Avrupa: Kürt festivalinde onbinler Êdî Bes e’ diyecek -söyleşi-
Gönderen: seteney Tarih: 31.08.2008, 09:46:31 (449 okuma)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
http://www.yeniozgurpolitika.org/pictures/haberler/festival200722.jpgDÜSSELDORF / Bu yıl yapılacak olan 16. Uluslararası Kürt Kültür Festivali Tertip Komitesi Başkanı Ahmet Çelik, Kürtlere yönelik imha operasyonları olduğunu belirterek," Bu operasyonlara ve İmralı'da süren işkenceye karşı festivalde onbinlerce kişiyle ‘Êdî Bes e’ diyeceğiz" dedi

 
Avrupa’da yaşayan Kürtler, 16 yıldır yorulmadan, bıkmadan ve yılmadan bir araya gelmeye devam ediyor. Her yıl farklı renk ve farklı mesajlarla toplanan onbinlerce Kürdistanlı, bu yılda farklı sloganlarla Almanya’nın Gelsenkirchen kentinde buluşuyor.
 
Her yıl olduğu gibi bu yılda Uluslararası Kürt Kültür Festivali’ni organizesinde Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu’nun (YEK-YOK) imzası var. Kurum başkanı Ahmet Çelik, YEK-KOM, hakkında çıkan dedikoduları ve 16. Uluslararası Kürt Kültür Festivali’nin çalışmalarına ilişkin ANF’nin sorularını yanıtladı.
 
AMATÖRLÜK AŞILDI, PROFESYONELLEŞTİK
 
- Uluslararası Kürt Kültür Festivali 1992 yılından beri periyodik olarak her yıl yapılıyor. 16 yıl öncesiyle bugünü karşılaştırırsak ne söyleyeceksiniz?
 
- Her şeyden önce 16 yıldır bu festivalin bugüne gelmesinde emeği olan herkese teşekkür ediyorum. 16 yıl ile bugünü değerlendirdiğimizde çok büyük gelişme oldu. İlk yıllarda bir amatörlük vardı. Organizede tutalım çalışmalara kadar. Ama son yıllarda daha profesyonel yapılıyor. Gittikçe de, her yıl daha nitelikli bir hal alıyor. Ve Kürt Kültür Festivali artık kurumlaştı. Bir gelenek haline geldi. Önümüze koyduğumuz hedefler belirli ölçüde gerçekleşti diye biliriz. Ama eksiklikleri de yok değil. Nedir bu eksiklikler; festivale yeterince dünyadaki diğer azınlık halkların katılımını sağlayamadık. Bir türlü uluslararası bir festivale dönüştüremedik. Temel eksikliğimiz budur. 
 
- Böyle bir projeniz var mıydı?
 
- Evet bu proje hep vardı. Tartışıldı, hazırlıklar da, yapıldı. Ama ne yazık ki düşüncede kaldı, bir türlü pratikleştiremedik.
 
- Hayata geçmemesini neye bağlıyorsunuz?
 
- Temel olarak bizden yani federasyon ve kurumlarımızdan kaynaklanıyor. İkincisiyse Avrupa’daki koşullardan kaynaklanıyor. Diğer yönüyse azınlık halkların aralarındaki dayanışma eksikliğinden.
 
- Festivalinizin ismi Kürt Kültür festivali. Ancak bütün yıllara bakıldığında festivaliniz kültür ve sanatsal bir etkiden ziyade daha çok siyasi damga ile hatırlanılıyor? Bilinçli birşey mi yoksa kendiliğinden mi gelişiyor?
 
- Kürtlerin kimlik sorunu olduğu bir gerçek. Bu ister istemez böyle siyasi talebi önplana çıkarıyor. Bu Avrupa’daki bütün etkinlikler için de, geçerli. Koşullardan kaynaklı siyasi talepler öne çıkıyor. Ama bu talepler kültürel taleplerle denk ve eşit bir şekilde öne dillendiriliyor. 
 
KÜRT KURUMLARINA BRÜKSEL MERKEZLİ BİR BASKI VAR
 
- Kürtlerin yaşadığı coğrafyada sıcak gelişmeler oluyor. Kürtler bir kuşatma altında ve bu Avrupa’ya da sıçramış durumda. Bu konuda ne diyeceksiniz?
 
- Avrupa’daki Kürt kurumları olarak, Kürt sorunun demokratik ve barışçıl çözümünden yanayız. Bütün mesajlarımız da, bu yönlü olacak. Görev ve sorumluluklarımız da, bu yönde. Ancak genel Kürt sorununu değerlendirdiğimizde çözümü uluslararası koşullara bağlı. Adete kurban edilmiş durumda. Uluslararası siyasal güçler, bazen Kürt sorunu ön plana çıkarıyorlar bazen de, gözardı eden yaklaşımlar içerisine giriyor. Şuanda Kürtlerin durumu gözardı ediliyor. ABD deki seçimler, Ortadoğu ve Kafkasya’daki gelişmelere bakıldığında bu daha net bir şekilde anlaşılıyor.
 
