PJAK: 15 AĞUSTOS TARİHSEL VE TOPLUMSAL ANLAMI OLAN BİR NAMUS EYLEMİDİR
Gönderen: Rojaciwan Tarih: 14.08.2008, 15:57:11 (2290 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
undefined15 AĞUSTOS ATILIMI, TARİHSEL VE TOPLUMSAL ANLAMI OLAN BİR NAMUS EYLEMİDİR


Kürdistan’da, 27 Kasım 1978 yılında, PKK bir parti olarak resmi ilanına kavuştuğunda, Ortadoğu’da ezilen halklar ve yine ezilen cins olan kadın adına tarihi bir eylemin ilk cümlesini oluşturdu. PKK herhangi bir parti olarak doğmadı. Önderliğimizin deyimiyle “yeni yaşam tarzı, onur meselesi”, “tarihsel toplumsal anlamı olan bir namus eylemi” olarak doğdu. PKK’nin orijinalitesi ve belleklerde silinmez izler bırakan özsel değerleri, esasta doğuşun karakterinde, söylenen ilk cümlelerin coşkusu, heyecanı ve özgürlük inadında


gizlidir. Partinin kuruluşunda gizli olan bu öz kadar, hareketin tarihinde önemli olan bir diğer dönemeç niteliğindeki tarihi adım da 15 Ağustos şanlı atılımıyla silahlı mücadelenin başlatılmasıdır.

 

Silahlı mücadelemizin başlangıcının 24. Yılını doldurur ve 25. Yılına doğru yol alır iken, Mezopotamya’da gelişen ilk toplumsal yaşamın, özgürlük, eşitlik öğelerini bağrında taşıdığını ve binlerce yıllık egemen sisteme her açıdan alternatif olduğunu, tüm canlılığı ile ortaya koymaktadır. Bu taşıdığı eşitlikçi, özgürlükçü öz, ilk söylenen cümlelerde de mevcuttur. Bugün artık bir özgür yaşam ve savaş romanına dönüşen gerçekliğinde de mevcuttur. Ortadoğu ve özellikle de Kürt kimliği, binlerce yılın egemenlikli kültürü tarafından tarihi köklerinden koparılıp savrulmaya, kölelik girdabında boğulmaya mahkûm edildi. Tüm kavramlar özünden boşaltılıp, tersine çevrildi. Bu nedenle de Ortadoğu halkları için mücadelenin bu kördüğümden başlaması, bir zorunluluktu. İşte bu mücadelenin kendisi, her şeyden önce büyük bir iç savaşımı, kişilik savaşımını gerektiriyordu. Ve 15 Ağustos özgürlük atılımıyla, daha önceden bazı temel hatları konulan özgürlük mücadelesi, süreç ilerledikçe ve pratik iç engellerle karşılaştıkça, derinleşmeyi silahlı bir biçime dönüştürdü. 15 Ağustosla Kürdün beynine, geleneksel geri yaklaşımlarına, ilk kurşun sıkıldı. Bu özgürlük atılımı klasik tüm anlamları aşan bir eylemdi. Önderliğimizin özgürlük felsefesinin öğreticiliğinde ve yiğit Komutanımız Agit arkadaşın öncülüğünde gelişen bu tarihi eylem, egemen tarihin ve güçlerin ortaya koyduğu tüm değerlere karşı bir mücadele içeriğine sahipti. Yani burada şunun anlaşılması gerekmektedir, bu atılımı bu kadar anlamlı kılan salt silahlı mücadelenin başlatılması değildir.
 

15 Ağustos atılımı Kürdistan coğrafyasının en büyük devrimlerindendir. Erkek, kadın, siyaset, savaş, devlet, iktidar, kültür, ahlak, gelenek, aile, sevgi, aşk, davranış, kişilik tüm insan yaşamını ilgilendiren olgular bu atılımla yitirdikleri anlamlarıyla yeniden ilişkilendirildiler. Dolayısıyla bu atılımlar, insanımızı yürekten ve beyinden boğan klasik namus anlayışına karşı en radikal biçimde mücadele ederek, yeni ve özgür insan anlayışını geliştirdi. Ki bu gerçekliğin kendisi yeni insan, yeni kadın, yeni erkek ve yeni toplumsal şekillenişten başka bir anlam ifade etmemektedir. Bu mücadele yüzeyde, görünürde gelişen bir mücadele değildir, bireyin ve toplumun yüreğinde ve beyninde yer edinerek gelişen bir sosyalizm mücadelesidir.
 

