Basından Seçmeler: 97 konsepti aranıyor
Gönderen: seteney Tarih: 27.08.2008, 17:11:43 (2256 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
 

97 konsepti aranıyor
Türkiye'nin bugün 1997'de Güney Kürdistan'da KDP'nin desteğiyle elde ettiği statüyü geri kazanmaya çalıştığı belirtiliyor. Bunun içinse yeni bir Ankara Anlaşması'nın zemini hazırlanıyor

Türkiye'nin sonbaharla birlikte yapmayı planladığı belirtilen kara harekâtında esas amacın, PKK'nin tasfiye edilmesi, Güney Kürdistan'ın ise kontrol altına alınması olduğu belirtiliyor. Bu durum, 1997'de KDP'nin aktif desteğiyle gerçekleştirilen Zap operasyonunu hatırlatıyor. 1997'de olduğu gibi, bugün de Türkiye Güney Kürdistan'da tampon bölge oluşturmayı hedefliyor. Ayrıca Türkiye yeni bir Ankara Anlaşması'nın peşinde.


Türkiye'nin sonbaharla birlikte yapmayı planladığı belirtilen kara harekâtında esas amacının, PKK'nin tasfiye edilmesi, Güney Kürdistan'ın ise kontrol altına alınması olduğu belirtiliyor. Bu durum ise, 1997'de KDP'nin aktif desteğiyle gerçekleştirilen Zap operasyonunu hatırlatıyor. 1997'de olduğu gibi, bugün de Türkiye PKK'yi etkisizleştirmek ve giderek tamamen tasfiye etmek amacıyla Güney Kürdistan'da tampon bölge oluşturmayı hedefliyor. Ayrıca Türkiye'nin KDP ve YNK ile 1997'de imzaladığı Ankara Anlaşması'na benzer bir konsensüs sağlamaya çalıştığı kaydediliyor.

Türkiye'nin mevcut hazırlıkları ve MGK'de alınan Güney Kürdistanlı güçlerle ilişkilerin kurulması kararı, 1997'de Zap merkezli gelişen sınırötesi operasyonu hatırlatıyor. Güney Kürdistanlı yetkililerin olası bir kara harekâtına katılmaya yönelik Türkiye'nin ABD üzerinden geliştirdiği dayatmalar, yeni bir Ankara Anlaşması sürecini de gündeme getiriyor. 30-31 Ekim 1996 tarihlerinde KDP, YNK, ABD, Türkiye, İngiltere ve Iraklı Türkmenlerin katılımı ile Ankara'da yapılan toplantı sonrasında bir anlaşmaya varılmış ve belge yayınlanmıştı. Belgede dile getirilen esaslar, aynı zamanda Türkiye'nin bugün yeniden aynı politikaya sarıldığını ortaya koyarken, şu hususlar öne çıkmıştı: 'Türkiye'nin ve diğer komşu ülkelerin güvenlik mülahazaları dikkate alınmalıdır. Taraflar başta PKK olmak üzere, terörist unsurların Kuzey Irak'ta faaliyette bulunmalarını veya varlık tesis etmelerini önlemeye çalışma konusunda anlaşmışlardır.' Bu anlaşma sonrasında 1996'nın sonunda sivillerin yaşamını yitirmesine neden olan Türkiye'nin sınırötesi operasyonları olmakla birlikte, asıl olarak 1997'nin baharında KDP'nin katıldığı kapsamlı bir Zap operasyonu yapıldı. Bu operasyon başarısızlıkla sonuçlanınca bu kez sonbaharda daha kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi.

1997'deki amaç

Sonbahardaki operasyonun temel amacı ise, baharda ulaşılamayan hedeflerin inşa edilmesiydi. 12 Ekim 1997'de Ülkede Gündem Gazetesi'ne yazan Ferda Çetin, hedefleri şöyle sıralamıştı: 'Güney'de Türk devletinin ve KDP güçlerinin ortaklaşa başalattığı 14 Mayıs 1997 Çelik operayonu tam bir başarısızlıkla sonuçlandı. PDK güçlerinde yaşanan çözülüş, PKK'nin alanda daha denetimli ve otoriter olması, Türkiye'yi ikinci bir Güney Kürdistan işgal girişimine mecbur etti. 21 Eylül akşamı başlayan 2. Güney Kürdistan girişiminde amaç neydi? En önemli amaçlardan biri; sıkışıp kalan KDP güçlerine bir nefes aldırma, tekrar aktifleştirme ve denetime alma idi. İkincisi; özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kısmi geri çekilmesi ardından, inisiyatifi elegeçiren PKK güçlerini sınırlandırma, yıpratma ve başarılabilirse darbelemeydi. Üçüncüsü; Türk devletinin Güney Kürdistan'da denetimi tutma hayalinin peşinde koşmasıydı. Bu da şimdiki durumda şu anlama geliyor: Ecevit'in ortaya attığı bazı alanları tutma ve bu alanları bir sonraki operasyonda kullanma, yani bir tampon bölge yaratma. Dördüncüsü; kendi deyimleri ile PKK'den arındırılmış stratejik alanlarda karakollar oluşturma ve kimi yerlerde KDP güçlerini, kimi yerlerde ise kendi güçleri ile KDP'yi ortaklaşa yerleştirmekti.'

