Değerli Yoldaşlar!
Kuşkusuz 10. parti kongremizin üzerinde durduğu en temel husus,
partileşme hususu; yani ideolojik-örgütsel çizgi mücadelesinin
geliştirilmesi ve partinin örgütlendirilmesi konusu olmuştur. Her türlü
siyasi-askeri mücadeleyle, örgütsel çalışmaların başarıya ulaşmasının
temel ölçüsünün, partileşmedeki başarı olduğu gerçeğinden hareketle,
2004 Nisan’ından bu yana geliştirilen yeniden parti inşa sürecini ve
günümüzde ulaşılan düzeyi kapsamlı bir biçimde değerlendirmeye tabi
tutmuştur. Bu temelde partileşme çalışmalarını da; yani
ideolojik-örgütsel mücadele durumunu da, önümüzdeki süreçte "Êdi bes e"
hamlemizin üçüncü temel bir alanı olarak değerlendirmiş ve bu temelde
önemli kararlara gitmiştir. Parti hareketimize dönük her türlü imha
amaçlı saldırılara ve geliştirilen düşman oyunlarına karşı Özgürlük
Hareketimizin geleceğini güvence altına almanın partileşmekten
geçtiğini değerlendirerek, 10. kongremizi, her türlü saldırıya ve oyuna
karşı verilmiş en güçlü cevap, Önderlik çizgimizin ve Özgürlük
Hareketimizin geleceğinin güvence altına alınması olarak görmüştür.
10. kongremiz, beş yıldan bu yana sürdürdüğümüz yeniden inşa sürecinde
ortaya çıkan yönetim duruşunu, kadro politikalarını, kadro eğitimi ve
parti örgütlenmesinin düzeyini ve yine tasfiyeciliğe karşı mücadele
gerçeğini çok yönlü ve kapsamlı bir değerlendirmeden geçirmiştir.
Özellikle provokatif-tasfiyeci eğilimin kaçıp düşmanla birleştiği ve
cepheden saldırıya geçtiği süreçten itibaren partiyi netleştirme,
tasfiyeciliğe karşı yeterli bir ideolojik duruş ve örgütlülük sağlamada
ortaya çıkan yetersizlikleri, idareci, sürece yayan, yeterince
ideolojik –örgütsel netleşme yaratmayan tarzı değerlendirmiştir. Son
bir yıl içerisinde bu konuda tasfiyeciliğe ve ona zemin olan orta yolcu
duruşlara karşı geliştirilen ideolojik-örgütsel mücadelenin ortaya
çıkardığı sonuçların önemine vurgu yapmıştır. Bilindiği gibi, son bir
yılı aşkın süre içerisinde partimiz, gerillada gizli sosyal
reformculuk, Türkiye ortamında gizli tasfiyecilik, cezaevi
pratiklerinde gizli pişmanlık, Avrupa’da Rıza arkadaş etrafında gelişen
hizipçi, tepkici, grupçu tasfiyecilik biçiminde açığa çıkan tasfiyeci
eğilimlere karşı daha net bir ideolojik-örgütsel duruş içerisinde olmuş
ve aktif mücadele geliştirerek, Dr. Ali- Dicle - Rubar tasfiyeciliğini
açığa çıkartıp tasfiye etmeyi başarmıştır.
10. Kongremizde bu durumun partileşmede yarattığı gelişme düzeyi
değerlendirilerek aslında böyle bir netleşme sürecine girişte geç
kalındığı, 2005 ortasından itibaren böyle bir ideolojik-örgütsel
mücadele içine aktif girilmesi gerektiği hususu ele alınmıştır.