- Nasıl yani?
 
- Bu oyunlar, Güney Kürdistan’da bariz bir şekilde oynanılıyor, Kerkük ve Xanaqin kentindeki gelişmeler bu oyunların somut göstergesidir. Yine İran’daki rejim Kürtleri bir kıskaç altına almış. Kürt gençleri, sorgulanmadan bütün dünyanın gözleri önünde idam ediliyor. Küçük güneyde Kürtlere farklı bir baskı uygulanıyor. Kuzey Kürdistan’da zaten topyekun bir imha var. Askeri operasyonlar, halk üzerindeki baskılar ve Kürt kuramlarına yönelik baskılar gittikçe artıyor. Kürtler, çıkarlara kurban ediliyor. Topyekun bir imha konsepti var.
 
Türkiye’de güya suç örgütü olan Ergenekon açığa çıkartılıyor. Bununla mücadele ediliyor görünümü var. Ama diğer taraftan bakıldığında Ergenekon bütün varlığıyla devletin derinliklerine inmiş ve görevini yürütüyor. Kimse görevi başındaki isimlere dokunmuyor. Hep görevi bitmiş ve artık işe yaranmayan kişileri sorguluyorlar. Bu yaşananlar Japonların “Açıldıkça gizleniliyor” ata sözünü insana anımsatıyor. İşe yaranmayanları açığa çıkarıyorlar ve yeni isimleri devreye sokuyorlar. Açıkçası yeni bir Ergenekon devrede. Bu Avrupa’ya da sıçramış durumda. Kürt kurumlarına yönelik Brüksel merkezli bir mücadele var. Basın yayından tutalım, bütün Türk kurumlarını kullanıyorlar. Bunun için de, özel bir ödenek ayrılmış. Festivale katılmamak için birçok sanatçıya da, baskı yapılmış. Bizim elimizde belgeler var. En az on sanatçıya baskı yapılmış. Bu sanatçılara şunlar söyleniliyor. Kürt Kültür Festival’ine gitmeyeceksiniz. Öyle dolaylı yollarla da değil. Birinci ağızlardan söyleniyor.
 
SANATIÇILAR TEHDİT EDİLİYOR
 
- Tehdit edilen sanatçılar kimler...
 
- Bu sanatçıların güvenliğinden dolayı şu anda isim söyleyemeyeceğiz. Kendilerin bizlere ricası oldu, biz gelmek istiyoruz ama tehdit edildik, uyarı aldık., onun için gelemeyiz. Onunla birlikte kurumumuzun yöneticileri hakkında çıkartılan dedikodular. Amaç çamur atalım yapışmıyorsa izi kalsın. Ama bunlara cevap vermek istemiyorum. Halkımız 30 yıldır neyin ne olduğunu çok iyi biliyor. 
 
- Hedef festival mi?
 
- Burada temel hedef tek başına festival değil. Temel hedef Kürt kurumları ve çalışmalarıdır. Çünkü Kürtler, yerel seçimlerden tutalım genel seçimlere kadar birçok lobi çalışmasında ciddi bir güç durumda. Onun için korkuyorlar. Bundan dolayı bütün güçlerini devreye sokarak, Kürt kurumlarını ve siyasetçilerin itibarını düşürmek istiyorlar. Bu yöntemle sonuç almaya çalışıyorlar.
 
- Peki siz buna karşı ne yapıyorsunuz?
 
- Biz bu provokatif ve kirli siyasetlerini dikkate almıyoruz. Halkımızda dikkate almadığını biliyoruz. Bütün kurumlarımızla ilişki içindeyiz ve çalışmalarımızı bütün hızıyla sürdürüyoruz. Ve onlara şunu söylüyoruz: Geçmişte olduğu gibi bu özel savaş yöntemleriniz yine fiyaskoyla sonuçlanacaktır.
  
-A lman polisinin son dönemlerde Kürtlere yönelik bir baskısı söz konusu. Yürüyüşler, geceler engellenmeye çalışılıyor. Katılanlara yönelik gözaltılar var. Festivalde içinde benzer baslılar var mı?
 
- Geçmişte bazı hoş olmayan şeyler yaşandı. Bu olaylar yasal zeminde itirazlarımız oldu. Kimi davalar olumlu sonuçlandı, kimisi de, devam etmektedir. Ama festival için söyleyecek olursak, şimdiye kadar herhangi bir sorun çıkmadı. Tam tersine ilgili kurumlarla ilişki içerisindeyiz. Bize kolaylık sağlanılıyor. Şuanda her şey çok iyi gidiyor. 
 
