Mizgîn Bîngol
Mizgîn Bîngol'PKK xilas dibe, ew ê xilas bibe'
Erkan Kobanlı
Erkan KobanlıHem KATİL, Hem ŞAKACI
Abdullah Öcalan
Abdullah ÖcalanÜveyş Ana; Ana Tanrıça Kültürünün soylu sesi!
Mehmet Sögüt
Mehmet SögütKürtçe Rock’un İkinci Kilometre Taşı: Koma Rewşen
Nurhak Erdal
Nurhak ErdalKirli savaş başlıyor
Günay Aslan
Günay AslanKatil Kahraman...
Ömer Dilsoz
Ömer DilsozTêkiliya jêrhiş û xewnê çi ye?
Mahmut Aslan
Mahmut AslanTC'de Siyasal sistem
Teman Dep
Teman DepÇatı partisi,Mantı partisi ve çatı katı
Kasım ENGİN
Kasım ENGİNKürdistan Gerillası ile Türkiye Emek Cephesi el ele
Ahmet Dere
Ahmet DereÎmaja Tirkiyeyê
Cemil Bayık
Cemil BayıkRejîma şerê taybet dijminê gelê tirk e jî
Kakşar Oremar
Kakşar Oremar1ê Gulanê û Rewşa Karkeran li Îranê…
Siyamed Sipan Uğurlu
Siyamed Sipan UğurluQolincên li ber zayinê…
Ahmed Aktaş
Ahmed Aktaş23 Nîsan û zarokên kurdan!
Ülkem Zeremya
Ülkem ZeremyaDAĞLARIN AŞIĞI’na...
Serbest Rêzan
Serbest RêzanÇend têbinî ji ragihandina Başûr
Selahattin Erdem
Selahattin ErdemCESARET
Rotînda Yetkîner
Rotînda YetkînerDüşünceler Yaşamı Yönlendirir ve Yaşananlar Sanata Yansır.
Hemîd DILBIHAR
Hemîd DILBIHARSiwaro..
Halil Uysal
Halil UysalEylül…
Mîr Qasimlo
Mîr QasimloSeîs wiha got: Em ê gazî vebêj bikin
Fırat Penaber
Fırat PenaberADINA BAKMADAN KIRDILAR ELLERİMİ
Hayri Cewlik
Hayri CewlikBir Newrozun Anlattıkları
RC TEC
RC TECBu Haftaki Oyunumuz : Icindeki Dj
Cemo Devrim
Cemo DevrimHERKES DÜŞLERİNİN BÜYÜKLÜĞÜ KADAR ÖZGÜRDÜR ...
Berfîn Dilav
Berfîn DilavYüreğin Aydın yaşamın Yılmaz dı senin
Konuk Yazarlar
Konuk Yazarlar8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLARINA KUTLU OLSUN
Umut Özgür
Umut ÖzgürGÜNEŞİN GERÇEK SAHİPLERİ
Sedat İnci
Sedat İnciDağlara nakış ettik izlerimizi
Mehmet Mekin Yıkın
Mehmet Mekin YıkınKürt basını üzerine bir kaç söz
Songül Beyazgül
Songül BeyazgülVicdani Ret
Zaza Şahan
Zaza ŞahanYeni Yıl Kürdistan’in Özgürlüğüne Vesile Olsun
Zana-Qenco
Zana-QencoOPERASYON ve GELİŞMELER
Polat Can
Polat CanGERYANEK DI CÎHANA WÊJEYA NÛJEN YA KURDÎ DE
Ömer Yüce
Ömer YüceHerşey kendisini Gençlik Şahsında Üretir
JÊHAT BÊRTÎ
JÊHAT BÊRTÎAnlatılması zor anlar
Hozan Dîno
Hozan DînoBin Umut adayları
Rızgar Azad
Rızgar AzadŞaşırmayın; yanlış yapmayın!
İbrahim Güney
İbrahim GüneyEy TC! Senin gücün Kenan Güzel'e yetebilir mi?
Mehmet Alagöz
Mehmet AlagözUluslaşma ve Sanat
Firaz Baran
Firaz BaranBüyükanıt'ın yaptıkları
Hevîdar Munzur
Hevîdar MunzurTîrêjên Roja me îro ji herdemê geştirin
Argeş Arjin
Argeş ArjinGençlik eyleme, zafere....
Remzi Zilan
Remzi ZilanÖzgürlüğün Dili: ÇIĞLIK !!!
Cudi Arif
Cudi ArifÖzlemin patikalarında

