PKK: YİĞİT KÜRDİSTAN HALKINA
Gönderen: BotanCudi Tarih: 24.09.2008, 01:00:37 (6764 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Kürdistan halkı kendi kaderini tayin edecek Önderliksel iradeye, halk gücüne, öncü PKK hareketine ve halk savunma güçlerine sahip bir düzeyi büyük bir direniş temelinde yakalamış bulunmaktadır. Halkımızın ulaştığı bu gücü parçalamak, dağıtmak ve ortadan kaldırmak için 9 Ekim 1998'de uluslar arası komplo Önderliğimizin imhasını hedeflemiştir. Önder Apo, tam 9 yıldır, tek kişilik hücrede tutularak anlamca ve fiziki olarak yok edilmek istenmektedir. Bunun için ölümcül bir sistem ve özel yasalarla yönetilen İmralı cezaevinde tutulmaktadır.

      Kürdistan Halk Önderi, günün her saniyesinde kameralarla izlenmektedir, tv izleyememektedir, gazeteler kendisine düzenli verilmemektedir. Süreci izlemesi, avukat ve aile görüşleri çeşitli bahanelerle engellenmektedir. Tecrit ve izolasyonla bir insanın tüm canlılık fonksiyonlarını yitirmesi için her şey yapılmaktadır. Kendi yakınlarıyla Kürtçe konuşması dahi engellenmektedir. Her şey,  temiz hava, yatma-kalkma, traş, mektuplaşma, yeme-içme gibi en  doğal hakları bile kendisine karşı birer işkence aracı haline getirilmektedir. Yoğun bir psikolojik işkence altında tutulmaktadır. Bu amaçla kendisine gönderildiği iddia edilen tehdit mektupları verilmektedir. Türk devleti bu uygulamalarıyla her türlü hukuk ve ahlaki ilkeyi bir yana bırakarak Önder Apo'dan intikam almaya çalışmaktadır.

       Tüm bu saldırılara rağmen, Önder APO 9 yıldır, düşmanı şaşırtacak düzeyde direniş sergilemektedir. Kürt sorununu diyalog ve barışçıl yöntemlerle çözmek için elinden geleni yapmıştır. Buna karşılık Türk Devleti, siyasi ahlakı ve hukuk etiğini çiğneyerek can güvenliğinden sorumlu olduğu Önder APO'yu zehirleme planını devreye koymuştur. Bunun sonucunda Önder Apo'nun nefes borusu neredeyse işlevsiz hale gelmiştir. Bu nedenle de düzenli olarak nefes alamamaktadır. Son bir aydan beri de, politik nedenlerle Önderliğimiz ne ailesiyle ne de avukatlarıyla görüştürülmemektedir.

       Önderliğimiz İmralı cezaevine ilk götürüldüğünde CPT'den bir üye de orada hazır bulunmuştur. CPT heyetleri daha sonraki yıllarda da zaman zaman Önderliğimizi ziyaret etmiştir. Ancak Önderliğimizin sağlık durumunun ulaştığı tehlikeli boyutları ne zamanında kamuoyuna yansıtmış ne de kendisi bunun önüne geçmiştir. Bu konuda sorumluluklarının gereğini yerine getirmemiştir. Gelinen aşamada, Önderliğimiz bir haftada 10 kilo kadar zayıflamıştır. Bir insanın bir hafta içinde on kilo kaybetmesinin nedeni nedir?  Bunun normal bir durum olmadığı ortadadır. Burada insanlık dışı bir uygulamanın olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

      1 Mart 2007'de Roma'da Önder Apo'nun avukatları basın toplantısı yaparak bu kirli saldırıyı deşifre etmişlerdir. Aynı gün hareketimizin yönetimi de, bir basın açıklamasıyla başta AKP hükümeti ve Türk devlet yetkililerini Önderliğimizin bağımsız heyetlerce muayene edilmesi ve tedavisinin derhal başlatılması çağrısında bulunmuştur. Ancak Türk devleti ve AKP hükümeti bu çağrılarımızın gereklerini yapmadığı gibi, tedavi yönünde bir adım atmamıştır. CPT heyeti de, Önderliğimizi ziyaret etmesine rağmen, bu sistematik zehirlenme uygulamasının önü alınamamıştır. Bu uygulama AKP hükümetiyle başlatılmıştır. AKP hükümeti ve devlet Önderliğimizin sağlığı konusunda mezar sessizliğini korumaktadır. CPT'de anlaşılmayan kaygı ve politik hesaplarla Önderliğimizin muayenesinin sonuçlarını henüz açıklamamıştır.

