ANKARA / Yaşar Büyükanıt'tan görevi devraldıktan sonra verdiği mesajla PKK ve Kürtlere karşı sert mesajlar veren Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un ilk icraatı, adı cinayetler ve gözaltında kayıplarla gündeme gelen Bolu Tugay Komutanı emekli Tümgeneral Yavuz Ertürk'ü Genelkurmay Başkanlığı'nın resmi internet sitesine taşımak oldu. Başbuğ, sitedeki "Özgeçmiş" bölümünde yer alan 33 fotoğraf arasına Yavuz Ertürk'ü de yerleştirdi.
30 Ağustos'ta Orgeneral Büyükanıt'tan Genelkurmay Başkanlığı görevini devralan İlker Başbuğ, PKK'ye karşı "etkili" mücadele için devlet tarafından topyekün seferberlik istemiş, ekonomi, sosyo-kültürel (eğitim ve sağlık dahil) psikolojik harekatın da startını vermişti.
22 Ekim 1993 tarihinde Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın öldürülmesi üzerine 38 sivilin öldüğü Lice'deki olayda Hasan Kundakçı paşayla birlikte "vur" talimatı veren İlker Başbuğ, o dönem Lice-Kul-Genç üçgeninde görev yapan sabıkalı general Yavuz Ertürk'ü unutmadı.
RESMİ İNTERNET SİTESİNDE
Başbuğ'un ilk icraatı, 1990'lı yıllarda bölgede köy yakan, sivilleri kurşuna dizip gözaltında kaybeden Bolu Komando Tugayı'nın "ünlü" Komutanı emekli Tümgeneral Yavuz Ertürk'ü Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesine taşıdı. Başbuğ'un "Özgeçmiş" bölümündeki 33 hatıra fotoğrafı arasında Yavuz Ertürk'le bir operasyon sırasında çektiği fotoğraf da yer aldı.
ADI ÖLÜMLERLE GÜNDEME GELDİ
Yavuz Ertürk, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde 37 yıl çalıştıktan sonra 2002 yılında Tümgeneral sıfatıyla emekliye ayrılmıştı. Lice-Kulp-Muş üçgeninde onlarca Kürdün ölümünden sorumlu olmasına ve Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde 3 milyon YTL mahkum ettirmesine rağmen MHP'den milletvekili aday olan Ertürk, sırasıyla Yeni Çağ Gazetesi, Kanal 7 ve Kanal D'de yorumlar yaparak, ne kadar ırkçı olduğunu göstermişti.
HER TAŞIN ALTINDA İSMİ ÇIKTI
Ertürk, Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Alacaköy'de 1993'te gözaltına alınan, 2004'te de kemikleri bulunan 11 köylünün ölümünden de sorumlu tutulmuştu. 9 Ekim 1993 tarihinde Muş-Kulp-Lice üçgeninde yapılan operasyonda Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Alaca köyünde gözaltına alındıktan sonra kendilerinden haber alınamayan M. Salih Akdeniz, Celil Aydoğdu, Behçet Tutuş, M. Şerif Avar, Hasan Avar, Bahri Şimşek, M. Şah Atala, Turan Demir, Abdo Yamuk, Nusreddin Yerlikaya ve Ümit Taş'a ait kemikler 2 yıl önce bulundu. Adli Tıp Kurumu'nca yapılan DNA testinde kemiklerden bazılarının M. Şah Atala ve Turan Demir'e ait çıkmış; kayıp yakınlarının yaptığı başvuruyu 1 Haziran 2002'de sonuçlandıran AİHM, Türkiye'yi AİHS'in insan yaşamını güvenceye alan maddelerini ihlalden 2 milyon mark tazminat ödemeye mahkum etmişti.
MECLİS RAPOR HAZIRLADI
AİHM'in olaydan sorumlu tuttuğuna dair ifadelerle kayda geçirilen dönemin Bolu Tugay Komutanı emekli Tümgeneral Yavuz Ertürk'ün adı, TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyeleri Cavit Torun, Hakan Taşçı ve Mesut Değer tarafından hazırlanan raporda da gündeme geldi. 3 milletvekilinin hazırladığı raporda, Ertürk'le ilgili şu ifade yer aldı: 'İnceleme imkânı bulduğumuz Kulp Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki dosya, mağdur yakınlarının Avrupa Komisyonu'na ve AİHM'e yaptıkları başvurular sonucunda verilen karardaki belirlemeler, olayın Bolu'dan gelen General Yavuz Ertürk komutasındaki birliğin operasyonu sırasında gerçekleştiği anlaşılmıştır.'
KARIŞTIĞI OLAYLAR
6 Mayıs 1994 tarihinde Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Deveboyu mezrasına yapılan baskında gözaltına alınan Selim, Hasan ve Cezayir Orhan adlı kişiler, Bolu Komando Tugayı'na bağlı askerler tarafından kaybedildi. 18 Haziran 2002 tarihinde karara bağlanan dosyayla ilgili Ekim 1999'da AİHM'e bilgi veren Türkiye, "O bölgede operasyonu gerçekleştiren sorumlu komutan General Yavuz Ertürk'tür" beyanında bulundu. Türkiye bu dosyadan 150 bin Euro tazminat ödemeye mahkûm oldu. 18 Mayıs 1994'te Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı Türeli köyü Dehla Zerê mezrasına yapılan baskında Servet ve İkram İpek gözaltına alınıp kaybedildi.
AİHM'in 17 Şubat 2004'te verdiği kararın gerekçe bölümünde birçok yerde söz konusu operasyonun Ertürk komutasındaki Bolu Komando Tugayı tarafından gerçekleştirildiği vurgulandı. AİHM, yazılı beyanatında söz konusu operasyonun varlığını bile inkâr eden Türkiye'yi AİHS'nin 2. maddesinden 58 bin 400 Euro'ya mahkum etti. Dosyada, olayla ilgili defalarca çağrı yapılmasına rağmen Ertürk'ün ifade vermekten çekindiğine dikkat çekildi.
YAŞAYAN TEK TANIK ADINI VERDİ
10 Kasım 1993 tarihinde operasyona çıkan Bolu Tugay Komutanlığı'na bağlı askerler tarafından Fadıl Baran ve Yusuf Söylemez'le beraber alıkonulduğunu belirten Vahdettin Aslan, götürüldükleri Murat Nehri kenarında Yavuz Ertürk'ün emriyle kurşuna dizildiklerini, olaydan 'ölü numarası' yaparak kurtulduğunu açıklamıştı. Ertürk'ü fotoğraftan teşhis eden Aslan, şunları anlatmıştı: "Ertürk ve askerleri 'arazinin yabancısıyız, Bolu'dan geldik' diyerek bizi alıkoydular. Murat Nehri kenarında 20 asker üzerimize kurşun yağdırdı, 'öldü' diye Murat Nehri'ne attılar. Fadıl Baran ile Yusuf Söylemez paramparça olmuştu."
YAŞADIKLARINA İSYAN ETMİŞTİ
2002 seçimlerinde MHP'den Şırnak Milletvekili adayı olan, önce Yeni Çağ gazetesine ardından Kanal 7 ve Kanal D'ye geçerek 'basına el atan' Ertürk, şu ana kadar AİHM'e giden 4 ayrı davada Türkiye'ye yaklaşık 3 trilyon lira ödettirdi. |