İSTANBUL / Ünlü sinemacı Yılmaz Güney ölüm yıldönümünde düzenlenen bir söyleşi ve film gösterimiyle anıldı. Söyleşide konuşan sinema eleştirmeni Zahit Atam, “Her bir hapishane Yılmaz Güney için filmlerinin ortaya çıktığı bir mekan oldu” dedi.
Türkiye’nin en ünlü yönetmeni Yılmaz Güney 9 Eylül 1984 yılında Paris’te hayata gözlerini yumdu. Uzun yıllar Türkiye halkları için mücadele eden, Türkiye’deki sorunları filme çeken Yılmaz Güney, hayatı boyunca zorluklarla karşılaştı, sayısız kez gözaltına alınıp tutuklandı ve en sonunda yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. Ardından bir çok ödüllü film bırakan Güney, ölüm yıldönümündü Nazım Hikmet Kültür Merkezinde gerçekleşen söyleşiyle anıldı. Söyleşiye tiyatrocu Orhan Aydın, oyuncu-sanatçı Ayşe Emel Mesçi ile sinema eleştirmeni yazar Zahit Atam katıldı.
GÜNEY GENÇLİK HAREKETİNİN FİLMİNİ ÇEKMEK İSTEDİ
Yılmaz Güney’le birlikte çalışan, onun filmlerinde yer alan Ayşe Emel Mesçi, Yılmaz Güney’le ilgili anılarını sundu. “Yılmaz Güney’i ilk kez 11 yaşına tanıdım” diyen Mesçi, “Bende, Yılmaz Güney’e Ecevit affıyla 74’de serbest bırakıldık. Ben işçi mahallesinde ev tutup, orada kaldım. O zaman biraz anarşisttim. Bir gün ‘Yılmaz abi seni çağırıyor, artık bu işçi mahallesinden çıkıp filme gelsin’ diyor dediler. Gittim. ‘Çık o semtlerden. Sen sanatçısın, gel onlara kültür sanatı götürelim’ dedi. O, 5 film düşünüyordu. Biri Zonguldak maden işçileri üzerine. Biri çingene Cemil üzerine. Kendisi bu rolü oynamak istiyordu. Biri Burjuvazi üzerine, birde Gençlik Hareketi üzerine çekmek istiyordu. Diğerini hatırlamıyorum. Yılmaz Güney kolektif sinema oluşturacağız, sinema platosu, işçi setleri oluşturacağız diyordu” dedi.
Mesçi, Güney’in “Çirkin Kral” lakabı üzerine de “Yılmaz Güney çirkin değildi. Aslında çok da yakışıklı biriydi. O düzene başkaldırdığı için Çirkin Kral dediler” diye konuştu.
GÜNEY İNSANLAR İÇİN ENDİŞELENİYORDU
“Yılmaz Güney 1963 yılında kendi iradesiyle sinemasını oluşturmaya başlamış” diyen sinema eleştirmeni Zahit Atam, “Yılmaz Güney ile yapılan bir çok röportaj var. Bunlar şimdiye kadar Türkiye’de bir yönetmenle yapılan en iyi, en nitelikli röportajlardır. 1970’lerde Yılmaz Güney siyasi olaylar içinde olduğundan devlet yöneticileri onun bundan vazgeçmesini salık verdi ama o bunu elinin tersiyle itti” şeklinde konuştu.
Atam “Her bir hapishane Yılmaz Güney için filmlerinin ortaya çıktığı bir mekan oldu” diyen diyerek, “Onun derdi vardı. Hapishanede onu ziyaret edenlerden biri de yönetmen Elia Kazan’dı. Kazan, ziyaretten sonra ‘Ben bu adama için endişeleniyorum’ dedi. Bunun üzerine Yılmaz Güney düşünmüş, ‘evet benim için endişeleniyorlar ama bende başkaları için endişeleniyorum’ dedi. Yılmaz Güney insanlar için endişeleniyordu” ifadelerini kullandı.
‘KÜRDİSTAN’DAN DOLAYI SORUŞTURULDULAR
Eleştirmen Atam, Güney’in senaryosunu yazdığı “Yol” filmi için ise şunları söyledi: “Güney Yol’la Türkiye’nin portresini vermek için uğraşmış. Güney’in senaryosunda 11 mahkumun öyküsü vardı ama filmi çeken Şerif Gören bu senaryoyu Türkiye’de şartlarında çekilemeyeceği için bu sayıyı altıya indirdi. Yılmaz Güney ‘Yol’ filminde, Fırat nehri üzerine Kürdistan levhasını koydu. Bundan dolayı tüm oyuncuları hakkında soruşturmalar açıldı, Güney sürgün kaldı, film Türkiye’de yasaklandı. 1990’larda bu film Türkiye’de ancak Kürdistan yazısı içinde olduğu bölüm çıkarıldığında gösterime girebildi. Yol, şimdiye kadar dünyada en çok hasılat yapan tek Türkiye filmidir.”
Tiyatrocu Orhan Aydın ise Güney’in sendikacılık, örgütlülük yönleri üzerine durarak şunları dile getirdi: “Yılmaz Güney örgütlülüğe önem veriyordu. Onda devrimci Sosyalist Sendika kurma fikri vardı. Onun çalışmasıyla 76’da sinemacıların derneği kuruldu, sonra bu dernek Sine-Sen’e dönüştü. 1977 1 Mayıs’ında ve o yıllardaki 1 Mayıs’larda sinemacıların tümü Sine-Sen pankartı altında yürüdüler.”
Anma çerçevesine, söyleşiden sonra Nazım Hikmet Kültür Merkezi bahçesinde, açık hava da “Yol” filmi gösterildi.
YASAL UYARI: Fırat Haber Ajansı (ANF) servis ettiği haber ve fotoğrafları aboneleri dışında, ajansın izni olmadan kopyalamak veya yeniden yayınlamak yasaktır
Copyright 2008
ANF NEWS AGENCY |