Gönderen: seteney Tarih: 14.11.2008, 11:42:34 (6808 okuma) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
İSTANBUL /
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan kendisine hücre cezası uygulandığını
belirterek İmralı’daki uygulamaların ABD tarafından Başbakan’a
yaptırıldığını kaydetti. Çok kötü koşullarda tutulduğunu belirten
Öcalan, “Benim de bir sabrım ve sınırım var, bunu zorluyorlar. Ben
burada uygulananları söylemiyorum, söylersem olacakları biliyorum,
sorumlu davranıyorum” dedi. Öcalan, Bush ve Erdoğan bağlantısını da
kurarak, “Bush gittiğine göre Erdoğan da gider” şeklinde konuştu.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Çarşamba günü haftalık olağan
görüşmesi sırasında önemli açıklamalarda bulunduğu öğrenildi. Cezaevi
koşullarına dikkat çeken Öcalan, bu uygulamaların muhatabının kim
olduğunu sordu.
UZUN ZAMANDIR RADYO DİNLEYEMİYORUM
Kendisine verilen hücre cezasının uygulandığını söyleyen Öcalan, “Hücre
cezası uygulanıyor. Çok uzun zamandır radyo dinleyemiyorum. Gazete
vermiyorlar, verdiklerini de paramparça ediyorlar, bir anlamı kalmıyor.
Bu nedenle gelişmelerden çok haberdar değilim” dedi.
BURADA YAPILANLARIN MUHATTABI KİM?
“Burada yaşananlarla ilgili verilen kararlar politik kararlardır” diye
belirten Öcalan ama burada yapılanların bir muhatabı, bir sorumlusunun
olduğunu ifade etti. Öcalan şöyle dedi: “Bu açığa çıkarılmalı. Bu,
Başbakan mı Genelkurmay Başkanı mı, bu işin muhatabı kim bilmek benim
hakkım. Burada yaşananlar Başbakan’ın bilgisi dışında olmuş olamaz.
Başbakanlık Kriz Merkezi, Başbakanlığa bağlı. Ben buradaki idareyi
muhatap almıyorum, buradaki idare benim muhatabım değil. İdare kendine
söyleneni yapıyor.”
BENİM DE BİR SABRIM VAR
Cezaevindeki uygulamaların arkasına kimlerin olduğuna işaret eden
Öcalan, “Benim muhatabım Başbakan. Başbakan’a da bunu ABD yaptırıyor.
Beni buraya getiren de ABD ve NATO’dur. ABD, Erdoğan’a ‘Öcalan’ı
sıkıştır’ dedi. Erdoğan da kabul etti. Beni deniyorlar, tepkimi,
sabrımı ve dayanma gücümü ölçüyorlar. Benim de bir sabrım ve sınırım
var, bunu zorluyorlar. Ben burada uygulananları söylemiyorum, söylersem
olacakları biliyorum, sorumlu davranıyorum. Burada yaşananlar ABD ve
İsrail oyunlarıdır. Beni sıkıştırarak PKK’yi bitirmeye çalışıyorlar.
Ama PKK’yi bitiremezler. Ben burada sonuna kadar direnirim. Bu güne
kadar da direndim, direnmeye devam edeceğim. Ben daha önce de
belirtmiştim, burası proto-Guantanamo’dur. Yani Guntanamo örneğini önce
burada denediler daha sonra Guantanamo’da uyguladılar. Hatta buranın
şartları Guantanamo’dan daha ağır. Bunları iyi görmek gerekiyor. Burada
yaşananlarda uluslar arası oyunlar var. Bu yaşananları niye yapıyorlar?
Ben savaşı durdurmaya çalışıyorum, benim üzerime niye böyle geliyorlar?
Benim üzerime böyle gelmelerinin kime ne faydası var, devlete ne yararı
var? Başbakan Erdoğan bunları görmüyor mu?” diye belirtti.
AVRUPA NİYE SESSİZ KALIYOR, ÇOK KÖTÜ KOŞULLARDAYIM
Avrupa’yı de bu uygulamalar karşısında sessiz kaldığı için sert
eleştiren Öcalan şu ifadeleri kullandı: “Avrupa niye sessiz kalıyor?
