TAHRAN / Kürt
tutsakların açlık grevi 32. gününe girerken İran rejimi siyasi
tutsaklarını halen varlığını tanımak istemiyor. Rejimi eleştirdikleri
için tutuklanmalarına rağmen farklı gerekçeler öne sürülüyor. Sivil
toplum örgütlerinin cezaevlerindeki koşulları yerinde incelemelerine de
izin verilmiyor.
İran’da yüzlerce Kürt tutsak ülkenin bir çok yerindeki cezaevlerinde
kitlesel olarak ilk büyük açlık grevine başladı. 25 Ağustos tarihinde
başlayan açlık grevi 32. gününde halen devam ediyor. Ancak çoğu PJAK ve
PKK’li olan bu tutsakları siyasi kimliğini kabul etmek istemiyor.
Tutsaklar, tutukluluk koşullarının düzeltilmesi, idam cezalarına ve
Kürtler üzerindeki baskılara son verilmesini istiyor.
CEZAEVLERİNE KAÇ KİŞİ VAR BİLİNMİYOR
İran rejimi yılın başından beri idam cezalarına hız verirken,
aralarında öğretmen, gazeteci ve öğrencilerin bulunduğu en az 8 Kürt
idam tehlikesi altında bulunuyor. İşkenceler ise İran cezaevlerinde
sıradan bir hal aldı. Sivil toplum örgütlerinin cezaevlerini ziyaret
ederek tutukluluk koşullarını yerinde incelemesine izin verilmiyor.
İran Tutsakları Savunma Derneği üyelerinden Muhammed Cevad Muzafer,
“Yetkili makamlar, öğrenciler veya siyasi aktivistler sadece mevcut
durumu eleştirdikleri için tutuklanmalarına rağmen siyasi tutsakların
varlığını tanımak istemiyor” dedi.
Tahran’da basın toplantısı düzenleyerek yıllık raporlarını sunan
Muzafer, bu tutsakların sadece fikirlerini dile getirdikleri için
tutuklanmaması gerektiğini söyledi. Dernek, İran’daki tutsakların
sayısı hakkında hiçbir veriye sahip değil. Yetkili makamlar da bu
konuda bilgi vermiyor.
CEZAEVİ KOŞULLARI YERİNDE İNCELENEMİYOR
Avukat Farideh Geyrat, “Yetkililer derneğimiz ile işbirliği yapmayı
reddediyor ve cezaevlerini ziyaret etmemize izin vermiyorlar” diye
belirtti. Daha önce de tutuklanan derneğin başkanı Emaddedin Bagi,
“ulusal güvenliğe zarar vermek” suçlamasıyla yeni bir dava ile yüzyüze.
Bagi Ekim 2007’de tutuklandı ve sağlık sorunları nedeniyle Eylül ayında
şartlı serbest bırakıldı. Hapis cezası 8 Ekim’de sona eriyor ancak
birkaç gün önce yeniden yargılanması gerekiyor.
Muzafer, tutuklular arasındaki ayrımcılığı da eleştirerek, “Bazı
durumlarda, yetkililer siyasi tutsaklara dışarı çıkma izni vermezken,
uyuşturucu trafiğinden mahkum olanlar kolaylıkla bu hakkı elde ediyor
ve bazen çıktıklarında ortadan kayboluyorlar” dedi.
AVUKATLAR SORGUYA KATILAMIYOR
Avukatların sorgu sırasında müvekkillerinin yanında yer almasının
engellenmesini de eleştiren Muzafer, ayrıca öğrenci, siyasi aktivist
veya feministlere karşı yüzbinlerce dolara varan yüklü para cezalarına
da tepki gösterdi.
Çocuk yaşta işledikleri suçlardan dolayı gençlerin idam edilmelerine
son verilmesini isteyen dernek yetkilileri yayınladıkları raporda,
işledikleri bir suçtan dolayı idam cezası alan çocukların infaz edilmek
üzere yetişkin yaşa ulaşana kadar cezaevinde tutulmalarının “yavaş
ölüm” olduğunu kaydetti.
ANF NEWS AGENCY
|