|
10. kongremiz, PKK ile kadroluk düzeyinde ilişkilenmiş herkesi
bu süreçte 10. kongre çizgisinde durumunu netleştirerek, kendini
yeniden partiye katılır hale getirmesi çağrısını yapmaktadır. Bu konuda
10. kongremizin özellikle uzun süre cezaevinde kalmış ve oradan çıkmış
arkadaş yapımıza dönük de daha somut çağrıları vardır. Bu arkadaş
yapımız kadro ve sempatizan bileşimiyle zorlanmaktadır, bir netsizliği
yaşamaktadır. Kim kadrodur, kim sempatizandır, belli değildir. Kim
cezaevinden çıkınca mücadeleye katılıyor, kim katılmıyor, o da adeta
karıştırılmıştır. Bu anlamda cezaevi direniş gerçeğimiz, bunun geçmişi
ve bugün cezaevinde mücadele eden yoldaşlarımızın durumu, özellikle de
son 4- 5 yıl içerisinde cezaevinden çıkmış olan arkadaşlarımızın durumu
kongremizde özel tartışma konusu olmuş ve bu arkadaş yapımıza ilişkin
daha özel ve özgün bir çağrı geliştirilmiştir. Bu arkadaşlarımızın uzun
süre zindanda her türlü baskı ve işkenceye karşı yiğitçe direnirken,
dışarı çıkıp sistemin basit imkanlarına teslim olur duruma düşmeleri
acı verici bir durum olarak görülüp değerlendirilmiş ve eleştirilerek
mahkum edilmiştir. Bu bakımdan da meşru savunma çizgisi temelinde kadro
ölçülerinin belirlenmesi ve herkesin, özellikle cezaevinden çıkmış olan
arkadaşlarımızın parti kadrosu olma iddia ve iradesini koruyarak
durumunu netleştirmesi, zindanda yaşadığı baskı ve işkencenin intikamı
olarak daha güçlü bir direniş pratiğine katılır hale gelmesi yönünde
10. parti kongremiz çağrı yapmıştır.
Kuşkusuz 10. parti kongremizin üzerinde en çok durduğu, yerini
ve rolünü değerlendirip, bunun gereklerinin ne kadar yerine getirip
getirmediğini tartıştığı konulardan birisi de, kadın militanlığının
durumu olmuştur. Bu konuda özellikle Şilan, Viyan ve Nuda gerçeğinde
ortaya çıkan kadın militanlığının parti hareketimiz açısından yarattığı
büyük Önderliksel duruşa dikkat çekmiş ve bu temelde hem çizgi, hem de
pratik militanlık anlamında Hareketimiz içerisinde kadın öncülüğünün
gerçekleştiğinin tespitini yapmıştır. Bu gerçekten hareketle bütün
kadın militan yapısının bu büyük şehitlerimize sahip çıkmanın,
anılarını yaşatmanın da bir gereği olarak önümüzdeki süreçte parti
mücadelesine daha fazla sahip çıkmaları gerektiğini, PKK ve PAJK
çizgisinde kendilerini yenileyerek, parti çalışmalarının öncülük
düzeyinde yürütür hale kendilerini getirmeleri gerektiğini
vurgulamıştır. Bu temelde, tüm kadın militan yapısını Şilan, Viyan ve
Nuda çizgisinde kendisini şekillendirerek parti çizgisine ve
mücadelesine önümüzdeki süreçte daha güçlü katılma, daha çok sahiplenme
ve uygulama çağrısı yapmıştır.
Parti program ve tüzüğümüz 10. kongre platformunda yeniden
gözden geçirilmiş, programda çok az, tüzükte ise kısmi bir değişiklik
yapılmıştır. Parti tüzüğümüze göre rapor ve talimat sisteminin
önümüzdeki süreçte işletilmesi gereği vardır. Bütün parti örgütlerinin,
komite ve temsilciliklerinin alta ve üste doğru talimat ve rapor
sistemini mutlaka işletmesi gereklidir. Bununla birlikte her parti
kadrosunun 6 ayda bir parti meclisine bireysel değerlendirme raporunu
yazıp, göndermesi bir tüzük hükmü olarak belirlenmiştir. Tüm kadroların
bu karara uyma ve uygulama görev ve sorumluğu vardır. Yine önümüzdeki
süreçte kadroların netleştirme ve görevlendirme çalışmaları özellikle
10. kongre belgeleri ve Önderlik savunmalarının birer eğitim
materyalleri olarak değerlendirilmesi temelinde geliştirilecek eğitim
çalışmalarıyla yürütülecektir. 10. kongre çizgimizi, son Önderlik
savunması ve kongre belgeleri temelinde incelemek ve özümsemek
gereklidir. Önümüzdeki kış sürecinin bu belgeler temelinde tüm kadro ve
sempatizan yapısı için temel bir eğitim süreci yapılması gereklidir.
