| |
| Eklenme Tarihi: 8.01.2008 Saat: 01:00 |
|
|
Çerkesler'in Türkleşmesi Osmanlı imparatorluğu döneminde etnik erozyon'un gerçekleştiği biliniyor. Günümüz de Türk olarak lanse edilen toplumun çok büyük kısmının reel de farklı bir etnik yapıya ait olduğu kapsamlı şekilde bilinmektedir. Padişahlar döneminden jön Türkler furyasına kadar, başka devletlerden halklar özellikle Anadolu’ya ve Balkanlara getirildiler. Örneğin ağırlıklı olarak İkinci Abdülhamit döneminde önemli oranda Kuzey Kafkasya'da yaşayan Müslüman toplulukların göçü gerçekleşirken, İttihat ve Terakki yönetimi ile birlikte Balkanların Müslümanlaştırılması faaliyeti ‘din’ eksenli asimilasyon politikasının yansımalarıdır.
Rus Çar’ının yoğun olarak sürdürdüğü Kuzey Kafkasya'nın Ruslaştırılması politikaları yerli halklar için önemli sorunlara yol açtı. Var olan baskılar bölge halkını özellikle de Çerkes nüfusunu başka bölgelere göç etmeye mecbur bırakıyordu. Çar hükümetinin de işine gelen bu göç, Osmanlı yönetimi içinde arzulanan hatta gerçekleşmesi için uğraşılan bir gelişmeydi. Osmanlı yönetimi uzun dönemler boyunca Kuzey Kafkasya halkını Rus devletine karşı kışkırtıyordu. Para ve silah yardımını esirgemiyordu.(Şeyh Şamil olayı) Diğer yandan Osmanlı devleti Çerkes halkını kendi topraklarına çekebilmek için aşağıda sıralandığı gibi çok kapsamlı bir faaliyet yürütmekteydi.
1- Türk görevlileri tarafından çok yoğun bir biçimde din'i propaganda uygulanması a- Kafir ülkesinde Rusların egemenliği altında yaşamaktansa ya savaşıp ölmek ya da Müslüman bir ülkeye göç etmek b- Göç alnımızın yazgısı. Muhammed Mekke’den Medine’ye göç ederek İslam’da hicreti kendisi başlatmıştır. c- Müslüman ülkelere göç edin. Sonra gelip ana vatanınızı kurtaracaksınız. d- ''Gavur'' ülkesinde İslami motiflerden yoksun bir durumda cenazesi kaldırılanların ruhları şad olmaz. 2- Mekke'ye hacca gitme görüntüsü altında Türkiye'ye taşınma 3- Kuzey Kafkasyalılara Türkiye'ye özel geçiş hakkının tanınması”
Kafkasyalı özellikle Çerkes halkının Osmanlı'ya göç etmesinde orada yaşayan tanıdıkların, akrabaların rolünün yanı sıra daha önemli bir etken vardı. Kafkas boyları din olgusunun etkisi altında Türk Sultanı’nı ''halife'' olarak görüyorlardı. Rus yazar N.Dubrovin'e göre '' Çerkes'ler Türkiye'nin nüfus'u ve sathı ile dünya'nın en kudretli süper gücü olduğuna açık yürekle inanmışlardı. Onlar sultan'ın tüm Avrupa devletlerine hükmettiğine ve son savaşı başlatıp Müslüman tebaayı rahatsız etmemek için Fransız’lara ve İngiliz’lere Rus’ları kovmalarını emretmiş olduğuna inanırlardı.''*
Bu faktörlerin etkisiyle Kuzey Kafkasya halkı, Osmanlı topraklarına göç etmekte gecikmedi. Kuzey Kafkasya'dan Osmanlı topraklarına 1857-1866 yılları arasında göç eden toplam nüfus'un o gün itibariyle 1 ile1.5 milyon arasında olduğu çeşitli araştırmalarla kanıtlanmıştır
Aşağıda 1857-66 ve 1879 göç'ü de dâhil olmak üzere, bir kısmının bölgelere dağılımını göreceğiz.
Bölge: Sayı Bölge Sayı: Kars 5.000 Ankara 60.000 Bitlis 2.500 Konya 12.000 Muş 2.500 Bolu 32.000 Erzurum 3.000 Antakya 1.500 Mardin 1.000 Afyon 5.000 Gümüşhane 1.000 Eskişehir 14.000 Gaziantep 17.000 Sakarya 35.000 Sivas 49.000 Kütahya 3.000 Samsun 60.000 Bilecik 1.000 Amasya 6.000 Kocaeli 15.000 Tokat 33.000 Burdur 10.000 Hatay 1.500 İstanbul 100.000 Adana 13.000 Denizli 1.500 Kayseri 35.000 Balıkesir 35.000 Sinop 10.000 Manisa 2.000 Çorum 16.000 Aydın 9.000 Yozgat 7.000 Çanakkale 10.000 Mersin 1.000 İzmir 10.000 Kırşehir 2.000 Kastamonu 5.000
Bir de bu yoğun göç'ten Osmanlı devletinin çıkarlarına dikkat çekmek gerekir.
1- Müslüman olmayan toplulukların yaşadığı bölgelerde Müslüman nüfus'u arttırarak İslam dini'ni egemen kılmak 2- Osmanlı imparatorluğunun devlet sınırları içinde yaşayan diğer halkların (Kürtler, Ermeniler, Rumlar, Lazlar v.d.) milli kurtuluş hareketlerini engellemek. Yani imparatorluğa karşı olası bir ayaklanmada asker gücü olarak kullanmak. 3- Çerkes kadınlar ve kız çocuklarının Osmanlı haremlerinde yoğunluklu olarak kullanılması.
Asıl sorgulanması gereken nokta şu: yüzyıllar önce göç ettirilen ve yüksek bir nüfusu oluşturan Çerkes’ler nasıl asimile edildiler. Türk yerleşim yerlerinde çevremize baktığımız zaman kendisini Çerkes olarak ifade eden insan pek göremeyiz. Günümüzde onların ezici bir çoğunluğu asimile edilerek Türk ırkçılığın temel dinamik güçleri olarak kullanılmaktadır.
Çerkesler veya Kuzey Kafkasya kökenli halkaların bugünkü durumu. Türk devletinin asimilasyon politikasına en somut örneklerden biridir. Kürtler de, Çerkeslerin asimile edilme sürecinin bir benzerini uzun yıllar yaşadılar. Türk devleti bunu başaramamışsa tek nedeni Kürt halkının bilinçli ve örgütlü mücadelesidir. Çerkes halkının tarihsel mirasını ve kültürünü yeniden canlandırmak ve bu alanda yürütülen çalışmalara destek vermek insani bir görevdir.
*Kaynak: A. Avagyan-Çerkesler.Ocak 2004-Belge Yayınları
Erkan Kobanlı |
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
| |
|