Tabi ki bu mücadele öyle kolay gelişmedi. Öyle ucuz gelişen, rahat geliştirilen bir mücadele de olmadı. Bir yandan düşmana karşı kıyasıya verilen bir mücadele, diğer yandan da mücadelenin kendi içinde olan militan gerçekliğinin sınıfsal, ulusal, cinssel, yöresel kördüğümlerine karşı kıyasıya verilen bir mücadele yaşandı. Hareketimiz içerisinde bu çizgi mücadelesine kendini yatıran ve adayan direnişçi gerçeklik ortaya çıktığı gibi, bu çizgiye karşıt gelişen egemen sistem gerçekliğini parti ortamında da yaşatmaya ve iktidarlaştırmaya çalışan ihanetçi gerçeklik de ortaya çıktı. Haki Karer’le başlayan, Mazlum, Hayri, Kemal Pirlerle, Agit, Zilan, Beritan, Erdal, Serxwebun, Şilan, Viyan, Sorxwin, Yıldız, Adıl, Gülbahar, Ferhat, Kurtay, Nuda, Dicle ve Sidarlarla devam eden ve sayısı binleri bulan nadide güzellikte ve karakterde Şehitlerimiz, mücadele yolunun çatallaşan ayrımında direniş yolunun aydınlatıcısı, yol göstericisi oldular. Diğeri ise Ortadoğu’nun kördüğümünde namussuzlukta ısrar ederek ihanette boğulan bir gerçeklik oldu. Sonuçta, bu iki çizginin amansız mücadelesi ve direniş çizgisinin başarı gücünü ortaya koyması sonucu, PKK bugüne kadar da ulaşan kalıcı değerlerini yarattı. PKK içinde gelişen kadın özgürlük hareketi ve çizgisi de, en temelde Önderlik paradigması ve bu direniş çizgisinin bir yaratımıdır.
 

PKK mademki kürdü özgür, eşit ve adil temellerde yeniden yaratacaktı, o zaman bu kimliğin temel bir parçası olan kadın da bu yaratım eyleminde mutlaka yer alacaktı, bu kızgın ve zorlu savaşım içerisine her şeyiyle girecekti. Coğrafyamızın kördüğümü mademki en başta kadında düğümlenmişti, kadında kilitlenen namus anlayışı ile bir bütün toplumun eli ayağı bağlanmış, köleleştirilmişti, öyleyse bu mücadele de en başta kadın ve namus etrafında geliştirilen bu derin anlam yitimine son verecek ve yeni anlamlar yükleyecekti. İlk başlarda çok derinlikli olmasa da, sezgisel ve o dönemin mevcut bilinç düzeyi kadar kadın özgürlük mücadelesine yönelindi, ancak süreçle kadın katılımlarının çoğalması ve yine kişilik çözümlemelerinin kadında ve erkekte derinleşmesi ile daha da derinlik kazandı. Kadın artık kendi özgün örgütlülüğü, ordusu ile yeni yaşamın mücadelesini vermeye başladı, bu da yetmedi Önderliğin geliştirdiği kadın kurtuluş ideolojisi ve kadın partileşmesi ile mücadelesini derinleştirdi. Ve şimdi de yaygınlaşan örgütlenme kimliği ve kadın kurtuluş ideolojisi ile bu mücadeleye devam etmektedir.
 

Başta da ifade etmeye çalıştığımız gibi, daha başından itibaren kendi ulusal kimlik gelişimini mutlak anlamda özgürlük çizgisine bağlayan PKK, tüm gelişim süreçlerinde de bunu esas aldı. Dolayısıyla mücadele süreci içerisinde de gerek parti içinde ve gerekse de parti dışında gelişen gerici geleneksel, egemen ideolojilere karşı her zaman mücadele içerisinde oldu. Bu nedenle de PKK’de sorun hiçbir zaman salt Kürt ulusal mücadelesi ile sınırlı kalmadı, inkâr edilen ve imhaya yatırılan Kürt kimliğinin bir bütün eşitlik, özgürlük, adalet ilkeleri, yani sosyalizm ideolojisi ekseninde gelişimi esas alındı. Mücadelenin bu esaslar etrafında geliştirilmesi ise, hem dünya ulusal mücadelelerine ve hem de sosyalist mücadelelere çok önemli bir gelişim kazandırdı ve yepyeni bir deneyim yarattı.
 

Mücadelemizin bu eksende geliştirilmesinde kahraman, fedai Şehitlerimizin rolü belirleyicidir. Silahlı mücadelemizin öncüleşen yiğit komutanlarından Agit arkadaşın kişiliğini anlamaya çalışmak, tarzını çözümlemek bir anlamıyla savaş tarihimizi anlamak ve çözümlemek olacaktır. Çünkü Agit arkadaş hakikat ve özgür yaşam aşığıdır. O Önderlikle arkadaş olmanın ilkelerini kendi yaşamıyla ve eylemiyle pratikleştirmiştir. Aradan yıllar geçmesine rağmen, Agit arkadaşı mücadelemizin unutulmaz, yılmaz komutanı kılan bu gerçekliktir. Mücadelenin imkânlarının sınırlı olduğu koşullarda, herkesin olmazı dayattığı, başaramayız dediği bir dönemde Agit arkadaş, başarının adı olmuştur. O dönemlerde iç tasfiyeciliğin ve çeteciliğin etkisiyle 15 Ağustos atılım kararı geciktirilmiştir. Ama Agit arkadaş her şeye rağmen bu atılımı gerçekleştirmek için dayatıcı olmuş ve grubu yola çıkarken en önde yer almıştır. Agit arkadaşı Agitleştiren onun yaşamı, eylemi, savaşı, Önderliğe olan bağlılığı, ülke sevgisi, toprağa bağlılığı ve özgürlük için gözünü kırpmadan her zorluğa göğüs germesidir. Bugün varız diyebiliyorsak, dağlarda özgürce soluyabiliyorsak ve özgür yaşam savaşını devam ettirebiliyorsak, bu Agit arkadaşın sayesindedir. Agit arkadaş ve Agitleşen yoldaşlarımız sayesindedir. Bizi biz eden bu değerlerimizi hiçbir zaman unutmamalı, onların yolunda yürümeli, onları yaşamımızın özgürlük manifestoları haline getirmeliyiz.
 

