İZMİR (DİHA) - Mardin'in Midyat İlçesi'ne bağlı Çalpınar Köyü'nde 16 yıl önce korucular tarafından öldürülen köylülerin davasında, koruculara müebbet hapis cezası verildi. Ancak saldırıda 4 üyesi yaşamını yitiren Acar ailesinin yaşadığı korucu baskısı bitmiş değil. Köyüne gittiğinde kaldığı evin olayın asıl sorumlusu olarak gösterilen korucu başı Cengiz Kaçmaz'ın adamları tarafından kurşun yağmuruna tutulduğunu belirten Osman Acar, "Kaçmaz yaşadıkça Acarlara rahat yok. Başıma bir şey gelirse sorumlusu Kaçmazdır" dedi.
70 yaşındaki Osman Acar'ın 16 yıllık hukuk savaşı, 20 Nisan 1992 yılında Mardin'in Midyat İlçesi'ne bağlı Çalpınar Köyü yakınlarında Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nde bulunan yakınlarını ziyarete gitmekte olan köylülerin taranarak öldürülmesinin ardından başladı. Öldürülen 8 köylü arasında Acar'ın abisi İsmet Acar ve Acar soyadlı 3 kişi daha vardı. Olayın gerçekleşmesinin ardından dönemin İçişleri Bakanı İsmet Sezgin ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından yapılan açıklamalarda, köylülerin PKK tarafından öldürüldüğü savunulmuş ve saldırı kınanarak, ailelere başsağlığı dilenmişti. Ayrıca, olay yerinin basit krokisini hazırlayan Astsubay Kıdemli Üstçavuş Fatih Meydan da, krokide, saldırıyı gerçekleştirenlerin kaçış güzergâhlarını dahi çizerek olayın PKK tarafından yapıldığını belirtmişti. Ancak görgü tanıklarının verdiği ifadeler ve yaralı mağdurların şikâyetleri üzerine, Midyat Cumhuriyet Savcılığı'nın başlattığı soruşturma ile korucu başı Cengiz Kaçmaz'ın emri altında bulunan 10 köy korucusu görevinden alınmış ve tutuklanarak Midyat E Tipi Kapalı Cezaevi'ne konulmuştu.
Dava süreci yılan hikâyesine döndü
Adaletin tecellisi konusunda umut doğuran bu gelişmeyle birlikte başlayan dava süreci, tam bir yılan hikâyesine dönüştü. Midyat Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlanan dava, 1993 yılında alınan kararla güvenlik sorunu gerekçe gösterilerek Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Denizli'de görülmeye başlanan davanın, 20 Kasım 2000'de görülen hüküm duruşmasında korucuların beraatına karar verildi. Karar karşısında şok olan Osman Acar ve diğer mağdurlar, kararı temyize verdi. Davayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 13 Şubat 2002 tarihinde yerel mahkemenin aldığı beraat kararını bozdu. Yargıtay'ın kararının ardından davayı tekrar gören Denizli 2. Ağrı Ceza Mahkemesi, sanık korucuların ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verdi. Ancak tekrar temyize giden dava, Yargıtay tarafından yeni yasal düzenlemelere uyarlanmadığı için kez daha bozuldu. Bir kez daha yerel mahkemenin önüne gelen dava, son olarak 18 Eylül'de karara bağlandı. Mahkeme, Kutlubey Köyü korucuları Tacettin Sakan, Mihdi Özbey, Halit Aktar, Şeyhmus Şeyde, Ethem Seyhan, Rahmi Kaçmaz, Tevfik Akbay, Abbas Taş, Mehmet Seyhan ve Nevaf Aydın'ı müebbet hapis cezasına çarptırdı. Acar ailesi ise, 1997 yılında davayı AİHM'e taşımış ve Türkiye yargılamanın giderek uzaması nedeniyle 400 bin Euro para cezası ödemeye mahkum edilmişti.
Davadan vazgeç baskısı
Hukuk savaşını kazanan Osman Acar, yargılama süresince korucu başı Cengiz Kaçmaz ve adamlarının davadan vazgeçmesi için kendisini ölümle tehdît ettiklerini iddia etti. Midyat Jandarma Karakolu'nda bizzat korucu başı Cengiz Kaçmaz'ın kardeşi Erdal Acar'a, "O asinize söyleyin davadan vazgeçin. Yoksa hepinizin Azrail'i olurum. Onu arabanın arkasına bağlayıp köpek gibi süründürürüm köyde" diyerek davadan vazgeçmesini istediğini ileri süren Acar, "Son hüküm duruşmasında mahkeme salonunda dahi korucular Nevaf Aydın'ın ve Mehmet Seyhan'ın Kürtçe tehditlerine maruz kaldım. 2001 yılında da İzmir Cumhuriyet Savcılığı tarafından çağrıldım ve ismini hatırlayamadığım bir savcı ile görüştüm. Savcı görüşmede bana "Bu davadan vazgeçin artık. Özellikle de AİHM'deki davadan" dedi. Ev telefonuma da sürekli tehdit telefonları geliyor. Telefonların koruculara ait olduğunu tespit ettirdim ve bu konu da yargıya intikal etti. Ama artık yeter. 70 yaşındayım. Hiçbir şeyden korkmuyorum. Adaletin tecelli etmesi için bugüne kadar verdiğim mücadeleye bundan sonra da devam edeceğim" dedi.
Köyüne gidemiyor
8 köylünün öldürülmesi ve 9'unun da yaralanmasıyla sonuçlanan olayın faillerinin cezasız kalmaması için adalet arayışını devam ettiren Osman Acar, korucuların müebbet hapisle cezalandırılmasına sevindiğini, ancak olayın asıl sorumlusu olarak gösterilen ve hâlâ Kutlubey Köyü'nde koruculuk yapan Cengiz Kaçmaz'ın baskı ve tehditleri nedeniyle köyüne gidemediğini söyledi. Olayın bizzat Cengiz Kaçmaz tarafından yapıldığını bildiklerini belirten Acar, "Kaçmaz'ın baskı ve tehditlerinden bir türlü kurtulamadım. Bir kez annemin vefatı nedeniyle köye gittim. Gittiğim akşam kaldığım ev kurşun yağmuruna tutuldu. Annemin yasını dahi tutamadan hemen İzmir'e dönmek zorunda kaldım" diye kaydetti. "Kaçmaz yaşadıkça Acarlara rahat yok. Başıma bir şey gelirse bundan Kaçmaz sorumludur" diyen Acar, artık köyüne gidebilmenin yollarını aramaya başlayacağını söyledi.
Çalpınar'da köylüler kurşuna dizilmişti
20 Nisan 1992 yılında Mardin'in Midyat İlçesine bağlı Çalpınar Köyü'nden Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nde bulunan yakınlarını ziyaretine gitmek üzere yola çıkan köylüleri taşıyan minibüs, yolda Kutlubey köyü korucuları tarafından durdurulmuş ve kurşuna dizilmişlerdi. Köylülerden Süleyman Acar, Mehmet Akan, A.Kadir Akan, Sabri Acar, Haan Akay, Mehmet Ağırman, İsmet Acar, M.Emin Acar adlı köylüler yaşamını yitirmiş, Reşit Acar, Yusuf Acar, Salih Acar, Erdal Acar, Ahmet Acar, İbrahim Akan, Semra Akan, Halil Akan, Yılmaz Acar ve Ziver Acar da yaralanmıştı. Olayın ardından bölgeden geçen Ali Şengen adlı köylü de darp edilerek öldürülmüştü |