|
Son günlerin en keskin konularından biri olan başbakan R. Tayip Erdoğan’ın Alevilerin iftar yemeğine katılmasıydı. Birçok kişi bekliyordu. İftarda hava nasıl olacak, başbakan neler konuşacak? Protesto olacak mı? Daha buna benzer birçok soru geliyordu aklımıza.
Tabi herkes gibi benimde aklımda bazı sorular vardı. Başbakan iki yıl önce ibadetlerini yapmaları için Cem evlerinin devlet nezdinde resmiyet kazanmasını kesin bir dille reddettiği Alevilerden nasıl bir karşılık görecekti? Başbakan bu yaptığı hataları Kürt sorunundaki gibi bir yöntemle mi üzerini örtmeye çalışacaktı?
Aslında benim beklediğim gibi geçti iftar yemeği. Başbakan R. Tayip Erdoğan aynı Kürt sorununa yaklaştığı gibi yaklaştı Alevilere. Her zamanki gibi sanki Türkiye’de her şey güllük gülistanlıkmış gibi konuştu. Sanki Türkiye’nin hiçbir sorunu yokmuş gibi ifadeler kullanıyordu.
Toplantının daha ilginç olan bir yanı da vardı. Alevilerin konuşulduğu toplantıda başbakanın yaptığı konuşmada hiç Alevi diye bir kelime geçmedi. Bu başbakanın inkârcı üslubunun bir etkisi olsa gerek. Alevilerin iftar yemeğinde “Aleviler” demekten aciz olan bir başbakan. Her zamanki gibi yine göz boyamaya çalışan bir yöntem.
Başka ilginç bir konuda başbakanın yemekte olduğu süre içinde ilgili mahkemenin Cem evlerine yönelik red kararıydı. Buda aslında başbakanın politikasını ortaya koyuyor. Bu durumda benim aklıma şu geliyor. Başbakan bu kararın böyle çıkacağını biliyordu. Bu kararın tepkiye yol açmaması için bir hamle yaptı ama başaramadı. Zira yalnızca 5 kurumun temsilcisi bulunuyordu yemekte. Geri kalanlar AKP taraftarı ve yerleri belli olanlardı. Yani başbakan orda Alevilere değilde kendi grup toplantısında konuşmuş gibiydi.
Öte yandan başbakan biz sadece yasta değil sevinçte de Alevilerin yanındayız diyor. Peki sormak lazım Dersim, Maraş, Çorum ve daha sayabileceğimiz birçok katliamı şuan temsilini yaptığı devlet anlayışı yapmadı mı? Kendi yaşattıkları katliamların yasını tutanların yanına gelecek yüzleri var mı? Bence olmamalı. Daha yaptıkları katliamları kabullenmeyen devlet bunların yasında nasıl yüz bulup gelecekler.
Şunu unutmamalılar, artık kimseyi kandıracak bir durumları kalmadı. Bunun farkına varmaları lazım. Kimsenin bunlara kanacak ne bir sabrı ne de zamanı kaldı. |