Özellikle son dönemde tasfiyeciliğin açığa çıkartılıp mahkum
edilmesinde sağlanan başarı duruşu göz önüne getirildiğinde, yerinde ve
zamanında Önderlik çizgisine uygun bir biçimde ve doğru tarzda hareket
edildiğinde her türlü tasfiyeci- provokatif, bozguncu, yıkıcı eğilime
karşı parti yönetim ve kadro yapımızın başarıyla mücadele edip sonuç
alabileceğine, kadro yapısı olarak buna gücümüzün olduğuna, Önderlik
çizgisinin ve pratik tecrübesinin bize bu gücü verdiği gerçeğine dikkat
çekilmiştir. Buradan hareketle kongremiz, eğer tasfiyeciliğe zemin
olunuyorsa, tasfiyeci eğilim ve tutumlar karşısında zamanında ve
yerinde aktif tutum geliştirilemiyorsa, bu anlamda ideolojik ve
örgütsel çizgi mücadelesi başarıyla yürütülemiyorsa; bunun, bizim
zayıflığımız ya da bu işi yapamayacağımızdan değil; aslında net ve
yeterli bir ideolojik- örgütsel çizgi duruşuna sahip olmamamızdan,
doğru bir tarzı ve örgütlü bir tutumu gösteremeyişimizden; yani
tasfiyeciliğe zemin olacak anlayış ve tutumları kendi bünyemizde
taşıyor olmamızdan kaynaklandığı sonucuna varmıştır.
Bunlar çerçevesinde geçen süreci ideolojik- örgütsel mücadele, yani
partileşme açısından değerlendiren 10. kongremiz; ulaşılan düzeyi,
çeşitli zorluklarla, yetersizliklerle yürütülse de ve yine ağır bir
bedele yol açmış olsa da – ki, nitekim hem şehitlerimiz ağır bir
bedeldir, hem de yeterli ideolojik- örgütsel duruş gösterememekten
dolayı firarlar ortaya çıkmıştır- 10. kongreyle ulaşılan düzeyin
yeniden partileşme anlamındaki önemine vurgu yapmıştır. Bu temelde
yapılan tartışma ve gelişen kararlaşmalarla gerçekleşen 10. kongremizi
“Önderlik çizgisinde daha çok netleşme, kararlaşma, Apo’cu ruhta birlik
ve kararlılık kongresi” olarak tanımlamıştır. 10. kongreyle ulaşılan
düzeyi, yeniden inşa sürecinin önemli ölçüde başarılması,
gerçekleştirilmesi, bu anlamda yeni paradigma temelinde yaşanan üçüncü
Önderliksel doğuş çizgisine uygun olarak PKK’nin yeniden inşasının ve
yapılanmasının büyük ölçüde tamamlanması olarak görmüştür. Bu anlamda
10. kongremiz, yeniden partileşmenin zirveye çıktığı, Apo’cu ruhun ve
çizginin hakim olduğu, tüm kadro yapımızın Önderlik çizgisinde netleşme
ve birliğinin sağlandığı büyük bir inşa kongresi anlamına gelmektedir.
Üçüncü partileşme hamlemizin ideolojik- örgütsel çizgi temellerine
oturarak güçlü bir birliğe ve atılım ruhuna ulaşması, bu kongre ile
yaşanmıştır. 10. kongremiz, tıpkı üçüncü ve beşinci kongreler gibi,
partileşmede temel bir açıklık ve netleşme kongresi, aleniyet ilkesinin
en ileri düzeyde geliştirilerek, kapsamlı eleştiriler ve öz eleştiriler
temelinde bütün ideolojik- örgütsel sorunların kadrolar düzeyinde
önemli ölçüde çözüme kavuşturulduğu bir kongre olmuştur. Bu yönüyle 10.
kongremiz açıklık ve netlik kongresi, Apo’cu ruhta birlik ve kararlaşma
kongresi olarak başarıyla gerçekleşmiştir.
Provokatif- tasfiyeci eğilimin kalıntısı olarak geçen süreçte
Hareketimize içten dayatılan, oldukça gizli ve sinsi sürdürülen her
türlü tasfiyeci, sosyal reformcu eğilimi açığa çıkartarak, Dr. Ali-
Dicle- Rubar unsurları şahsında bu tasfiyeci eğilimleri mahkum
etmiştir. Bu netleşme temelinde tüm parti kadro ve sempatizanlarını
günümüzün gizli tasfiyecilik ya da sosyal reformculuk biçiminde açığa
çıkan yıkıcı, bozguncu, tasfiye edici eğilimlerine karşı daha bilinçli,
örgütlü, uyanık durma ve tasfiyeciliği tümüyle tasfiye etmek için etkin
mücadele yürütme görevini yüksek bir sorumlulukla üstlenip başarmaya
çağırmıştır.