Aynı şekilde, 10. kongremizin her kadronun günlük olarak kendisini
eğitmesi yönünde bir değerlendirmesi ve kararlaşması da yaşanmıştır.
Her kadronun en az günde iki saat süreyle kendi durumunu
değerlendirmesi, kendini eğitmesi, yani eğitimini bu temelde sürekli
kılması bir kongre kararı haline gelmiştir. Bu temelde, nerede olursa
olsun ve hangi çalışmayı yürütürse yürütsün, yine hangi düzeyde görev
alırsa alsın her kadronun günlük eğitimini geliştirmesi, iki saat
süreyle bireysel ve toplu eğitim çalışmalarına katılarak bu eğitimini
günlük yürütmesi temel bir kongre hükmü durumundadır. Her kadronun
bunlara uygun davranma görev ve sorumluluğu vardır.
Değerli yoldaşlar!
Başından sonuna kadar 10. kongre platformumuza Önder Apo’nun
ve kahraman şehitlerimizin ruhu ve çizgisi hakim olmuştur. Özellikle
sayıları bine varan 1 Haziran atılım şehitlerimizin, geçen inşa
sürecinin kazanılmasında oynadıkları belirleyici role vurgu yapılarak;
Adil, Nuda, Viyan, Şilan ve Akif yoldaşlar bu büyük kahramanlığın
sembol kişilikleri olarak ifade edilmişlerdir.
Geçmişe ilişkin bütün değerlendirmelerde olduğu gibi, her
türlü bireysel eleştiri ve öz eleştiri de Önderlik çizgisiyle birlikte,
bu kahraman şehitlerimiz örnek ve ölçü alınarak yapılmıştır. Adil
yoldaşın, gerçekten adalet dağıtıcı kişiliği 10. parti kongremizin
Önderlik çizgisinde yeniden güçlü militanlaşma yaratmasında çok büyük
bir rol oynamıştır. Yine baştan sona bütün değerlendirmelere ve
kadronun görev ve sorumluluklarına sahip çıkma durumuna ölçü olarak
Kemal Pir ve Beritan kişiliği damgasını vurmuştur. Kemal Pir’in büyük
karar gücü olma, çalışma, herkesi çalıştırma, Önderlik çizgisinin
bulunduğu her yerde güçlü bir temsilini yapmayı ifade eden kişilik
ölçüleri, başta yönetim olmak üzere kadro duruşunun nasıl olması ve
hangi ölçüleri esas alması gerektiği konusunda bütün tartışmalara yön
veren bir durum ifade etmiştir. Bu anlamda, 1 Haziran atılımımızın bine
ulaşan, genel parti mücadelemizin on beş bine varan kahraman
şehitlerimiz, hem geçmişimizi anlamada, hem bugünümüzü değerlendirmede,
hem de geleceğe güçlü, net, kararlı yürümede temel ölçü ve güç
kaynaklarımız olmuştur. 10. kongre gerçeğimiz Önderlik ve kahraman
şehitlerimizin çizgisinin bir kere daha dile geldiği, partide hakimiyet
kurduğu, parti içinde her türlü tasfiyeci ve orta yolcu eğilime karşı
zafer kazandığı, dolayısıyla da her türlü düşmana karşı zafer
kazanmanın güvencesini yarattığı bir düzeye ulaşmıştır. 10. kongre
gerçeği, Önderlik ve şehitler çizgimizin zafer gerçeği olmuştur.
Değerli yoldaşlar!
Partimizin 10. kongresi kendisini, “ Önder APO’ya özgürlük
kongresi” olarak tanımlamıştır. Önder APO’nun özgürleştirilmesini
önümüzdeki sürecin tek ve en temel görevi olarak belirlemiş, bütün
çalışmalarını, karar ve değerlendirmelerini bu hedefe kilitleme
temelinde yapmıştır. Bu anlamda 10. kongre gerçeğimiz İmralı
işkencesini tümden reddetme ve yok etmeyi hedefleme gerçeğidir. Zaten
partimiz, tüm kadro yapımız ve halkımız hiçbir zaman İmralı işkence
sistemini, insanlık tarihinin bu en vahşi ve adaletsiz sistemini kabul
etmedi, içine sindirmedi, hazmetmedi. Viyan yoldaşın ifadesiyle,
“hiçbir zaman içine sindirmeyerek” reddetti ve kendi içinde günlük,
anlık olarak bu sistemi yok etti, öldürdü. Ancak bunu pratikte de
gerçekleştirmek için biraz sabır göstermek, başarılı bir mücadele
yürütmek için biraz sürece yaymak gereğini duydu. Eğer geçmiş on yıla
Hareketimiz ve halkımız bu sistemi yaydıysa, bu onu kabul ettiği ya da
hazmettiği, içine sindirdiği anlamına gelmez. Hayır, sadece ona karşı
sonuç alıcı ve başarılı bir mücadele yürütebilmek için sabır göstermek
ve zamana yaymak anlamı taşımaktadır. Şimdi artık bu sabır bitmiştir.