 
Vicdani Ret



Yazar Adı: Songül Beyazgül


Yazarın Tüm Yazıları

Eklenme Tarihi: 12.01.2008 Saat: 15:49

Bireyin politik, ahlaki veya dinsel inançları doğrultusunda askerlik hizmetini reddetmesi olarak tanımlanan vicdani ret, düşünce olarak 19. yüzyılda ortaya atılan, ancak I. ve II. Dünya Savaşlarında taraftar bulan bir akım. Vicdani red; kişinin, kendisine dayatılan askerlik hizmetini etik ya da başka düşünsel kaygılarla reddetmesini kapsayan bir sivil itaatsizlik eylemi.

I. Dünya Savaşında 3500, II. Dünya Savaşında 37.000 ve Vietnam savaşında 200.000 aktivist savaşın parçası olmayı reddetmiş, günümüzde ise ABD ordusunda Irak savaşına gitmeyi reddedenlerin sayısı 5000’e ulaşmıştır. Vicdani ret, savaş karşıtlarının uzun mücadeleleri sonucunda, bir hak olarak günümüzde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu tarafından temel insani hak olarak kabul edilmiş durumda. Ancak her alanda farklılıklarını ortaya koymanın usta ülkesi Türkiye’de ise durum daha farklı işliyor. Hala gençlerini askere davullu zurnalı gönderen Türkiye gerçekliği, “Her Türk asker doğar” sözüyle kendisini yeterince ifade eder. Türkiye’de yaşayan herkes, Türk’tür ve askerlik yapmak da namus borcudur. Hatta nizama, kurala kaideye gelmeyen çocukların ana-babaları, çocuklarının askerlik zamanının gelmesini iple çekerler. Çünkü, orası deliksiz bir terbiye ve ıslah etme yeridir. Tüm bu yazılı olmayan toplumsal kanunlar yanında, TC anayasasında askerlik yapmak bir zorunluluktur.

Türkiye’deki vicdani ret hareketi ise oldukça genç. Bu hakkın tanınması için başta savaş karşıtları olmak üzere çeşitli grupların çalışmaları da sürüyor. 80’li yılların sonlarında başlayan hareket kapsamında, sanırsam günümüze değin yüzü aşkın insan, vicdani redci olduğunu ilan etti. Basının uyguladığı sansür, politik sansür ve sistematik yok sayma, toplumsal linç ve daha birçok neden, hareketin insanlara ulaşmasını ve yayılmasını ciddi olarak engelledi. Vicdani ret hakkını kullanmak isteyen kişiler, asker doğduğunu düşünen topluma vatan haini olarak lanse edildi. Haklarında “halkı askerlikten soğutmak” gerekçesiyle davalar açılan bu insanlar, işkencelerden geçirilerek, yıllarca tutuklu kaldılar. Envayi tür uygulamalarla, kişilerin bu haktan vazgeçmesi beklendi. Hakkını kullanmakta ısrar eden kişilere ise askerliğe elverişli olmadıklarına dair raporlar verilmeye çalışıldı. Amaç, vicdani ret hareketinin yayılmasını önlemek, kamuoyuna fazla yansıtmadan üzerine beton dökmekti.