10. kongremiz, tasfiyeciliğe karşı mücadelede başarının temel yolunun
ya da sırrının, ona zemin olan geri, hatalı, yetersiz anlayış ve
davranışlarımızın ideolojik mücadeleyle, yani sınıf ve cins mücadelesi
temelinde düzeltilmesinden geçtiğini değerlendirerek; orta yolculuk
diyebileceğimiz her türlü eğilime karşı kendi içimizde güçlü bir
eleştiri- özeleştiriyle sınıf ve cins mücadelesini geliştirerek
tasfiyeciliğin zeminini kurutmamız gerektiğini belirlemiştir. Çünkü
zemin oldukça her zaman onun üzerinden tasfiyeci eğilimler, davranışlar
yeşerebilir, yeni tasfiyecilikler ortaya çıkabilir. Tasfiyeciliğin
zemini oldukça, eğilim ve tutum düzeyindeki parti dışı anlayış ve
davranışlar partimizi içten zayıflatabilir, disiplinini, örgütlülüğünü
gevşetebilir ve dolayısıyla başarısını azaltıp, geriye çekebilir ve
zora sokabilir. Bu bakımdan da tasfiyeciliğe karşı başarılı mücadele,
onun parti içindeki dayanaklarını, zeminini kurutmaktan geçer. Bu
anlamda 10. kongremiz, gizli sosyal reformcu tasfiyeciliği mahkum edip,
ona karşı aktif mücadele çağrısı yaparken, esas olarak tasfiyeciliği
yok etme mücadelesini başarıyla yürütmenin yolu olarak kendi içimizde
eleştirel ve öz eleştirel sorgulamayı derinliğine geliştirerek, her
türlü tasfiyeciliğe zemin olabilecek orta yolcu ruh hali, anlayış,
tutum ve davranışı bünyemizden atıp, kendimizi Önderlik ve şehitler
gerçeğimizin ölçü ve özelliklerine göre donatıp, kişiliğimizi bu
temelde yenilememiz ve yetkinleştirmemiz gerektiğine dikkat çekmiştir.
Bu çerçevede 10. parti kongresi, tasfiyecilikle birlikte her türünü
içinde taşıyan orta yolcu ruh hali, anlayış, tutum ve eğilimleri de
eleştirmiş, mahkum etmiş, tüm parti kadro ve sempatizanlarını bu
anlayış ve tutumlara karşı yoğun bir öz eleştirel sorgulama içinde
olmaya, yani kendi içinde sınıf ve cins mücadelesini geliştirerek
militan devrimci kişiliği yenilemeye çağırmıştır. Bu konuda özellikle
bireyci, tepkici, tutucu, grupçu, hizipçi, kendine göre eğilim ve
anlayışlara, yine kendini geri çeken, yüksek sorumluluk duymayan,
istifa eden, aktif olmayan, görev ve sorumluluklara sahip çıkmayan
tutumlara, yine idareci, ertelemeci, liberal, bürokratik, dogmatik,
şikayetçi, didiştirmeci, çekiştirmeci tarza karşı tüm kadro yapısının
kendini gözden geçirip, bu ve benzeri anlayış, tutum ve tarzları parti
bünyemizden silip atmak için Önderlik çizgisinde yoğun bir özeleştiri
ile kendini yenileme ve bu temelde orta yolculuğu parti içerisinde
iyice zayıflatıp etkisiz hale getirerek, tasfiyeciliğin zeminini
kurutmaya çağırmıştır.
