ZAGROS / Türk devletinin bütün baskı ve
engellemelerine rağmen Türkiye’den, Avrupa’dan ve İran’dan gerilla
saflarına gençlerin akışı devam ediyor.
Kürt halkı üzerindeki inkâr ve imha yönelimlerinin her geçen gün
artması üzerine Kürt gençleri yönünü dağlara çevirdi. Kürt sorununa
yaklaşım da şiddetten başka bir yol bırakılmadığına, Öcalan üzerindeki
işkencenin her geçen gün daha çok ağırlaştırıldığına dikkat çeken Kürt
gençleri kalıcı bir barış için savaşı geliştirmek için gerillaya
katıldıklarını söylediler. Demokratik barış çabalarına şiddet ve imha
ile karşılık verildiğini belirten gençler neden katıldıklarını anlattı.
Demokratik özgürlükleri için Kürt halkının büyük bedeller
ödediğini söyleyen ve Yüksekova’dan gerillaya katılan Baz Cilo, Türk
egemen sisteminin anti demokratik uygulamaları ile 12 Eylül faşist
cuntayı bile geride bıraktığını belirterek, ‘’Şiddet ve baskı artıyor.
En insani taleplerimiz bile kabul edilmiyor. Yaşamın birçok alanında
ayrımcılığa maruz kalıyor. Başka yol bırakılmadığı için gerillya
katıldım’’ diyor.
Toplum içinde devletin baskılarının ciddi boyutlara ulaştığını
anlatan ve gençlere yönelik özel politikaların uygulamaya sokulduğunu
anlatan Cilo gerillaya katılım nedenlerini ise şöyle anlattı:
“Ev ve iş yerimizde bile kendi dilimizle rahat konuşamıyoruz.
Türkçe bilmeyen anne ve babalarımız devlet dairelerinde hakarete onur
kırıcı. Küçük düşürücü yaklaşımlara maruz bırakılıyor. Genelde
Kürdistan halkı, özelde ise Yüksekova halkı üzerinde aşırı derecede
baskı ve şiddet vardır. Çarşıda bile polisler tarafından rahatsız
ediliyor, rahat dolaşamıyoruz. Daha önce Kürtlere karşı sık sık
kullanılan ‘cahil, kuyruklu’ yakıştırmaları son süreçte okullar ve iş
hayatında maruz bırakılıyoruz. Verilen eğitim tamamen bizi sisteme kul
köle etmek içindir. Özgür bir gelecek düşünen bir genç olarak devletin
bu yaklaşımlarını kabul etmediğim için dağlara gerillaya katılmaya
karar verdim. Gerillaya katılarak Kürt halkı üzerindeki baskı ve
şiddete dur demek için sonuna kadar savaşacağım. Sistemin kirli yüzü
ile yüzleşmek isteyen tüm genç yoldaşlarımı gerilla saflarına
çağırıyorum. Dağların görkemi, özgürlüğün buram buram kokan mekânları
ile buluşmanın zamanıdır.”
DAĞDA YAŞAMI YENİDEN KEŞFETTİM
Doğu Kürdistan’lı Nergiz Makü ise dağa geldikten sonra kendi “cins
kimliğini ve yaşamı yeniden keşfettiğini” söylüyor. Dağda yeni bir
yaşam keşfettiğini anlatan Makü, “Dağda yaşamı sevmeyi, yoldaşlığı ve
dostluğun nasıl anlam bulduğunu gördüm. İlk defa ‘yaşamı sevmeyi ve
yaşatmayı’ gerilla saflarına katıldıktan sonra öğrendim” diye konuştu.
İran’da en insani taleplerin bile yasak olduğunu hatırlatan Makü,
“İran’da en insani talepler bile yasak olmasına rağmen doğu
Kürdistan’da uyuşturucu ve içki, devletin eli ile satılarak gençlerin
düşürülmesi, halkın kendi sorunları üzerinde eğilmeyi ve ulusal
değerleri ile bütünleşmeyi engellemeye çalışılıyor. Devlet ile
işbirliği içinde olmayan yurtseverler öldürülüyor, baskı ve şiddette
maruz kalıyorlar. Buna rağmen hak aranacak bir yer yok. Amcamın
oğulları yurtsever oldukları için biri askerler tarafından öldürüldü,
diğeri de tutuklanarak cezaevine konuldu. Hak aranacak bir yerde yok.
Tek çıkış yolu bize dağlara çıkıp gerillaya katılmak kalıyor. Gever
isminde bir gerilla ile tartışmamızda gerillaya katılarak
karşılaştığımız zulme karşı savaşacağım sözünü vermiştim. Daha sonra bu
gerilla bir çatışmada şehit düşmüştü. Kendi sözüme bağlı kalarak
gerillaya katıldım. Eğitimi tamamlayarak HPG’ ye katılıyorum.
Önderliğimiz üzerindeki işkence başta olmak üzere halkımız üzerindeki
baskıya karşı son nefesime kadar savaşacağım” dedi.
