PJAK: PJAK’tan ‘kitlesel açlık grevine’ ilişkin açıklama
Gönderen: zinar_adar Tarih: 24.09.2008, 12:07:00 (1806 okuma)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
MAHABAD / Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) Koordinasyonu, İran devletinin saldırı ve sabote girişimlerine rağmen, cezaevlerinde PJAK’lı militanların başlattığı süresiz açlık grevinin 31. gününe girdiğini belirterek, eylemin tarihsel önemde olduğunu kaydetti.
 
PJAK Koordinasyonu yaptığı açıklamada İran zindanlarında başlatılan açlık grevlerini 12 eylül’de Diyarbakır zindanında PKK militanları Mazlum Doğan, Mehmet Hayri Durmuş, Kemal Pir ve Ali Çiçeklerin gerçekleştirdiği direnişle aynı anlamda olduğunu vurguladı.
 
Yaklaşık bir aydır İran zindanlarında PJAK’lı militanların devam eden süresiz açlık grevinin İran gibi bir ülkede ilk ve devrimsel önemde olduğu ifade edilen PJAK açıklamasında, İran rejiminin idam politikasına son vermesi ve Kürt yönelik baskıcı politikalarını terk etmesi istendi.
 
PJAK Koordinasyonu yaptığı açıklama şöyle:‘’Bugün İran sömürgeci devleti tutsak yoldaşlarımızın şahsında ve Partimiz PJAK önderliğinde yükseltilen özgürlük mücadelemiz kırılmak istenmektedir. Yoldaşlarımız halkımızın özlemini duyduğu özgürlük umudunu ayakta tutabilmek, halka, şehitlere ve Önder Apo’ya verdikleri söze bağlılığın bir gereği olarak teslimiyeti değil, direnişi seçmişlerdir. Yoldaşlarımız süresiz açlık grevi eyleminin 31. gününde İran devletinin bu eylemi her türlü yöntemle kırma ve sabote etme saldırılarına rağmen direnişlerini kararlılıkla sürdürmektedirler.’’
 
ÇARÇIRA MEYDANINDA DİNMEYEN ÇIĞLIK
 
‘’Doğu Kürdistan tarihi birçok serhildanın başladığı ancak başarısız olduğu bir tarihtir’’ denilen açıklamada, İran sömürgeci devletinin Türk devleti gibi denetiminde tuttuğu Kürdistan parçası üzerinde hakimiyetini geliştirip, mutlaklaştırmak için her türlü yol ve yönteme başvurduğu ifade edildi.
 
Bunun karşısında gelişen isyanların ise öncülük, örgütlülük ve kararlılık bakımından yeterli olamadıkları belirtilen açıklamada, ‘’2500 yıllık devlet ve sömürgecilik deneyimi olan İran gerçeğini çözemedikleri için başarılı olamamışlardır. Bu nedenle de hepsinin akıbeti çok kısa sürede yenilgi olmuştur’’ dedi.
 
PJAK açıklamasında, ikinci dünya savaşı koşullarında merkezi otoritenin zayıflaması, uluslararası ve bölge koşullarının ortaya çıkardığı durumu değerlendiren Qadı Muhammed’in tüm iyiniyet ve çabasına rağmen uluslararası oyunları, İran devlet gerçeğini, çağı ve Kürt gerçeğini yeterince kavrayamadığı için aynı akıbeti paylaşmaktan kurtulmadığı belirtildi ve ‘’Çarçıra meydanında dinmeyen çığlık adeta ‘Hatalarımdan ders çıkarın’ mesajını vermektedir’’ dedi.
 
 
SAVRULANLAR VE MÜLTECİLEŞENLER
 
KDP’nin ne Simko’nun ne de Qadı Muhammed’in pratiğinden yeterince ders çıkaramadığını vurgulayan PJAK açıklaması şöyle:
 
- ‘’1979’da Humeyni Önderliğindeki İran devriminin yarattığı boşluktan yararlanmak isteyen KDP’de çok etkili olamamıştır. Dolayısıyla İran İslam Cumhuriyeti kendi sistemini kurdukça, yaşanan süreci doğru okumayan, doğru bir ideoloji, politika, örgüt, felsefe, çağ, tarih, toplum, askeri stratejik anlayışa göre kendisini örgütleyemeyen KDP’yi de tasfiye etmiş, ortaya çıkan tarihi fırsatlar değerlendirilememiştir. En önemlisi de böylesine bir sisteme karşı örgütlülük ve öncülük anlamında geçmişte içine düşülen yetersizlikleri aşamamıştır.
 
