AMED / Balıkesir'in Altınova beldesinde gençler arasında yaşanan kavgada iki kişinin ölümü ardından Kürtlere yönelik başlayan linç girişimi sonrasında Mazlum-Der bölgeye giderek incelemelerde bulundu. Hazırlanan raporda, Balıkesir Valisi Selahattin Hatipoğlu'nun, "Bazı taşkınlıkları hoş gördük" şeklindeki ifadesinin kabul edilemediği belirtilerek Vali'nin açığa alınması istendi.
30 Eylül 2008 günü ALtınova beldesinde gençler arasında yüksek sesle müzik dinlenmesi nedeniyle çıkan tartışmanın büyümesi ardından yaşanan olaylarda iki kişi ölmüştü. Olayların ardından beldede oturan Kürtlerin ev ve iş yerlerine yönelik olarak yapılan linç girişimi sonrasında ilçeye askeri birlikler gönderilmiş ve olaylar 3 gün devam etmişti.
Altınova'da yaşanan bu linç girişimini yerinde görmek ve yetkililerden bilgi almak için heyet oluşturan Mazlum-Der, yaptığı incelemelerini bir rapor halinde açıkladı.
Mazlum-Der Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu,, Bursa Şube Başkanı Hasan Ünal, İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Av. Mehmet Gün ve İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Ethem Tatar'dan oluşan heyet tarafından hazırlanan raporda, yaşanan olayın adli bir vaka olduğu ve bazı tahrikler sonucu Kürtlere yönelik linç girişimine döndüğü belirtildi.
Resmi yetkililer, mağdurlar, sivil vatandaşlar ve kanaat önderleri ile yapılan görüşmeler sonucunda hazırlanan raporda olayların bazı gruplar tarafından tahrik edildiği, resmi yetkililerin ciddi bir açıklamada bulunmadıkları ve hükümetin olaya duyarsız kaldığı belirtilerek şu tespitlere yer verildi:
1-Heyetimiz olayların başlamasında etkili olan kavganın iki ölümle sonuçlanan ciddi sonucuna rağmen, kavga ve sonucunda işlenen cinayetin hiçbir etnik temelinin olmadığı konusunda tüm kişilerin hemfikir olduğunu tespit etmiştir.
2-Ana cadde üzerinde 10 civarında işyerinin tahrip edildiği tarafımızdan görülmüştür. Ayrıca bazı apartmanlarda dairelerin camlarını da kırıldığı da görülmekle, mahalle aralarına girilemediğinden diğer hasarlı işyeri ve evler tespit edilememiştir. Tanıkların beyanlarına göre hasarlı ev ve işyerleri 50 civarıdır. Taşlanan işyerlerinde büyük maddi zarar olduğu tespit edilmiştir.
3-Belediye başkanı ve kaymakam halkı yatıştırmak için duyuru yapmamıştır. Bize de ciddi beyanlarda bulunmamışlardır. Doğulu vatandaşlar büyük bir panik içinde oldukları halde olayları gerekli ciddiyetle değerlendirmedikleri tespit edilmiştir.
4-Evi taşlananlar dahil doğulu ve yerel halk fark etmeksizin evlerin çoğunda bayrak asılı olduğu görülmüştür.
5-Raporun tutulduğu 03.10.08 günü çeşitli yerlerde jandarmanın kontrol noktaları oluşturduğu da tespit edilmiştir.
6-Tespitler için gezildiği esnada motosikletli yerel halktan bazı gençlerin cadde üzerinde devamlı tur atarak etrafa bakındıkları tedirgin edici bir durum olarak tespit edilmiştir. Bazı işyerlerine motosikletli kişilerce Molotof kokteyli atıldığı bildirildiği için bu durum önemsenmiştir.
7-Güvenlik güçlerinin olaylar esnasında gereken etkili önleyici tedbiri almadıkları kanaatine varılmıştır. Görsel medyadaki görüntüler de bunu teyit etmektedir. Resmi makamların olayların neden böylesine etnik bir çatışmaya dönüştüğü konusunda henüz ciddi bir teşhisinin olmadığı, ya da bunu rant ve tefecilik gibi basit nedenlere bağlama meyilli olduğu veya nedenini paylaşmaktan kaçındığı tespit edilmiştir.
8-Olayların büyümesine ve devam etmesine yol açan önemli miktarda asılsız söylentinin ortalıkta dolaştığı tespit edilmiştir.
9-Mağdurların can ve mal emniyeti ve gelecek kaygılarının çok güçlü olduğu bu anlamda tehlikenin potansiyel olarak devam ettiği tespit edilmiştir.
10-Olayların üzerinden 5 gün geçmesine rağmen iktidar tarafından herhangi bir yetkilinin bölgeye gitmediği tespit edilmiştir.
Hazırlanan raporda, Balıkesir Valisi Selahattin Hatipoğlu'nun, "Bazı taşkınlıkları hoş gördük" şeklindeki ifadesinin kabul edilemediği belirtilerek Vali'nin açığa alınması istendi.
Raporda olaylar için taş getiren kamyonetin belediye ile ilişkisinin araştırılıp yasal işlem başlatılması ve zarar görenlerin zararlarının karşılanması istenerek şunlara yer verildi: "Taşlama ve Molotof kokteyli atma eylemlerinin failleri en kısa sürede tespit edilip yargı önüne çıkarılmalıdır. Olaylarda güvenlik güçleri adil bir tutum sergilemelidir. Devam eden gerginliğin yeni olaylara yol açmaması sağlanmalıdır.
Hiç kimse mensup olduğu ırkından dolayı potansiyel suçlu muamelesine maruz bırakılamaz. Güneydoğu’da çatışmaların devam edip, barışın sağlanamamasından dolayı oluşan gerilimin sivil halk üzerinde son derece olumsuz tesirlerde bulunduğu, Türk Kürt çatışmasının körüklendiği anlaşılmaktadır. Birçok farklı bölgede de aynı tehlikenin varolduğu üstü örtülemeyecek bir gerçektir. Mülki amirler konuyu geçiştirici yaklaşımlarından vazgeçmelidir. Yasama ve yürütmenin Kürt sorunu konusunda etnik ayrımcılığı ortadan kaldırıcı adımları atması gerekmektedir. Şiddet olaylarının biran önce durması gerekmektedir. Yargı bağımsız duruşunu kim olursa olsun herkese karşı göstermelidir. Kamu idarecilerinin daha sorumlu davranarak büyüme sinyali veren olaylarda adil tutum sergilemeleri gerekmektedir. Mazlum-Der olarak bu konunun takipçisi olacağımızı ilan ediyor, tüm ilgilileri özenli, halkımızı sağduyulu olmaya çağırıyoruz."
ANF NEWS AGENGY |