| |
| Eklenme Tarihi: 6.12.2007 Saat: 23:33 |
|
|
GÖZLERİNDE ÖLÜNCE
Hani çöllere düşünce yağmur damlaları ve ılık ölüm histerisiyle yutulunca toz zerrelerinin içinde, damladan öteye serin izler kalır geriye. Hem var oluş hem de yok oluş düşüncesinin ince çizgisindeki belirsizlikte büyüyen benliğin hissedilişi nasılsa bende öyleyim gözlerinin ışıltısında serince izler bırakıp ruhuma dönerim.
Hani kuşların hayatlarına kıyar aykırı mevsimler ve dökülürler birer. Büzülmenin göllerine, gönüllerine hüznün… Kuşlar fırtınalarda kırılır çırpamadığı kanatları, titrek ve mecalsiz kalırlar boşluğun akıntısında. Nereye düşerlerse orada noktalarlar imrenilen özgürlüklerini.
Kuşlar misali süzülüp mahsur kalırım şefkatinde. Gönlümden sana lime lime ve tepeden tırnağa vedia, adak dönüşürüm. Hiddetimde kanatlarını çırpmayan ve her yönünü mevsimi bilen bir ben…
İç tırmalayan yolculuklarda başımı dayadığım buğulu, beklentilerim misali Acılarımın alfabesiyle adını yazdığım camların ötesinde, ardımda kalan coğrafyam kadar yaralı gözlerinin ateşiyle tutuşurum.
Ah gözlerin.
Ela ömrüm.
Mavi gülüşüm.
Yağız suskunluğum.
Hayıflanarak seyrettiğim gençliğim.
Hani sokak lambalarının ışıkları vurunca mayalanmış karanlıkların koyuluğuna, masum bir aydınlık sızınca kaplıların boşluğuna, pencerelerden huzur arayan yüzler uzanıp camlardan, ırak mutluluklara sabretmeye amade kılarsa beklentilere; gözlerin öylesine vurup, sızar karanlığıma, huzura kanatıp seni bekleme amade kılarak.
Gözlerinde ben ölünce… Sefaletimin künyesinde bana dair kurulmuş kandırılmışlıkların ve yitirmelerin bayat ve adi gülüş sesini duyarım. Ve seni ne kadar geç tanıdığımın inanılmaz derecedeki hırpalayıcı pişmanlığını…
İçinde umut şifreleriyle mahsur bırakan gözlerin beni öldürünce her gördüğü yerde, bana(sana)yaşamayı, koşmayı, emeklemeyi, varmayı anlatır. Gözlerinin dingin ve hangi kıyıda duracağını bilen dalgaları, ruhu beş para etmez çıkar müsveddelerine didinmemeyi, onlara kul olmamayı öğütler.
Hani yıldız düşerken şu üzerinde yaşadığımızın belli olmadığı toprakların bir yerlerine ve yıldızların seyrinde içimizdeki karmakarışık düşünceleri
göçeylerek…
Hani ayrılık rengiyle karalanan satırların harcına karışıp ıpıslak kalınca mektup kâğıdı ve kekeleyerek şiirler yazarken kalemler düne, güne dair; mekânı belli bir yıldız gibi düşerim gözlerine yaşayacağıma inanıp kaybettiklerimi bulacağıma inanarak, bir dize gibi kayarım kirpiklerinden dudaklarına coşup ayrılığı unutarak.
Hani toy aşıklar vardır her görüşünde ayakları kilitlenip tüm şivelerini yitirirler o an tatlı bir aptallıkla. Ben toy makamlarda düşerim gözlerinin sonsuzluğuna senden yeniden konuşmayı öğrenip aptallığımı severek.
Gözlerinde ölünce ben; bin ben doğarım sende. Bin yılda bir dünyaya gelsem de
bir sefer göreceğime inanarak… Bin yılda bir tanesin deyip, hiçbir şeyle değiştirmeyip gözlerindeki ölüme sevdalanırım.
Ah gözlerin.
Ela ömrüm.
Mavi gülüşüm.
Yağız suskunluğum.
