Gönderen: Ciwan22 Tarih: 30.03.2006, 17:27:18 (2572 kez okundu) Yazdir Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
İSTANBUL (30.03.2006)- Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Newroz'da çıkan iradeye herkesin saygılı olmasını isteyerek, verilen mesajların iyi anlaşılmasını istedi. Görüşme sırasında İmralı'daki yetkililer tarafından müdahaleler yapılırken, görüşmede Kürt konuşmasına izin verilmedi. Öcalan, kendisini İmralı'ya getiren güçler için "Benim ölüm kararını belki de vermişler. Ancak cesedimin yaratacağı sorunları hesaplıyorlar'' diye konuştu.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'la 5 hafta sonra görüşebilen kardeşi Mehmet Öcalan ile avukatlardan İbrahim Bilmez, Zeynel Değirmenci ve Asiye Ülker önceki gün İmralı'ya giderek Öcalan'la görüştü. Öcalan, kardeşi Mehmet Öcalan'a Kürt sorununun çözümü konusundaki modellerden söz etti ve Newroz'da çıkan iradeye saygı duyulması gerektiğini söyledi. Öcalan görüşmede şu görüşleri dile getirdi:
Gidişat hızla karanlığa doğru gidiyor. Tabi bunu burada yıllardır gündeme getirdik. Ne kadar bir şeyler yaptıysak da devlet sorunun nereye gideceğini anlamadı. Eğer bir demokratik çözüm önlemi alınmazsa tabi bunu yine söylüyorum, çok karanlık bir gelecek olur. Bu da Türkiye'ye de, Kürtlere de bölgeye de, kimseye de faydası olmaz. Ben formülü Demokratik Konfederalizm olarak açıklamıştım. Hem devletler hem Kürtler, hem bölge halkları bu çözümle tatmin olabilirlerdi ve herkesin yararına olan da budur."
Başbakan Erdoğan'ın MHP'ye "Siz idam etmediniz" dediğini hatırlatan Öcalan, "Başbakan yanılıyor. Eğer MHP'nin elinde olsaydı bizi iki saat bile yaşatmazdı. Onlar dengeleri ve devleti düşünerek bu yola gittiler. Benim için bunu yapmadılar. Bunu herkes de biliyor" dedi.
Öcalan, kendisini İmralı'ya getiren güçler için de, "Benim ölüm kararını belki de vermişler. Ancak cesedimin yaratacağı sorunları hesaplıyorlar. Diyorlar ki, 'Öldürürsek bunun sonuçları ne olur'. Bunu tartışıyorlar. Bana göre ölümüm, başlarına büyük bela ve sorun yaratır. Bunu da iyi bilmeleri gerekir ki bu yüzyıllarca bölgede Kürtlerle Türkler arasında telafisi mümkün olmayan bir kan davasına dönüşür. Bunun sorumluluğunu herhalde düşünüyorlardır. Bunu kendimi düşündüğüm için de söylemiyorum. Durum böyle gösteriyor ve böyledir de..." diye konuştu.
'GERGİNLİK HALKIN GELDİĞİ SEVİYEYİ GÖSTERİYOR'
Yaşanan gerginliklerin halkın geldiği seviyeyi gösterdiğini ifade eden Öcalan, "Bu gerginliklerin önüne geçmek için de Belediyelerin, DTP'nin, sivil toplum örgütlerinin, aydınların, siyasi partilerin ve diğer demokratik güçlerin de içinde bulunduğu bir komite gerekiyor. Bu komite barış ve demokratik bir çözüm için ilgili herkesle diyalog içinde olmalıdır" dedi.
İtalya Zeytin Dalı örneğinden de yararlanılabileceğine işaret eden Öcalan, İspanya Başbakanı'nın yakında Türkiye'ye geleceğini de hatırlatarak, "ETA örneğinde çözüme gidiliyor, silahlar susuyor. Bu konuda Türkiye Başbakanı onların deneyimlerini sorabilir. Biz de ETA veya IRA örneği çözüme açığız. Böyle bir çözüme varız. Zaten burada yıllardır çözüme hazır olduğumuz dile getiriyoruz" şeklinde konuştu.
NEWROZ İRADESİNE SAYGI
Newroz'u radyodan çok kısıtlı olarak takip edebildiğini ifade eden Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, "Bütün çalışanlara, katılanlara teşekkür ediyor, selam ve sevgiyle bayramlarını kutluyorum" dedi. Öcalan, "Newroz'da çıkan iradeye herkesin saygı göstermesi gerekir. Oradan verilen mesajlar iyi anlaşılmalıdır" diye konuştu.
