ANKARA/ Uzun bir süredir yürütülen Çatı Partisi
çalışmaları, DTP kongresinden sonra hızlandırıldı. Her kesimden
ezilenlerin içerisinde yer alacağı çatı partisinin taslağında, asıl
hedefin seçim ittifakı değil, strateji işbirliği olduğu vurgulanıyor.
Çatı partisi kurulursa, Kürt sorunu, barış, demokrasi, emek, inanç,
cinsiyet özgürlüğü için mücadele edecek.
DTP, SDP, EMEP’in öncülüğünde yürütülen Çatı Partisi projesine,
sendikalar, sivil toplum, kadın ve Alevi örgütleri destek veriyor. DTP
Kongresi’ne de sunulan Çatı Partisi Taslağı’nda, yeni partinin nasıl
bir proje olduğu, çalışmaların ne aşamaya geldiği ve projenin
gerçekleşmesi halinde nasıl bir mücadele yürütüleceği ve asıl hedefin
ne olduğu belirtiliyor.
EZİLENLERİN PARTİSİ
Taslakta, çatı partisinin seçimlere dönük bir ittifak arayışı olarak
görülmemesi gerektiği vurgulanıyor. Asıl hedefin, emperyal, ekonomik,
ulusal, etnik, cinsiyetçi, inançsal baskılar altında ezilen tüm
halkların ve emekçilerin stratejik ittifakının yaratılması ve demokrasi
mücadelesini birlikte yükseltmesi olduğu belirtilen taslakta, “Çatı
Partisi, bütün ezilenleri birleştirecek şekilde örülebildiği taktirde
barışçıl, demokratik, adil ve eşitlikçi bir geleceğin kurulması için
son derece önemli bir adım olacaktır” deniliyor.
TESPİTLER
”Birlikte yaşam, birlikte çözüm” sloganıyla başlatılan Çatı
Parti’sinin bu slogana DTP 2. Olağan Kongresi’nde kullanıldı. DTP’nin,
8 Kasım 2007'de yaptığı 2. Olağanüstü Kongresi'nde deklare ettiği Çatı
Partisi 'Çatı Partisi' girişiminin 'çerçeve taslağı'nda ortak partiye
neden ihtiyaç duyulduğu şu şekilde belirtilmişti:
- Türkiye'nin muhalefeti- iktidarıyla tüm geleneksel egemen siyaset
kurumları bir çatı altında birleşmiş durumdadır. Cumhuriyet-demokrasi,
laiklik-irtica ekseninde yaratılan fırtına, belirli bir nesnelliği de
olmasına rağmen, Kürt sorunu ve tüm ezilenlerin talepleri sözkonusu
olunca hemen diniyor. Bu cephenin hedefi, Türkiye'de demokrasi ve
özgürlük talepleri etrafında gelişen tüm muhalefet güçleridir.
- Bu coğrafyada yaşayan kimlik, emek, demokrasi, barış ve özgürlük
eksenli tüm talepler egemen sistem için tehlike ve tehdit olarak
görülmekte, tümden tasfiye edilmeleri, sisteme entegre edilerek
bitirilmeleri için her yol ve yöntem devreye konulmaktadır. Bu amaçla
muazzam psikolojik savaş ve şoven-milliyetçi propaganda altında
yaratılan 'Kürt korkusu' ile Türkiye'nin tüm ezilenlerinin her türden
ekonomik, sosyal, politik talepleri muğlaklaştırılmak, Türkiye'nin
temel demokrasi güçleri arasındaki bağlar koparılmak isteniyor.
- Halkların kardeşliği temelinde oluşturulacak bir emek, barış,
demokrasi ittifakıyla, geniş güçleri kapsayabilir, ezilen Kürt ve Türk
yığınlarına ulaşarak, ırkçı, milliyetçi, şoven ideolojik hegemonyayı
kırmak için yaygın bir çalışma gerçekleştirebilirsek, hem bu imhacı ve
tasfiyeci dalgayı geri püskürtmek mümkün olabilir hem de halkların
özgürlüğü ve emeğin kurtuluşunun devrimci demokratik yolu açılabilir.
Çatı Partisi işte böyle bir örgütlenmenin günümüzdeki biçimi olabilir.
Gerçek demokratik-sol muhalefetin boşluğu nedeniyle egemen güçlerin
siyasal temsilcileri arasında oradan oraya sürüklenen halklarımıza bir
demokrasi, özgürlük ve barış seçeneği sunabilir.'
ESNEK HAREKET EDİLECEK
DTP, EMEP ve SDP’nin oluşturduğu ortak bir komisyon, sosyalist
örgütler, devrimci-demokratik çevreler, yapılar, sendikalar, sivil
toplum örgütleri ve aydınlarla görüşmeler yaparak hangi politikalar
etrafında ortak bir mücadele alanı yaratılabileceği, bunun hangi
ilkeler ve kriterlere dayanılarak gerçekleştireleceği masaya yatırıldı.
Taslakta, temasların mümkün mertebe yaygın bir şekilde
gerçekleştirilmeye çalışıldığını ve görüşmelerde program ve
oluşturulacak örgüt modeli konusunda son derece esnek hareket edildiği
vurgulanıyor.
