Son dönemlerde Merkezi Irak Hükümeti ile Federal Kürdistan Bölgesi
Hükümeti arasında yaşanan kriz halen devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde
Federal Kürdistan Bölgesi Hükümeti yetkililerinden oluşan bir heyet
Bağdat'a giderek Iraklı yetkililerle görüştü. Görüşmenin hemen ardından
Kürt yetkililer, Irak Hükümetiyle ittifak halinde olduklarını
açıkladılar. Irak Başbakan Yardımcısı Ali Debağ ise bunun tam tersini
söyleyerek, Federal Kürdistan Bölgesi Hükümeti ile ittifak içinde
olmadıklarını ileri sürdü. PÇDK Genel Başkanı Diyar Xerib, Irak'ta
yaşanan krizi ajansızımıza değerlendirdi.
Sorunlar askıda kalmış
Kürt yetkililerin birkaç gündür Bağdat'ta Irak Merkezi Hükümet
ile bir dizi tartışmalar yürüttüğünü dile getiren Xerib, "Son günlerde
Federal Kürdistan Hükümeti adına bazı açıklamalar yapıldı. Buna göre
yapılan görüşmeler sonucunda merkezi Irak Hükümeti ile Federal
Kürdistan Hükümeti yaşanan sorunda uzlaşı sağlandığı yönünde
açıklamalarda bulunduk. Şimdiye kadar Merkezi Irak Hükümeti resmi
olarak bunu doğrulamadı. Öyle görünüyor ki, Irak Başkanı Nuri El Maliki
ve Irak Savunma Bakanı Bağdat ve Federal Kürdistan Hükümeti
heyetlerinin görüşmüş oldukları sorunu Milli Güvenlik Kurulu'nda
tartışmak istiyorlar. Her ne kadar Nuri El Maliki toplanmalarını
istemişse de iki gündür daha toplanamamışlar. Eğer Kürtler bu
toplantılara hazırlıksız giderlerse doğal olarak karar Irak
Hükümeti'nin isteği doğrultusunda alınacaktır. Onun için Irak Başbakan
Yardımcısı Ali Debağ'ın söylediği şey doğrudur. Bugüne kadar Bağdat
Hükümetiyle Kürt Hükümeti arasında herhangi bir ittifak söz konusu
değildir" diye konuştu.
"Bazı tartışmalar yürütülmüş Kürtler bu tartışmaların olumlu
geçtiğini hatta ittifak yaptıklarını söylüyorlar. Fakat yapılan bir
ittifak varsa dahi Irak Milli Güvenlik Kurulu ya da Irak Parlamentosu
tarafında onaylanması gerekir ki bu ittifak resmileşsin" diyen Xerib,
bugüne kadar bu kurumların toplanmadığını, sorunun askıda kaldığını
kaydetti.
'Kürtler Irak Hükümeti'nden kendilerini geri çekmeliler'
PÇDK olarak sorunun bu şekilde çözülemeyeceğini, askıda
kalacağına inandıklarını aktaran Xerib, şunları dile getirdi: "Biz PÇDK
olarak bu sorunun çözümü için birkaç gün önce bir toplantı yaptık bir
sonuç bildirgesi çıkardık. Bu bildirgede Federal Kürdistan Hükümetine
ve Kürt yetkililerine çağrıda bulunduk. Yaşanan sorunlar karşısında
tavır sahibi olmalarını, Kürtler tüm gücünü merkezi hükümetten çekmeli
ve biz Irak'ın inşasında yer almayacağız demeliler. Çünkü bu hükümet
Irak Anayasası üzerinden kendini örgütlemeye çalışıyor. Irak Anayasası
da anti demokratik bazı yasalar üzerine kurulmuştur. Özellikle 109,
110, 111, 112, 113 maddeleri Merkezi Irak Hükümeti'ni güçlendirirken
Federal hükümetleri siyasi irade olarak inisiyatifsiz bırakmak
istiyorlar. Çünkü mevcut durumda Irak hükümeti sadece zaman kazanmak
istiyor. Zaman ilerledikçe Irak hükümeti daha da güçlenecek ve Kürt
Hükümeti'nin tüm kazanımlarını elinden alacaktır. Kürtler Irak
Hükümeti'ne karşı değil ABD'ye karşı da tavır sahibi olmalı. Çünkü bu
işin içinde ABD vardır."
Irak Hükümeti Kerkük'e değil Hewler'e hükmedecek
Xerib, bu maddeler değişmeden merkezi hükümetin yavaş yavaş
merkezi konumunu güçlendirerek yerel hükümetlerin inisiyatifini tümden
elinden alacağını söyledi. Böyle giderse merkezi hükümetin Xaneqin,
Diyala, Kerkük'ü değil Hewler, Dohuk ve Süleymaniye'ye de hükmedeceğini
ifade eden Xerib, "Onun için Kürt Hükümeti'ne yapmış olduğumuz çağrı,
geç olmadan kendini merkezi hükümetten çekmeli, bu sorun bir çözüme
bağlanmadan. Irak Anayasası'nın anti-demokratik maddeleri
değiştirilmeden tavrından vazgeçmemeli" dedi.
'Kürtlerin tavrı belirleyici olacak'
24. Madde Irak Parlamentosu'nda onaylandığında Kürtlerin tepki
gösterdiklerini ve Irak Hükümeti'nin kısmı geri adım atmış gibi
göründüğünü söyleyen Xerib, "Birkaç hafta sonra Diyala sorunu gündeme
geldi yine. Kürtler tepki gösterdi, kısmı geri adım atıldı gibi oldu
ama arkasından Xaneqin sorunu çıktı. Yani öyle anlaşılıyor ki,
Kürtlerin bu tavrı çoğu şeyi değiştirecek, sorunu çözüme götürecek bir
tavır değildir. Irak hükümeti bu yaklaşımlarla zaman kazanmaya
çalışıyor. Bu gün Irak hükümeti her istediğini yapacak güçte değil ama
yarın güçlendikçe tüm Irak'ı denetim altına alacaktır ki, bu Anayasal
bir haktır. Irak Hükümeti şimdiye kadar yaptığı her şeyi Anayasa
çerçevesinde yapıyor. Anayasa bu hakkı onlara vermiştir" diye kaydetti.