Sanat yazmak, sanatı konuşmak, sanatın o engin ve renkli dünyasını paylaşmak isterdim siz hevallerim, dostlarım ve sevgili okurlarla, ama olmuyor. O dağlarda olmasakda, her birimizin oradadır gözü yüreği ve bütün umutları... Oralara yağan bombalar aslında umutlarımıza, aslında yüreğimize ve aslında bütün 45 milyon Kürdün dünyasına yağdırılıyor. Ya ölüm ya da onursuzca bir yaşamı dayatan kirli tc savaşı ve onun karşısında onurlu PKK direnişi, özgürlük istemi yaşanıyor. Tüm inkar-imhaya karşı son derece inanılmaz bir sabırla insanca bir tutum gösteren Reber APO ve Kürt halkı var. Bu yaşananların yanında maalesef yaşamın diğer güzellikleri gizemli, donuk, soğuk ve geri bir planda kalmak zorunda kalıyor... Ben sanatçıyım ve halkımın umudundan doğan o görkemli gerilla mücadelesinden aldım ilhamımı, kaynağımı, gücümü ve doğal olarak kıblem dağlardır. Eminim onurlu ve ne yaptığını bilen her bir Kürt sanatçı arkadaşım da böyle düşünüyor ve de bu inancı taşıyordur... Analar nasıl dursun, nasıl dayansın bu zulme? Herbirinin ciğeri o dağlarda, her birinin gözünün nuru var o şahin yuvası dağlarda. Analara dur demek, onların gündemine başka bir konu koymak mümkünmü, asla. Anaların da kıblesi dağlardır ve dağların berrak ateş çocuklarıdır. Gençler, deli dolu yürekler, bitimsiz enerji ve yaşamın en dinamik, akışkan devingen olgusu. Gençler dağlar bombalanırken durabilir mi? Yıkmazlar mı o şehirlerdeki efendilerin mekanlarını. Yakmazlar mı o zulmün kalelerini. Yeri yerinden oynatmazlar mı, tabii ki gençler dağlara kilitlidir ve kıblesi de dağlardır. Yani yaşam Kürtler için her açıdan dağlarla anlamlaşır, dağlarla güler, dağlarla ağlaşır. Dağ halkıdır Kürtler ve medeniyetin beşiği Zagroslar’dır onların ana yurdu ve o ana yurt şimdi faşist tc devletinin uçaklarınca bombalanıyor, hangi güç durdurabilir Kürtleri. Onların tarihi, onların onuru, onların umudu bombalarla yok edilmek istenirken. Asla ama asla hiç bir Kürt bunu kabullenemez. Dağlar özgürlüğün, demokrasinin, barışın yegane teminatı ve yegane koruyucusudur. Kürtler tarihte yakaladığı bu özgürleşme şansına ancak ve ancak dağlara sahiplenerek varabilir. Kimse kendini aldatıp, kandırmasın, dağların ateş çocukları olmasa Kürtlük adına yazılacak tek kelime kalmaz. Dağların şahinlerine bir şey olursa, Kürtlüğün her türünün ömrü sadece saatler olur. Dağları anlamak, dağları sevmek, dağları korumak insan olmak ve onurlu Kürt olmak demektir. Zagroslar bütün tarihin birikmiş medeniyetinin hatırasıdır, Zagroslar insanlığın kök hücresi ve yaşanan sorunlarının çözüm noktasıdır. Dağlara bomba yağdıranlarsa insanlığın naletlenmiş canileri ve inkarcılarıdır. Dağlar yeni insanın 21 yy. da Yeniden ve daha güçlü dirilişinin yeridir. Dağlar yenilmez, dağlar kazanacak yoksa insanlık kaybedecektir...
|
|