CPT’nin hakkımda verdiği kararlar, raporlar var. Devlet Avrupa’ya
buranın koşulları şöyledir böyledir diye anlatıyor ama benim içinde
bulunduğum koşullar ortada. Çok kötü koşullardayım. Devletlerin
taahhütleri var, verdikleri sözler var, bunları uygulasınlar. Benim de
temel haklarım var, Cezaevi İzleme Komitesi’nin de raporları var ama
uygulanmıyor. Uzun zamandır burada gelişmelerden habersiz
bırakılıyorum. Dünya ve Türkiye kamuoyu bu konuda bilgilendirilmeli.
Sorumlular açığa çıkartılmalı.”
‘YA SEV YA TERK ET’ MHP’YE AİT DEĞİL
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gündemdeki sözleri ve buna
karşı gelişen tepkileri değerlendiren Öcalan şöyle konuştu: “Birçok
yazarın Erdoğana tepki göstermesi önemlidir tabii. Bir şeylerin
farkındalar, bu nedenle bu tepkileri gösteriyorlar. Erdoğan’ın bu
söylemi tabi ki çok tehlikeli. Ben MHP milliyetçiliğini biliyorum. Bu
söylem Bahçeli öncesine ait. MHP bile, Türk Kürt halkının kardeşçe
olmasa da bin yıldır birlikte yaşadıklarını biliyor. Bir çatışmanın ne
sonuçlar yaratacağını görüyorlar. Erdoğan’ın söylemi onların
milliyetçiliğini de aşan bir söylem.
Pek çok çevre Türk-Kürt çatışmasının çıkabileceğini görüyor, tehlikenin
farkındalar. Bu nedenle bu kadar tepki gösteriyorlar. Kürt halkının
gösterdiği tepki karşısında Devlet de panik halde. Ne yapacağını
bilmiyor.”
ULUSLAR ARASI SERMAYE AKP’Yİ PENÇESİNE ALDI
Aslında uluslar arası sermayenin Türkiye’yi, AKP’yi pençesine aldığının
altını çizen Öcalan şöyle devam etti: “Bunlar uluslar arası sermayenin
oyunları. Ben analiz ettim bunları iyi biliyorum. Yeni savunmamda da
bunları ele aldım. Türkiye böyle nereye kadar devam edebilir! Küresel
sermaye politikalarını Erdoğan üzerinden Erdoğan da, Kürtler üzerindeki
politikasını etrafına topladığı Kürt işbirlikçileri üzerinden yürütmeye
çalışıyor. Ellerinde milyar dolarlar var, Kürt işbirlikçilerini böylece
etrafında toplayıp Kürtleri bunlar eliyle denetim altına almaya
çalışıyor. Kürt işbirlikçileri için de Erdoğan son kozları, onu iyi
kullanmaya çalışıyorlar. Ben Kürt işbirlikçilerini biliyorum.
Gılgameş’ten bu yana varlar.”
HALKI YOKSULLAŞTIRIP KENDİLERİNE BAĞLAYACAKLAR
İngiliz planları ve küresel ekonomik krize de dikkat çeken Öcalan, şu
değerlendirmelerde bulundu: “İngilizler, 1900’lerde Kürt sorununu
çözümsüz bırakarak Ortadoğu’daki ömrünü yüzyıl uzattılar. Şimdi de AKP
eliyle Ortadoğu’da bir yüzyıl daha ömürlerini sürdürmek istiyorlar. Ama
nasıl uzatmaya çalışıyor, kanlı bir şekilde. Mustafa Kemal, İngiliz
oyunlarını görüyordu ama çok az şey yapabildi ancak Cumhuriyeti
kurabildi, daha fazla ileri gitmesine izin verilmedi. Bu oyunlar
görülmezse Cumhuriyet de elden gidecek. Mahir Kaynak’ın bir
değerlendirmesini önemsiyorum ‘PKK simgedir’ diyor. Uluslar arası
sermaye ve tekeller Türkiye’yi ele geçirmek için ‘PKK’yi sıkıştırdık,
PKK’yi denetim altına aldık, PKK’yi bitireceğiz, bitirdik’ diyerek PKK
kozuna oynuyor. Ama küresel sermayenin derdi PKK’yi bitirmek değil,
Küresel sermayenin amacı Türkiye’yi bir yere getirerek kendi
politikalarını uygulamak, Türkiye’yi denetim altına almak,
istediklerini Türkiye’ye yaptırmaktır. Küresel sermaye ve tekeller,
işbirlikçilerine -AKP ve uzantılarına- yüzde 25 pay vererek gerisini
kendileri götürecekler. Küresel kriz devam ediyordur. Daha da
derinleşecektir. Halkı yoksullaştırıp kendilerine bağlayacaklar,
böylece denetim altına alacaklar.”
