Abdullah Öcalan: Tarihsel Dönemler Yiğitçe Çabalar İster
Gönderen: zinar_adar Tarih: 05.11.2008, 15:55:01 (1820 okuma)   YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)

Parti Önderliği

 

 

Ordu ve savaş gerçekliği üzerine çok durduk. Hiçbir dönemle kıyaslanmayacak kadar hem eleştirisel hem de olumlu yönden gelişimine açıklık getirdik. Sadece çözümleme düzeyiyle değil, muazzam pratik olanakları hazırladık. O düşman ki, en çok uluslararası alanda ve ülkede bizi sıkıştırdığını ve kesin imha edeceğini sandığı dönemden bu yana bize yönelimi basit değildir. Biraz tarihten ders alanlar için öyle sıradan bir yılın geride bırakılışı ve sıradan bir yılın hazırlanışı, karşılanışı değildir. Bu çok yiğitçe bir çaba ister, anlayış derinliği kadar, hücrelerine kadar sorumluluk duygusuyla hareket etmek ister; iğne ucundan kurşun geçirme niteliğinde bir askerlik ister, bir askerin nişanlılığını ister. Başka türlü tarihin bu dönemleri karşılanamaz. Ama o hala kaybediyor. Artık bunu anlamanın zamanıdır.

 

Eskiden bir şiar yükselttik “Ya Serfektifın, Ya Mırın (Ya Zafer Ya Ölüm)” diyorduk. Şimdi tümüyle “Ya Serkeftin, Ya Serkeftin” diyoruz. Bu öyle ucuzluğuna söylenen bir söz değil, bunun büyük yürek hazırlığı, büyük düşünsel hazırlığı var. Bu büyük çabalar bu söze bağlılığın gereği içindir. Yalnız benim için geçerli olan bir şey değil, sizler de bunu söylüyorsunuz. O halde yüreğinizi hazırlayın, beyninizi hazırlayın, büyük taktik ustalığı hazırlayın. Nasıl gerilla olunur, gerilla nasıl yaşar, dağların doruklarından, kentlerin varoşlarına kadar gerilla nasıl sızar, hepsini bütün yönleriyle doğru ele almanın, hakkını vermenin zamanıdır. Savaşın tam içindeyiz, yani ordu gerçekliği üzerine bu kadar kıyamet koparmamız nedensiz değildir.

 

Hilvan-Siverek direnişçiliğini hatırlıyorum. “Bir ağa var” dediler, ben ağa şöyle vurulur dedim. Ertesi gün bir baktım yüz elli kişiyi dizmişler bir mevziye, karşılarında da bir kaç köylü cephesi ve bir atışta “yirmi bin mermi harcadık” dediler. Benim için bir ağaya iki mermi bile fazladır. Ben eylemi böyle anlarım.

 

Sen büyük özgürlük dağlarında sıradan düşünmeyi bile beceremiyorsun. Nasıl askersin, nasıl yoldaşsın, nasıl emrin sahibisin? Aç tarihe bak, Roma çağından İslam çağına geç, öyle asker, öyle emir veya komutan var mı? “Bu Kürt’tür, başkaları için iyi savaşır, kendisi için ancak hain olur” denilir, artık bunu değiştirmenin zamanıdır. Bu Önderlik bunu değiştirmenin önderliğidir. “Biz çocuğuz, çok amatörüz” diyorsunuz. O dağlarda bunu aşabilirsiniz.

 

Burada askeri konulara fazla girmek istemiyorum. Büyük askeri hedefler çizdik, gerillamız bu yılda elli binden aşağı olmayacak dedik ve bu sözü gerçekleştirmeye çalışacağız. Gerilla tarzını derinliğine ve bütün ülke alanlarımızda uygulamak kaydıyla geliştirecek, savaşçı hırsına ek olarak yarı mevzi, yarı hareketli savaşa da ağırlık vereceğiz. Ve şunu da söyledik; taciz ve yıpratma eylemleriyle birlikte, önemli oranda imha amaçlı eylemlere de gireceğiz. Bunlar öyle boşuna söylenmiş sözler değil, temel askeri yasalarımızdır. Bu hedeflere ulaşabilirsiniz, o zaman dakikanı bile müthiş değerlendir. Taktiğin sahibi olmak istiyorsan, taktik geliştirmek istiyorsan değerleri iyi kullanır, hedefe ulaşmak için kıyamet koparırsın. Başka türlü asker olunur mu? Olunursa, ancak sahte asker olursun, kendini aldatan ve her an yenilgiye koşan komutan olursun. Buna tahammülümüz olabilir mi? İşkence ve katliam tehdidi altındayız.

