ANKARA (DİHA) -
Türkiye Barış Meclisi, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) Federal
Kürdistan Bölgesi'ne sınır ötesi operasyon yetkisi veren tezkerenin bir
yıl uzatılması talebiyle Meclis gündemine getirilecek olmasını 7
Ekim'de protesto etmeye hazırlanıyor. Tezkerenin Kürt sorununda
çözümsüzlüğü dayattığını belirten Barış Meclisi Sekretaryasından Seydi
Fırat, 7 Ekim'de TBMM'nin önünde yapacakları eyleme katılım çağrısı
yaptı.
Türkiye Barış Meclisi, tezkerenin süresinin uzatılmaması için
milletvekillerine mektup göndererek, çıkarılan her tezkerenin ve
verilen her onayın milletvekillerinin omuzlarına yeni ölümlerin
sorumluluğunu yüklediğini ifade etmişti. Mektup eyleminin ardından
Barış Meclisi 7 Ekim'de Meclis önünde protesto eylemi yapmaya
hazırlanıyor. Barış Meclisi aktivistleri, Meclis önünde yapılacak
protesto eylemine katılım çağrısında bulundu. Konuya ilişkin bilgi
veren Barış Meclisi Sekretaryasından Seydi Fırat, tezkerenin çözüm
getirmeyeceğini belirterek, daha önce alınan tezkere kararının
üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlatarak, bu süre içerisinde Kürt
sorunundaki çözümsüzlüğün daha da derinleştiğine dikkat çekti.
'Tezkere gerginlik ve çatışmaları derinleştirecek'
Bir yıl boyunca gerginliğin ve çatışmaların daha da arttığına
vurgu yapan Fırat, "Önümüzdeki bu tezkere süreci bunu daha da
derinleştirecektir. Kürt sorunundaki çözümü daha da çıkmaza sokacaktır.
Kürtler üzerindeki baskı daha da artacaktır. Tezkere çözüm değildir.
AKP Hükümeti, 22 Temmuz seçiminden sonra Kürt sorununun demokratik
temelinde çözümüne yönelik adımların atılacağı yönünde bir intiba
yarattı. Bu intibaların hepsi boşa çıktı. Tersine bir savaş konsepti
giderek daha da derinleşti. Bu yeni tezkereyle daha da yoğun bir
biçimde uygulanacaktır" şeklinde konuştu.
'Herkes 7 Ekim'de Meclis önünde olmalı'
Tezkerenin, Kürt halkı ve bölge halkı üzerinde çok ağır
tahribatları olacağı uyarısında bulunan Fırat, tezkereye karşı 7
Ekim'de Meclis önünde protesto eylemi gerçekleştireceklerini söyledi.
Fırat, herkesi 7 Ekim'de Meclis önünde yapılacak eyleme katılmaya
çağırarak şunları kaydetti: "Milletvekilleri bu sorunu üzerine
almamalı. Sizden önceki hükümetler de bu sorunu şiddet politikalarıyla
çözmeye çalıştılar ve çözemediler. Siz de böyle yaparsanız daha büyük
bir sorunu üzerinize almış olursunuz. Bundan vazgeçilmesi yönünde Barış
Meclisi'nin üyeleri ve aktivistleri o gün Meclis önünde eylem
yapacaklardır. Artık ne Kürt anaların ne de Türk analarının yüreğinin
yanmaması için herkesin bu eyleme destek vermesi gerekir. Halkın
acılarını düşünmüyorlar, düşünselerdi zaten böyle bir tezkereyi
Meclis'e göndermezlerdi. Muhtemelen Meclis'ten bir karar çıkacaktır ve
bu karar olumsuz bir karar olur."
'Tezkere facia getirecektir'
DTP Altındağ İlçe Yöneticisi Kemal Üstündağ, AKP'nin ve TSK'nın
8 Ekim de sınırsız ve süresiz bir tezkere çıkarma önerisinin olduğunu
söyleyerek, tezkerenin bütün dünya halkları ve insanlık için en büyük
faciayı getireceğine dikkat çekti. Üstündağ, Kürt sorununun kökten
çözme anlayışıyla 24 defa sınır ötesi operasyon yapıldığını
hatırlatarak, "Yapılan operasyonlar hüsranla sonuçlandı. Operasyonlar o
bölge halklarının evsiz kalmasına, hayvanlarının telef olmasına neden
oldu. Barış Meclisi'nin 7 Ekim'de düzenleyeceği mitinge Kürt halkını,
aydını, demokratı ve bu ülkede barışı isteyen herkesi bekliyoruz"
şeklinde konuştu. Üstündağ, Kürt sorununun çözümü için yeni yasaların
çıkması gerektiğine vurgu yaptı.
'Kürt sorunu silahlı yöntemle sonlandırılmak isteniyor'
Gazi Üniversitesi öğrencilerinden Rıdvan Safran da, Kürt
sorununu silahlı yöntemlerle sonlandırılmak istendiğine dikkat çekerek,
Barış Meclisi'nin 7 Ekim'de düzenleyeceği eylemde Meclis'e, orduya ve
"derin devlete" bir yanıt olacağını belirtti. Bugüne kadar yapılan
operasyonların çözüm olmadığını dile getiren Safran, "Operasyonların
hepsi Kürt sorunun silahlı mücadeleyle sonlandırılmak istenmesinin bir
göstergesiydi. Karşı tarafa 'silahı bırakın' diyen bir kesimin halen
operasyonlarla sorunu çözmeye çalışması bir çelişkidir" diye kaydetti.
Şu an AKP ve TSK'nın ortak bir çalışmasıyla bu durumun
derinleştiğini ifade eden Safran, şunları dile getirdi: "Amaç Kürt
halkını çözümsüzlüğe ve kaosa sürüklemektir. Bunu Balıkesir
Altınova'daki linç girişimiyle de çok açık görebiliyoruz. Mersin'deki
bayrak provokasyonuyla başlatmak istedikleri Kürt ve Türk halklarının
çatışmalarını Altınova ile tekrar tetiklemeye başladılar. Amaçları
silahla sonlandıramadıkları bir Kürt özgürlük mücadelesini halklar
arası çatışmayla sonlandırmaktır." Safran, Gündem Gazetesi geleneğinden
gelen 3 gazetenin bir hafta içerisinde kapatılmasının Kürtlere karşı
oluşturulan konseptin bir parçası olduğunu belirtti. Ankara
Üniversitesi öğrencilerinden Mesut Tekin ise, TSK'nın tezkerenin
uzatılmasına yönelik bir talebinin olduğunu ve AKP'nin bunu kabul
ettiğini belirterek, "17 Ekim'de bu tezkere tekrar oylanacak ve bu
tezkere Kürt ve Türk halkları arasındaki yeni çatışmalara bir zemin
hazırlayacaktır" dedi. Bunun için tüm yurtsever ve barıştan yana olan
insanların 7 Ekim'de Barış Meclisi'nin düzenleyeceği eyleme katılmasını
isteyen Tekin, "AKP ve TSK'nın yürüttüğü politikalar tezkere ile
sınırlı değil. Son günlerde özgür basına yönelik yapılan saldırılarla
devam edildi" dedi.