|
30. yılını geride bıraktığımız kuralsız ve kirli savaş binlerle ifade edilen faili Devlet olan Cinayet.
30 bin köyün haritadan silinecek kadar tahrip olması 40 bin civarında genç insanin ölümü ve gerilla barinmasin diye yakilan binlerce hektar ormanlik.
Tüm facialara ragmen halen inkar ve imhayı dayatarak çözümsüz bırakılmak istenen Kürt sorunu.
Kürt sorunu demokratik bir yöntemle çözülmeden,çözümsüzlüğün dili olan şiddet artarak devam edeceğini söylemek bir üngörülük değildir.
Genelde bir gözlem yapıldığında Şiddet yanlısı ve savaştan yana görüş beyan eden kesimler fiili olarak savaşta yer almadıkları gibi çocuklarını de göndermezler,buna rağmen encok onlar askerden deha radikal olurlar.
Bu kirli savaşta bir kaç muğlak olayın dışında savaşta ölen genelde halk çocukları erler olmaktadır.
Bu kirli savaşın mağduru aileler seslerini yükselttikçe barışçıl çözüm yolları açılacaktır.
Vietnam,Kore ve deha bir cok örnek te görüleceği gibi savaşlari bitiren güç asker aileleriridir.
Asker aileleri kirli ve haksiz savaşa verilecek evladim yok dediği anda savaş biter.Cünkü savaşa gönderilen halk cocuklaridir savaşi isteyenler halk cocuklarinin sirtinda savaş barunluğu yapiyorlar.
Son zamanlarda Kürdistan coğrafyasındaki savaşta birçok asker cenazesi Türkiye’nin çeşitli illerine gönderildi.
Bir kaci haric genelde asker cenazelerini ırkçı faşist şova dönüştüren Boz kurt enikleri kan ve göz yaşı özerine politika yapmayı vazife edinir duruma geldiler.
Bu ırkçı faşist Boz kurt eniklerinin oyununa gelmeyip savaşı sorgulayan Aileler oldu:
Ocağuna ateş düşmüş bu asker ailelerinin feryatlarına ve hakli tepkilerine hiç bir yorum katmadan olduğu gibi sunuyorum.
Savaşın her türlüsü kötüdür Ancak savaşın kendi kurallarından uzaklaşmış ve kirlenmişi dahada kötüdür.
Savaskarsitlari.org Sitesinden yararlandığım asker ailelerinin açıklamasını aynen yayınlıyorum.
Dilerim herkes bu yürek acısında bir ders çıkarır.
'Vatan sağ olsun demiyorum!' geçen sene Türkiye'de bir ilk gerçekleşti ve çocukları doğu illerinde ölen asker aileleri alışık olduğumuz 'oğlumuz vatana feda olsun' sözlerinin ilk kez dışına çıkarak, 'vatan sağ olsun demeyeceğiz' dedi. Böylece ilk defa Türkiye'deki asker ailelerinden barış talebi gelmiş oldu, ilk defa neredeyse bir tabu olan bu konu bu aileler tarafından yüksek sesle dile getirildi.
“Hatice Gürbüzer: 2006 yılının nisan ayında Van'da ölen jandarma komando Volkan Gürbüzer'in annesi. Kendisi 5 Eylül'de Ankara'da yapılan 'Lübnan'a asker gönderme' mitingine elinde oğlunun fotoğrafıyla Küresel BAK kortejine katıldı. Oğlunun ölümü hakkında şunları söyledi: "Kesinlikle vatan sağ olsun demiyorum. Neden diyeyim ki? Ben çocuğum şehit düştü diye gurur duymuyorum. Yaşamak onun hakkıydı. Neden öldüğü için gurur duyayım ki? Bu savaşın sorumlusu benim oğlum değildi".
Fatma Karagöz: Mayına basarak ölen Binbaşı Adil Karagöz'ün annesi. Karagöz oğlunun cenazesinde aynen şunları söyledi: "Vatan sağ olsun demeyeceğim. Çünkü bugüne kadar bir şey yapılmadı. Olan bize oluyor, ateş düştüğü yeri yakıyor".
Sezai Okay: Asteğmen Zeki Burak Okay'ın babası. Okay, oğlunun cenaze töreninde şunları söyledi: "Yavrumun öldüğünü tatilde mi öğrenecektim? Ben oğlumu asker olsun diye okutmadım. Yavrumu en iyi okullarda okuttum. Zorla askere aldılar. Oğlum sinek bile öldüremezken, 'insan öldürsün' diye dağa çıkardılar. Oğlum şehit değil, pisi pisine öldü. Hakkımı helal etmiyorum. Vatan sağ olsun demeyeceğim. Çocuk benim çocuğum, çocuğumu bu vatana helal etmiyorum".
Ayfer Yüzgeç: Jandarma Er Deniz Yüzgeç'in annesi. Ayfer Yüzgeç oğlunun ölümü üzerine şunları söyledi: "Vatan sağ olsun demiyorum. Evladımı feda etmiyorum. Çünkü devlet oğlum için bir şey yapmadı. Ne çelik yelek, ne zırhlı araç verdi. Hükümeti istifaya davet ediyorum". Yüzgeç'in İzmir Bostan'daki cenaze töreninde anne Ayfer Yüzgeç, Ege Ordu Komutanı'na şöyle yalvarmıştı: "Ne olur Lübnan'a asker göndermeyin. Orada da aynı acılar yaşanmasın".
Nuri Evranos: Mardin Dargeçit'te çıkan çatışmada ölen tim komutanı Jandarma Teğmen Cengiz Evranos'un babası. Nuri Evranos "Vatan sağ olsun diyemeyeceğim. Siyasiler de çocuklarını Dargeçit'e yollasın" dedi.
Mehmet Gülseren: Er Zeki Yenal Gülseren'in babası. Gülseren oğlunun ölümü hakkında şöyle dedi: "Hakkımı helal etmiyorum, kirli politikalarınıza kurban ettiğiniz çocuğum da hiç kimsenin şehidi falan değil. Bundan böyle de askere gönderecek, kurbanlık çocuğumuz yok, vicdani retçi olup cezaevinde yatsınlar".
|