HALİL UYSAL'A ADANDI
 
- 16. Kürt Kültür Festivali Halil Uysal’a adanmış...
 
- Halil Uysal, bir kültür abidesidir. Komitemizin görüşü bu yönlü. Ve bu festival de, bir kültür festivaliyse en yakışanı da Halil Uysal’ın adına yapılacak olmasıdır. Kuşkusuz Halil Uysal’ın adına olması ona verilen değeri karşılamıyor. Ama Bir nebzede olsa kültürümüze ve sanatımıza bir saygı olacaktır. Çünkü Halil Uysal bir değerdir. Onu sahiplenmek Kürt kültürünü ve sanatını sahiplenmektir.
 
- Uluslararası Kürt Kültür Festivali son yıllarda hep aynı slogan altında düzenleniliyor? Neden bu tekrar...
 
- Doğru olan, güzel olan şey her zaman söylenmelidir. Yapılmayan bir şey hep yenidir. Bu sloganımız da, hala hayat bulmadı. Kürdistan’da barış yok. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, hala özgürleşmedi. Onun için bu slogan günceldir ve sürekli söylenmelidir. Çünkü Abdullah Öcalan, Kürtlerin siyasal iradesidir. Kürtler bunu böyle kabul ediyor. Festivalde de, on binlerce kişi, Kürt yasağına, Kürt soykırımına, askeri işgale, ekonomik sömürüye ve İmralı işkencesine ‘Êdî Bes e’ diye haykıracaklar.  
 
FESTİVAL HALK KONFERASI NİTELİĞİNDE OLACAK
 
- Peki bugüne kakar yapığınız çalışmaların gidişatına bakarsanız bu yıl festivale kaç kişi bekliyorsunuz?
 
- Her yıldan daha çok kişi bekliyoruz. Çünkü Kütlerin acıları her zamankinden daha çok artmıştır. Özgürlük arzuları daha sıcaktır. Ve bu arzular mutlaka festivale yansıyacaktır. Bu festival Avrupa’da diplomatik bir atak olacak. On binlerce Kürt bir taraf olduğunu haykıracak. Ve bu festival bir konferans havasında geçecek. Bir halk konferansı olacak. Bunun için halkımızda bu bilinçle katılmalıdır. Ben özgürlükten yanayım, halkların kardeşliğinden yanayım diyen herkes gelmeli. İmralı işkencesine karşıyım ve Öcalan’ın özgürlüğünü istiyorum diyen bütün Kürtler o gün kendi renkleriyle orada olmalıdır. Bu çığlığı bir ses katmalıdır.
 
Yine Asuriler, Ermeniler, Azeriler ve diğer azınlık halklar, Kürdistan’da barışın hayat bulması için orada bulunmalı. Çünkü o topraklar hepimizindir. Açıkçası demokratlar, sosyalistler, dindarlar ve kendine ben insanım diyen herkes mutlaka orada olmalıyım felsefesiyle gelmelidir.
 
ANF NEWS AGENCY
 



YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· Öcalan: Devlet kendi Kürdünü yaratıyor
· Rojaciwan "Özgürlük Daglarinda" Bölüm 1
· HPG: 2008 YILI SAVAŞ BİLANÇOSU
· Kemal Pir’in yayınlanmayan fotoğrafları -Özel
· HPG ANAKARAGAH KOMUTANLIĞI AÇIKLAMASI
· Kandil, Gazze benzetmesi AB başsözcüsünü zorda bıraktı
· Meclis'te Kürtçe'ye hakaret! 'Bilinmeyen dil'di bu kez üç nokta oldu
· Baydemir: Türkiye Gazze saldırısından haberdardı
· Türk savaş uçakları Kandil'i bombalıyor
· Askeri helikopterler köy taradı, yaralılar var

Avrupa
· YJA Komitesi: Bu nasıl erkeklik?
· Aleviler Alman Adalet Bakanı ile ‘Madımak’ı görüşecek
· Kandil, Gazze benzetmesi AB başsözcüsünü zorda bıraktı
· Avrupa Sol Partisi Kürt politikasını belirledi
· Hitler'in hayalindeki Linz, Avrupa Kültür Başkenti oldu
· Never Franco Kurd Derneği yeni yönetimini seçti
· Halil Bünül AKKKM’de anıldı
· Karakoçanlı gençler Den Haag’ta buluştu
· Graz’daki Türk derneğine Molotofkokteyli saldırı
· Fuat Kav ‘Mavi Ringin’ öyküsünü yazdı

© Rojaciwan.com