      Bir taraftan Önderliğimiz üzerinde imha planları uygulanırken, öte yandan Kuzey Kürdistan tam bir savaş alanına çevrilerek sivil katliamlardan tutalım, yoğun baskı ve tutuklamalar, yurtsever-demokratik kurumlara yönelik saldırılar düzenlenmektedir. Ordu ve ırkçı-faşist çevreler ile ordu el ele vererek Türk toplumunu şovenist militarist duygularla kışkırtmakta ve sokağa dökerek Kürt halkını sindirip ezerek teslim almak istemektedir. Önderliğimizi zehirleme, halkımızı ve onun özgürlük iradesini imha Türk devletinin ve hükümetinin temel politikası haline gelmiştir. 

      Türk ordusu ise gerillaya yönelik imha operasyonlarında uğradığı ağır kayıpları bahane ederek, hem Kuzey Kürdistan'ı tam bir savaş alanı haline getirmiş, hem de Güney Kürdistan'daki kazanımları tasfiye etmek için yoğun politik-diplomatik baskıların yanı sıra operasyon hazırlıkları yapılmaktadır. Öte yandan,  anti-Kürt ittifakı temelinde İran ve Suriye ile bir işbirliğini geliştirmektedir.  

     Değerli Kürdistan Halkı! 

      Kendi evinin içinde bile Kürtçe konuşması yasak olan, Kürdüm denildiğinde horlanan sonu cezaevi, sürgün ve katliamla biten, üstü betonlanmış Kürt gerçeğini Partimiz  Şanlı 15 Ağustos Atılımıyla parçalamıştır. Bu tarihsel atılımla Halk onurumuz kazanılmış ve korunmuştur. Siz, yurtsever halkımızın tarifsiz emeği, mücadelesi ve fedakarlığıyla bu amansız mücadele Önder APO'nun öncülüğünde bu güne kadar getirilmiştir. Şimdi yeniden dayatılan, köle Kürt siyasetidir. Kürt halkı teslim alınmak ve özgürlük iradesi kırılmak istenmektedir. 'Bizim Kürt kökenli vatandaşlarımızla bir sorunumuz yok, terör sorunumuz var' denilerek, halkımız çok sinsi bir özel savaş oyunuyla Önderliğinden ve örgütünden kopartılmak istenmektedir.

      Halkımız bu inkar ve imha siyasetinin bilincindedir. AKP hükümetinin ve Türk Devleti'nin halkın oylarıyla seçilmiş Belediye Başkanlarını jandarma copuyla göz altına alması, parlamenterlerini yargılaması, siyasi-yasal partisi olan DTP'ye yönelmesi, kurum ve kuruluşlarına saldırması tek kelimeyle Kürtlüğü ortadan kaldırmaktır. Kürt ulusunu böylesine hiçe sayan bu pervasız yaklaşım tam bir faşizm boyutuna vardırılmıştır. Bu halkımızın varlığı ve geleceği  için büyük bir tehlike anlamına gelmektedir. Ve bu tehlike Türk özel savaş rejimi tarafından her gün TV ve basının yoğun propagandasıyla Türk  halkında kin, intikam, nefret duyguları kışkırtılarak MHP, CHP milliyetçiliği, AKP'nin İslami terörüyle birleştirilerek büyütülmektedir. Bu saldırılar Avrupa ve Rusya'da da tırmandırılarak devam etmektedir. Türkiye Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın halkımıza yönelttiği tehdit ve  ırkçılıkla zehirlenen kesimlerin faşizan saldırıları karşısında halkımız ulusal-demokratik tavrını ortaya koyarak  bu saldırıları serhıldanları yükselterek boşa çıkarmalıdır. 

     Değerli Yurtsever Halkımız,

     

     Önderliğimizin kaldığı yerde sağlık durumunun iyileşmesi mümkün değil.  9 Ekim 2007'den itibaren Önder Apo'nun sağlığını, güvenliğini ve özgürlüğünü sağlamak için bir hamle süreci başlatılmıştır. Bu hamle bir direniş ve mücadele hamlesidir. Sonuç alınıncaya kadar sürecektir. İmralı Cezaevinin mutlaka kapatılması ve Önderliğin buradan çıkarılması gerekmektedir. Bu bizim için uzun vadede değil, daha erken bir zamanda ulaşılması gereken bir hedeftir. Çünkü İmralı Cezaevinde bulunan Önder APO'nun yaşamı gerçekten tehlikededir.

