Kürdistan: Diyarbakır'dan Ankara'ya mesaj: OHAL'e hayır
Gönderen: zinar_adar Tarih: 07.10.2008, 10:50:54 (888 kez okundu)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)

DİYARBAKIR (DİHA) - HPG tarafından Aktütün (Bezele) Karakolu'na yapılan saldırının ardından Ankara'da ordunun OHAL'e dönüş istemi ve AKP Hükümeti'nin buna sıcak bakmasına Diyarbakır'dan tepki geldi. Siyasi partiler, milletvekilleri ve sivil toplum örgütleri, OHAL'in farklı bir isim adı altında tekrar gündeme getirilmek istenmesine sert tepki göstererek, AKP Hükümeti'nin Kürt sorununu demokratik yöntemlerle çözeceğine ikiyüzlü davranarak savaş politikalarının yeniden hayat bulması için çaba gösterdiğine dikkat çekti.

Aktütün Karakolu'na yapılan baskının ardından özellikle AKP Hükümeti'nin DTP'yi hedef gösteren ve Kürt sorununun demokratik çözüm yerine askere daha geniş yetkiler tanıyarak baskına kılıf araması tepkilere yol açtı. Aktütün Karakolu baskınının ardından Ankara'da olağanüstü olarak toplanan bakanların, ordunun ve emniyettin 90'lı yıllarda Kürtlere büyük acılar yaşatan OHAL'in tekrar uygulamaya konmasını istemesi ve AKP Hükümeti'nin buna sıcak bakması Diyarbakır'daki siyasi parti ve sivil toplum örgütleri tepki gösterdi. OHAL veya güvenlik bölgesinin geçmişten beri ordunun ve hükümetin gündeminde olduğunu belirten DTP Diyarbakır Milletvekili Gülten Kışanak, ordunun bölgede daha rahat hareket edebilmesi için yetki istemesinin, kişi hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılmasına ve bölgede yaşayan halka yönelik baskıların artırılmasının önünü açacağını söyledi.

'OHAL getirilmek isteniyor'

Bölge insanının geçmişten beri OHAL gibi yöntemlerle her zaman baskı ve kişi hakkı noktasında sınırlandırıldığını dile getiren Kışanak, "Bu ülkede şiddet ve baskı adına kişi hakkı kısıtlama adına yapılmadık uygulanmadık hiçbir yöntem kalmadı. Uygulanan bu yöntemlerle sonuç alınmadığı 25 yıldır ortadır. Bir kez daha aynı yöntemleri denmeye kalkışmak yeniden halkı bir baskı içerisine almak bütün demokratik kurumları aksatacaktır. Önlem diye tabir ettikleri şeyler aslında gözaltı sürelerinin uzatılması, avukat bulundurma zorunluluğunun kaldırılması, gıda ambargosu gibi uygulamaların yeniden gündeme gelmesi erzak gidişinin engellenmesi yol kontrollerin de istedikleri keyfiyetleri uygulaması savcılık izni olmadan yapılması isteniyor. Valililerden izin almadan operasyonlar yapılmak isteniyor. Yani bir dizi OHAL döneminde uygulanan yöntemleri yeniden gündeme getirerek yeniden bir bütün olarak bölge halkı baskı altına alıp hak ve özgürlükleri sınırlandırmak ve demokratik tüm uygulamaların hepsinin önüne geçilmek isteniyor. Bunun çözüm olmadığı çok açıktır" dedi.

'AKP ikiyüzlü davranıyor'

AKP Hükümeti'nin her dönem ikiyüzlü davrandığını vurgulayan Kışanak, şunları söyledi:

"AKP Hükümeti bir yıldan beri Kürt sorununun demokratik ve barışçıl bir şekilde çözümüne hiçbir ortam yaratmadan bu konuda hiçbir çaba içerisine girmeyen bir tutum içerisinde olmuştur. AKP savaş politikalarının yeniden hayat bulması için çaba göstermiştir. Tezkereyi çıkartmıştır. Şimdide tezkereyi uzatmak için girişimlerde bulunuyor. Sınır içi ve sınır dışına sınırsız operasyonlar yapılmıştır. Devlet kurumlarının yaptığı resmi rakamlara göre bir yılda 650 yurttaş hayatını kaybetmiştir. Bütün bunların sorunlusu olan AKP Hükümeti'dir. Acının ve gözyaşının daha da katmerleşeceği bir sürece doğru kendisini hazırlamaktadır. Bu bir savaş hükümetidir. Halka karşı baskı ve şiddet uygulayan bir hükümettir."

'Tek çözüm demokratik yoldur'

Kürtlerin ortaya koyduğu iradeyle TMYK'nin olumsuz kararlarına karşı direneceğini belirten Kışanak, "Kürt halkı bu konuda şimdiye kadar ödediği bedeller de ortadır. Bunlara rağmen hiçbir şekilde kendi talep ve isteklerinden taviz vermemiştir ve vermeyecektir. Çünkü bu bir onur, kişilik ve varlık yokluk sorunudur. Kürt halkı demokratik haklarını talep ediyor. Ve bunun hiçbir baskı yöntemiyle sindirmek mümkün değildir. Tek çözüm sorunun demokratik barışçıl bir şekilde çözülmesi ve iradesine saygı göstermektir" diye konuştu.