 

Taktik önderlik dediğimiz olay sizin sahanızda olur. Ama neredeyse taktiğin en ince sorunlarına bile çözüm istiyorsunuz. Doğru değil, bu sorunları çözümlemek kendi öz görevinizdir ve tabii ki askeri kafanızı müthiş çalıştıracaksınız. Askeri çözüm, askeri sorunlara böyle yaklaşırsanız olur, yaklaşmadığınız takdirde bizi imha ederler. Çocuk olmayalım, ben ne her zaman varım, ne de her zaman sizi koruyabilirim. Ve benim adıma da yola çıkmayın, gerçekten imkan-olanakları çok sınırlı birisiyim. Tamam, kişiliğinizi bu kadar yaşattık, sizi büyük özgürlük dağlarımızla tanıştırdık, onlara ulaştırdık. Ama gerisini kendiniz yapın, kendi başınıza bela olmayacak kadar kendinizi yaşatın. Saygılı olun yeter. Onu da yapamazsanız ne yapabilirsiniz? “Fazla direnemeyiz, isyan ettik, ama yenildik” diyorsunuz. Artık bunu önlemenin zamanıdır.

 

Görüyorsunuz ki, bu günler daha derinlikli bir düşünceyle ve onun büyük hazırlığıyla karşılanabilir, kurtuluşa çok yakın günler haline getirilebilir. Kendi şahsımızda onu biraz kanıtlamaya çalıştık.

 

Bu yıl madem düşüncede ve hazırlıkta bu kadar büyük kılınmış, o halde büyük yaşanacaktır, büyük savaşarak yaşanılacaktır. Büyük savaşmanın imkanları hiçbir zaman bu kadar gelişkin değildi. Bu yıl böyle karşılanacak ve özgürleştirilecektir. Engeller nereden gelirse gelsin, imha seferleri nereden ve nasıl başlatılırsa başlatılsın, düşman hangi asırlık ve uğursuz, çok haksız imha amaçlı barbar seferlerini düzenlerse düzenlesin hepsine karşılık ayakta kalma yılı ve bunu daha fazla bir özgürlük yılı haline getirme imkan dahiline sokulmuştur. Dinleyenlere de benim sözüm budur. Her şeyi vaat etmiyoruz ama yapılanlara bakıldığında ve bir talihsizlik olmasa, bu hazırlıklar özgürleştirmek için idealdir, iddialıdır diyorum.

 

İnsanoğlu fanidir, ayağı kayar da, düşebilir de, ama yaşarsa ve yetkisi dahilinde olan değerleri taktir ederse, -ben de öyle yaptığıma inanıyorum- biliyorum ki, bu yıl hiçbir dönemle kıyaslanmayacak kadar, hiçbir yılla ölçüşmeyecek kadar büyük özgürlüğün kazanım yılıdır, savaşımın kazanım yılıdır. Bu yılı böyle bir savaşla karşıladık ve bu savaş biraz özgürleştirdi, daha fazla da özgürleştirecektir. Ben tekrar bu temelde tüm halkımıza, tüm partililere, ordululara ve cephelilere üstün başarılar diliyorum.

 

21 Mart 1994




YAZDIR Yazdir     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)


En çok okunan haberler
· Öcalan: Devlet kendi Kürdünü yaratıyor
· HPG: 2008 YILI SAVAŞ BİLANÇOSU
· Rojaciwan "Özgürlük Daglarinda" Bölüm 1
· HPG ANAKARAGAH KOMUTANLIĞI AÇIKLAMASI
· Kandil, Gazze benzetmesi AB başsözcüsünü zorda bıraktı
· Kemal Pir’in yayınlanmayan fotoğrafları -Özel
· Meclis'te Kürtçe'ye hakaret! 'Bilinmeyen dil'di bu kez üç nokta oldu
· Baydemir: Türkiye Gazze saldırısından haberdardı
· Askeri helikopterler köy taradı, yaralılar var
· Türk savaş uçakları Kandil'i bombalıyor

Abdullah Öcalan
· Öcalan avukatları ile görüştü
· Avukatlar Öcalan'la görüşmek üzere İmralı'ya doğru yola çıktı
· Öcalan'dan yeni yıl mesajı
· Öcalan'la görüşe 'hava muhalefeti' engeli
· Öcalan'la görüşe 'hava muhalefeti' engeli
· İmralı'da inşaat çalşması hızlandırıldı
· Bakan Şahin: İmralı’ya 6 mahkum gönderilecek
· Öcalan'ın avukatları İmralı Adası'na hareket etti
· Meclis inisiyatif alsın!
· Öcalan'a yapılan işkenceye soruşturma

© Rojaciwan.com