Partileşme gerçeğinden uzaklaşmanın ve tasfiyeci eğilimlerin de
etkisiyle parti yapımız içerisinde çizgiyi sahiplenme ve korumada
olduğu kadar, örgüt yaşam ve ilişkilerinde de geçtiğimiz süreçte önemli
aşınmalar açığa çıkmıştır. İdeolojik derinliği kendinde yaratmayan
kadro duruşları çizgisel savrulma riskiyle karşı karşıya kalmış,
örgütsel yaşam ve ölçülerinde gevşeme, ahlaki savrulma, dar, grupçu,
ahbap-çavuşça ilişkiler içine girme, dedikodu, ölçülerde zayıflama,
bireycilik, maddiyatçılık vb anlayış ve alışkanlıklar örgütü kemiren
bir duruma yol açmıştır. Açık veya gizli tasfiyecilik kendini örgütleme
zeminini bu tür anlayış ve duruşlardan almıştır. Bu anlayışların
kaynağında öncülük ve partileşmede yaşanan gevşeme, kaçış veya bunları
gereksiz görme yaklaşımının olduğu kongremizce tespit edilerek,
bunlarla her kadronun kişiliğinde partileşmeyi gerçekleştirerek öncülük
görevlerine ve misyonuna sahip çıkma temelinde etkili ve keskin bir
mücadele yürütmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Özelikle yönetimler başta olmak üzere öncü kadrolarda ortaya çıkan
liberal, dengeci, idareci tarz, kendine görelik, sınırlı veya şartlı
katılma, istifacı tutumlara girme, kadroyu eğitmeme, beğenmeme, hazır
kadro arama- isteme, görev yerini beğenmeme, kolektifleşmeye gelmeme,
bireyci, tekçi, merkeziyetçi vb anlayışlar 10. kongremizde öncü
kadroların partiye doğru katılımını engelleyen en temel anlayışlar
olarak değerlendirilmiş ve mahkum edilmiştir. Bunun yanında demokratik
konfederalizmin öngörülen tarzda pratikleşmemesinde batı düşünce
tarzının ve kapitalist modernitenin iktidarcı, hiyerarşik anlayışının,
öz gücüne dayanmayan, çözümü kendinde başlatmayan, halkı, tabanı esas
almayan, küçümseyen, bürokratik, elit çalışma tarzı ve yaşam
duruşlarının büyük rol oynadığı ve bunların mutlaka aşılarak komünal
değerlerin, halka saygı ve güvenin ve kolektif çalışma tarzının tüm
kadrolar tarafından esas alınmasının önemine dikkat çekilmiştir. Yine
özellikle örgütlenme ve eylem tarzında meşru demokratik yönü göz ardı
eden, meşru savunma çizgisini liberalleştiren, daraltan, eylem ve
mücadeleyi salt yasallığa mahkum eden sivil toplumcu anlayışın Apo’cu
mücadele tarzı ve meşru savunma çizgimizle çeliştiği, geriye çektiği
tespiti yapılarak, tüm alanlarımızda bu anlayışlara karşı mücadele
edilmesi ve meşru savunma çizgimize dayalı bir mücadelenin önümüzdeki
süreçte yükseltilmesi gerektiği kongremizce belirlenmiş ve tüm öncü
kadroların bunun gereklerine uygun davranması çağrısı yapılmıştır.
Kadronun örgütsel uyum ve bütünlüğü esas almayan, şikayetçi,
karşıtlaştırıcı, ortamı karıştırıcı, negatif bakış açısıyla yaklaşarak
olay- olguları, partisel gelişmeleri muğlaklaştırıcı ve mağdurluk
üzerinden suçlarını gizleme- örtme yaklaşımları ile özellikle sorunları
kendi zemininde çözmeyen üste havale eden, erteleyen, yaşamı,
çalışmaları, kısaca partiyi doğru ve gerektiği tarzda örgütlemeyen ve
yeni paradigmanın ön gördüğü öncülük vasıflarını kendinde oluşturmayan
yönetim tarzlarının mutlaka aşılması gerektiği açıktır. Aksi durum
Önderlik, şehitler ve halk karşısında bir suç durumunu ifade edecektir.
