Bölgede süren operasyon ve çatışmaların en yoğun yaşandığı illerden
olan Tunceli'de yaşayan vatandaşların yaşamları 'güvenlik' gerekçesi
ile göre düzenleniyor. Kentte insanların yanı sıra ormanlar dahi
'güvenlik' gerekçesiyle kesilirken, askerlerin 'kasıtlı' olarak
başlattığı iddia edilen orman yangınları da sürüyor. Söz konusu
'güvenlik' önlemlerinden ilde bulunan yaylacılarda nasibini aldı.
Yaylacılardan edinilen bilgiye göre, Pülümür sınırları içinde bulunan
ve aralarında Yoncalık, Elmalı, Yeldağı, Bağırbaba ve Ferhat Çayırı
yaylalarının da bulunduğu yaklaşık 10 yayladaki uygulamalar kapsamında
yaylacılara karakola çağrılıp işbirliği teklifi yapıldığı, özel
harekatçıların yaylalarda çadır kurmak istediği öne sürüldü.
Yoğun gıda kontrolü
Yaylalara giden yollar üzerinde kurulan askeri kontrol noktalarındaki aramalar sıklaştırıldı.
Kontrol noktalarında özellikle yaylacıların yanında bulanan
poşetlerin ayrıntılı olarak arandığı ve ihtiyaçları doğrultusunda şehir
merkezinden temin ettikleri gıda ürünlerinin kişinin ismi ile birlikte
kilo kilo not edildiği belirtildi. Kontrollerde özellikle yaylacıların
aldığı un ve şekerin faturalarının olup olmadığının sorulduğu
belirtilirken, gıda ürünlerinin sahibinin araçta bulunmaması durumunda
yaylalara gönderilmesine izin verilmediği bildirildi. Kontrollerdeki
arama ve gıda kaydının yapılması ise OHAL dönemindeki uygulamaları
anımsattı.
'Yaylacılar karakola çağrılıp toplantı yapılıyor' iddiası
Arama ve kontrol noktalarındaki uygulamaların yanı sıra önceki
yıllara göre yeni bir uygulamanın başlatıldığı kaydedildi. Yaylacıların
Pülümür Jandarma Komutanlığı'na çağrılarak toplantı yapıldığı öne
sürüldü. Yaylacıların iddiasına göre, her yayladan ileri gelen
kişilerin her ayın 7'si ve 10'u arasında karakola çağrılıyor. Karakolda
askeri yetkilerin yaylacılara yönelik yaptığı toplu konuşmanın dışında
yaylacılarla tek tek görüşüldüğü belirtilirken, yaylacılar ile yapılan
birebir görüşmelerde kendilerine verilen cevaplar arasındaki
çelişkilerin olup olmadığının açığa çıkarılmaya çalışıldığı öğrenildi.
Yine karakolda askeri yetkililerin yaptığı konuşmalarda "Yaylaya gelen
var mı, varsa kimler ve hangi gruplar geliyor? Kodları nedir?" şeklinde
soruların sorulduğu öne sürülürken, yine askerlerin "Yaylaya gelirlerse
bize haber verin, bize yardımcı olun ki, sizde rahat edesiniz. Eğer
sizi çok zorlarlarsa un ve şeker neyse ama sakın tüp, pil ve gübre
götürmeyin. Bunlardan birisini götüreni yakalamayayım" şeklinde
ifadelerin kullanıldığı öne sürüldü.
Karakolda yaylacılar ile yapılan görüşmelerde gündeme gelen bir
diğer konu ise askerlerin, yaylalarda çadır kurmak istediği yönünde.
İddiaya göre 'özel harekatçıların' yaylalarda çadır kurmak istediği,
ancak birçok yaylacının bu teklifi kabul etmediği belirtildi.