- Nitekim Abdurrahman Qasımlo’nun katledilmesinden kısa bir süre sonra Şerefkendi’nin de katledilmesi bu partinin düşman gerçeği konusunda gafleti yaşamaktan kurtulamadığını ortaya koymuştur.
 
- KDP ve diğer örgütlerden geriye kalanlar ise yaşanan hataları güçlü değerlendirip, özeleştiri yaparak,  Kürdistan’da halk içinde kendilerini yeniden yapılandıracaklarına ya Avrupa’ya savrulmuşlar ya da Güney’de mülteci kamplarında bir yaşamı tercih etmişlerdir. Bu kesimler hala da bu konumlarını sürdürmekte, kendilerini olası bir ABD müdahalesi karşısında yedek güç konumunda tutmaya devam etmektedirler. Bunun özgür gelecek vaat eden bir siyaset olmadığı, Güney’de açığa çıkan sonuçlardan da anlaşılmaktadır.
 
- Bugün Kerkük, Diyala ve Xaneqin vb. şehirler üzerinde yaşanan çelişki ve çatışmalar da bu siyasetin sonuçlarını ortaya koymaktadır. Özgüce ve halka dayanmayan siyasetlerin ancak geçici ‘başarı’ sahibi olabileceği bir kez daha ortaya çıkmaktadır.’’
 
DOĞU KÜRDİSTAN’DA ÖZGÜRLÜK HAREKETİ
 
Kürdistan’ın her alanında olduğu gibi Doğu Kürdistan’da da bir kadermiş gibi algılanan bu gerçekliğin tersine çevrilmesinin Apocu hareketin Doğu Kürdistan’a yansımasıyla başladığı ifade edildi.
 
1980’li yılların sonlarına doğru tek tek ilişkilenmelerin 90’lı yıllardan sonra gelişme kaydettiği vurgulanan açıklamada,  ‘’Kuzey Kürdistan’da NATO’nun ikinci büyük gücü Türk devletine karşı gerillanın yükseltmiş olduğu özgürlük mücadelesi, halkın Kuzey Kürdistan, Batı Kürdistan ve Avrupa’yı baştanbaşa saran serhildanları Doğu Kürdistan halkımızda ve özellikle gençliğinde önemli etkilenmelere yol açmıştır. 90’ların ortalarından itibaren başlayan katılımlar Önder Apo’nun esaretinden sonra toplu ve kitlesel katılımlara dönüşmüştür. Bir yandan gerilla mücadelesi verme arayışı başlarken, öte yandan çeşitli il ve ilçelerde serhildanlar yükselmiştir. Önder Apo’ya bağlılık temelinde uluslararası komployu lanet anlamına gelen bu çıkışlar aynı zamanda Doğu Kürdistan’da nasıl bir özgürlük mücadelesinin geliştirileceğinin de göstergesi olmuştur’’ denildi.
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve PKK’den etkilenen bir avuç Doğu Kürdistanlı gencin çabasıyla 2000’li yıllarla birlikte PJAK’ın ortaya çıktığını kaydeden PJAK, ‘’Bu anlamıyla partileşmemiz otuz beş yıldır süren tüm saldırı ve uluslar arası komploya rağmen ilerlemesi durdurulamayan ve giderek yaygınlık kazanan Apocu Hareketin ideoloji, felsefesi ve tecrübesine dayanmıştır’’ dedi.
 
Bir süre önce PJAK’ın 3. Kongresi’ni gerçekleştirdiği hatırlatılan açıklamada, ‘’Kongremiz Doğu Kürdistan halkımızın yıllardır bastırılan özgürlük talepleri için bir umuda dönüşmüştür. İran sömürgeciliği kısa sürede çeşitli yol ve yöntemlerle tasfiye ederek etkisizleştirdiği Kürt isyanlarından sonra karşılaştığı partimiz PJAK ve onun askeri gücü HRK karşısında büyük bir acizliği yaşamaktadır’’ dedi.
 
İran devletinin PJAK’ı tasfiye etmek için yoğun koruculaştırma, ajanlaştırma, satın alma yöntemlerinin yanısıra zindana aldığı tutsaklar üzerinde de ağır işkencelerin geliştirdiği belirtilerek şöyle denildi: ‘’Bundan bir süre önce Agit yoldaşımızın idam edilmesi İran sömürgeci devletinin PJAK ve halkımız hakkında verdiği idam kararının ilanıdır.’’
 
