
Zorba sistemin 5000 yıllık
egemenlikli tarihi ezilen halkların, sınıfların ve cinslerin
direniş tarihidir de aynı zamanda. Hatta neredeyse yok olmayla
yüz yüze bırakılan tüm canlı varlıkların direniş tarihidir
diyebiliriz. Çünkü zulümden ve zorbalıktan nasibini alan salt
insanlık olmamış, hayvanlardan bitkilere, gökyüzünde parlayan
yıldızlardan yeryüzündeki toprağa kadar her şey yaşam savaşımı
vermektedir. Anlamlı direnişlere dair nice destanlar yazıldı,
nice kahramanlar doğdu ve nice güzellikler yaşandı. ‘’Direnmek
Yaşamaktır’’ deyimi, bu tarihi gerçekliğin bağrında doğan ve
bizlere direnişin anlam derinliğini en güzel anlatan ifadedir.
Çünkü direniş, ölümsüzleşmenin diğer adıdır, teslimiyet ise
ölmektir.
Yaşamak için direnmek, ‘’yaşam’’
olgusunun vazgeçilmez bir ilkesi, dinamiğidir. Bu sadece
insanlara dair bir gerçeklik değildir, tüm canlıların, hatta tüm
evrensel varlıkların var oluş ilkesidir. ‘’Yaşam’’ olgusunun
vazgeçilmez bir ilkesi diye tanımladığımız ‘’direniş’’
gerçekliğini tanımlamak, bir anlamda özgür yaşamın temel gücünü
tanımlamak anlamına gelir. Direnmek; kendini bilmenin,
savunmanın, özgür kılmanın dili ve eylemidir. Çünkü bunlar var
olmanın ve yaşamanın dinamik gücüdür. Fiziki anlamda gerçekleşen
direnişler her ne kadar anlamlı olsalar da, onu başarıya taşıran
ruhsal ve zihinsel direnişlerdir.
Direniş olgusunu kendimiz, yani
gerilla açısından değerlendirdiğimizde, gerillayı ‘’gerilla’’
yapan, yine direnişin kendisidir, çünkü gerilla hareketi bir
direniş hareketidir. Biz direnişi salt kaba, fiziksel olarak ele
almıyoruz, ideolojik, siyasal, sosyal, kültürel, askeri, yani
her anlamda bir direniş içerisindeyiz. Yalancı ve zorba sistemin
bizi hakikat olgusundan koparan ve bizi karşıtlık haline getiren
gerçekliğe karşı bir direniş içerisindeyiz. Dağa çıkışımızın
kendisi bir direniştir. Sözde medeniyet ve uygarlığın mekânı
olan şehrin zehirleyici, boğucu ve yanıltıcı gerçekliğine,
kapitalizmin gözleri kamaştıran, ama yürekleri, beyinleri ve
ruhları körelten gösterişliliğine karşı tepkidir, isyandır
direniştir. Direniş gücünün yarattığı değerler vardır. Dağ
koşulları biliniyor, doğanın zorlu koşullarına karşı da sürekli
bir direniş içerisindeyiz. Ve bu direniş, insanın yaratım ve
iradi gücünün nelere kadir olduğunu gösterdi bizlere. İnsan
olarak kendimizi tanıdık, keşfettik, bildik. İnsan açısından
toplumsallığın zorunluluğunu ve vazgeçilmezliğini kavradık, gün
geçtikçe gücün sırrına eriştik. Öğrendikçe, tanıdıkça egemen
sistemin bizlerde yarattığı cehaleti, bilinmezlikleri ve bunun
doğurduğu bağımlılıkları, korkuları aşabildik. Aştıkça,
kendimizi daha özgür, daha güçlü hissettik. Bu açıdan direnmek,
yeniden doğmak ve yaratılmaktır, Hakikate götüren kutsal
eylemdir, özgürlük arayışlarımızın, tutkularımızın dili ve
ifadesidir. Bunun içindir ki, severek ve inanarak direniyoruz.
Bu gerçekliği yaşamayan ve tatmayanlar açısından gerillanın
direnişi anlaşılmaz, hayretlerle karşılanır, çözülemez. Ki,
bugün eğer egemen sistemin savaş stratejisyenleri gerilla gücünü
kırmaya yönelik formül arayışı içerisine girmişlerse, bu
gerçeklikten kaynağını almaktadır.
Son yıllarda gerillaya karşı
yürütülen savaşta, dünyanın egemen güçlerinin istihbarat ve
teknik gücüne rağmen gerilla direnişi kırılamıyor, tersine daha
da güçlenip üstünlük sağlayabiliyorsa, bu manevi gücün maddi
güce üstün geldiğinin göstergesidir. Gerillanın en büyük silahı,
beyin, yürek ve ruh gücüdür, hiçbir teknik silah bu gücü
yenemez; çünkü teknik silahı yaratan akıl ise, onu boşa
çıkaracak ve yenecek olan da insan aklıdır. Bu açıdan egemen
güçler, modern teknoloji arayışlarının vakit ve ekonomi
kaybından başka bir şey olmadığını anlamış durumdalar, daha
doğrusu hareketimiz bunu kavratmış durumdadır. Dolayısıyla,
içimize sızdırılan ajanlar, işbirlikçi halk kesimleri ve medya
aracılığı ile özel ve ideolojik savaş derinleştirilerek sonuç
alınmak istenmektedir. Bu açıdan, bu saldırılara karşı topyekûn
bir direniş sağlamak için yüreğimizi, beynimizi ve ruhumuzu daha
fazla ideolojik donanımla güçlendirmek, direnişimizi de
kırılmaz, yenilmez kılacaktır. Bu oldukça, yenilmez bir Gerilla
Ordusu büyüyerek zafere yürüyecektir.
Zeryan Roj
|