Türkiye: Yüzbinler Haykıracak
Gönderen: seteney Tarih: 28.08.2008, 10:25:25 (524 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
 

Yüzbinler Haykıracak
1 Eylül dolayısıyla Diyarbakır, Adana ve İstanbul'da 31 Ağustos'ta düzenlenecek olan mitingler için coşku artıyor. DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk: Kürt halkı barış için bugüne kadar hep çaba gösterdi. Bu çabaları birlikte yaşadığımız halklarla büyütmek çok önemlidir. Barış Meclisi Sekretaryası'ndan Metin Bakkalcı: 1 Eylül'de her eve barışı sokmaya çalışacağız.

Barış Meclisi Sekretaryası'ndan Ayhan Bilgen: Diyarbakır'dan, Adana'dan ve İstanbul'dan yükselecek sesin Türkiye için tarihi bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Bunu daha fazla ertelemek, ülke için kötülüktür. Barış Meclisi Sekretaryası'ndan Seydi Fırat: Mitinglerde, yüzbinlerle barışı seslendireceğiz. Tüm barışseverleri davet ediyoruz.



Artık barış her eve girmeli

Türkiye Barış Meclisi'nin 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla 31 Ağustos'ta İstanbul, Diyarbakır ve Adana'da düzenleyeceği dev mitingiler için Ankara'daki demokratik kitle örgütleri, siyasi parti temsilcileri ve birçok aydın katılım çağrısında bulundu.

Hakikatler için komisyon

DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, sömürülen, ezilen halkların barış için ortaya koydukları çabayı çok önemli bulduklarını dile getirerek, 'Bugün Türkiye'de hangi dilden, renkten, cinsiyetten olursa olsun barış için ortak bir refleksin ortaya çıktığını görüyoruz. Bu bizim için umut verici bir durumdur. Kürt halkı barış için hep bugüne kadar çaba gösterdi. Ancak bu çabaları birlikte yaşadığımız halklarla büyütmek çok önemlidir. Eğer gerçekten bugün çatışmalı ortamın ortadan kalkması ve barış için biraraya gelebilirsek demokratik muhalefet olarak zorlayıcı olacağımızı düşünüyorum' dedi. Türkiye'de devlet tarafından oluşturulmuş çetelerin demokrasi ve barış için ne kadar tehlikeli olduğunu artık herkesin görmeye başladığını dile getiren Türk, 'Kürt coğrafyasında önemli olaylar yaşandı. Köyler yakıldı, faili meçhul cinayetler yaşandı. Türk halkı bizim feryadımızı uzun bir süre çok iyi kavrayamadı. Ergenekon'la birlikte o katliamlar ortaya çıktığı zaman Kürt halkının feryadını daha iyi anlayacaktır' diye konuştu. Bu süreçte gerçek bir demokrasi, şeffaflaşan bir Türkiye için demokratik kitle örgütlerine, siyasi partilere, demokrasiye inananlara önemli görevler düştüğünü ifade eden Türk, 'Türkiye'nin şeffaflaşması, Kürt sorununun demokratik çözümü konusunda düşünce ve niyetlerimizi ortaya koyacağız. Ancak demokratik bir sürecin gelişmesi için Türkiye halkının, demokrasiye inananların devletin güç kullanarak asimilasyoncu politikasının karşısına çıkmadan istediğimiz sonucu alamayacağımızı da bilmemiz lazım' diye konuştu.

Türkiye'de sorunu çözecek bir mantığın ortaya çıkması için ortak akla ve hakikatleri ortaya çıkaracak güçlü bir komisyona ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Türk, şunları kaydetti: 'Çünkü geçmişte ve günümüzde birçok ülkede bu hakikatleri ortaya çıkaran ve bu hakikatler doğrultusunda belirli bir yol haritasının ortaya konulduğu çalışmalar görüyoruz. Türkiye'nin böyle bir sürece evrilmesi için bizlere, demokratik kitle örgütlerine, siyasi partilere önemli görevler düştüğüne inanıyorum.' Çatışmaların herkesi etkilediği bir dönem olduğunu ama barış isteyenlerin bütün bu olumsuzluklara rağmen silahların susması için çaba göstermesi gerektiğini söyleyen Türk, 'Ancak bugün bu sürecin değiştirilmesi için ortak bir refleksi, ortak bir aklı, ortak bir duruşu ortaya koymalıyız diye düşünüyorum' dedi.

