| |
| Eklenme Tarihi: 23.01.2008 Saat: 00:59 |
|
|
Değerli dostlar Kürt halkı fazlasıyla çalkantılı bir dönemden geçmekte. Eski yoğun süreçlere nazaran daha da karmaşık ve doğrudan yönelimli bir konsept uygulanmakta. Yani kısacası birçok kesimlerce Kürdün nefesini kesme politikası yürürlükte. Ancak bu politikaların cellatlarının aşamadığı, tabiri caizse bıçağı geçiremediği bir nokta var. Bu nokta Kürt Özgürlük Hareketinden başkası değil hiç şüphesiz. Çok yönlü bu yönelimleri boşa çıkartabilmek için de insanlarımızın sağlam bir duruş temelinde bilinçlenme ve mücadeleye sahip çıkmaları gerekiyor.
Özellikle bu dönemde artısıyla eksisiyle, büyüğüyle küçüğüyle, genciyle yaşlısıyla tüm halkın elini taşın altına koyması gerekiyor. Böyle bir dönemde duyarsız bir duruş göstermek halkın ve insanlığın tarihine kara bir leke olarak geçecektir. Aslında duyarsız bir duruştan ne anlatılmak istendiğide halk arasında çok tartışılan bir konudur. Genelde bu tür eleştirilere bireylerimiz 'Dağamı çıkalım' türünden tepki gösterirler. Aslında sağlam bir duruş ile izah edilmek istenen nokta bu değil elbet. Kişinin kendisini ve dar anlamda aile bireylerini bilinçlendirmesi, örgütlemesidir. Bundan da ziyade en basit yaklaşımları dahi göstermemek, bir yayın, kitap dahi okumamak, okutmamak gündemden bihaber yaşamak anlaşılır değildir.
Hareket mücadele süreci boyunca bireylerin kendini geliştirmesi ve gelişen olaylardan haberdar olabilmesi için, gerek görüntülü gerekse yazılı birçok çalışma gerçekleştirdi. Yoğun bir özveri sonucunda, büyük emekler verilerek birçok eser hazırlandı. Bu yapıtlar hiçbir zaman maddi bir beklenti gerekçesi ile halka sunulmadı. Zaten halka sunumu veya satış ücreti masraflarını dahi zor karşılamakta..
1990'lı yıllarda Türkiye'de ve Kürdistan'da Serxwebun ve Berxwedan yayınları mevcuttu.
O dönemlerde mesala bir Serxwebun gazetesinin günümüzdeki gibi her yurtsevere bir tane verilme imkanı yoktu. Koşullar şu ankinden çok farklıydı. Bir yurtsevere bugün yayın bırakılır ve birkaç gün sonrada teslim alınırdı. Daha sonra aynı yayın bir başka yurtsevere verilirdi. Yani bir yayın elden ele dolaşmakta idi. O kadar dar zaman içerisinde dahi insanlar bu yayınları okuma telaşı içerisindelerdi. Peki Neden? Nedeni ortada. Bireyler o kadar baskı'nın şiddetin altında kendilerini mecbur hissetmektelerdi. Kendilerini sorumlu görüyorlardı. O yayınlar onlar için bir çok anlam ifade ediyordu. O koşullar altında dahi çok geniş bir kenetlenme vardı.
Ancak birde günümüz ile karşılaştırma yaptığımızda arada önemli bir farklılık göze çarpıyor. Kabul edilemeyecek kadar büyük. Kabul etmek veya etmemekten de ziyade yürek sızlatıcı bir durum.
Bugün özellikle Avrupada yaşayan önemli bir Kürt kesimi bu yayınlara karşı yeterince ilgi göstermiyor. Binbir naz sonucunda alıyor. Yayınları temin eden insanlarımızın çok önemli bir kısmı da bunu sadece satın almak ile yetiniyor. Yani içeriği bakımından, kişisel gelişim yönünden pek ilgilenen yok Bir köşeye bırakılıp yüzüne bakılmıyor.
Bir Serxwebun gazetesinin alınması, okunması Özgürlük Hareketi'ne fayda veya zarar getirmez. Faydası halkın bilinçlenmesinden başka bir şey değildir.
Belki yayınlarımız sömürgeci Hürriyet, Milliyet ve diğerleri gibi yatak muhabbetleri, özel hayat, açık saçık resimler içermiyor, belki onlar gibi kişilik erozyonunu gerçekleştirmek istemiyor doğrudur, bunlar bir eksiklik ise seve seve kabul edilir. Lütfen olaylara doğru bir perspektif ile yaklaşalım.
İmha ve inkar mantığı dayatan sömürgeci egemen sisteme boyun eğmeden nefes alıp vermek eğitim ile mümkün olabilir.
Yayınlarımıza yani yarınlarımıza sahip çıkmak umuduyla....
|
|
Yazdır Yorum Ekle (Not: Yorum sadece üyeler tarafından yazılabılınır. Yazılan yorumlar yönetim tarafından onaylanmak için beklemeye alınıyor.) |
|
|
|
 |
| |
|