Ahmed Aktaş
Ahmed AktaşBÊ-ZELÊ!
Günay Aslan
Günay AslanSavaşta son tango
Mehmet Sögüt
Mehmet SögütBaskı ve baş aşağı gidiş
Cemil Bayık
Cemil BayıkLi dengê xwe xwedî derkevin
Kakşar Oremar
Kakşar OremarDURÛTIYÊN DEWLETA TIRK HETA KENGÎ?
Konuk Yazarlar
Konuk YazarlarEy Türk Annem gör Kürt Annemi
Abdullah Öcalan
Abdullah ÖcalanEn Etkili Birey Herkese Bir Şeyler Verendir
Selahattin Erdem
Selahattin ErdemTEPKİLER
Erkan Kobanlı
Erkan KobanlıOHA-L yani!
Songül Beyazgül
Songül BeyazgülGolfçü Paşa, magazinci basın ve ölen askerler...
Rotînda Yetkîner
Rotînda YetkînerYaşanan her şeyin bir nedeni ve bir sonucu vardır.
Mahmut Aslan
Mahmut AslanAcı iki taraflıdır...
Mihemed ORHAN
Mihemed ORHANDewleta Tirk Hertim Dixwaze Raya Giştî Bi Xapêne
Ahmet Dere
Ahmet DereLi Belçîkayê Konferansa Kurd
SONGÜL BEYAZGÜL
 SONGÜL BEYAZGÜL ‘Her şehit için bir DTP’li öldürülmeli’
Özgür BİLGE
Özgür BİLGEDinsiz Haşmetli
Kasım ENGİN
Kasım ENGİNİlker Başbuğ ve Toplumu Yeniden Kurmak
Serbest Rêzan
Serbest RêzanVegera ji nîvê rê jî kar e, lê..?
Mahir Deniz
Mahir DenizFELSEFEYE GİRİŞ -17-
Mizgîn Bîngol
Mizgîn Bîngol16 SAL BERÊ
Hemîd DILBIHAR
Hemîd DILBIHARŞEVA ÇÛYÎ
Ömer Dilsoz
Ömer DilsozHer însan siwarê hêviyên xwe ye
Cemo Devrim
Cemo Devrim Avrupa’dan Botana, şahinler ülkesine gidenlere...
Nurhak Erdal
Nurhak ErdalSavaşın gölgesinde 1 Eylül’e giderken
Ülkem Zeremya
Ülkem ZeremyaEBEDİ KOMUTAN’A
Fırat Penaber
Fırat PenaberŞİMDİ DALMIŞIM
Teman Dep
Teman Dep1 HAZİRAN KADIKÖY MİTİNGİ, ÖLÜM DEĞİL ÇÖZÜM VE MEDYA
Siyamed Sipan Uğurlu
Siyamed Sipan UğurluNobedarên Azadiyê
Ömer Yüce
Ömer YüceAvusturya’nın Graz kentinde Amara Gençlik Festivali heyecanı başladı.
Hozan Dîno
Hozan DînoBitmeyen Yolculuk..!
Halil Uysal
Halil UysalEylül…
Mîr Qasimlo
Mîr QasimloSeîs wiha got: Em ê gazî vebêj bikin
Hayri Cewlik
Hayri CewlikBir Newrozun Anlattıkları
RC TEC
RC TECBu Haftaki Oyunumuz : Icindeki Dj
Berfîn Dilav
Berfîn DilavYüreğin Aydın yaşamın Yılmaz dı senin
Umut Özgür
Umut ÖzgürGÜNEŞİN GERÇEK SAHİPLERİ
Sedat İnci
Sedat İnciDağlara nakış ettik izlerimizi
Mehmet Mekin Yıkın
Mehmet Mekin YıkınKürt basını üzerine bir kaç söz
Zana-Qenco
Zana-QencoOPERASYON ve GELİŞMELER
Polat Can
Polat CanGERYANEK DI CÎHANA WÊJEYA NÛJEN YA KURDÎ DE
JÊHAT BÊRTÎ
JÊHAT BÊRTÎAnlatılması zor anlar
Rızgar Azad
Rızgar AzadŞaşırmayın; yanlış yapmayın!
İbrahim Güney
İbrahim GüneyEy TC! Senin gücün Kenan Güzel'e yetebilir mi?
Mehmet Alagöz
Mehmet AlagözUluslaşma ve Sanat
Firaz Baran
Firaz BaranBüyükanıt'ın yaptıkları
Hevîdar Munzur
Hevîdar MunzurTîrêjên Roja me îro ji herdemê geştirin
Argeş Arjin
Argeş ArjinGençlik eyleme, zafere....
Remzi Zilan
Remzi ZilanÖzgürlüğün Dili: ÇIĞLIK !!!
Cudi Arif
Cudi ArifÖzlemin patikalarında

 
Devletleşmiş-Devletleşmemiş örgütler



Yazar Adı: Mehmet Mekin Yıkın


Yazarın Tüm Yazıları

Eklenme Tarihi: 2.01.2008 Saat: 14:35

İdolojik üstünlük devletleşmiş ile devletleşmemiş örgütler arasındaki mücadelede zafer için belirleyici olmanın en büyük kriteridir.


Devletin nasıl bir örgüt olduğu üzerinde anlaşılmış bir konu değil. Devlet hakkında üzerinde düşünülen ve elde edilen bilgi ve belgeler ortak bir sonuca ulaşılamamıştır. Devletin gerekli olup olmadığı tartışıladursun devletin tam olarak anlaşılamaması bu tartışmayı ikinci planda tutmaktadır.

