| |
| Eklenme Tarihi: 22.01.2008 Saat: 15:38 |
|
|
Özlüyorum
Özlemek; sensizlikte çarmıha geren o çekilmez ve ölümü küçümseyen duygu.
Özlemek; ölümün son basamağı.
“hiç özlemedim seni
özlemek dostluktandır
dostluğundan öte bulmalıyım seni
sıcaklığını bulmalıyım
dokunuşlarını, kenetlenişi
terimizle sulanmalı yeryüzü
güneş terimizle ışıldamalı sabah olunca”
Sağına soluna bakınmadan satırları okurken, kırpışmasın kirpiklerin. Öyle savrul diyorum harflerin yakısına. Okurken yazdıklarımı her harf dudaklarında tutuşsun. Ve anlattıklarımın sıcak yakarışını yüreğinle dinle.
İşte çıktım sokaklara, tüm gökyüzü içime akıyor. Işıl ışıl bir dünya dayanıyor omuzlarıma. Kendimi yollara bıraktım, yılları bozgun yıllara. Şaşmadan beni sana getirir ayaklarım. Oturup kuruldum bir yere, düşüncemin yayımlında kavrulup, kurudum. Avuçlarımın içi gibi aşina simalardan ezberin değirmenine taşınıyor teraneler, kalabalık yığını tanımlar.
Savruk, ölü bir çölüm şimdi.
Yüreğimi okşayıp teselli ederken, ayaklarım bana kıyamayan cehennemlerden ıslanıyor.
Başlangıçların zapt edilmez tufanlarını duyumsuyor desem yalan. Ben başlangıç tufanların yelesinden tutunarak bugünlere geldim. Ve hiçbir yalanın kapısını çalma yüzsüzlüğüne sürmedim yüzümü.
Sessizce çökmeye başlamış karanlığa doğru yürüyerek bulduğumda seni, tanıdım aydınlığı. Kıpır kıpır tümceler süzülüyordu dudaklarımdan. Elimde kalbimle gelirdim sana. ‘ sen bir güldün,’ sana bir gül veremezdim. Sana bir gül verme kabahatinin cefasını çekemezdim. Sana başlangıçların tufanlarıyla
Gelemezsem başlangıçlara reva sonlarla soluklanamam, yorulurum yılgınlıkta kaybolurum.
İşte çıktım sokaklara kendimi
Teslim ettiğim adımlarım beni sana getiriyor. Duruluğu ve her şeyi barındıran çocukluğuna büyüyerek varıyorum. Çok şey istemiyorum çocukluğunu istiyorum bütün boyutlarıyla, içinde nazlı halin, inadın.
Apansız fırtınalar çıkmalı
sarsılmalıyım
özlemek
yanında olmak isteğidir
gülüşünü görmek biraz da
hiç özlemedim seni
saçlarına gül takmam
bir ırmak gibi akıtırım ovaya
soluğunla yanar
dudaklarımın bozkırı”
İçime akan gökyüzünden bütün damlalara adını yazıyorum, bulutlara resmini çizerek. Hayatın şeytan ruhlu oyunlarında üzülüp sana susuyorum, ikimize… Sadece sustuğundan, zemherinin ağıdı sızıyor aramıza.
‘ su çürüdü’ şiirin de adımdan gayrısını bilmiyorum diyor, şair Ahmet Telli. Sevginde dirildiğim günden bu yana senden gayrısını yazamıyorum.
Akkor halindeki ufuk
bakır bir tel gibi eriyip gider
kraterler ortasında kalırım
toprak yarılır birden
su kirlenir
ürpertir bu coğrafya
bu serüven
ikimizi bir anda
yaşadığımı duyarım
hiç özlemedim seni
özlemek dostluktandır
dostluğundan öte bulmalıyım seni
Ahmet Telli
Birbirine dolanan sokaklarda kalabalıklar var. Türlü türlü kimliklerden, hepsinin emekçi koşuşturmaları. Yağmur bile sürgün ve firarca yağardı. Teni kanayan bir yalnızlık dağlardı göğsümü. Yağmur damlalarını dinlerdim benim gibi uzak ve çığlık çığlığa düşen yağmur damlalarını. Yağmur ve yalnızlığın birbirine ne kadar benzediğini bir bilsen… Ve sadece ikisi bilir, eksiksiz gelişimi, sarf ettiklerimi, düşündüklerimi, sakladıklarımı… Varlığı susmaktan ibaret ama çok şey anlatmaya kadir olana yıldızlara anlatırdım, seni. Ve suyu ve dağları… Ve sonra varlığı sonsuzluğun tomurcuklandığı gözlerine anlatırdım.