GENİŞ BİR KONSENSÜS
Türkiye’nin içerisinde bulunduğu güncel politik koşulların, geniş
kesimlerin ortak mücadelesini zorunlu kıldığı ve bunun için toplumsal
koşulların olgunlaştığı belirtilerek, 'Çatı Partisi'nin acil bir
ihtiyaç olduğu konusunda çok geniş bir çevrenin hemfikir olduğunun
ortaya çıktığı ifade ediliyor. Taslakta şöyle deniliyor: “Oluşturulacak
birliğin Türkiye'de demokratik mücadelenin gelişmesinden yana tüm
çevreleri kapsaması gerektiği, dar tutulmaması ve geniş bir yelpazenin
konsensüsünü ifade etmesi gerektiği de, üzerinde birleşilen hususlardan
biri olarak ortaya çıkmıştır.”
YAŞANAN ZORLUKLAR
Taslakta, bu süreçte yaşanan bazı zorluklara işaret edildi. Bu
bölümde şöyle denildi: “Türkiye'de demokratikleşme mücadelesini
birlikte yükseltme çağrısının özünü oluşturan stratejik yaklaşımı
özünden boşaltan, anlamını birtakım politik çıkarlar uğruna küçülten,
hatta yer yer olası bir seçim ittifakına indirgeyen yaklaşımlar da yok
değildir. Açıkça belirtmek gerekir ki, geçmişte seçim işbirlikleri
yapmış partiler olarak bizlerin yürüttüğü Çatı Partisi çalışması sadece
seçimlere dönük bir ittifak arayışı değildir. Yaptığımız çağrı, özünde
stratejiktir. Hedef, emperyal, ekonomik, ulusal, etnik, cinsiyetçi,
inançsal baskılar altında ezilen tüm halkların ve emekçilerin stratejik
ittifakını yaratmak, demokrasi mücadelesini birlikte yükseltmek
olmalıdır.”
ÖZELEŞTİRİ
Demokratik Cumhuriyet hedefi doğrultusunda gerçekleştirilecek olan
birliğin, sola da yeni bir soluk kazandıracağı belirtilen taslakta
geçmişteki ittifakların yetersiz kaldığı da vurgulanıyor. Taslakta,
“Kuşkusuz bunun faturasını ezilen halklarımız ve demokrasi güçleri
ödemiştir” deniliyor. Ezilenlerin ortak bir cephe yaratması gerektiğine
yer verilen metinde, “tüm kesimlerin yeterince açık bir özeleştirel
yaklaşımla geçmişi tahlil etmesi ve süreci doğru okuyarak kendini
yeniden yapılandırması zorunludur” deniliyor.
ALTERNATİF GÜÇ
Taslakta çatı partisinin hedefi şöyle açıklanıyor: ”Çatı Partisi,
bütün ezilenleri birleştirecek şekilde örülebildiği taktirde barışçıl,
demokratik, adil ve eşitlikçi bir geleceğin kurulması için son derece
önemli bir adım olacaktır. Özellikle egemen güçler arasındaki
çelişkiler ve çatışmaların gizlenemez derecede açığa çıktığı
güncel-politik durum dikkate alındığında, Çatı Partisi'nin toplumun
geniş kesimleri için ciddi ve güven verici bir alternatif haline
geleceği, hatta Türkiye'de köklü politika değişikliğine yol açabileceği
açıktır.
TOPLUMSAL SİNERJİ
Kitleler içinde çalışmaya ve emeğe dayalı böyle bir hareket, kısa
sürede ciddi bir sinerji yaratabilir, var olan boşluğu doldurabilir,
halkın ihtiyaçlarına cevap olabilir. Bunun için gerekli olan toplumsal
koşullar olgunlaşmıştır. Bu siyasal aracı yaratmak konusunda ısrarcı
olacağız ve gereken iradeyi, inanç özgürlüğünün garantisini halka
dayanan bir demokraside gören Müslüman’dan, emeğin sosyal kurtuluşu
için mücadele eden sol güçlere kadar tüm çevrelerle birlikte
oluşturacağız.
Radikal demokrasiyi hedefleyen, halkın dilini konuşan, halkın ortak
çıkarlarına tercüman olan, onun temel sorunlarının çözümü için mücadele
eden böyle bir hareket, sadece Türkiye'de barış, demokrasi ve
özgürlüğün yolunu açmakla kalmayacak, bugün emperyalist saldırganlığın
ve yerel diktatörlüklerin kan revan içinde bıraktığı bölgemizde de
barış ve demokrasi rüzgarları estirecektir.
HEDEFLER
• Hemen barış,
• Demokratik, katılımcı, sosyal, özgürlükçü ve eşitlikçi bir anayasa,
• Oligarşik ve militarist vesayet rejiminin 'Demokratik Cumhuriyet'e dönüştürülmesi,
• Emperyalizme bağımlılığa son verilmesi ve onurlu ve bağımsız dış politika,
• Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünün koşullarının yaratılması,
• Finans kapitalin tekelci egemenliğine karşı, ekonominin demokratikleştirilmesi,
• Emekçilerin ekonomik ve demokratik taleplerinin karşılanması,
• Kadına karşı cinsiyetçi ayrıma son verilmesi,
• Düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü,
• Doğanın tahribine son verilmesi.
YASAL UYARI: Fırat Haber
Ajansı (ANF) servis ettiği haber ve fotoğrafları aboneleri dışında,
ajansın izni olmadan kopyalamak veya yeniden yayınlamak yasaktır
Copyright 2008
ANF NEWS AGENCY
|