Devletin gerekli olup olmadığı tartışması hakkında ''devlet, isteyenler ve ihtiyacı olanlar için gerekli, istemeyen ve ihtiyacı olmayanlar için ise gereksizdir'' diyerek işin içinden çıkmak için kolay bir yol bulmuş olalım. Ama üzerinde durulması gereken konu ise devletin mutlaka anlaşılır olmasıdır.


***


Devlet, büyük bir örgüt ve organizasyondur.

Devlet hakkında ulaşacağımız somut verilerden biri bu gerçektir. Devlet ''eli kolu uzun bir'' örgüttür. Üstelik muhalifleri sayılmazsa ''üzerinde toplumsal mutabakat sağlanmış'' bir örgüttür.

Eli kolu uzun deyişi tam da devletin büyük bir örgüt olduğuna işaret etmektedir. Bu deyiş daha çok devletin ağırlığı ve etkisi itibariyle az hissedilen insanlar arasında söylemiştir. Her gün devletin varlığı ve etkisinin olduğu bir yerde böyle bir deyiş orta çıkma olasılığı zayıftır. Devletle az ilişkili yerlerde devletin kendisini var etmesi gerektiği durumlarda orada olması ve bu durumun çok sık olmamasından dolayı etkinin daha belirgin farkedilmesi bu deyişi doğurduğu söylenebilir.

Yine bu deyiş başka bir gerçeği ifade etmektedir: ''Devlet her yerde kendini örgütlemiştir''

En ücra köşede mezrasındaki öğretmeniyle veya karakoluyla, imamsız bırakmadığı köylerde cami imamıyla örgütlenmiştir. Bu örgütlenmeye herkesi katmakta herkesin katılmasını zorunlu kılmaktadır.


***

Büyük örgütlerin parçalanma- bölünme şekilleri farklıdır. Örgüt ya varlığının çelişkilerini uzun süre gideremez, var olmanın anlamsızlığına dayanamaz yada kendisinden daha güçlü bir örgütün kurbanı olur.

Büyük Örgütlerin(devletlerin) yıkılışında bu son yıkılış biçimi daha çok görülendir. Devletleşmiş örgütler ile devletleşmemiş örgütler arasındaki mücadelede galip gelme önceliği ve daha çok görüleni devletleşmiş örgütlerdedir. Topyekün harekete geçme alanı ve araçları daha fazladır. Dolayısıyla imkanları kullanmada bir adım öndedir.

Devletleşmemiş örgütler için tüm bu olumsuzlukları en aza indirecek hatta etkisizleştirecek olanak ve güç; ideolojik üstünlüktür. İdeolojik üstünlüğü olmayan devletleşmemiş örgütler için başarı, hatta uzun süre yaşama koşulları ortadan kalkar.

Tarih her zaman, ideolojik olarak güçlü olanın kazandığına tanıklık etmiştir. Her yeni dini-felsefi düşünceyi yaşamsal kılmak zordur. Bu durumda yeni ile eskinin (geleneğin) çelişki-çatışması kaçınılmazdır. Statukoyu aşmak da sancılı olur. Bu açıdan devletleşmiş ile devletleşmemiş örgütler arasında ideolojik üstünlük, zafer için belirleyici olmanın en büyük kriteridir.


***


PKK için devletleşmemiş bir örgüt demek yerindedir. Ancak 30 yıllık geçmişi itibariyle her alanda örgütlenmiş ve halk tabanında kurumsallaşmış bir örgüt için devletin örgütlenme modeline yakın bir örgüt olduğu bir tespittir. 30 yıllık varolabilme ve yaşabilme gerçeği budur. Devletin kurumlarıyla mücadele edecek güce ulaşmıştır. İdeolojik güç ve üstünlüğün yanı sıra teknik mücadele gücüne de ulaşmıştır.

PKK'nin kendi ideolojik anlayışını devletin kurumlarında yaşattığı bir üstünlükten de söz edebiliriz. Bunun açık örneği Kürt coğrafyasında belediyeler ve Türkiye meclisinde Kürt milletvekilleridir.

Bir tesisi yıkıp yerine yenisini kurmak, o tesisi ele geçirmekten daha zor olabilir.

Son olarak 'son uç' soru:

Devleti ve zihinleri binlerce defa aşan ve yerine kendi düşüncesini yerleştiren kazanmış sayılmaz mı?


YAZDIR Yazdır     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
Yorumlar
Yazan: rojin0621     Tarih : 2008-01-02 14:57:59     Puan :
uzun zaman"dan beri yazilarinizi takip ediyorum aydinlatici dusuncelerinizden dolayi sizi kutlarim, simdide dusuncelerinizi Rojaciwan sitesi üyeleri ile paylasma karari verdiginiz icin sizi tebrik eder site yönetimi adina aramiza hosgeldiniz....

Yazan: inceli_25     Tarih : 2008-01-04 17:41:27     Puan :
Birez Mehmet hun bi xer hatin malpera RojaCiwan em hevidaren eme demek bas bi hevre bijin....
serkeftin.

silav ü hurmet

 
Seçenekler
   Çıktısını Al
   Arkadaşına Yolla
   Köşe Yazılarına Dön

Arşiv
·Kürt basını üzerine bir kaç söz
·Heval-Arkadaş
· Kofî

© 2004 Rojaciwan.com
Bütün HaberlerTürkce HaberlerNuceValid robots.txt


English: All the comments, articles and other contents are property of their owners.
German: Die Artikel und Kommentare sowie Foren- und etwaige Chatbeiträge und alle anderen Inhalte sind Eigentum der Autoren.
Turkish: Rojaciwan sitesi özgür bir tartışma platformu olup, sitemizde yayınlanan bütün yazılardan, yorumlardan ve hernevi multimedia dökümanlarından sahipleri sorumludur.


Sayfa Üretimi: 0.112 Saniye
SQL: 26
Rojaciwan Theme by Rojaciwan Webtasarim.