Burada Erdal arkadaşı anmadan geçmek istemiyorum. Erdal arkadaş’ta kişiliğini Gabar’da Agit arkadaşın patikalarında dolaştığı, köylerinde örgütleme yaptığı, sarınçlarından su içtiği topraklarda yaratmıştır. Erdal arkadaş bir anlamıyla Agit arkadaşın öğrencisidir. Erdal arkadaşın Önderliğe ve mücadeleye yaklaşımı Agit ruhuyla olmuştur. Talihsiz bir biçimde şahadete ulaşan Erdal arkadaş yaşamıyla ve Apocu duruşuyla herkese güven vermekteydi. Erdal arkadaşta mücadelemiz içerisindeki örnek duruşu ve katılımıyla biz özgürlük militanlarına çok şey öğretti. Erdal arkadaşın kadınla yoldaşlığı da klasik erkek yaklaşımlarının çok ötesindeydi. Kadınla özgürlük ilkeleri temelinde arkadaş olmayı esas alan Erdal arkadaş, kadın karşısında özgürlük öğretisi dışında bir yaklaşıma asla girmedi ve böylesi bir yaklaşımın geliştirilmesine izin vermedi. Yine özgürlük hareketimize tasfiyeciliğin dayatıldığı, iç çeteciliğin kendisini pervasızca örgütlediği dönemlerde Erdal arkadaş her zaman Önderlik çizgisinden yana tavrını koydu. Ve savaşın yılmaz Komutanı olduğu gibi, özgürlük ilkelerinin ve özgürlük çizgisinin de yılmaz Komutanı olmayı başardı. Dolayısıyla Erdal arkadaş Agit arkadaşın ardılı olmayı, özgürlük mücadelemizin öncüleşen Komutanı olmayı başardı.
 

Sonuç itibariyle 15 Ağustos atılımının yeni bir yıldönümüne girerken bu vesileyle başta bu şanlı atılımın yiğit Komutanı Agit arkadaşı saygıyla anıyor, Agit arkadaşın ardılı olan, öncüleşen komutanımız Erdal arkadaşın anısı önünde saygıyla eğiliyor, bu arkadaşlarımızın anılarına bağlılığın gereği olarak mücadeleyi yükseltme kararlılığımızı bir kez daha yineliyoruz.


                   LEYLA AMED

YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


Yorumlar
Yazan: Adar145     Tarih : 2008-08-14 22:13:05     Puan :
herbiji hevalım mükemel alternatif yorum getirmişsin başta komutan agit ve şahsında tüm şehitlerinin çizgisinde saygıgla eğilim serkeftin gerila heval

En çok okunan haberler
· PKK hangi koşullarda silahı bırakır?
· Gerilladan karakola top atışı!
· KCK Karayılan’ın MİT ile görüştüğü iddiasını yalanladı
· İşte DTP'nin aday kriterleri
· Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
· HPG'liler Hasankeyf’te karakol bastı
· Dört ülke Bağdat’ta PKK için toplanıyor
· Çatışmada ölen binbaşının kimliği belli oldu
· Her dönemin şifresi: Aksu
· Ahmet Türk: Başbakan bize karşı sözlerini geri almalı

PJAK
· Tahran cezaevinde siyasi tutsaklara saldırı
· SON DAKİKA- Kandil’e saldırıda 4 HRK gerillası yaşamını yitirdi
· PJAK’lı Temel’in annesi: Şehit annesi olmaktan mutluyum
· Yaşamını yitiren PJAK gerillasının kimliği belirlendi
· İran’da 2 pastar öldürüldü
· FLASH - PJAK’tan Türk ordusuna karşı savaş kararı çıktı
· Açlık grevindeki PJAK’lıya idam cezası
· PJAK: Hava saldırısında 1 gerilla hayatını kaybetti
· PJAK’tan ‘kitlesel açlık grevine’ ilişkin açıklama
· İran'da 300 PJAK ve PKK'li tutsak açlık grevinde

© Rojaciwan.com