'Polisiye ve askeri yöntemlerle çözülmez'

Kürt sorunun tarihsel bir sorun olduğunu ve 25-30 yıldır bu sorunun tüm sıcaklığıyla her alanda hissedildiğini belirten DTP Diyarbakır İl Başkanı Nejdet Atalay, devletin yanlış politikalarıyla sorunun halen devam ettiğini söyledi. Polisiye ve askeri yöntemle sorunların çözülemeyeceğini vurgulayan Atalay, "Soruna ilişkin talepleri ve istemleri görmezden gelirsek sorunu doğru teşhis etmemiş oluruz. Dolayısıyla tedbirleri de yanlış seçmiş oluruz. Sorun Kürt sorunudur. Bir halkın dili, özgürlüğü, kimlik, sorunu bu çerçevede olaylara yaklaşmazsak, tarifte bir eksiklik yaşamış olacağız. Böyle tarif ettiğimiz nokta da demokrasinin daha fazla geliştirilmesi gerekir. Sorunun muhataplarıyla daha fazla diyalog çözüme en fazla hizmet edecek enstrüman olacaktır. Son olaydan sonrada cumhurbaşkanı ve başbakanın katılımıyla gerçekleşen TMYK toplantısında da eski metotlar tekrar gündeme getirildi. Daha fazla karakol, daha fazla asker, daha fazla güvenlikle bunu çözeriz mantığı tekrar ortaya çıktı. Oysa bunların hiçbirinin sorunu çözmede yeterli olmadığı ve çare olmadığı ortaya çıkmıştır" diye belirtti.

'Çözümsüzlük sorunları doğuruyor'

Türkiye'de ve bölgede yaşanılan tüm sorunların kaynağının Kürt sorunundaki çözümsüzlük olduğuna dikkat çeken İHD Bölge Temsilcisi Mihdi Perinçek, "OHAL yönetimi bu bölgede yıllarca uygulandı. Ne sorun çözüldü nede sorun ortadan kaldırıldı. Öyleyse biz bu açıdan bu yönetim biçimini çok anlamlı ve gerekli olmadığını söyleyebiliriz. Bir diğer nokta OHAL demek evrensel olarak kabul edilen insan hakları çerçevesinin daraltılması veya yok edilmesi demektir. Şimdi hakların çerçevesi daraltıldığı zaman bunun yanı sıra ihlallerde bir artışın meydana gelecektir. Yani toplumun diğer kesimleri hakları kullanamayacak ihlaller artacaktır. Bu da gerçekte Türkiye'de toplumla devletin bağını koparacak duyguda çok ciddi kopmalar meydana gelecek" dedi.

'Yeni bir yol haritası çizilmeli'

Türkiye'nin Kürt sorunu noktasında yeni bir yol haritası çizmesi gerektiğini vurgulayan KESK Diyarbakır Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve Tüm Bel-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Edip Yaşar, "Bizler zaten bu bölgede yaşayan yurttaşlar olarak gözümüzü sıkıyönetim ve OHAL'le açtık. İnsanlar OHAL yönetimleriyle kendi haklarını arama noktasında yargı bile kapalı kalmıştır. Aslında Türkiye'yi yönetenlerin bir daha düşünmesi gerekir. Çözüm demokratik barışçıl açılımlardır. Eğer baskı ve yasaklandırmalar çözüm olsaydı zaten bugün bu sorunlar yaşanmamış olacaktır" diye konuştu.




YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· HPG ANAKARARGAH KOMUTANLIĞI AÇIKLAMASI
· AKP’ye saldırıyı Devrimci Karargah üstlendi
· Kürdistan dağlarında görkemli Kutlamalar
· PJAK’a 44 yeni savaşçı katıldı
· Son 24 saatte 3 şüpheli asker ölümü
· DTP Diyarbakır ve Cizre adayları netleşiyor
· YENİLENDİ-Adalet Divanı’ndan terör listesine bir darbe daha
· 2 HPG gerillası Lice'de toprağa verildi
· ‘Terör listesi’ yeniden düzenleniyor!
· İran Xinere ve Kandil’i, Türkiye Xakurke’yi bombalıyor

Kürdistan
· Kürt hükümeti 22 şirketi ‘kara listeye’ aldı
· YNK, Noşirvan yanlısı fraksiyonu partiden ihraç etti
· İran Xinere ve Kandil’i, Türkiye Xakurke’yi bombalıyor
· BM: Kürdistan Bölgesi'nde işkence yaygın
· Askerin et alım ihalesine Diyarbakır'lı işadamlarından sitem
· RSF, Kürdistan’da tutuklu doktorun serbest bırakılmasını istedi
· Son 24 saatte 3 şüpheli asker ölümü
· Şırnak Barosu: BOTAŞ'ın altı kazılsın, cesetler ortaya çıkarılsın
· ABD 3 bin 500 Kürdü beraberinde götürecek -Özel-
· Gerilla annesi: Mücadelemiz sürecek

© Rojaciwan.com