Tüm bu baskılara rağmen, insan hakları savunucuları, militarizmi ve savaşı reddeden bir eylem biçimi olarak vicdani red hakkının kullanımını, evrenselliği ve ilkeselliği açısından ele aldı ve savundu. Bunlar ışığında bakarsak, vicdani ret; ölmeme ve öldürmeme özgürlüğünü savunmak gibi anlamlı amaçlar taşır. Öte yandan vicdani ret hareketi, salt erkeklerin katılımını değil, barış yanlısı, antimilitarist, silahlanmaya ve şiddete karşı olan her insanın katılımını gerektirir.

Hergün yürek dağlayıcı olayların yaşanmasına tanıklık ettiğimiz şu zamanda, savaş karşıtı barışçıl mücadelenin gelişmesinin elbette tek yolu vicdani ret değildir. Ama, vicdani ret oldukça etkili ve somut bir eylem biçimidir. Bir düşünün binlerce Kürt genci ve Türkiyeli genç, süregelen kirli savaşta, ön cephelerde kardeşlerine karşı savaşmak yerine, vicdani redci olduklarını ilan ediyorlar. İnsanların yaşamlarında onması mümkün olmayan yaralar açan askerlik yerine, binlercesi gerekirse zindanlara girmeyi göze alıyor. Aileler, çocuklarını askere göndermiyor. Bu hakkı isteyen, ama cesaret edemeyen insanlar da katılıyor ve çığ gibi büyüyen bir sivil toplum hareketi oluşuyor. İşte o zaman Türkiye’de yer yerinden oynayacaktır. On ya da yüz kişiyi gizleyen devlet, binlerin eylemini gizleyemeyecektir. Önemle vurgulamak isterim ki, Perihan Mağden’in “TSK’ye de, PKK’ye de verilecek çocuklarımız yok deyin” mantığında yanlışlıklar bulunmaktadır. Çünkü Kürt gençlerinin dağlara çıkışı ile gençlerin devlet tarafından askere alınmaları arasında karşılaştırılamayacak farklar vardır. Birinde zorunluluk, diğerinde gönüllülük. Birinde talan, işgal, inkar ve imha mantığı, diğerinde ise buna karşı isyan ve kimliğinde ısrar. Birinde silaha tapma, diğerinde ise kendini ifade etmenin başka yolu bırakılmadığı için silaha sarılma.

Tam demokrasinin ve çözümün hakim olduğu, savaş ve operasyonlara yer olmayan bir zeminde zaten Kürt gençleri de dağlara çıkmayacak, kendilerini ifade etmenin değişik imkanlarına sahip olacaktır. Onlar çoktan silahları bırakmaya hazır. Ama onursuzluğa ve teslimiyete davet anlamına gelen eve dönüş yasalarıyla değil, onurlu bir barışla…

YAZDIR Yazdır     Yorum Ekle Yorum Ekle
(Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.)
 
Seçenekler
   Çıktısını Al
   Arkadaşına Yolla
   Köşe Yazılarına Dön

Arşiv
·Yüreğimin başucu şarkılarının duru sesine....
·Seni anlatabilmek
·ANALARIN YAKARIŞLARI
·Seçimler
·UĞUR KAYMAZ DAVASI
·Halepçe!
·8 Mart
·Gecikmiş Yazı
·Namusçu namussuzluk

© 2004 Rojaciwan.com
Bütün HaberlerTürkce HaberlerNuceValid robots.txt


English: All the comments, articles and other contents are property of their owners.
German: Die Artikel und Kommentare sowie Foren- und etwaige Chatbeiträge und alle anderen Inhalte sind Eigentum der Autoren.
Turkish: Rojaciwan sitesi özgür bir tartışma platformu olup, sitemizde yayınlanan bütün yazılardan, yorumlardan ve hernevi multimedia dökümanlarından sahipleri sorumludur.

Sayfa Üretimi: 0.300 Saniye
SQL: 26
Rojaciwan Theme by Rojaciwan Webtasarim.