YARGILANAN SAHTE ERKENEKON
ABD’nin yeni Başkanı olarak Barack Obama’nın seçilmesine de değinen
Öcalan, “Obama olumlu olabilir, daha diyaloga açık görünüyor. Obama’nın
gelişi küresel sermayeden bağımsız değildir. İşte ekonomik krizle
Bush’u götürdüler, Obama’yı getirdiler” dedi.
BUSH GİTTİĞİNE GÖRE ERDOĞAN DA GİDER
Erdoğan ve Bush bağlantısını da kuran Öcalan şu çarpıcı ifadeleri
kullandı: “Ben Erdoğan’ın da Bush’la bağlantılı olduğunu düşünüyorum.
Bush gittiğine göre Erdoğan da gider. 2002’de Erdoğan-Baykal görüşmesi
ve anlaşması var. Bu görüşmede çıkan sonuç; Erdoğan’a iktidar, Baykal’a
da muhalefetçilik rolüdür. Bu şekilde anlaşmaya vardılar. Ergenekon
yargılamasını bu nedenle önemsiyordum. Tolon onlar yargılanıyorlar.
İtalya’daki Gladio gibi olacağını düşünüyordum ama öyle olmadı. Bu
yargılanan sahte Ergenekon’dur, gerçek Ergenekon işbaşındadır.”
VECDİ GÖNÜL BUNLARI BOŞUNA SÖYLEMİYOR
Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün Belçika’daki sözlerini de değerlendiren
Öcalan, bunların boşuna söylenmiş sözler olmadığını ifade etti. Öcalan
şöyle dedi: “Vecdi Gönül, bunları boşuna söylemiyor, bu onların kendi
görüşü. Daha önce nasıl Ermenileri Anadolu’dan sürüp, Ermen halkından
ayrı bir Ermeni devleti kurarak denetim altına aldılarsa şimdi de
Kürtler için aynı şeyi düşünüyorlar. Ermeni ve Rumlara yaptıkları şeyi
bugün de Kürtler için planlıyorlar. Bunu nasıl yapacaklar? Güney’de
oluşacak devletçik üzerinden yapacaklar, Kürtleri oraya sürmeyi
planlıyorlar ama bu olmaz. Devletçikler kurup uluslar arası sermayenin
çöplüğü yapacaklar. Tüm bu yaşananlar birer oyundur. Ancak Kürt
halkının özgür iradesi, demokratlar, temiz ve dürüst insanlar bu
oyunları boşa çıkardı. AKP iktidarı baş aşağı ilerliyor.”
Yerel seçimlere ilişkin de görüşlerini dile getiren Öcalan, “DTP, seçim
çalışması için broşürlerini basar, kendini tanıtır, çok yoğun bir
şekilde çalışmasını mutlaka sürdürecektir. Yürütülecek çalışmalar
sonuçları da etkileyecektir. Türkiye halkına sesleniyorum. Kendi
demokratik liderliklerini yaratmaları gerekiyor. Benim daha önce
önerdiğim Demokratik Kongre Partisi gibi oluşumlar geciktirilmeden
hayata geçirilmelidir. Dar anlamda sol demiyorum, Türkiye’deki tüm
demokrat çevreler, aydın ve yazarlar, bu çalışmaya katılmalı. Kendi
demokratik öncü önderlerini çıkarmak için gerekli çalışmalar
yapılmalı. Bırakalım Kürtleri, benim şu anki mücadelem tüm Türkiye
halkları içindir. Türkiye elden gidiyor. Ben bunu önlemeye çalışıyorum.