Acı artık her eve girdi

Türkiye Barış Meclisi Sekretaryası'ndan Metin Bakkalcı, Türkiye'de büyük bir acı yaşandığına, bu acının Türkiye'nin doğusundan batısına kadar neredeyse artık her eve girdiğine vurgu yaparak, 'Bu acıların tamamı hepimizin acısı aslında ve öyle görünüyor ki gelinen bu noktada, ondan bundan talep etmenin yerine bu ülkede yaşayanlar olarak bizler irademizi ortaya koymak zorundayız. Bu sorun hepimizin sorunu. Kürt sorununun bu anlamda barışçıl ve demokratik çözümü için bu ülkede yaşayan insanlar olarak irademizi ortaya koymak zorunlu' şeklinde konuştu. 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla bütün Türkiye'de kocaman, muhteşem bir buluşmanın önünü açmaya çalıştıklarını dile getiren Bakkalcı, 'Diyarbakır'dan İstanbul'a yüz binler uzatsın ellerini, insanlar hissetsin. Bu acıların üstünden başka kuvvetler, başka güçler, başka yine bir takım kişiler bize acı verecek politikaları uygulamada ısrar ediyorlar. Bizim işte buna itirazımız var' dedi. Hayatı güzelleştirmek, değiştirmek, dönüştürmek için telaşları olduğunu belirten Bakkalcı, şunları kaydetti: 'Biz irademizi koyuyoruz diyoruz. İşte 1 Eylül bunun biraz daha görünür kılınacağı bir ortam olacak. Meselemiz 1 Eylül'de sadece bir miting düzenlemek değil, bununla ülkede her eve barışı sokmaya çalışacağız.'

Barışı ertelemek büyük kötülüktür

Türkiye Barış Meclisi Sekretaryası'ndan Ayhan Bilgen, Kürt sorununun çözümüne yönelik hak ve özgürlükler açısından atılması gereken adımlarla çatışmaların durdurulmasının birbirinden ayrıştırılamayacak iki önemli gündem olduğuna dikkat çekti. Bilgen, Türkiye'de h‰l‰ kan akıyor olmasının hayatın diğer alanlarında çalışma hayatında, inanç özgürlüğü alanında yaşanacak hak ihlallerini neredeyse unutturan, öteleyen bir rol oynadığına vurgu yaparak, 'Dolayısıyla Türkiye'de akan kanın durmasına yönelik bir gücün, toplumsal iradenin doğması gerekiyor. Barış mitingleri bu iradenin ortaya çıkması ve barışın deyim yerindeyse dayatılması, barışa dair taleplerin yükseltilmesiyle mümkün olacaktır. Diyarbakır'dan, Adana'dan ve İstanbul'dan yükselecek bu sesin, bu çağrının çok önemli olduğunu, Türkiye için tarihi bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Bunu daha fazla ertelemek, ötelemek bu ülke için büyük bir kötülüktür' dedi.

