiminde de, petrol gibi küresel bir adaletsizlik söz konusu. Bu en hayati kaynak üzerine yapılan tartışmaların şiddete dönüşmesi tehlikesini de beraberinde getirdi.

Su için 37 çatışma yaşandı

Dünyanın en önemli temiz su kaynaklarını oluşturan 263 nehir iki ya da daha fazla ülkenin topraklarından geçiyor. Bu su kaynaklarının kullanımı konusunda uluslar arasında 400'den fazla anlaşma yapıldı. Ancak, uzmanlar su kaynaklarının azalması ve kuraklık tehlikesi nedeniyle bugüne kadar uzlaşı noktası olan nehirlerin savaşlara neden olabileceğini ifade ediyor. Çünkü su kaynaklarının kullanımı konusunda büyük bir adaletsizlik var. Geçtiğimiz ocak ayında İsviçre'deki Davos toplantılarında bir konuşma yapan BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon dünyanın gelecekte karşı karşıya olduğu tehlikeleri sıralarken, gelecekte su savaşlarının yaşanabileceği uyarısında bulunmuştu. Bu konuda uyarıda bulunan ilk kişi tabii ki Ki-Moon değildi. İngiltere Savunma Bakanı John Reid, 2006 yılında İngiliz ordusunun 'hayatın en temel gereksinimi için' savaşmaya hazırlandığını söylemişti. 1950 yılından bu yana su paylaşımı nedeniyle ise 37 çatışma yaşandı. Bunların 30'u İsrail ve komşu ülkeler arasında yaşanırken, dünyanın geri kalanında su paylaşımı sadece 7 çatışmaya neden oldu.

Kıyamet senaryoları

Susuzluk, suya susamış ordular tarafından bir kıyamete dönüştürülebilir. Sudan'da yüzbinlerce kişinin ölümüne neden olan çatışmalar su savaşlarının sanki bir provası gibi. Bu rağmen dünya üzerinde su kaynakları sorununun yaşandığı bölgelerdeki ülkeler arasında ciddi bir dengesizlik var. Sözgelimi Nil Nehri. Nil Mısır'ın hayat kaynağı, tüm tarımsal üretiminin gerçekleştiği havzayı besleyen bir can damarı. Mısır bu konuda zaman zaman Sudan, Uganda ve Etiyopya ile Nil sularının kullanımı konusunda karşı karşıya geliyor. Ancak taraflar arasındaki güç dengesizliği bu anlaşmazlıkların genelde Mısır lehine sonuçlanmasını sağlıyor. Çin de bu konuda önemli bir örnek. Kazakistan'daki Balkaş Gölü, Çin'in İli Nehri üzerine yaptığı barajlar nedeniyle kuruma noktasında. Ve tabii ki 18 milyon nüfuslu Kazakistan'ın 1.3 milyarlık Çin'le bu konuda savaşa tutuşması beklenemez. Güney Asya'da Mekong'da kurulan Çin barajları da bölgede büyük gerginlik yaratıyor. Öte yandan Kırgızistan ve Tacikistan'daki hidroelektrik santralleri, Özbekistan ve Kazakistan'ın su kaynaklarını kesiyor.

Binlerce kişi ölüyor

Uzmanlar su konusunda ilk savaşların Nile, Nijer, Volta ve Zambezi nehirleri nedeniyle çıkabileceğini düşünüyor. Ancak, Afrikalı liderler nehirlerin kullanımı konusunda anlaşmaya daha yatkın. Kurumakta olan Nijer Nehri'nin kurtarılması için 9 Afrika ülkesi anlaşma imzalarken, Güney Nil havzasının korunması için de çok sayıda Afrika ülkesi işbirliği içinde. Buna karşın Uganda, Ruanda, Etiyopya, Eritre ve Sudan su konusunda çatışmaya en yatkın ülkeler. Bu ülkeler Nil nehri konusunda sık sık Mısır'la karşı karşıya geliyor. Batı Afrika'da ise Hıristiyan-Müslüman çatışması olarak yansıyan olaylar, aslında su sorunundan kaynaklanıyor. Daha şimdiden dünyada su çatışmaları nedeniyle her yıl yüzlerce insan hayatını kaybediyor. Bu çatışmalar dünyada genel büyük bir çatışmanın yaşanacağının delili olamaz, ancak su kıtlığının dünyaya nasıl istikrarsızlığa sürükleyeceğinin de göstergesi. Şimdilik su büyük bir çatışma gerekçesi değil. Ancak uzmanlar, kullanılabilir su kaynaklarının giderek azalmasının gelecekte su savaşları yaşanması riskinin her zaman var olduğuna dikkat çekiyor. AMSTERDAM /
ANF

İSMET KAYHAN

YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· HPG:
· Karakol baskınında yaşamını yitiren 4 gerillanın kimlikleri
· Onbinler Kürt festivalinde buluştu
· Bitlis'te görüşmeye giden gerillalara komplo
· Öcalan: Ergenekoncular fazla içerde kalmaz
· Kürt Kültür Festivalleri 16 yılı geride bıraktı
·  Yenilendi- Şemdinli'de ölü sayısı 6'ya yükseldi, 2 askerde kayıp
·  HPG: OPERASYONLARDA 8 ASKER ÖLDÜRÜLDÜ
· Uzun yürüyüş Bochuma ulaştı
· Gerilla babası isyan etti: Bu devletin ne dini ne imanı var

Toplum Yaşam
· Diyarbakırlı çocuklardan 'Dilimiz onurumuzdur' yürüyüşü
· Kürtçe Anadil eğitim kampanyası yayılıyor
· Kürt Kültür Festivalleri 16 yılı geride bıraktı
· Hem öğreniyorlar hem de üretiyorlar
· En fazla kayıp çocuk Antep ve Diyarbakır'da
· Madrid’de Kürt derneği kuruldu
· Mardin kalesi yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya
· ‘Suriye Kürt Köylerinde Bir Gün’
· Kozluk’da 150 yıllık su kuyuları kurudu
· O şimdi ağaçta yaşıyor

© Rojaciwan.com