4 Nisan'ı bütün kadınlara ve özellikle analara hediye eden Öcalan, "Bu vesileyle ben de küçüklerden büyüklere kadar herkese selam, sevgi ve saygılarımı sunarım" dedi.
Birkaç cezaevinden kendisine mektup geldiğini ve çok sevindiğini belirten Öcalan, "Çok bağlılıkları vardır. Onların mektuplarından moral buldum. Avrupa'dan Barış Grubu'ndan gelen arkadaşımız Aysel Doğan ve Dilek Kurt'un mektubuydu" dedi. Mektup gönderenlerin şahsında bütün cezaevinde olan arkadaşlarına sonsuz sevgi, saygı ve selam iletti.
GÖRÜŞME KESİLEREK ENGELLENDİ
Av. İbrahim Bilmez, 5 haftadan bu yana müvekkilleri ile görüşemediklerini, durumu hakkında bilgileri olmadığını, bu görüşmede Adalet Bakanlığı'ndan bir memurun hazır bulunduğunu ve görüşmeyi kayda alındığını söyledi. Av. Bilmez, görüşme başladıktan birkaç dakika sonra müvekkilinin kendilerine güncel gelişmelerden haberdar olmadığını ifade etti. Öcalan'ın "2-3 haftadır gazeteler bana verilmiyor. Verildiğinde de önemli haberler kesiliyor. Örneğin 8 Mart tarihli Milliyet gazetesinin 10 sayfası yoktu. Sadece reklam ve ilanlar vardı. Bu şekilde verilecekse hiç verilmesin" dediğini aktaran Bilmez, bunun üzerine güncel gelişmelerle ilgili konuştuklarını ancak buna da müdahale edildiğini söyledi. Bilmez müdahaleyi şöyle anlattı:
"Güncel gelişmelere ilişkin konuşmaya başlamıştık ki aralık olan kapıdan 4-5 cezaevi görevlisi olduğunu düşündüğümüz kişi içeriye girdi ve görüşmeyi keseceklerini söyledi. Sadece hukuki konularda konuşun dediler. O sırada zaten Adalet Bakanlığı memuru içerideydi ve görüşmeyi kayda alıyordu. Avukatlar olarak da müvekkilimizle zaten yasal çerçevede konuştuğumuzu, üstelik buna yasal olarak da müdahale etme hakkınız da yok. Çünkü İnfaz Yasası'na göre Adalet Bakanlığı'nın bir görevlisi hazır ve görüşmeyi kayda alıyor. Ceza İnfaz Yasası'nın 59/4 maddesinde böyle bir müdahale düzenlenmemiştir. Sadece görüşmeye girip izleyebilir, dedik.
Bu itirazı müvekkilimiz de dile getirdi. Zaten görüşmemizde suç unsuru varsa daha sonra İnfaz Hakimi inceleyip gerekirse hücre cezası bile verebiliyor. Daha önce yasal çerçevede kaldığımız halde hücre cezası verilmişti. Görevli de yasaları ben koymuyorum, sadece yasaları uyguluyorum, dedi."
RAHAT KONUŞAMADIK
İbrahim Bilmez, gelişmeleri şöyle aktardı:
"Bu gelişmeler üzerine müvekkilimiz, 'Şimdi görüşmenin koşulları yok. Bu şekilde olacaksa avukatlarımın gelmesine de gerek yok. 7 yıldır bu uygulama yok' diyerek görüşmeye son verdi ve odasına geçti. Biz de cezaevi dış kapısına yönelmişken geri çağrılıp bekleme odasına alındık. 15 dakika bekledikten sonra görüş tekrar başladı. Fakat görüş boyunca gergin bir hava vardı. Her an kesilebileceği kaygısıyla biz de müvekkilimiz de rahat bir şekilde konuşamadık."
Bilmez, görüşmeden sonra Öcalan'ın özellikle Diyarbakır'da yaşananlar dahil birçok güncel olaylardan haberdar olmadığını düşündüklerini ve güncel konularda haber vermelerine izin verilmediğini söyledi.
KÜRTÇE KONUŞMAK YASAK
Öcalan'ın kardeşi Mehmet Öcalan da görüşme başlamadan önce güvenlik yetkililerinin görüş kabinine gelerek "Kürtçe asla konuşmayacaksınız, konuşursanız görüşü keseriz" dediğini aktardı. Mehmet Öcalan, görevlinin daha sonra dışarı çıkıp kendisini duyacak şekilde beklediğini belirtti. Ardından Öcalan'ın görüş kabinine geldiğini aktaran Mehmet Öcalan, Öcalan'ın görüş saatini sorduğunu, yetkililerinin de "yarım saat" diye yanıtladığını aktardı.
ANF NEWS AGENCY |
|
|
|
|