‘DİRENİŞ DOĞU KÜRDİSTAN İÇİN TARİHİ ÖNEMDEDİR’
 
PJAK Koordinasyonu açıklamasında şöyle dedi:
 
- Her mücadelenin bir zindan cephesi vardır. Zindandaki direniş bir mücadelenin, bir halkın, bir davanın yaşayıp-yaşamaması, geleceğinin olup olmaması bakımından belirleyici bir konuma sahiptir. Bunun için egemen ve sömürgeci güçler devletin oluşumundan bu yana muhaliflerini ezmek, sindirmek ve teslim almak için başta idam olmak üzere, uzun süreli zindan cezalarını, işkence ve her türlü insanlık dışı uygulamayı amansızca kullanmışlardır. Bunun karşısında söz ve eyleminde tutarlı olan, direnen, düşman yönelimlerini duruşu ve direnişiyle boşa çıkaranlar halklarının umudu olurken, teslim olan, ihanet eden kesimler ise kendi şahsında bir umudu bitirmişlerdir.
 
- Bu nedenle egemenler ilk başta sıradan insanları esaret altına almazlar. Her zaman öncülerden başlarlar. Görevini başarıyla yerine getiren, öncüleşen kişilikler aynı zamanda direnen halktır. Yenilmeyen özgürlük davasıdır. Bu nedenle öncü kişiliklerin düşman karşısındaki tutumu tarihi önem taşımaktadır. Sömürgeciler her zaman işe öncüyü düşürme ile başlarlar.
 
- Şeyh Sait ve Seyit Rıza’ların idamının Kuzeyde nasıl bir umutsuzluk ve boşluğa yol açtığı; benzer biçimde Qadı Muhammed’lerin idamının Doğu Kürdistan’da nasıl bir kırılma ve karamsarlığı yarattığını hepimiz iyi biliyoruz. Halkı ve davaları adına düşmanın elinde de olsa, düşmanın en vahşi uygulamaları da gelişse halkın umudunu diri tutmak için öncü kadroların direnişi tarihi önem taşır.
 
- Partimiz PJAK’ın mücadeleyi başlatmasıyla birlikte İran devletinin de karşı yönelimleri gelişmiştir. Gerek Şahlık rejimi döneminde gerekse de Humeyni rejimi döneminde, birçok muhalif itirafçılaştırılmış, TV’lere çıkartılarak pişmanlık gösterisi yaptırılmıştır. Hareketimize karşı da çok yönlü saldırılar gelişmiştir. Birçok birey zayıflatılmış, inançsızlaştırılmış, ardından da ajanlaştırılmıştır. Birçok insan denetim altına alınmıştır. İran devleti diğer partilere uyguladığı yöntemleri partimize karşı da uygulayarak, sonuç alacağını düşünmüştür.
 
- Ancak hareketimizin militanları düşmanın bu gerçeğini anladıklarından güçlü bir direnişle halkın umudunu korumakta tereddüt etmemişlerdir. Hikmet yoldaşın İran zindanlarında Kemal Pirlerin ve Mazlumların ruhuyla direniş göstermesi bu oyunun kırılmasını ifade etmektedir. 25 Ağustos’tan beri İran zindanlarında devam eden süresiz açlık grevi eylemimiz de bu eğilmeyen, bükülmeyen, kırılmayan özgürlük iradesinin giderek kitleselleştiğini ortaya koymaktadır. Tutsak yoldaşlarımızın göstermiş olduğu bu direnişçi tutumu tüm yoldaş sıcaklığımızla ve yüreğimizle selamlıyoruz.
 
- Bu eylem, Kürdistan’da zafer kazanan, düşmana büyük yenilgiler hazırlayan Apo’cu çizginin Doğu Kürdistan’da da kökleştiğinin ilanıdır. Mazlumlar, Kemaller, Hayriler nasıl ki Diyarbakır zindanında büyük direnişle tarihi bir adım atmışlarsa bugün de bu adım tutsak yoldaşlarımızın şahsında İran sömürgeciliği karşısında atılmaktadır. 12 Eylül askeri faşist rejimi nasıl ki Türkiye zindanlarında Mazlum ve Kemallerin direnişiyle yenilgiye uğrayıp, Apocu Hareket karşısında diz çökme durumuna getirildiyse bu eylemin de benzer sonuçlar yaratacağına yürekten inanıyoruz.
 
ÖCALAN’DAN SELAM
 
- Doğu Kürdistan halkımız başta olmak üzere Kuzey, Batı ve Güney halkımız sizinledir. Daha şimdiden Kuzey Kürdistan’da PKK’li ve PAJK’lı tutsaklar kendileri de benzer koşullarda yaşamalarına rağmen eyleminizi desteklemek için açlık grevi başlatmış bulunmaktadırlar. Birçok uluslararası insan hakları çevreleri eyleminizi selamlamakta ve sizlerle dayanışmaktadır. En önemlisi her gün en ağır işkencelere uğramasına rağmen Önder Apo eyleminizi duyduktan sonra yanınızda olduğunu, yüreğinin sizinle olduğunu dile getirmiş ve sizlere selamlarını yollamıştır.
 