Askeri üsler amaçlanıyor

İsrail, ABD, İngiltere ve NATO'nun tam desteğini alan ve KDP'nin silahlı gücüyle birlikte gerçekleştirilen 1997'deki ikinci operasyonda belli oranda tampon bölgenin oluşturulduğu söylenebilir. Esasında 1991 Birinci Körfez Savaşı sonrasında, bölgede oluşan otorite boşluğundan faydalanarak hem PKK'ye darbe vurmak hem de Musul ve Kerkük'ü işgal etmek isteyen dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından gündeme getirilen ve daha sonra 'Ecevit'in planı' olarak da adlandırılan tampon bölge kapsamında sınır hattında 62 karakol inşa edilmiş, bugün hâlâ askerlerin bulunduğu Bamerni, Amedi gibi yerlerde askeri üsler oluşturulmuştu.

Yeni bir anlaşma hesabı

Hesaplandığı gibi PKK'nin darbelenmemesi, aksine sistematik karşı koyuşuna devam etmesi ve uluslararası dengeler nedeniyle Türkiye 1997'de yerleştiği yerlerden zamanla çekildi. Ancak günümüzde hâlâ KDP denetimindeki Bamerni, Kanimasi ve Amediye gibi yerlerde askeri üsler bulunuyor. Öte yandan 2000'den sonra PKK'nin tüm güçlerini Güney Kürdistan'a çekmesi ve iyice orada otoritesini tesis etmesi de Türkiye'nin Güney Kürdistan'a girişini zorladı. Aynı şekilde 2003'te Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesi, ABD'nin Irak'a yerleşmesi ve Güney Kürdistan'da Kürt yönetiminin oluşmasından sonra Ankara Anlaşması da geçersiz oldu. Bütün bu gelişmelerden sonra Türkiye 2007'ye gelindiğinde yeni arayışlara girmek zorunda kaldı. Uzmanlar, Türkiye'nin bugün de büyük oranda 1997'de Güney Kürdistan'da ABD, İsrail, İngiltere ve KDP'nin desteğiyle elde ettiği statüyü geri kazanmaya çalıştığına dikkat çekiyor. Bunun içinse Türkiye'nin yeni bir Ankara Anlaşması'nın peşinde koştuğu ifade ediliyor.

NURİ FIRAT

YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· PKK hangi koşullarda silahı bırakır?
· Gerilladan karakola top atışı!
· KCK Karayılan’ın MİT ile görüştüğü iddiasını yalanladı
· İşte DTP'nin aday kriterleri
· Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
· HPG'liler Hasankeyf’te karakol bastı
· Dört ülke Bağdat’ta PKK için toplanıyor
· Çatışmada ölen binbaşının kimliği belli oldu
· Her dönemin şifresi: Aksu
· Ahmet Türk: Başbakan bize karşı sözlerini geri almalı

Basından Seçmeler
· ANF Türkiye’de dördüncü kez yasaklandı
· ‘JİTEM elemanıyız’ diyen 3 kişi tutuklandı
· Engin Çeber soruşturması tamamlandı: Şüpheli sayısı 60
· Ankara'da Kürt karşıtı Diyarbakır'da Kürtsever
· Roj Tv Türkiye'de reyting rekorları kırıyor
· ‘Hun bıxêr hatin’ dedi 7 ay hapis cezası aldı
· Ergenekon ve Ümit Fırat
· Kürt Egemenlerine ve Aydın Taslaklarına Bir Kaç Söz
· Le Monde Öcalan’ın tutukluluk koşullarını yazdı
· Kürt sorununa pompalı demokrasi

© Rojaciwan.com