OYUNU BOZALIM, GERİLLAYA KATILALIM
Türk özel savaş sisteminin gençleri ulusal değerlerinden
uzaklaştırmak için özel bir politika geliştirdiğini vurgulayan Rojhat
Ararat ise şunları anlattı: “Gençler benim yaptığım gibi düşmanın bu
oyununu bozarak gerilla saflarına katılmalıdır. Kürt halkını baskı ile
bitirilemeyeceğini düşman iyi bilmelidir. Bir ölür bin doğarız misali,
halk meydanlarda açıkça PKK halktır, halk burada diyor. Onurlu ve özgür
bir geleceği düşünen gençler düşmanın bu yaklaşımlarını kabul etmemeli
gerilla saflarına katılmalı. Düşmanlar koşullar ne olursa olsun Kürt
gençliğinin gerilla katılımlarını durduramayacaktır. Gerilla
katılımlarını durdurarak PKK’yi bitireceğini düşünenler Kürt
gençlerinin katılımları karşısında yenildiler Gurup gurup katılımlarla
gerilla her geçen gün büyümeye devam edecektir. Eğitimi birincilikle
bitirdim. Aldığım büyük moral ve güçle HPG saflarına katılıyorum.”
AVRUPADAN GERİLLAYA KATILDI
Avrupa’dan gerillaya katılan Nuda Ekin (Berçem Basya) ise neden
gerillaya katıldığını şu sözlerle anlattı: “Avrupa gibi bir yerde belki
ekonomik ve yaşama olanakları olabilir. Ama siyasal ve kültürel olarak
insanın kişilik kazanmasının asla imkânları yoktur. Özellikle Kürt
gençliği üzerindeki asimilasyon ve yozlaştırıcı politikalarla basit bir
lümpen ve serseri yaratılmaya çalışılıyor. PKK Avrupa’nın bu oyununu
bozduğu için bu kadar şiddetle Kürtlerin üzerine geliyorlar. Almanların
Kürtler üzerindeki faşist uygulamaları Türkleri aratmıyor. Kürt
gençlerini bu noktada önemli sorumluluklar düşüyor. Bir konsept
biçiminde dayatılan bu inkar ve imha yönelimlerine karşı kendi ulusal
değerleri ile daha fazla sarılmalı, mücadeleyi daha fazla
sahiplenmelidirler. Özellikle genç kızlar kendi kimliklerine kavuşmak
için Zilan, Beritan ve Semaları tanımalı, onları takip etmelidir. Ben
15Ağustos’un 24 yıl dönümünün yaşandığı bir süreçte gerilla saflarına
katılıyorum. Bu şansı iyi değerlendireceğim. Önderliğim şahsında Kürt
halkı için sonuna kadar savaşacağım.”
İran devletinin yıllardır din maskesi altında, sahte kardeşlik
sloganı ile Kürtleri kandırmaya çalıştığını söyleyen Agir Zagrosi ise
“Kürtlere İran’da her alanda potansiyel suçlu gibi bakılıyor. Pazarda
şehirde ve yaşamın tümünde Kürtler ulusal kimlikleri ile yaşayamıyor.
Giysileri, dilleri ve ulusal değerleri ile dalga geçiliyor. Evimizde
dahi kendi dilimizle müzik dinleyemiyor, kendi renklerimizle bir
giysiyi giyemiyoruz. Örneğin, köy yada farklı bir yerde halı dokurken
bile Kürt radyolarını dinleyemiyorduk. Devlet bilinçli bir şekilde Kürt
halkını ekonomik olarak geri bırakıp kendisine bağımlı bir hale
getiriyor. Okumak isteyen gençlerde istihbarat pençelerinden
kurtulamıyor. Okumak isteyen ya Besiç (korucu) olacak, ya da
okumayacak. Okuyup okulu bitirse dahi hak ettiği yere hiçbir zaman
gelemeyecek. Halk içinde yarattığı ajan ağı ile oluşturduğu güvensiz
ortam ile halkın yurtsever özellikler etrafında birleşmesini
engelliyor. Ekonomik olarak fakir, siyasal olarak ailem devletçi
olmadığı için ancak üç yıl okuyabildim. Bu şiddet ve baskı ortamından
tek çıkış yolunu gerilla safları ve dağları gördüm. Doğu Kürdistan
halkı PKK’nin yarattıkları ile onur ve kimlik kazandı. Agit ve Mazlum
yoldaşları eğitimde öğrendik. Bize özgür bir gelecek bırakmak için
kendilerini feda ettiler. Onların yolunu takip etmek ve halkımızın
özgürlüğünü kazanmak için gençler yozlaştırıcı sistemden çıkıp dağ ve
gerilla ile bütünleşmeli” diye konuştu.
YASAL UYARI: Fırat
Haber Ajansı (ANF) servis ettiği haber ve fotoğrafları aboneleri
dışında, ajansın izni olmadan kopyalamak veya yeniden yayınlamak
yasaktır
Copyright 2008
ANF NEWS AGENCY
|