- Kemal Pirler, Mazlum ve Hayriler, Ferhat ve Ali Çiçekler zindanlarda Türk zebanilerinin vahşi işkenceler eşliğinde “Apo’dan vazgeçin, PKK’den vazgeçin, Kürt halkından vazgeçin, özgürlükten vazgeçin” dayatmalarına karşı “Ne Önder Apo’dan ne PKK’den ne Kürtlüğümüzden ne de özgürlüğümüzden vazgeçeriz” diyerek, eylemlerini şahadetle taçlandırmışlardır. Önder Apo da bugün zindan direniş şehitlerimiz başta olmak üzere tüm şehitlerimizin anısına bağlılığın bir gereği olarak İmralı zindanında ABD’nin, AB’nin, İsrail ve Türk devletinin tüm saldırı ve dayatmalarına karşı özgür Kürt iradesini korumak ve geliştirmek için destansı bir direniş yükseltmektedir. İnanıyoruz ki bize güç veren, bizi biz eden Önder Apo’nun desteği ve selamları sizler için de büyük bir güç ve moral kaynağı olacaktır.
           
- Ortadoğu yeniden biçimlenmektedir. Bu yeniden biçimlenmede sadece haklı olan değil, gücü olan, örgütü olan, doğru strateji ve programı olan ve bunu hayata geçirebilecek öncü militanları olan hareketler ve halklar yerlerini alabilir ve özgür geleceklerini kurabilirler.  Aksi takdirde ayaklar altında ezilmekten kurtulamazlar. Bu genel bir doğru olmakla birlikte belki de en fazla halkımız için geçerlidir. Bu nedenle düşmanın zoru ne olursa olsun, yönelimi ne olursa olsun, koşullar ne kadar ağır ve dayanılmaz olursa olsun bizler halkımızın özgürlük taleplerine karşı duyduğumuz sorumlulukla partimiz PJAK öncülüğünde başlattığımız büyük direniş ve özgürlük yürüyüşünü mutlaka sonucuna ulaştırmalıyız.
 
- Kürdistan halkının birliği ve özgür geleceği de bu duruşumuzun başarıya ulaşmasından geçmektedir. Bunun bilincinde olarak geliştirdiğiniz bu güçlü eylemi gerekli sona ulaştıracağınıza, koşullar ne kadar amansız da olsa Mazlumların, Hayrilerin, Kemallerin ve Önder Apo’nun zindan duruşunu takip edeceğinize, zaferi kendi kişiliklerinizde yaratarak, Apocu çizginin yenilmezliğini ve zaferi kesinleştiren tarzını Doğu Kürdistan halkımıza bir armağan olarak sunacağınıza olan inancımızı belirtiyor, büyük onur ve direniş eyleminizi saygıyla selamlıyor her koşul ve şart altında yanınızda olduğumuzu bir kez daha belirtiyoruz.’’
 
ANF NEWS AGENCY



YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· Öcalan: Devlet kendi Kürdünü yaratıyor
· Rojaciwan "Özgürlük Daglarinda" Bölüm 1
· HPG: 2008 YILI SAVAŞ BİLANÇOSU
· Kemal Pir’in yayınlanmayan fotoğrafları -Özel
· HPG ANAKARAGAH KOMUTANLIĞI AÇIKLAMASI
· Kandil, Gazze benzetmesi AB başsözcüsünü zorda bıraktı
· Meclis'te Kürtçe'ye hakaret! 'Bilinmeyen dil'di bu kez üç nokta oldu
· Baydemir: Türkiye Gazze saldırısından haberdardı
· Türk savaş uçakları Kandil'i bombalıyor
· Askeri helikopterler köy taradı, yaralılar var

PJAK
· İdam edilen ilk PJAK gerillası anılıyor
· PJAK Türkiye’ye karşı HPG ile ittifak yapabilir!
· HRK'den İran'a sert uyarı: Savaşı şehirlere taşırız
· PJAK’a 44 yeni savaşçı katıldı
· PJAK’lı tutsaklar PKK’nin kuruluşunu kutladı
· YJA STAR Anakarargah Komutanlığıi Aciklamasi
· İdam cezası alan Kürde ağır işkence
· Tahran cezaevinde siyasi tutsaklara saldırı
· SON DAKİKA- Kandil’e saldırıda 4 HRK gerillası yaşamını yitirdi
· PJAK’lı Temel’in annesi: Şehit annesi olmaktan mutluyum

© Rojaciwan.com