Korkusuzca ellerini tutmak, görmeyi arzuladığım gerçekleşecek bir rüya.
Şimdi ellerini tutuyorum başlangıçların coşkusuyla sana gelerek… Ama ellerini tutarken bile seni özlüyorum.
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
Yazan: dilaba Tarih : 2008-01-23 08:20:46 Puan :      |
|
|
Yüregine emegine saglık... mamoste ne denilebirki herzaman ki harikasın |
|
Yazan: si_ba Tarih : 2008-01-24 14:12:24 Puan :      |
|
sessizliği büyütüm özleminle ....adını koyamadığım bir özlem
harfelerim bille aciz kaldı sana ulaşamayan özlemini her an çoğaltan bir acizlik.
adınla başlıyor her satır;ayrı bir özlem kokusunda ama ben sustum aciz kaldı sana özlemimi anlatmaya harflerim .......
İMKANSIZIM ;ÖZLEDİĞİM.........
|
|
Yazan: nalan3 Tarih : 2008-01-25 15:04:39 Puan :      |
|
|
Ahmet Telli ile özlemi anlatmak bir baska güzel...... |
|
Yazan: Ararat_85 Tarih : 2008-01-27 14:02:46 Puan :      |
|
boynum büküktü, soluksuzdum, kişisel tarihimin karanlığında zamansızımdı ve bir ses düştü avuçlarıma, kulağımın örsünde can verdi çaresizliklerim ve ben adına “umut” dedim, aşk/ı intiharlarıyla süsleyen sulara... ve haykırmayı marifet bildim, ölüm kuşanan “suslar vadisi” sakinlerine...
ey peri ! gülüşünü saçtım haykırdığım tek kişilik gecelere, hoş geldin, geceme...
şimdi suslar vadisinde ağıt zamanı...
şimdi kalbimin bulanıklığında yitmek zamanı. Anlatıyordu gece; gece intiharlarıyla süslenen ama her günün sabahında umuda gözlerini diken. Konuşsa haram kılınacaktı söz. göçebe vurgunda dilim... nereye sürsem dilimi o yol yokuşa çıkar. evvel zaman içim-de kal’mış izbe bir köprü var. pervamı koruyup, pervasızlık yoğuran düşlerim! size yalnızlığımı bıraksam bir damla sızı olmaz mı sanırsınız gözlerinize? yeter artık, şimdi durun ve durdurun zamanı... aklıma sahip olun, almıyor aklım “ canım neden acıyor?”
sus!... ne olursun... sus!... giden yolunu sürümüş çoktan... yakışır mı bir kaçağa sürüklenmek... sadece şen dilli şarkılarım kalsın ayrılıktan geriye... ben bilmemeliyim hangi ölüm benim sancıma yalnızlıktan hediye? ve ufkuma çizilen bu kara leke, sen söyle hangi geçmişten gizlendi yüreğime... ve niye, kime bunca kelime?
hiç bir yazgı onun ki kadar sürmüyordu hançeri boğazıma... kimliksizliğimde yitirilmesin sevgili diye kendimden geçip şifa niyetine, gönlümü, acının kahırlı girdabında suluyordum.
Yüregine saglik Firat yoldas Özlemler cig olup düs/ecek sol heybemize...
|
|
Yazan: orjinal_amedli Tarih : 2008-01-30 19:21:26 Puan :      |
|
|
yüreğine sağlık.mükemeldin.Heval bir de mutluluğun sınırlarını çizsen. |
|
|
|
 |
| |
|