Yaklaşık iki yıl önce yaşamını yitiren Kürt edebiyatçı Mehmet
Uzun'un adını yaşatmak ve Kürt dili ve edebiyatını geleceğe taşımak
amacıyla açtıkları edebiyat atölyesinde Kürtçe edebiyat araştırması ve
şiir çalışması yapan Lotus Kültür Merkezi çalışanları Ekim ayından
itibaren açacakları Kürtçe dil kursu ile çalışmalarını yeni bir boyuta
taşımayı amaçlıyor.
Atölyenin kurucularından Keremo, Mehmet Uzun'un yaşamını yitirmesini
Kürtler açısından önemli bir kayıp olduğunu söyledi. Keremo, "Onun
anısına sahip çıkmak adına yapılacak en iyi şeyin onun yarattığı
değerlere sahip çıkarak, o değerleri geleceğe taşımak olduğunu
düşünüyoruz. Bu nedenle Kürt edebiyatı üzerine çalışmak üzere Mehmet
Uzun Edebiyat Atölyesi'ni kurduk. Mehmet Uzun'un adını yaşatmak için
genç edebiyatçılar olarak yaklaşık yedi aydır Lotus Kültür Merkezi
bünyesinde açtığımız edebiyat atölyesinde çeşitli çalışmalar
yürütüyoruz" dedi.
'Kürtler aşklarını, sevinçlerini acılarını Kürtçe yaşamalıdır'
Başlangıçta iki kişi olduklarını belirten Keremo, yeni
katılımların olması ile birlikte sayılarının beşe yükseldiğini söyledi.
Genellikle Kürt dili üzerine çalıştıklarını belirten Keremo, şunları
kaydetti:
"Genellikle Kürt dili üzerine çalışıyoruz. Kürt dilinin binlerce
baskı ve zorluk altında varlık mücadelesi verdiğinin bilincinde
olduğumuz için özellikle Kürt dili üzerine edebiyat çalışması yürütmek
istedik. Şu anda çok iyi bir yerde olduğumuzu söyleyemeyiz. Ancak Kürt
edebiyatının başta yaşadığımız şehir olmak üzere her yerde tanınmasını
sağlamayı amaçlıyoruz. Atölye çalışmalarımız kapsamında şiir
programları düzenliyoruz. Bu programlarla Kürtçe okuma, yazma ve
konuşma bazında ilerleme sağlamak amacındayız. Dengbéjlik kültürü ile
önemle ilgileniyoruz. Çünkü Kürt edebiyatının, kültürünün ve sanatının
kökeni dengbéjliğe dayanıyor. Kürtler yıllarca acılarını, aşklarını ve
umutlarını bu kültürün ışığında dile getirmiş ve 21. yüzyıla
taşımıştır. Buradan hareketle tüm Kürtleri Kürtçe yaşamaya çağırıyoruz.
Kürtler aşklarını, sevinçlerini acılarını Kürtçe yaşamalıdır."
'Mehmet Uzun'dan devraldığımız kültürü geleceğe taşıma çabasındayız'
İlk defa Mehmet Uzun'a ait bir kitabı okuduğu sırada Uzun'un ölüm
haberini duyduğunu dile getiren Rojhat Roda, edebiyatla tanışmasını, şu
şekilde anlattı:
"Biz 1990'lı yıllarda yaşamı tanımaya başladık. Çünkü bu yıllar tüm
Kürtlerin yoğun acılar yaşadığı, zulüm ve zorluklarla karşılaştığı
dönemler oldu. Yoğun göçün yaşandığı bu dönemde İstanbul'a göç eden bir
ailenin çocuğu olarak şiirle ilgileniyordum. Bir süre sonra Mehmet
Uzun'un kitapları ile tanıştım. Memleketim olan Diyarbakır'a giderken
yolda Mehmet Uzun'un yaşamını yitirdiğini öğrendim. Bu bende çok büyük
bir etki yarattı. Lotus Kültür Merkezi ile tanıştıktan bir süre sonra
arkadaşların atölye fikrini öğrendim ve onlara katıldım. Şu anda Mehmet
Uzun'dan devraldığımız kültürü geleceğe taşıma çabasındayız."
'Kürt edebiyatı tarihi bir geleneğin ürünüdür'
Kürt edebiyatının tarihi bir geleneğin ürünü olduğunu, Ehmedé
Xani, Feqiyé Teyran gibi büyük edebiyatçılardan bugüne taşınmasının
oldukça zorlu bir süreç olduğunu ifade eden atölye çalışanlarından
Genco, ise Kürt kültürünün köklerine inilmesi konusunda eksiklikler
yaşandığını, yeni süreçte yeni kuşaklar için birilerinin bu kültürü
açığa çıkartıp geleceğe taşıması gerektiğini vurguladı. Kürt
gençlerini, Kürt edebiyatının tanınması temelinde çalışma yürütmeye
çağıran Genco, "Kürt gençleri kendi dillerini ve kültürlerini tanımak
ve geleceğe taşımak için kurumlarına sahip çıkmalıdır. Asimilasyona
karşı yürütülecek en büyük çalışma kendi kültürünü yaşatmaktır. Biz
burada kendi kültürümüzü öğrenmek ve öğretmek üzere çalışmaya başladık.
Bu çabamızı geleceğe taşıyacağız." diye konuştu.
' Kürtler'in yolunda ışık olma amacındayız'
Kürtçe'nin kendisinde yarattığı arayış isteğinin kendisini dil
ve edebiyat çalışmasına yönlendirdiğini söyleyen Xembar Farqin de,
atölye amacını ise şu şekilde anlattı:
"Ben daha çocukken jandarma köyü bastığında ailem korkudan bizimle
farklı bir dil konuşurdu. Zamanla bu dil kafamda oluşturduğu soru
işaretleri ile birlikte hayatımda yer etti. İçimdeki kimlik arayışı
beni bu atölyenin bir parçası olamaya kadar getirdi. Amacımız
asimilasyonla karşı karşıya olan Kürtlerin yolunda bir mum bile olsa
aydınlık olmak."
Mehmet Uzun Edebiyat Atölyesi'nin en yeni üyesi Necla Polat ise tüm
Kürt gençlerinin kültür çalışmalarını desteklemesi gerektiğine dikkat
çekerek, "Ben yaklaşık 5 yıldır edebiyatla ilgileniyorum. Okulda Türkçe
eğitim görmemden kaynaklı önceleri Türkçe şiir okuyor ve yazıyordum.
Buradaki arkadaşlarla tanıştıktan sonra Kürtçe okumaya ve yazmaya
başladım. Mehmet Uzun Edebiyat Atölyesi'nin en yeni üyesi olarak burada
olduğum için çok mutluyum" dedi.