Barış alanlarda örgütlendirilmeli

Çağdaş Hukukçular Derneği Üyesi Ender Büyükçulha, oynanan bütün kirli oyunlara, egemenlerin halklar arasındaki kardeşliği, barışı bozma konusundaki bütün o karanlık tertiplerine rağmen Türk ve Kürt halklarının vicdanından yükselen sesin kardeşlik olduğunu söyledi. Büyükçulha, 1 Eylül'ün bu topraklarda milyonlarca vicdandan yükselen sesi en güçlü hitap edeceği günlerden biri olduğunu belirtti. KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, Türkiye'deki çatışmalı sürecin son dönemlerde operasyonlarla birlikte daha da yoğunlaştığına vurgu yaparak, 'Gün geçmiyor ki bir cenaze gelmesin şehirlere. Böylesi bir süreçte demokratik kitle örgütlerinin, sivil toplum örgütlerinin, özellikle barıştan yana tutum alan tüm insanlığın tavır alması gerekir. Barış, özgürlük tutumlarını alanlarda örgütleyemezsek önümüzdeki süreç bu kaosun daha da derinleşeceği bir süreç olacaktır. Bu nedenle 1 Eylül'ü önemsiyoruz' şeklinde dile getirdi. Ergenekon çetesi ve bir biçimiyle kirli ilişkilerinin en azından bir ucunun ortaya çıkmış olmasının esas itibariyle bugüne kadar kimlerin barışı istemediğini, kimlerin engel olduğunun deşifre edildiği bir sürece dönüştüğünü kaydeden Şimşek, bu sürecin derinleştirilerek toplumu aydınlatmak gerektiğini söyledi. Şimşek, Adana, İstanbul ve Diyarbakır'daki barış taleplerinin bir yerde buluşup Ankara'yı sarsması gerektiğini belirtti.

Barışa sahip çıkmak

Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, ülkede süren çatışmaların insanlık tarihi açısından yarattığı sonuçların oldukça olumsuz olduğunu belirterek, 'Bu anlamda 1 Eylül Dünya Barış Günü bu dönemde her zamankinden daha büyük bir anlam ifade ediyor. Yani bir bütün olarak dünyanın, dünyadaki bütün halkların, bütün insanların artık savaşlara, çatışmalara, kana ve gözyaşına hep birlikte omuz omuza dur demesi gerekiyor' şeklinde konuştu. Demokratik güçlerin, barıştan yana olan güçlerin bütün girişimlerine rağmen çatışmalı ortamın son bulması konusunda kalıcı bir adım atılmadığına vurgu yapan Kılıç, şunları dile getirdi: 'Bu noktada barışa doğru bir adım atılma niyeti yok. Bu adımın atılmamasının nedenlerinden bir tanesi savaşın çok büyük bir rant üretiyor olması. Bir diğeri ise tabii ki Kürt sorununa dair çözümün egemen sınıfları rahatsız etmesi. Bu anlamda ülkemizde bu yıl barışa sahip çıkmak her zamankinden daha fazla önem arz ediyor. Bizler kamu çalışanları olarak 1 Eylül etkinliklerinde bütün gücümüzle, bütün sesimizle her zaman olduğu gibi var olacağız.'

DİHA -ANKARA

YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· PKK hangi koşullarda silahı bırakır?
· Gerilladan karakola top atışı!
· KCK Karayılan’ın MİT ile görüştüğü iddiasını yalanladı
· İşte DTP'nin aday kriterleri
· Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
· HPG'liler Hasankeyf’te karakol bastı
· Dört ülke Bağdat’ta PKK için toplanıyor
· Çatışmada ölen binbaşının kimliği belli oldu
· Her dönemin şifresi: Aksu
· Ahmet Türk: Başbakan bize karşı sözlerini geri almalı

Türkiye
· İstanbul’da molotof eylemleri sürüyor
· 'Sahte JİTEM'ciler Tuğgeneralin adamı çıktı!
· Edirne'de 35 otomobilin lastiği kesildi
· İstanbul'da lastik kesme eylemleri başladı
· Cemil Çiçek Danimarka’yı ‘sakıncalı’ gördü, toplantı iptal edildi
· Vecdi Gönül’den “şok” itiraf, bakın bütçe nasıl kullanılıyor
· İmralı Adası'nda karaya vurmuş bir ceset bulundu
· Diyarbakır Barosu: 6 çocuğa 23'er yıl ceza istemi hukuk dışı
· Adana’da gösterilere katılan 5 çocuğa işkence
· ABD ile Türkiye arasındaki PKK anlaşması sona mı eriyor?

© Rojaciwan.com