|
Bilinçli bir plan, cesaretin korkaklığa galebesidir.
Biliçli bir plani yoluna koymak ise cesaretli öncülerin işidir.
Bilinçli bir plan,bu günden başlayıp geleceğin ihtiyaçlarını karşılamak için yapılandır.
Sorunlar ve gelişmeler hakkında fikir sahibi olmadan planlama yapılamaz.
Planın başarı şansı sorunun, çözümünü ve gelecekte yaratacaği etkileşimleri kavramaktan geçer.
Sorunun, çözümü ve geleceği kavramak için plan kurucular,göz bandlarini,kulak tipalarini çikarip olanlari çiplak gözle görmek, net duyabilmekten geçer.
Geçmiş deneyimlerden ders alamayanlar geleceği ve geleceğin başarısı için çözümleyici plan düşünemezler,üretemezler.
Geleceğini düşünemeyen yöneticiler gerçekçi, çözümleyici plana ihtiyaçları olmaz çünkü onlar günü kurtarma peşindedirler...
Bugünlerde AKP nin başı Tayyip Erdoğan Kürt sorununa yaklaşımını çeşitli planlarla dillendirmektedir.
Gerçi henüz ne dediği tam anlaşılmamış ise de ortaya çıkan emarelerde AKP iktidarı Kürt sorununa karşı ne yapıp, ne yapamayacağı yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı ” Sınır ötesi” operasyon!
“Dağdan indirme planı” (pişmanlik yasası). gibi denenmişi denemek bu planlar otuz yıldır hep denendi sonuç çıkmadı çıkmayacak. Bu planlar gözü görmeyen ve kulakları duymayan, ama bir şeyler de uydurmak isteyenlerin planı.
Bu sözü edilen denenmiş planlar geleceğe birışey katmaz geleceği karartır. Dağdan indirme planı!(Pişmanlik yasası):
Daha önce benzerlerini sekiz kez görmüştük!
Ne fayda sağladı:Gelinen aşamada dağdakilerin sayısında artış olduğu TC yetkililerinin anlatımlarında öğrenmek mümkün.
Operasyon planı: ! Binlerle ifade edilecek sayıda oparasyon yapıldı ve halen aralıksız devam etmektedir. Sonuç: Gelen gencecik insanların cesetleri yakılan yıkılan köyler kaybolan milyarlarca dolar ve yoksullaşan halklar dan başka kocaman bir sıfır.
TC nin Yetkili ve etkili mevkilerde bulunanlar,Derin ve yüzey yetkililer gerçekten Kürt sorunu, onları rahatsız ediyor, sorun onları çözmeden, onlar sorunu çözmek istiyorlarsa, hiçbir şey yapmadan önce ayık bir kafayla empati yaparak düşünmelidirler.
a- Bu insanlar niçin dağa çıkıyorlar?
b- Bu insanların dili,Kültürü,Müziği niye yasak?
c- Bu insanlar okullarda ana dillerini niye kulanamiyorlar?
d- Bu insanları o zor koşullara rağmen canla başla ve inançla nasıl bu mücadeleyi yürütüyorlar?
e- Kürtlerin seçtikleri vekillerin “PKK bu ülkenin gerçeğidir” sözüne bile tahammül edilemiyorsa dağdakiler inermi?
f- PKK yi sanal kabul eden anlayış Tayyip Erdoğanin “görmeseniz yoktur”veya “Gözlerimi kaparım, var olanı yok sayarım”inkar ve imhanın yeni bir versiyonundan başka bir şeymidir?
g- Bu inkar,aşağılama ve yok sayma mantığıyla sorunlar çözülebilinirmi? Bunları yapıcı bir tarzla değerlendirmeden ve empati yapmadan Dağlar çekim alanı olmaya devam eder,edecektir.
Kürt sorunu ve PKK sanal değildir;bu toprakların bir gerçekliğidir ve bu topraklarda barış ikliminin hayat bulması için Sorunun barışçıl ve onurlu çözümünü bulmak geleceği taminat altına almak isteyen cesaretli liderlerin işidir...
Her sorunun çözümünde olduğu gibi Kürt sorunun çözümünde de diyalog ve uzlaşı temel seçenektir...
TC kendini diyalog ve yüzleşmeden uzak tuttuğu sürece gelecek günler tüm planlara rağmen karanlık günlerdir.
Kürt sorunu çözmek isteyenler cesaret ve kararlılık sahibi olmak zorundadırlar; icazetle iş yapanlar sorun çözücü olamazlar.
Kürt sorununun çözümü iktidarsız ve korkların elinde zorlaşmaktadır. Aynı sorun cesaret ve iktidar sahipleri için oldukça kolaydir.
Cesaret ve liderlik vasfı olan bir TC yöneticisi sorunu çözmek icin Anayasada ”Kürtler bu ülkenin kuruyucu halkıdır ve demokratik bir ortamda Türklerle her koşulda eşit haklara sahiptir”belirlemesi sorunun çözümün başlangıcıdır.
Operasyon, Pişmanlik yasası sorunu çözmedi,çözmeyecek. Kürtler ve PKK sadece dağlarda TC nin başına dert olmakla kalmıyor!
Köylerde kentlerde,Metropollerde ve hayatın her alanında destekleri ve bağlantıları var! Dünyanin her tarafına yayılmış,dağılmış ve örgütlü durumdadırlar!
Bir ucu dağda ise, bir ucu da burnunuz nerdeyse hemen dibindedir!
Bu gerçeği kabul etmeden, sorunu çözmek mümkün olmadı-olmayacaktır!
|