Gerilladan yazılar: BARIŞ İÇİN SAVAŞ!
Gönderen: seteney Tarih: 31.08.2008, 10:11:27 (1480 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)

Barış bir duruştur. Bazen bir amaç, bazen bir simge, bazen de bir isim, bazen de bir ilkedir. Barışı nahttp://www.tuncaytuncer.com/wp-content/uploads/2007/12/baris_guvercini1.JPGsıl tanımlamak gerekir ki, içinde her şeyi barındırır. Eşitliği, özgürlüğü, güzelliği, birliği, bütünlüğü, özgürlüğü…
 

En büyük ve en güzel barış doğadadır. Doğanın eşsiz bütünlüğünde, var olan her şeyin kendi özgünlüklerinde, varlıklarını yürütmesindedir. Neolitiğin özündedir barış. Kadının yarattıklarında, doğal hâkimiyetinde, güzelliğindedir. Tarih, barış diye şimdiye kadar hep haykırmadı mı? Duyuyor musunuz barışın sessiz çığlıklarını? Kulak verin ve duyun onu. O sestir işte insanı insanlığına çağıran.
 

Tarihte en çok ‘barış’ diye haykıran Kürtler olmuştur herhalde. Egemenlerin egemenlik savaşında, en çok saldırıya uğrayan ve hep savunmada kalan bir halk. Ama özgünlüğünü hep koruyan. Bundandır ki 5000 yıldır barış diye haykırmaktan hiç vazgeçmedi. Ve şimdi de İmralı’dan sesler dünyaya yayılmaktadır. BARIŞ! BARIŞ! BARIŞ!
 

Barışı yaşamak için anlamak lazım. Bir şeyi anlamadan, sevmeden, onun için mücadele edebilir mi insan? Barışı sevmek, anlamak, içselleştirmek, yarattığı ruhu hissetmek gerekir. Ve onun için mücadele etmeyi gerektirir. Duyguda ve düşüncede onu hazmederek yoldaşınla konuşurken, bir kitabı okurken, tepeye çıkarken, pusu atarken, hatta eyleme giderken yüreğinde ve beyninde onu hissedeceksin. Bileceksin ki barış için her şey! Barış için savaş! Görünüşte bir çelişki gibi geliyor insana, oysa doğanın bir diyalektiği. Zıtların getirdiği engin değişim, gelişim, realite, sonuç. Savaş ve barış, birbirine zıt olgular. Beyaz barışı temsil ederek tüm renkleri içinde barındırırken, siyah savaşı, kötülüğü temsil eder ve diğer renklerin zenginliğini, içeriğini reddeder, tek renk olarak kalır. Savaş, şiddet, ölüm, katliam, karanlıktır. İnsanı insanlığından çıkarır. Halkları katlederken, insanın geleciğiyle kumar oynarken, kadını pazar malzemesi haline getirirken, zihinleri yıkarken hep bir doyumsuzluk içindedir, savaş kişiliği. Öldürdükçe öldürmek ister. Bundandır ki bugünün barış çığlıklarını duymazdan gelirler. Barış kişiliği ise Önderlikte tanımlanır. Barış onda duruş, ilke, yaşam, bir bütündür. Onu çözümleyerek, her hareketine hatta her mimiğine anlam vererek barışın gerçek anlamına varabiliriz.
 

Önderliğimiz çocukluğundan günümüze kadar her zaman barış için yaşamış ve mücadele etmiştir. Çocukluğunda kurduğu ilişkilerde, oyunlarla hep barışın peşinden koşmuştur. Halklar arasına ayırım koymadan, aşiret kavgalarına aldırmadan, kan davalı oldukları ailenin çocuklarıyla gizlice arkadaş olması, oyunlarla hepsini bir arada tutmaya çalışması ve bir şeyler öğretmeye çalışması ondaki barış kişiliğinin özünü gösterir. Şimdi ise, çocukluk hayallerine ihanet etmeyerek, çocukluk ilişkilerini halkların barış içinde yaşamaları amacına dönüştürmüştür. Sapanla vurduğu kuşların özeleştirisini doğayla bütünleşerek ve kendini yeniden yaratarak vermiştir. Önderlik bir barış kişiliğidir. Bir saniyesini bile boş geçirmeden, kendi zamanını yaratarak barış için mücadele etmiştir. İmralı zindanına girdikten sonra da barış mücadelesinden taviz vermemiştir. Her insanın meşru savunma haklarına sahip çıkmasını istemiştir. Kürdü yeniden yaratarak onun yaşam damarlarını canlandırmıştır. Köyünden çıkmamış, bir insandan kahraman yaratmıştır.Barış, kadına, insana yaklaşımında somutlaşan ilkedir. Kadını eğitmesinde yüceltmesinde, gerçekliğine sahip çıkmasındadır. Kadına yarattıklarını iade etmesindedir, insana her zaman kazanımcı yaklaşımındadır. Önderlik, sessizleştirilmiş kadının özgürlük çığlıklarıdır. Renklere boyanmış, özünden çıkmış, kadını kendisiyle yeniden buluşturmuştur. Neolitik özle, yani barışla, eşitlikle, yaratıcılıkla kadının önünü açmıştır. Kadının irade kazanmasını, ordulaşmasını (YJA STAR) sağlamıştır. Kadınlığından utanan, çekinen kadın şimdi tarihin kahramanlık sayfalarında yerini almıştır, almaya da devam edecektir. Doğaya zarar vermeden barış içinde bütünlüğü sağlamayı hedefler. Çimlere basmamak için dikkatli yürümesi, Çiçeklerle güvercinlerle konuşması, her zaman doğallığı esas alması doğallığa barış temelinde yaklaşımını gösterir. Öyle ki, taşın dahi hisleri olabileceğini düşündürtmüştür bize. Barış affetmeyi gerektirir. Affetmek ise büyüklüktür. Bundandır ki, Türk devleti Kürt halkına, büyük katliamlar yaşatmasına rağmen, barış diyaloglarına her zaman hazır olduğunu söyler. Yani insana karşı olduğu gibi devletlere karşı da kazanımcı, dönüştürücü yaklaşır.
 