Bu sisteme ve onun devamına "Êdi bes e" denilmiştir. Artık böyle bir
sistemle yaşanmayacağı kararına ulaşılmıştır. "Êdi bes e" hamlemiz
böyle bir kararlılığın ifadesi ve pratiğe geçirilmesi olmaktadır. Artık
10. yılından itibaren, Hareket ve halk olarak, biz İmralı sistemiyle
birlikte yaşamak istemiyoruz, İmralı sistemini görmek istemiyoruz,
İmralı sistemini reddediyoruz ve yok edilmesi için de ne gerekirse onu
yapma azmimizi ve kararlılığımızı ortaya koyuyoruz. 10. kongre
gerçeğimiz, işte bu azim ve kararlılığın ifadesi olmaktadır. Önder
APO’nun özgürlüğünün kesinlikle gündemleştiğinin ve bunun dışındaki bir
ölçünün, düzeyin asla kabul edilmeyeceğinin ruhunu ve kararlılığını
içermektedir. Artık bizim için insanlık tarihinin en büyük kara lekesi
olan, insanlığın alnında bir kara leke olarak duran bu işkence ve imha
sistemini yok etmek, ortadan kaldırmak bir boyun borcu, bir onur ve
şeref borcudur. Hareket olarak, halk olarak, kırk milyonluk yurtsever
Kürt insanı olarak tutumumuz budur.
10. parti kongresi, Özgürlük Hareketimiz ve halkımız adına
böyle büyük tarihsel kararlılığı ve tutumu ortaya çıkartmıştır. Bundan
sonra bütün yaşamımız, duygumuz, düşüncemiz, davranışımız, pratiğimiz
ve eylemimiz sadece buna kilitlenecektir. Önder APO’nun özgürlüğünü
sağlamaya, bunun mücadelesini geliştirmeye dönük olacaktır. Çok iyi
biliyoruz ki: Önder APO’nun özgürlüğü Kürdistan'ın ve Kürt halkının
özgürlüğüdür. Elbette bunun tersi de doğrudur: özgürleşen Kürdistan ve
Kürt halkı, özgürleşen Önderlik gerçeği demektir. Bu bakımdan, Önder
APO’nun özgürlüğü Kürt halkının ve Kürdistan'ın özgür ve demokratik bir
yaşama kavuşturulması, bu temelde Kürt sorununun demokratik özerklik
çizgisinde demokratik çözümünün gerçekleştirilmesi, her alandaki
örgütlerimizin, bütün hareketimizin ideolojik, siyasi, örgütsel ve
askeri mücadelemizin temel hedefi ve gerçekleştirmekle yükümlü olduğu
görevi olacaktır.
Bu hedefi başarıyla gerçekleştirmekten başka hiçbir şeyi kabul
etmeyeceğiz. Bundan böyle yaşam olacaksa özgürce ve Önderlikle olacak,
yoksa asla olmayacaktır. Bu, onuncu kongre temelinde Hareketimizin ve
halkımızın tek tutumu, duruşu ve temel kararlılığıdır.
Önder APO’yu özgürleştirme ve Kürt sorununun demokratik
çözümünü sağlama görevini başarmak için herkes bilmeli ki, her parti
kadromuz sonuna kadar birer fedai militan olarak yaşayacak, çalışacak
ve savaşacaktır. Önderlik çizgisinde fedai militan mücadelede, bu
hedefi hiç de zamana yaymadan, kesinlikle başaracaktır.
Bu kararlılık ve inançla tüm parti kadro ve sempatizanlarını
Önder APO’nun çizgisinde ve kahraman şehitlerimizin izinde kendisini
derin bir öz eleştirel sorgulamadan geçirerek yenilemeye ve yeniden
inşa olmuş PKK gerçeğine güçlü bir biçimde katmaya, bu temelde nerede
olursa olsun her türlü görev ve sorumluluğu üstlenme bilinciyle üzerine
düşen görevlerin gereğini pratikte başarıyla yerine getirmeye,
başarıdan başka hiçbir ölçüyü kendisi için kabul etmemeye ve bu
çerçevede Önder APO’nun özgürlüğü mücadelesini güçlü, etkin ve başarılı
bir biçimde yürütmeye çağırıyoruz.
Önder APO’nun Işıklı Demokratik Sosyalizm Çizgisinde Özgür ve Demokratik Kürdistan'ı Yaratmak İçin İleri!
10. Kongre Ruhuyla Partileşelim, Önder APO’yu ve Kürdistan'ı Özgürleştirelim!
Demokratik Konfederalizmi İnşa Edelim, Özgür ve Demokratik Yaşamı Yaratalım!
Yaşasın Özgürlük ve Demokrasi Mücadelemiz!
Yaşasın Meşru Savunma Direnişimiz!
Yaşasın 10. Kongre Gerçeğimiz!
Bijî PKK!
Bijî RÊBER APO!
|