Basından Seçmeler: Başarısızlığa 'yasal' kılıf
Gönderen: seteney Tarih: 31.08.2008, 12:13:56 (691 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


http://www.atilim.org/haberler/2007/06/08/resimler/Genelkurmay__Daha_fazla_Sakarya__daha_fazla_linc_20070608_112226.jpgEllerindeki her türlü yetki ve hükümetin verdiği onca desteğe rağmen PKK karşısında hedefledikleri sonucu elde edemeyen ordu yönetimi, 'Elimizi kolumuzu bağlıyor' dedikleri AB Uyum Yasalarını gerekçe göstererek, başarısızlıklarını gizlemeye çalışıyor.

Yeni Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Işık Koşaner, devir-teslim töreni sırasında AB Uyum Yasalarından şikayet ederek 'Sanki ülkemizde hiç terör yokmuş gibi düzenlenen yasaların, teröre karşı mücadelede kolluk kuvvetlerinin bilhassa önleyici faaliyetlerinde yetersiz kaldığı, etkin ve süratli görev yapılmasını geciktirdiği bir gerçektir. Terör insan haklarını tehdit ediyorsa, hak ve özgürlükler ile alınacak tedbirler arasındaki dengenin tekrar değerlendirilmesine ihtiyaç var demektir' demişti. '1990'larda da AB Uyum Yasaları mı vardı? PKK neden bitirilemedi' sorusunu akıllara getiren Koşaner'in bu sözleri dikkatleri bir kez daha ordunun elini güçlendiren ve yetkisini arttıran düzenlemeler ile hak ve özgürlükler arasındaki dengeye çevirdi. Hatırlanacağı üzere yeni Terörle Mücadele Yasası ordunun talebi doğrultusunda çıkartılmıştı. Koşaner'in hedef aldığı hak ve özgürlükler TMK'nin yasalaşmasıyla birlikte alabildiğince daraltıldı. Gazeteler kapatıldı, internet siteleri karartıldı, kitap, dergi ve yayınlar yasaklandı. Gazeteci, aydın yazar, insan hakları savunucusu ve siyasetçiler hakkında onlarca dava açıldı, açılmaya devam ediyor. Kürtçe üzerindeki yasakçı uygulamalara her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Askerin elini güçlendiren bir diğer gelişme de Terörle Mücadele Yüksek Kurulu'nun yeniden devreye sokulmasında yaşandı. Kurul düzenli olarak toplanarak, 'terörle mücadele'ye ilişkin yeni gizli kararlar alıp uygulamaya sokuyor.

Yasal yetersizlikten sızlanan askere bir yetki de geçen yıl eylül ayında verildi ve Genelkurmay Başkanlığı, operasyonların yoğunlaştığı Siirt, Hakkari ve Şırnak'ta 'Güvenlik Bölgesi' uygulaması başlattı. Askerin gerekçesini azaltan en önemli gelişme ise 17 Ekim 2007'de Meclis'ten sınırötesi operasyon yetkisinin geçirilmesinde yaşandı. Başbakan Tayyip Erdoğan, TSK'nin sınırötesi operasyon başlatabilmesi için İngiltere ve ABD'ye giderek vize aldı. Erdoğan'ın verdiği direktif doğrultusunda 16 Aralık'ta sınırötesi hava operasyonu başladı. Üstelik destek sadece içeriyle sınırlı kalmadı, ordunun sürekli eleştirdiği ABD'den de çok açık destek aldı. Ayrıca operasyonlara İsrail de askeri destek sundu. Emekliye ayrılan Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, bir resepsiyonda memnuniyetini şu sözlerle dile getirmişti: 'Ben artık istediğim yetkiyi aldım.' Genelkurmay'a bir yetki de 20 Şubat 2008'de verildi ve TSK sınırötesi kara harekâtını gerçekleştirdi. Ordunun elde ettiği destek sadece yasalarla sınırlı kalmadı ve hükümet, ekonomiyi askerin emrine sundu. Elindeki her türlü yetkiye, ABD başta olmak üzere uluslararası alanın verdiği desteğe rağmen TSK operasyonlarda hedefine ulaşamadığı gibi Zap'tan tarihi bir yenilgiyle ayrılmış oldu.

Ordunun elinin bu denli güçlü olmasına rağmen Koşaner'in halen 'yasalar terörle mücadelede zaafiyet yaratıyor' demesinin altında şu nedenler yatıyor. Birincisi, 'terörle mücadele' bahanesiyle kısıtlı hak ve özgürlüklerin alanını tümüyle daraltmak. İkincisi, hükümeti yetki arttıran yeni yasal düzenlemelere zorlamak. Üçüncüsü gündemdeki AB 3'üncü Uyum Paketi'nde özgürlükler lehine gelişebilecek olası düzenlemelerin önünü kesmek. Bunların dışında bir başka önemli neden daha var. O da; TSK'nin PKK'ye karşı sınır içinde ve dışında yürüttüğü onca operasyona rağmen hedeflediği sonucu alamamasının kılıfını yaratmak. Çünkü bir süreden bu yana kamuoyu cılız da olsa ordunun PKK'yi neden bitiremediğini sorgulamaya başladı. Ayrıca sınırötesi operasyonlarla toplum PKK'nin önemli ölçüde tasfiye edileceğine inandırıldı. Ordu yasaları gerekçe göstererek, başarısızlığını kamuoyunun dikkatlerinden kaçırmaya çalışıyor.

İLHAN ERDEM



YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· PKK hangi koşullarda silahı bırakır?
·  GÜZELLİĞİN, SADELİĞİN, MÜTEVAZILIĞİN GENÇ KOMUTANI
· KCK Karayılan’ın MİT ile görüştüğü iddiasını yalanladı
· Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
· Dört ülke Bağdat’ta PKK için toplanıyor
· Çatışmada ölen binbaşının kimliği belli oldu
· HPG: Karakol baskınında Türk ordusu ağır kayıp verdi
· Ahmet Türk: Başbakan bize karşı sözlerini geri almalı
· Binbaşı Süleyman Can özel görevle Ağrı'ya gelmiş
· Her onurlu Kürt direnecektir

Basından Seçmeler
· Babam heval Beşir
· ANF Türkiye’de dördüncü kez yasaklandı
· ‘JİTEM elemanıyız’ diyen 3 kişi tutuklandı
· Engin Çeber soruşturması tamamlandı: Şüpheli sayısı 60
· Ankara'da Kürt karşıtı Diyarbakır'da Kürtsever
· Roj Tv Türkiye'de reyting rekorları kırıyor
· ‘Hun bıxêr hatin’ dedi 7 ay hapis cezası aldı
· Ergenekon ve Ümit Fırat
· Kürt Egemenlerine ve Aydın Taslaklarına Bir Kaç Söz
· Le Monde Öcalan’ın tutukluluk koşullarını yazdı

© Rojaciwan.com