“Kürdistan sömürgedir” cümlesiyle başlayan Kürt özgürlük mücadelesi bugün Demokratik, Ekolojik ve Cinsiyet özgürlükçü Toplumu hedeflemektedir. İlk kurucuları arasında Türk olan Kemal Pir ve Haki Karer yoldaşlar halklar arasındaki barışın temsilcileri olmuştur. Kürtlerin barış istemi, dünya halklarını için barış istemine dönüşmüştür. Önderlik geliştikçe süreç gelişti, süreç geliştikçe de Önderlik değişti. Birçok şeyimiz değişti, barış istemimiz hiç değişmedi, hatta daha da genişledi, yayıldı.
 

Önderliğimiz dokuz yıldır tek hücreli cezaevinde fiziki esaret altında insanüstü bir güç gösterip, zaman, mekân ve koşulları aşarak amacından ve mücadelesinden taviz vermedi. 93, 95, 98, 99 ateşkes çağrılarından sonra da tüm görüşme notlarında barış diyalogları için çağrılar yaptı. Perspektiflerini somutlaştırarak sundu. Egemen devletler –başta Türkiye ve ABD – bu somut önerileri ince demokrasileriyle kendi çıkarları için kullandı. Önderliğin görüşlerine ihtiyaç duyduklarında görüşmelere izin verdiler; kararsızlığa, çıkmaza düştüklerinde ne yaptıklarından habersizce görüşmeleri inandırıcı olmayan bahanelerle engellediler.
 

1 Eylül Dünya Barış Günü… Her insanın dünyanın diğer bir ucundaki insanı düşündüğü toplumsallaştığı, sesini çıkardığı bir gündür. Bu günde herkes gibi bizler de sesimizi daha gür çıkarıyoruz. Türk Hükümeti ve Ordusu Önder APO’nun yaptığı tüm barış çağrılarına inkâr, operasyon, yasaklama, görüşmeleri engelleme, hücre cezası ile cevap verdi. Barış çağrılarımıza her zaman şiddetle yanıt veriliyor. Her şeye rağmen, Barışın özgürlüklerimize ulaşmayı anlattığını bilerek, var olmak, onurlu yaşam koşullarını yaratmak için, barış için savaşacağız.
 

Bizler kadın gerillalar olarak, barışa sahip çıkmanın çağrısını bir kez daha yaparak tüm barış özlü kadın yoldaşlarımıza barış mücadelemize katılın diyoruz. Ve inanıyoruz ki, bir gün gelecek, Dünya Barış ödülü Önderliğimiz Abdullah Öcalan’a verilecektir. Bunun inancı ve çabasıyla barış mücadelesine sonuna kadar devam ediyoruz.

Zilan Tolhıldan




YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


Yorumlar
Yazan: isyannuda     Tarih : 2008-08-31 18:23:01     Puan :
PKK BARIŞ ÖZGÜRLÜĞÜN VE ONURLU BİR SAVAŞ VERİYOR. PKK NİN SAVAŞI KUTSALDIR. PKK NİN SAVAŞIMI KURD HALKININ KURTULUŞUDUR.
BİJİ REBER APO
BİJİ PKK

En çok okunan haberler
· PKK hangi koşullarda silahı bırakır?
·  GÜZELLİĞİN, SADELİĞİN, MÜTEVAZILIĞİN GENÇ KOMUTANI
· KCK Karayılan’ın MİT ile görüştüğü iddiasını yalanladı
· Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
· Dört ülke Bağdat’ta PKK için toplanıyor
· Çatışmada ölen binbaşının kimliği belli oldu
· HPG: Karakol baskınında Türk ordusu ağır kayıp verdi
· Binbaşı Süleyman Can özel görevle Ağrı'ya gelmiş
· Ahmet Türk: Başbakan bize karşı sözlerini geri almalı
· Her onurlu Kürt direnecektir

Gerilladan yazılar
· Soykırıma Direnmek Özgür Yaşamaktır!
·  Bezelê Operasyonu…
· HÖŞT! HÖŞT! QUÇİKEN BAŞBUĞ
· YANKEE’NİN BEKÇİ KÖPEKLERİ Û DOLARIN İTLERİ
·  BİR BARIŞ OLACAKSA...
· Haydi kadınlar Dağlara!
· Direnmek; Kendini Bilmenin, Savunmanın, Özgür Kılmanın Dili Ve Eylemidir
· BARIŞ İÇİN SAVAŞ!
· Kandil’den dünyaya bakmak
· Dağlarda yaratılan eşit paylaşımcı yaşam

© Rojaciwan.com