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: brusk_arin Tarih : 2007-12-08 14:33:12 Puan :      |
|
|
bu duygu ve düşüncelerinizi bir kitap ta toplanılmasını ümit ederim. üstün başarılar dileriz |
|
Yazan: HOSCAKAL_YARIN Tarih : 2007-12-10 20:10:43 Puan :      |
|
Gözlerinde ölünce ben; bin ben doğarım sende. Bin yılda bir dünyaya gelsem de
bir sefer göreceğime inanarak… Bin yılda bir tanesin deyip, hiçbir şeyle değiştirmeyip gözlerindeki ölüme sevdalanırım
bende senin mücadelene sevdalandım ustam yüreğine sağlık
saygılar |
|
Yazan: siyaevine47 Tarih : 2007-12-16 01:02:23 Puan :      |
|
Ne yapmalı şimdi ürkek nefeslerimde boğulmaya terketme beni YAPMA !!!
Ellerin ve nefesin benden bu kadar uzaksa benim ne suçum var,
hep yarımlarla yaşadım ama sana dair yarımlarla ölmek istemiyorum...
Öyle hainki sensizlik öyle hainki yokluğun azap denizleri değil,
martıların gözyaşları boğuyor beni.Tüm yeşillerimi sana bırakıyorum sessiz sedasız gitmek isterken ölüme;
Sensizliğin zaten ölüm olduğunu unutmuşum AFFET !!!
....................................................................................................................
Göklerin en Parlak ve Yalnız YILDIZI,Yüreğinin önünde saygıyla eğilirim..
Yüreğinin.........
|
|
Yazan: zerya_roje Tarih : 2007-12-17 15:50:09 Puan :      |
|
Hani yıldız düşerken şu üzerinde yaşadığımızın belli olmadığı toprakların bir yerlerine ve yıldızların seyrinde içimizdeki karmakarışık düşünceleri
göçeylerek… ...............her bıjıı hevaale heja
|
|
Yazan: Ararat_85 Tarih : 2007-12-21 02:29:07 Puan :      |
|
Giderken, ağzıma sürdüğün bir avuç hüzünle beslendim sensizliğe, bu kendini bilmez kentin kilitsiz kapıları ardında. Ve sessizliğinde büyüdüm senli yalnızlıklara. Her büyüyüşümde hayat hep bir akşam oluyordu düşlerimde ve yorgunluğunu vurmuştu ayrılık soluğuna. Adı konulmayan baharın çalkantılarındaydı avuntusuzluklarım. Acuze sancılar katıktı yangınlarıma. Titrek ellerimdeki sevdanın atışları yoktu artık. Bağdaş kurmuş beni bekleyen susuşlarım vardı avuçlarımda ve her susuşumda seni dilsiz ezberleyendim... Mücadelesi yitik ayrılık sahnesinin ağır çekilmiş figüranlarıydı sanki akreple yelkovan. Geçmek bilmeyen zamanın tiktaklarına kuruluydu bitmeyen sancılı bekleyişlerim. Deniz boyu uzanan yalnızlığıma yarendi asi suskunluklarım. Muharip bir gecede tatlı bir acıyla kanıyordu tüm yaralarım. Bulut arası firar eden mahcup ayın şavkı vuruyordu zulmeden karanlık geceme. şairin neşter vurulmuş kifayesi yitik satırlarının gölgesi volta atıyordu ayrılığın çatlayışını taşıyan yüzümde... kirpiklerime tutunamayan hayat, ayak diplerimde birikiyordu. sensizliğin kimsesizliği diz çökmüş kentin orta yerine. Giyotine yatırılmış bütün nedametlerimle yüzleşirken yitirdiğim tüm değerler bir cam yansımasından susuşuma nakşoluyordu. Boğazıma düğümleniyordu bu vuslatı olmayan naçar ayrılık. Ayrılığın bedelini ayrılarak ödemenin yasına bürünüyordu hasret ateşindeki üşüyen titrek yüreğim. Ayrılık limanındaki her gidiş, umudun tükenilmişliğine giden yolumun mesafesini bir adım daha uzatıyor ve her uzayış, atılan her adımda yalnızlığımı alışılmış hale getiriyordu yaşamımda...
Ve biliyorsun soguk bir eylül sabahinda dogdum ellerinde...
Emegine yüregine saglik .... |
|
Yazan: xwandewan_dilok Tarih : 2007-12-23 21:59:02 Puan :      |
|
Hani toy aşıklar vardır her görüşünde ayakları kilitlenip tüm şivelerini yitirirler o an tatlı bir aptallıkla.
yüreğine sağlık heval yine bam noktasına dokundun yalnızlığımın yine geçmişin iyimser ama boş hayallerine küfürler yağdırttın bana...
yüreğine sağlık... |
|
|
|
 |
| |
|