10. kongremiz partileşemeye gelmeyen bu anlayış ve tarzların her kadro
tarafından kendinde ciddi bir eleştiri ve öz eleştiri ile aşılmasını ve
partileşme düzeyinin geliştirilmesini tüm kadroların önüne dönemin
temel görevlerinden biri olarak koymuştur.
10. kongremiz, bu temelde Apo’cu çizgide partileşmenin temel yolu
olarak, parti içerisinde ideolojik- örgütsel çizgi mücadelesini sürekli
kılmayı temel bir yöntem olarak ele almıştır. Bu çerçevede özellikle
sınıf ve cins mücadelesinin yürütülmesinde ortaya çıkan yetersiz,
gevşek, ertelemeci, dondurucu anlayış ve tutumların aşılmasını
partileşmenin geliştirilmesi açısından mutlak gerekli görmüştür. Çünkü
sınıf mücadelesi olmadan, sınıf mücadelesine dayalı bir ideolojik-
örgütsel duruş kazanmadan bireyin, kadronun ölçü kazanması, özellik
edinmesi, kişiliğinde var olan hiyerarşik devletçi sistemin etki ve
ölçülerini aşıp, kendini kişilik olarak değiştiren, yenileyen, kısaca
kişilik devrimini yapan bir düzeye ulaşması kesinlikle mümkün olamaz.
Yine cins mücadelesinin burada partileşmenin gerçekleşmesi bakımından
kesinlikle büyük önemi vardır. Çünkü Önder Apo’nun demokratik sosyalizm
çizgisi kadın özgürlüğüne ve ekolojik devrime dayalı bir demokratik
toplum paradigmasını öngörmektedir. Dolayısıyla özgürlük ve
demokrasinin temelinde kadın özgürlük çizgisi, özgür kadın duruşu
vardır. Bu, bir ideolojik duruştur, çizgidir. Kadını için de, erkeği
için de parti yaşamında esas alınması gereken bir ölçüler toplamını
ifade etmektedir. Bir ruh halini, zihniyeti, duygu düzeyini ve davranış
durumunu, ölçü ve özellikler toplamını ifade etmektedir. Dolayısıyla
cins mücadelesi yürütülmedikçe özgür kadın çizgisi bilinçte, ruhta,
davranışta edinilmedikçe ve bu benimsenerek, buna göre bir kişilik
duruşu, yaşamı ortaya çıkarılmadıkça, Apo’cu militan haline gelmek,
dolayısıyla PKK yaşamına doğru ve yeterli katılmak mümkün olmamaktadır.
Bu bakımdan 10. Kongremiz, özellikle geçen süreçteki bütün
zayıflıkların altında yatan temel olgunun, sınıf ve cins mücadelesine
dayalı ideolojik mücadeleyi kişinin kendi içinde ve örgütsel ortamda
yürütmemesi veya zayıflatması olarak görmüştür.
10. kongre geçeğimiz, Apo’cu çizgide yeniden parti inşasının başarıyla
geliştirilmesinin temel yolunun sınıf ve cins mücadelesine dayalı bir
ideolojik- örgütsel mücadeleyi sürekli kılmak olduğunu tespit etmiştir.
Sınıf ve cins mücadelesine dayalı ideolojik mücadelenin esasının ise
eleştiri öz eleştiri olduğu, bunun da parti ortamında birbirini
yoldaşça eleştirmek, kişinin Önderlik düşünce, ölçü ve özelliklerine
dayalı olarak kendini öz eleştirel sorgulamadan geçirmek anlamına
geldiği, ancak bunlar temelinde doğru bir ideolojik- örgütsel çizgi
mücadelesinin yürütülebileceğini belirlemiştir. Bu bakımdan eleştiri ve
öz eleştiriye karşı gelişen yetersiz, korkak, ürkek, isteksiz,
liberalleştiren yaklaşımları eleştirmiş ve mahkum etmiştir. Eleştiri-
özeleştiriyi; kadrolaşmanın, militanlaşmanın, Apo’cu militan ölçü ve
özellikleri edinmenin, kısaca, kadro ve militan olarak kendini eğitme
ve dönüştürmenin en temel yolu, en temel silahı olarak bir kere daha
vurgulamıştır. Bu çerçevede yeniden partileşme hamlesini kongre
platformundan başlatarak Önderlik çizgisine derinliğine oturtma ve
geliştirmeyi sağlamak üzere kapsamlı bir eleştiri- özeleştiri platformu
oluşturmuştur. Bu noktada tıpkı ikinci partileşme hamlesinin ölçü ve
özelliklerini, anlayış ve örgütlülüğünü ortaya çıkartan üçüncü parti
kongresi gibi, yine her türlü çeteciliğe karşı önemli bir parti
duruşunu açığa çıkartan beşinci kongre gerçeği gibi, bu kongremizde de
geçen süreçte parti meclisinde yer alan tüm kadroların platformlarını
yaparak, gelişen eleştiri- özeleştiri temelinde kendini yenilemesini
sağlatacak bir çalışma yürütmüştür.