      Zaten Önderliğimiz Kürt sorunun demokratik ve barışçıl çözümü için, tutulduğu koşulları sorun yapmadan eşsiz bir fedakarlıkla 9 yıldır dayanmaktadır. Geldiğimiz aşamada Türk ordusu süreklileşen operasyonlarla ateşkesi anlamsızlaştırmış ve ateşkes sürecinden Önderliğimiz ve hareketimizin tasfiyesi için istifade etmeye çalışmıştır. Yaşanan durum itibariyle değil bir yıl, 1 ay daha Önderliğimizin orada tutulmasına tahammülümüz kalmamıştır. Bu hamle, bunu başarmak için başlatılmıştır. İdeolojik, siyasi, diplomatik, kültürel, toplumsal ve meşru savunma yönleri bulunmaktadır. Yaşamın  her  alanında  ve her tarzda hareketimizin ve halkımızın Önderliği ve özgürlük davasına sahip çıkma ve saldırılar karşısında durarak Önderliğimizin ve Kürdistan'ın özgürlüğünün hedeflenmesi gerekmektedir. Bu Türkiye'nin de demokratikleşmesi anlamına gelmektedir. Bu nedenle Türkiyeli devrimci, demokrat, aydın ve yurtseverlerin de başlattığımız bu hamleye katılması, bozulmaya çalışılan halkların kardeşliğinin eşit-özgür ilişkiler temelinde yeniden kurulması için son derece önemli ve gereklidir.

     Türk Devleti ve AKP hükümeti hamle sürecini boşa çıkarmak, gündemi değiştirmek için asker kayıplarını siyasetin temel malzemesi haline getirerek, Türk halkını karanlık bir savaşın taraftarı yapmaya çalışmaktadır. Yapılan linç gösterileri bu politikanın ulaştığı sonuçları ortaya koymaktadır. Sınır ötesi operasyonla sanki Türkiye'nin sorunları çözülecekmiş gibi bir atmosfer yaratılarak demokrasi ve barış söylemi yerine halka Savaş! Savaş! Nidaları attırılmaktadır. 

     Haklar arası savaşın önüne geçmek ve bunun da teminatı olan Önder APO'nun yaşamı ve özgürlüğü için başlattığımız hamle sürecine tüm Kürt halkını, dostlarını ve demokratik kamuoyunu katılmaya çağırıyoruz. KCK'nin tüm örgütlerinin tek gündemi bu hamle sürecinin başarısı için çalışmak olacaktır. Türk devletinin gündemimizi çarpıtmaya ve  değiştirmeye yönelik saldırıları karşısında Önderlik etrafında daha fazla kenetlenip mücadeleyi yükselterek cevap verilmelidir. Bunun için gençlik ve kadın her zamankinden daha fazla aktif bir biçimde sürece katılmalı, ne yapılacaksa bu süreçte yapması gerektiğini bilerek hareket etmelidir.

     Sürecin ciddiyeti gereği oluşturulan Önderliğin Sağlığı ve Özgürlüğü Komitesi hamle sürecinin kesin başarısı için çalışma yürütecektir. Yiğit Kürdistan Halkı öz savunma gücünü örgütleyerek, demokratik-meşru eylemselliği için hiçbir engel tanımadan, hiçbir beklenti içine girmeden, öz iradesini çok güçlü ortaya koyarak BAŞARIDAN başka bir şans tanımayacaktır. Barışın, kardeşliğin ve sevginin yürek gücüyle, özgürlüğe olan inançla EDİ BESE! ÖNDERLİĞİ YAŞA VE YAŞAT  hamle süreciyle içine girdiğimiz bu çetin mücadelede halkımıza ve tüm dostlarımıza başarılar diliyoruz.



PKK PARTİ MECLİSİ
YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· PKK hangi koşullarda silahı bırakır?
·  GÜZELLİĞİN, SADELİĞİN, MÜTEVAZILIĞİN GENÇ KOMUTANI
· KCK Karayılan’ın MİT ile görüştüğü iddiasını yalanladı
· Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
· Dört ülke Bağdat’ta PKK için toplanıyor
· Çatışmada ölen binbaşının kimliği belli oldu
· HPG: Karakol baskınında Türk ordusu ağır kayıp verdi
· Binbaşı Süleyman Can özel görevle Ağrı'ya gelmiş
· Ahmet Türk: Başbakan bize karşı sözlerini geri almalı
· Her onurlu Kürt direnecektir

PKK
· “Anti-PKK” komitesi her iki ayda bir toplanacak
· PKK'nin 30'uncu yıl kutlamaları başladı
· Türkiye, Irak ve ABD “anti-PKK” komitesi kurdu
· Dört ülke Bağdat’ta PKK için toplanıyor
· PKK’nin 30. kuruluş yıldönümü İsviçre’de kutlandı
· İsviçre neden PKK’ye karşı sert tedbirler aldı
· PKK ve MLKP’li kadın tutsaklar saldırı anını anlattı
· PKK’li tutsaklardan ‘ajan’ açıklaması
· PKK ve PAJK'lı tutsaklar açlık grevlerine son veriyor
· PKK için ‘yeni yapılanma’ kararı

© Rojaciwan.com