ANKARA / Kırıkkale F Tipi Cezaevi'nde bulunan tutuklu ve hükümlülere Kürtçe konuştukları için hücre cezaları veriliyor.. Cezaevinde PKK davasından hükümlü Osman Ağgöz, telefonda ailesi ile Kürtçe konuştuğu gerekçesiyle 15 gün hücre cezasına çarptırıldığı öğrenildi.
Kırıkkale F Tipi Cezaevi'nde hak ihlalleri her geçen gün artarak devam ediyor. Keyfi uygulanan disiplin cezaları ile haberleşme hakkı engellenirken, tutuklu ve hükümlüler Kürtçe mektup yazma ve telefon etme haklarından yararlanamıyor. Kürtçe konuşma ve "Sayın Öcalan" dilekçelerinden dolayı PKK davasından tutuklu ve hükümlülerin hücre cezalarına çarptırıldığı ileri sürüldü. Ayrıca diğer cezaevlerinde 45 günde bir yapılan genel aramaların Kırıkkale F Tipi Cezaevi'nde 15 günde bir yapıldığı ve aramaların ciddi hak ihlallerine neden olduğu iddia ediliyor. PKK davasından hükümlü 44 kişinin bulunduğu cezaevinde, baskılardan dolayı tutuklu ve hükümlülere çok sayıda disiplin ve hücre cezası verildi.
15 GÜNLÜK HÜCRE CEZASI
disiplin cezalarından ötürü tutukluların aylarca dışarıyla iletişimlerinin kesildiğini söyleyen Osman Ağgöz'ün (32) eşi Hatice Ağgöz (30), "Eşimin annesi Sabihe Ağgöz (60), Türkçe bilmediği için oğluyla Kürtçe konuşmak zorunda. Kürtçe konuşunca da bırakmıyorlar ve eşim annesiyle Kürtçe konuştuğu için 15 günlük hücre cezası aldı. Eşimin annesi Erzurum'da kaldığı için görüşe çok fazla gelip gidemiyor. Annesi ne zaman görüşe gelse ağlayarak gelir çünkü Türkçe bilmiyor. Sadece telefonla oğluyla görüşüyor ama şimdi O'nu da annesine fazla gördüler. Eşimin telefonla görüşme cezası olduğu için 2 haftadır bizi arayamıyor" diye konuştu.
Tutuklu ve hükümlülere uygulanan tecrit cezasının işkenceye dönüştürüldüğünü ifade eden Ağgöz, eşinin Kırıkkale F Tipi'ne götürülmesinden sonra 7 aydır mektuplarının verilmediğini söyledi. Uygulamanın sadece eşine yapılmadığını, her tutuklunun cezalandırıldığına dikkat çeken Ağgöz, "Kürtçe gazete, dergi ve kitap verilmiyor. İHD'ye suç duyurusunda bulunacağım. Bir zamanlar Askeri Cezaevi olan Mamak cezaevinde uyguladıkları yöntemleri uyguluyorlar. Türkçe konuş, çok konuş mantığını uygulamaya geçirmiş durumdalar. Kürtçe konuştuğumuz zaman gardiyanlar bizlere yine ikinci kanala geçtiler şeklinde hakaret ediyor" dedi.
Tecrit içinde tecride mahkum olduklarını aktaran Ağgöz, "Oğlum Şervan (9), babasını göremediği zaman hırçınlaşıyor. Bize 'Neden babam cezaevinde, biz ne yaptık ki babamı cezaevine koydular?' diyor. Çocuğumun psikolojisi bozulmuş durumda. Komşularımıza ve bizlere artık bana Şervan demeyin diyor. Çocuğum artık, 'Benim adım Barış olsun, bana bundan sonra Barış olarak hitap edin' diyor" diye kaydetti.
KÜRTLER İNKAR EDİLİYOR
DTP Ankara İl Yöneticisi Mehmet Şirin Karademir ise Ağgöz'ün annesi ile telefonda Kürtçe konuşmayı da fazla gördüklerini belirterek, "Kürtçe konuştukları için annesiyle görüştürülemiyorsa, Türkiye'nin demokratik bir ülke olduğuna inanmak zor. Türkiye'de Kürtleri kabul etmiyor. 30 Ağustos'ta bütün mahkumlara açık görüş yapılması gerekirken, cezaevi idaresi 15 dakikalık kapalı görüş yaptıracaklarını bana aktardı" dedi.
Adalet Bakanının yetkilileri ve cezaevindeki yetkililerin daha duyarlı olmasını isteyen Karademir, şunları söyledi: "Başbakan Tayip Erdoğan 30 Mart'ta Bursa il Kadın Kongresi'nde yaptığı bir açıklamada 'herkesin fikrine saygı duymak lazım' dedi. Eğer sen düşünce fikrine saygı duymak lazım diyorsan, siyasi görüşlerinden cezaevinde bulunanların da fikirlerine saygı duyman gerekiyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Erbakan'ı affetti. Bütün hasta tutuklu ve hükümlülere af verilmesi gerekir. İnsanlar cezaevinde hastalıklardan dolayı hayatını kaybediyor. Bir insanın hayatı o kadar ucuz olmamalı. Biz de bu işin takipçisi olacağız."
ANF NEWS GENCY
|