Gerilladan yazılar: Direnmek; Kendini Bilmenin, Savunmanın, Özgür Kılmanın Dili Ve Eylemidir
Gönderen: seteney Tarih: 31.08.2008, 12:18:49 (1105 okuma)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


foto_1 (71)
Zorba sistemin 5000 yıllık egemenlikli tarihi ezilen halkların, sınıfların ve cinslerin direniş tarihidir de aynı zamanda. Hatta neredeyse yok olmayla yüz yüze bırakılan tüm canlı varlıkların direniş tarihidir diyebiliriz. Çünkü zulümden ve zorbalıktan nasibini alan salt insanlık olmamış, hayvanlardan bitkilere, gökyüzünde parlayan yıldızlardan yeryüzündeki toprağa kadar her şey yaşam savaşımı vermektedir. Anlamlı direnişlere dair nice destanlar yazıldı, nice kahramanlar doğdu ve nice güzellikler yaşandı. ‘’Direnmek Yaşamaktır’’ deyimi, bu tarihi gerçekliğin bağrında doğan ve bizlere direnişin anlam derinliğini en güzel anlatan ifadedir. Çünkü direniş, ölümsüzleşmenin diğer adıdır, teslimiyet ise ölmektir.
 

Yaşamak için direnmek, ‘’yaşam’’ olgusunun vazgeçilmez bir ilkesi, dinamiğidir. Bu sadece insanlara dair bir gerçeklik değildir, tüm canlıların, hatta tüm evrensel varlıkların var oluş ilkesidir. ‘’Yaşam’’ olgusunun vazgeçilmez bir ilkesi diye tanımladığımız ‘’direniş’’ gerçekliğini tanımlamak, bir anlamda özgür yaşamın temel gücünü tanımlamak anlamına gelir. Direnmek; kendini bilmenin, savunmanın, özgür kılmanın dili ve eylemidir. Çünkü bunlar var olmanın ve yaşamanın dinamik gücüdür. Fiziki anlamda gerçekleşen direnişler her ne kadar anlamlı olsalar da, onu başarıya taşıran ruhsal ve zihinsel direnişlerdir.
 

Direniş olgusunu kendimiz, yani gerilla açısından değerlendirdiğimizde, gerillayı ‘’gerilla’’ yapan, yine direnişin kendisidir, çünkü gerilla hareketi bir direniş hareketidir. Biz direnişi salt kaba, fiziksel olarak ele almıyoruz, ideolojik, siyasal, sosyal, kültürel, askeri, yani her anlamda bir direniş içerisindeyiz. Yalancı ve zorba sistemin bizi hakikat olgusundan koparan ve bizi karşıtlık haline getiren gerçekliğe karşı bir direniş içerisindeyiz. Dağa çıkışımızın kendisi bir direniştir. Sözde medeniyet ve uygarlığın mekânı olan şehrin zehirleyici, boğucu ve yanıltıcı gerçekliğine, kapitalizmin gözleri kamaştıran, ama yürekleri, beyinleri ve ruhları körelten gösterişliliğine karşı tepkidir, isyandır direniştir. Direniş gücünün yarattığı değerler vardır. Dağ koşulları biliniyor, doğanın zorlu koşullarına karşı da sürekli bir direniş içerisindeyiz. Ve bu direniş, insanın yaratım ve iradi gücünün nelere kadir olduğunu gösterdi bizlere. İnsan olarak kendimizi tanıdık, keşfettik, bildik. İnsan açısından toplumsallığın zorunluluğunu ve vazgeçilmezliğini kavradık, gün geçtikçe gücün sırrına eriştik. Öğrendikçe, tanıdıkça egemen sistemin bizlerde yarattığı cehaleti, bilinmezlikleri ve bunun doğurduğu bağımlılıkları, korkuları aşabildik. Aştıkça, kendimizi daha özgür, daha güçlü hissettik. Bu açıdan direnmek, yeniden doğmak ve yaratılmaktır, Hakikate götüren kutsal eylemdir, özgürlük arayışlarımızın, tutkularımızın dili ve ifadesidir. Bunun içindir ki, severek ve inanarak direniyoruz. Bu gerçekliği yaşamayan ve tatmayanlar açısından gerillanın direnişi anlaşılmaz, hayretlerle karşılanır, çözülemez. Ki, bugün eğer egemen sistemin savaş stratejisyenleri gerilla gücünü kırmaya yönelik formül arayışı içerisine girmişlerse, bu gerçeklikten kaynağını almaktadır.
 

Son yıllarda gerillaya karşı yürütülen savaşta, dünyanın egemen güçlerinin istihbarat ve teknik gücüne rağmen gerilla direnişi kırılamıyor, tersine daha da güçlenip üstünlük sağlayabiliyorsa, bu manevi gücün maddi güce üstün geldiğinin göstergesidir. Gerillanın en büyük silahı, beyin, yürek ve ruh gücüdür, hiçbir teknik silah bu gücü yenemez; çünkü teknik silahı yaratan akıl ise, onu boşa çıkaracak ve yenecek olan da insan aklıdır. Bu açıdan egemen güçler, modern teknoloji arayışlarının vakit ve ekonomi kaybından başka bir şey olmadığını anlamış durumdalar, daha doğrusu hareketimiz bunu kavratmış durumdadır. Dolayısıyla, içimize sızdırılan ajanlar, işbirlikçi halk kesimleri ve medya aracılığı ile özel ve ideolojik savaş derinleştirilerek sonuç alınmak istenmektedir. Bu açıdan, bu saldırılara karşı topyekûn bir direniş sağlamak için yüreğimizi, beynimizi ve ruhumuzu daha fazla ideolojik donanımla güçlendirmek, direnişimizi de kırılmaz, yenilmez kılacaktır. Bu oldukça, yenilmez bir Gerilla Ordusu büyüyerek zafere yürüyecektir.

Zeryan Roj



YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· Öcalan: Devlet kendi Kürdünü yaratıyor
· Rojaciwan "Özgürlük Daglarinda" Bölüm 1
· HPG: 2008 YILI SAVAŞ BİLANÇOSU
· Kemal Pir’in yayınlanmayan fotoğrafları -Özel
· HPG ANAKARAGAH KOMUTANLIĞI AÇIKLAMASI
· Kandil, Gazze benzetmesi AB başsözcüsünü zorda bıraktı
· Meclis'te Kürtçe'ye hakaret! 'Bilinmeyen dil'di bu kez üç nokta oldu
· Baydemir: Türkiye Gazze saldırısından haberdardı
· Türk savaş uçakları Kandil'i bombalıyor
· Askeri helikopterler köy taradı, yaralılar var

Gerilladan yazılar
· Filistin Katliamının Suç Ortağı AKP ve Erdoğan’dır
· Teslim Alınmış Üst Sınıf Gerçekliği
· 2008: HPG’nin Şahlanma Yılı
· Türk Milleti Bahane, Irkçılık Şahane!..
· BAY GEVEZE (NAMI DİĞER TİLKİ SELİM)
· BİR SURAT DÜŞÜNÜN!
· BEKLEYİN, ZAP DESTANI GELİYOR
· BİTMEYEN BİR DESTANDIR PKK
· "UTANIRDIK KÜRTLÜKTEN"
· Soykırıma Direnmek Özgür Yaşamaktır!

© Rojaciwan.com