Yönetim şahsında parti içinde kadrolar bünyesinde yaşanan her türlü
parti dışı, çizgi dışı ruh hali, anlayış, tarz, tutum ve davranış
eleştirilmiş ve mahkum edilmiştir. Tıpkı üçüncü kongrede Önder APO’nun
ifade ettiği gibi, 10. kongremizde de “çözümlenen birey değil toplum,
an değil tarih” olmuştur. Dolayısıyla tüm parti bünyesinde var olan
çizgi dışı eğilim ve davranışların hepsi açığa çıkartılmış,
eleştirilmiş, mahkum edilmiş, öz eleştiri temelinde bunları aşma ve
Apo’cu çizgide, Önderlik ve şehitlerin ölçü ve özellikleriyle donanma
istem ve kararlılığı tüm katılan militanlar şahsında ortaya konmuştur.
Bu, üçüncü partileşme hamlesine doğru ve yeterli katılımı ifade
etmektedir. Bu yaklaşım, aynı zamanda üçüncü Önderliksel doğuşu
derinliğine benimseme, özümseme ve bu temelde parti yapısını çizgi
gerçeklerine oturtma, bununla çelişen tutum ve anlayışları aşarak,
gerekli düzeltme, partileştirme durumunu geliştirmedir. Bu anlamda 10.
kongremiz, güçlü bir düzeltme, hata ve eksiklikleri aştırtma, çizgi
dışı eğilimleri mahkum etme ve bu temelde yeniden çizgi devrimciliği
temelinde partileşmeyi geliştirme kongresi olmuştur. Yönetimin
platformları temelinde bütün kongreye katılan kadro yapısı çıkardığı
sonuçları ortaya koyarak, her türlü parti dışı eğilim ve anlayışa karşı
mücadele etme temelinde, çizgi esaslarına göre partiye, yani PKK’nin
yeniden inşa sürecine daha etkin, aktif katılacağına dair tek tek
sözünü vermiştir. Böylece 10. kongre bileşimi ve kararlaşmalarından
başlamak üzere tüm parti yapımız için güçlü bir eleştiri –öz eleştiri
ve kendini yenileme platformu oluşturulmuş, her türlü parti dışı
eğilimi, hata ve eksikliği aşarak kendini düzeltme ve güçlü bir biçimde
partiye katma süreci başlamıştır.
