YANKEE’NİN BEKÇİ KÖPEKLERİ Û DOLARIN İTLERİ
Bu başlığın yarısı bana ait.
Diğer yarısı da HPG’li Ozan Ahmet Arif’e ait.
Tam da Sebatayist İlker Başbuğ, Mason Fetul-Münafık ile Katil-Qerdoğan’ı
Amedlilerin deyişiyle damardan tanıtan bir başlık.
Bu başlığın misyonuna göre hareket eden zatı şeriflere ne kadar
yakışıyor bu başlık.
Düşündüm, taşındım ne yaptımsa bundan daha güzel bir başlık
bulamadım.
Her üç zatı şerif, “Doların İtleri”.
Her üç zatı şerifin babaları Yankee’nin Bekçi Köpekleri.
Her üç zatı şerif de, birer devşirmedir.
Biri, Yahudilikten dönme Türk devşirmesi.
Birisi, Kürtlükten dönme Türk devşirmesi.
Diğeri de, Gürcülükten dönme Türk devşirmesidir.
Üçü de ABD’nin(Yankee) hizmetkarı.
Her üçü de Kürt katliamcısı.
Mükkemmel katliamcı bir üçlü.
Söylemleri de aynı, uygulamaları da aynı.
Her üçü de ABD’nin, Kürdistan, Ortadoğu ve Kafkasya’daki “Bekçi
Köpekleridir.”
Her üçü de, ABD dolarıyla beslenen itlerdir.
Nerede bir halkın özgürlük ve eşitlik direnişi varsa, ABD adına bu
itler devrede.
Hele söz konusu Kürdistan olunca üçü de, har u har bir pozisyona
geçiyor.
Demiştik ya Kürdistan söz konusu olunca söylemleri ile uygulamaları
aynı.
Şimdi bunların söylem ve uygulamalarına bakalım.
Lice Katliamcısı Türk devşirmesi har u har Başbuğ, Türk ordusunun
başbuğluğuna atanınca yaptığı konuşmada şöyle demişti:
“ABD ile ilişkilerimiz mükemmeldir. PKK’ye karşı devlet tarafından
ve topyekun şekilde esas itibarıyla güvenlik, ekonomi, sosyo-kültürel,
eğitim ve sağlık dahil psikolojik hareket ve uluslararası alanda
birbirleriyle paralel ve koordineli olarak faaliyet yürüteceğiz.”
Katil-Qerdoğan ise ulusa sesleniş konuşmasın da şöyle demişti:
“Siyasi, askeri, ekonomik, sosyo-kültürel ve psikolojik her alanda
uygulamaya geçirdiğimiz tedbirlerle PKK’yi içerde ve dışarıda
yalnızlaştırmaya, etkisiz kılmaya devam edeceğiz.”
Başbuğ iki gün evvel, Katil-Qerdoğan ise ondan iki gün sonra aynı
konuşmayı yapıyor.
Mübarek Katil-Qerdoğan, aynen bir papağan gibi, bir uzman çavuş gibi
har u har Başbuğ “taaaak” deyince, o da “şaaaak” diyor ve aynı
tekerlemeyi okuyor.
Bir beyinsizlik olur da bu kadar olur.
Dünyada daha bunun benzeri bir konuşma olmamıştır.
Önceki yazımda başlığı seçerken boşu boşunu bir başlık seçmemiştim.
Boşu boşuna dememiştim har u har Başbuğ taaaak, Katil-Qerdoğan
şaaaak.
İkisinin son konuşmalarından da açığa çıkıyor ki, ikisinin beynini
ve yüreğine içten okumuşum.
Her iki Kürt soykırımcısı bunları derken ve Kürtleri katlederken, ya
doların iti Fetul-Münafık’a ne demişti? Hele bir de onun konuşmasına
bakalım.
Fetul-Münafık diyordu ki;
“Kürdistan’ın özgürleşmesi demek, benim kafamın ikiye bölünmesi
demektir. Kafamı ve beynimi ikiye bölebilirsiniz ama Kürtlerin
özgürlüğünü asla kabul etmem.”
Oramar baskını olduğu zaman bu konuşmayı yapan doların iti Fetul-Münafık’tı.
Kafatasçılık budur işte.
Öyle bir kafatasçı ki, Kürtleri, Türk olarak kendi beynine
yerleştirmiş.
Kürtleri, Türk sayıyor. Kürtler özgürleşirse kafatasçı beyninin de
düşünsel olarak yok olacağını biliyor. Bundan dolayıdır ki
azgınlaşmış ve har u har olmuş bir ırkçılığa başvuruyor.
Ey Fetul-Münafık’ı hala İslamcı diye bilen saf insanlar!..
Ey saf Kürtler, Türkler ve diğer halklar!..
Biliyor muydunuz acaba?
HPG’li bir ozan olan Ahmet Arif yıllar öncesinden yazdığı bir
şiirinde bu “Doların İtleri ile Yankee’nin Bekçi Köpeklerini”
anlatmıştı.
İşte ben, şimdi sizleri, Arif’in bu “Dolar İtleri” hakkında yazdığı
“Yurdum Benim Şahdamarım” şiiriyle baş başa bırakıyorum ve şiir
hakkında hiçbir yorum yapmıyorum. Ve bu “Dolar İtleri” hakkındaki
yorumu ve şiiri sizlere bırakıyorum.
Yurdum Benim Şah Damarım
Engereğin dişlerine işledim,
Ağu dişlerine,
Oluklu, çentik…
Ve vurgun,
Gözleri bir çift cehennem,
Burnuna kan tütmüş,
Pars bıyığına…
Dağın pulat yüreğine işledim,
Şimşeğin masmavi usturasına,
Sevdanı usul-usul,
Sevdanı mısra-mısra,
Lo ben seni hapislerde sevmişim,
Ben seni sürgünlerde.
Yurdum benim şahdamarım…
Yücen de buzul,
Ve kar,
Maviş dağ tavşanları,
Gün vuranda alaran,
Zemheri yılanları,
Ve yakut bir hışımla.
Öyle çakılan,
Sonsuzluğun yakışığı kartallar.
Başım gözüm üstünesin,
Suskum, avazım üstüne…
Adından başka silah,
Yazgından başka günah,
Daha yazmamış,
Hiçbir gizli dosyada,
Hiçbir açık kitapta.
Peşinde azgınları,
Kanlı paranın,
Yani Doların İtleri,
Altın, Sterlin kurtları,
Ve Petrol Nemrutları,
Ve Kurşun Yezitleri…
Kaçgunda, kaçakta,
Can havlindesin…
Ve çocuk ölüleri,
Parçalanmışlar,
Daha süt kokuyorlar.
Ve anne ölüleri,
İncecikten, gencecikten,
Açık hepsinin gözleri,
Halkım benim,
Askıda çığ…
Özgür Bilge
|