Sosyalist Demokrasi Partisi, Ufuk Uras ve ÖDP Türkiye’de demokratik bir
ortamın gelişmesi için çalışmalılar” şeklinde konuştu.
GÜNEYLİ GÜÇLERE ÇAĞRI
Öcalan, Güneyli güçlere ve Erdoğan’a şu çağrılarda bulundu: “Güney’li
güçlere yönelik burada çağrıda bulunuyorum. Bu oyunlara gelmesinler.
Demokratik çözüm için devreye girmelidirler. Kuzey’de gelişecek bir
demokratik çözüm, onları da etkileyecektir. Ben doğrudan Erdoğan’a da
sesleniyorum, istirham ediyorum. Biraz insaflı, vicdanlı olsunlar. Bu
sorunun çözümü için adımlar atsınlar. Demokratik bir çözümün
gelişmesiyle Türkiye kazanacaktır. Bunun dışındaki seçenekler
Türkiye’ye kaybettirecektir. Buradan halkımıza da sesleniyorum. Kürt
işbirlikçilerinin oyununa gelmesinler. Kendi özgür iradelerini
korusunlar. Çözüm, Kürt halkının özgür iradesinden geçer.”
KÜRT HALKININ ÖZGÜRLÜK İRADESİ BENİ UMUTLANDIRIYOR
Kadınlara özel selamlarını ileten Öcalan şu mesajları verdi: “Ben
burada Kadınlara sesleniyorum. Ve diyorum ki gerçek özgürlüğe hiç
olmadığımız kadar yakınız. Biliyorum özgürlük kolay inşa edilmez. Bu
konuda bedel gerekebilir, zorlanabilirsiniz ama ben de burada
zorlanıyorum, buna rağmen cevap olmaya çalışıyorum. Kürt halkının
özgürlük iradesi beni umutlandırıyor. Ve inanıyorum ki; bu baharla
birlikte özgürlüğümüzü inşa edeceğimize dair umutluyum. Baharla beraber
özgürlüğü inşa ederiz. Aydın ve demokrat çevrelere yeniden
sesleniyorum. Onlar da özgürlüğün inşasına katılmalıdır.
Cezaevlerindeki arkadaşlara selamlarımı iletiyorum. Araştırma ve
incelemelerini derinleştirsinler.”
EN KUTSAL TAPINAKLAR URFADA
Öcalan son olarak bir Alman arkeologun Urfa’ya ilişkin tespitlerine
dikkat çekerek, “Alman arkeolog Klaus Schmidt dünyanın en eski kutsal
tapınaklarının Urfa’da olduğunu söylüyor. Ben bunları daha önce de
söylemiştim, yazdım. İlk kutsal tapınaklar bu hattadır. Bu hat bir
süpernovadır, dairesel bir hattır. Bu açığa çıkarsa tarihin yazılımı
değişecektir. Ben bunları savunmamda da anlatıyorum” dedi.
ANF NEWS AGENCY |
|
|
|
|
 |
Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Yazan: dervazz Tarih : 2008-11-16 12:34:47 Puan :      |
|
SAYIN BAŞKAN SENİN DEDİKLERİN HEP DOĞRU OLMUŞTUR
EVET ERDOĞANLAR BİZE KARŞIDIRLAR HALBUKİ KURTULUŞTA KÜRT TÜRK BERABERDİ
KİMSE SANA HAKARET YAPAMAZ Kİ YAPANLAR ER GEÇ ÖNCEKİLER GİBİ YOK OLUP GİDECEKLERDİR
JİYAN BI SEROK NABE SER KUTINA KURDİSTAN |
|
|
|
 |
| |
|