10. kongremizin eleştiri ve özeleştiri çizgisinde tüm kadro yapısının
önümüzdeki süreçte netleştirilmesi görevi vardır. Bunlar yapılacak
kadro konferansları ve öz eleştiri platformlarıyla
gerçekleştirilecektir. Bir yıl içerisinde tüm kadro yapısının
netleştirilmesi, yeniden kararlaşmasının sağlanması
kararlaştırılmıştır. Bu çerçevede geçen süreçte kadro ve sempatizan
olgusunun birbirine karıştırılması ve kadro ölçülerinin
muğlaklaştırılması durumunu ele alan kongremiz, buna ilişkin bir yıl
içerisinde bir netleştirme çalışmasının yürütülmesini ön görmüştür. Bu
temelde kadro ve sempatizan ölçülerine göre bir ayrıştırmanın yapılması
ve buna dayalı olarak kadro ve sempatizanların bir yıl içerisinde görev
ve sorumluluk altına alınmasını hedeflemiştir. Bu, 10. kongremizin
temel bir partileşme hedefi olmaktadır. Nitekim şu an bu konuda çeşitli
netsizlik ve muğlaklıklar söz konusudur. Geçmişte oluşan birçok kadro
duruşu günümüzde tam bir ölçü netliği ve katılım durumunu ifade
etmemektedir. Önderlik ve şehitler çizgisine göre birçok eksikliği,
hatayı, tesriliği, kendine göreliği içinde taşımaktadır. Kadro olarak
görülmekte, ama kadronun ölçü ve özellikleriyle uyuşmayan birçok
anlayış ve davranış gösterilebilmektedir. Bunun mutlaka düzeltilmesi
gereklidir. Her kadronun gerçekten öncü ve halka örnek bir tutum ve
davranışın sahibi haline gelmesi, parti ölçülerini, Önderlik ve
şehitlerin ölçü ve özelliklerini eksiksiz temsil eden düzeye gelmesi
gerekmektedir. Bu anlamda, yaşam ve ilişkilerde var olan aşınmaların,
parti dışı duruşların, basit yaşam arayışlarının, ikiyüzlü, sahte,
yanıltan vb yanlış duruşların, yine kadro ölçü ve özelliklerini temsil
etmeyen, Apocu kişilikle uyuşmayan tutum ve davranışların kesinlikle
aşılması, en azından kişilerin bu konuda netleştirilmesi gereği vardır.
Bunu yapmamak demek, partiye karşı içten mücadele etmek, tasfiyecilik
yapmak demektir. Bu, partiye en sahte ve kötü bir karşıt mücadeleyi
içten dayatmak anlamına gelmektedir. Bu bakımdan en tehlikeli savaş
tarzı, parti karşısındaki bu tarz ve pratikler olmaktadır. Kim olursa
olsun, kendisini PKK kadro ve ya sempatizanı gören herkesin hiç zaman
kaybetmeden durumunu netleştirmesi, hangi ölçülerle hareket edecek,
yaşayacaksa ona karar vermesi ve verdiği kararın gerektirdiği ölçü ve
özelliklere uygun davranması ve bulunduğu ortamda da bunu geliştirmesi
gerekmektedir.
Partimiz her zaman böyle duru ve arı bir parti olmuştur. Kendi içinde
muğlaklığı yaşayan, ölçü ve özellikleri belli olmayan karmaşık bir
parti olarak var olamaz. O, partiyi içten kemirmek demektir. Parti ölçü
ve özelliklerini yok ederek, disiplinsiz, örgütsüz, zayıf hale getirmek
demektir. Bunu yapmak, kapitalist modernite tarafından, yani hiyerarşik
devletçi toplum sistemi tarafından partinin içten fethedilmesi, bir
diğer deyişle kalenin içten fethedilmesi, çökertilmesi anlamına
gelmektedir. Dolayısıyla bundan sonra böyle bir tutum ve davranışı hiç
kimse gösteremez ve bu durumda kalamaz. Kongremiz bunu kararlaştırmış,
yeni parti meclisimize böyle bir netleştirmeyi en geç bir yıl
içerisinde kesin tamamlayarak, tüm parti kadrolarını Önderlik ve
şehitler ölçüleriyle donanmış, bu gerçeği iyi temsil eden; dolayısıyla
da öncülük görevlerini başarıyla yerine getiren, halka örnek olacak bir
kişilik duruşunu gösteren bir düzeye çekilmesi görevini yüklemiştir.
Önümüzdeki bir yıl içerisinde her alanda böyle bir çalışma
yürütülecektir. Bu bakımdan da yönetimimizin yürüteceği bu çalışmaların
başarısı için tüm parti kadrolarının, geçmişte partiye katılmış ve
kendini kadro statüsünde görmüş olan herkesin durumunu netleştirmesi,
kendini yeniden kararlaştırması görevi vardır. |